Kalbi hassastır
Kalbi seçicidir
713 bin 497 masum insana terörist iftirasına, aç açıkta bırakılmasına kalbi dayanır fakat bir kedinin açlığını kalbi dayanamaz.
Hem doyurur
Hem duyurur
.@LeventisMG Tergek/Türkiye Büyük Daire Duruşmasına
“Başvuran gibi, olağanüstü hal kararnamesiyle kamu görevinden uzaklaştırılmış bir hukukçu olarak, bugün Büyük Daire huzurunda bulunmak benim için büyük bir onur.” diyerek başlamış.
Eşine az rastlanır✅
Bugün Nagihan’ı, Nimet Ecem’i ve Şüheda Sena’yı cezaevinde ziyaret ettim. Biraz kırgındılar bana, çünkü 3 aydır gidememiştim yanlarına.
Nezaketlerinden yüzüme vurmasalar da, gözlerindeki o ince siteme hazırdım. Haklıydılar…
Dışarıdaki "yoğunluk" mazeretinin, dört duvar arasındaki o ağır ve durmuş zaman karşısında ne kadar hükümsüz kaldığını idrak etmemek mümkün değil elbette.
Unutulmak, hapsedilmekten daha ağır olsa gerek...
Bu üç genç kadının gözlerinde ülkenin kaybolan vicdanını zaman zaman başınızı öne eğerek izleyebilirsiniz. Başınızı öne eğerek; çünkü elinizden bir şey gelmemesinin çaresizliği vardır, çünkü o bakışlar karşısında aklıselim bir vicdanın taşıyamayacağı bir mahcubiyet vardır.
Sohbetimiz sırasında o cümle döküldü Sena'nın dudaklarından.
Öylesine sade, iddiasız bir gerçeklikle:
“Ömrümüz gidiyor, çok anlamsız ya...”
Şikayet değildi; mantığın ve hukukun askıya alındığı absürt bir tiyatroya sitemdi aslında. Anlamsızlık karşısında insanın bir nevi sessiz isyanı... Çünkü bizzat insan eliyle, hukuk kisvesi altında üretilmiş, sistematik bir gaddarlık onların yaşadığı anlamsızlık. İnsanın, en verimli çağında, nedenini ve niçinini izah edemediği bir sebeple dört duvar arasında erimesi…
Akıl, bunu "anlamlandırmayı" reddediyor. Çünkü zulüm, doğası gereği mantıksızdır.
Sonra kendine konuşur gibi bir mırıldanma:
“Hala ümitli olabilir miyiz?”
Dante’nin Cehennem’inin kapısında "Buradan içeri girenler, her türlü ümidi geride bıraksınlar" yazar. Oysa bu gençler cehennemlik bir suç da işlemediler; onlar sadece yanlış zamanda, yanlış yerde bulunmak zorunda bırakıldıkları gerçeğini yok sayan adaletsiz bir yargının bedelini ödüyorlar.
Dokuz yıl… Dile kolay.
Levinas, "Ötekinin yüzü, beni sorumlu kılar" der. Bugün o üç gencin yüzü, sadece beni değil, tüm toplumu, adalet diyen herkesi, mühürlü kalpleri ve suskun dilleri sorumlu kılıyor.
Biz bu anlamsızlığa "dur" diyene kadar; o duvarların ardında, birbirine dayanarak "Hala ümit var mı?" diye mırıldanan o ses, gök kubbede yankılanmaya ve bizden alacaklı olmaya devam edecek.
RAKAMLAR 2026'DA DA İNFAZ DÜZENLEMESİNİN OLACAĞINI İŞARET EDİYOR
Uğur Duyan'ın haberine göre:
Tahliye düzenlemesinden istisna tutulanların sayısı 35 bini buldu. Bunların 23 bini terör örgütü üyeliğinden ve örgütlü suçlardan hüküm giymişken, 9 bini de cinsel saldırı ve cana kasttan hüküm giyenler.
45 BİN HÜKÜMLÜ AÇIK CEZAEVİNE
Öte yandan kapalı cezaevinden açık cezaevine kaydırılacak hükümlü sayısı da 45 bin olarak hesaplandı. Son tahliyelerle cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklu sayısı 400 binin altına düştü. Aralık 2025 itibarıyla cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklu sayısı 433 bin 543’tü.
400 BİNİN ALTINA DÜŞTÜ AMA YETERLİ DEĞİL
Not: Bu durum, 40 bine yakın, 3-4 ay sonra tahliyeler olacağını gösteriyor. Uğur Duyan her ne kadar hükümlü-tutuklu sayısının 400 binin altına düştüğünü belirtse de, yeni onanan dosyalar, yakalamalar, tutuklamalarla sayı yine 400 bini çok yakında aşar.
YENİ İNFAZ DÜZENLEMESİ KAÇINILMAZ
Bu durum, 2026 da yine hükümetin gündemine SIRF CEZAEVLERİNİ BOŞALTMAK AMACIYLA yeni bir infaz düzenlemesi planlamasını gündeme getirebilir.
Gelişmeleri takip edeceğiz, Fethi Yıldız'ın bahsettiği yeni infaz yasası şu an uzak görünüyor, ancak TERÖRSÜZ TÜRKİYE süreciyle birlikte terör mahkumları (PKK, YPG...) için bir düzenleme bekleniyor, bizim burada adli mahkum için en önemli beklentimiz, geçici bir maddeyle en azından cezaevinde kaldıkları süreleri daraltacak düzenlemeye gidilmesi.
GÖZLER ANAYASA MAHKEMESİNDE OLACAK
Son düzenlemede istisna olan suçlar için de AYM yakın zamanda mahkum lehine karar verirse, bi 8-10 bin tahliye de bu şekilde gerçekleşir diye düşünüyoruz.
HER DUYDUĞUNUZ HABERE İTİBAR ETMEYİN
AYM kararları, gelişmeler ile kulis bilgilerini burada aktaracağım, hesabımızı takip edin. Bazı dayaksız, kaynağı olmayan hesapların paylaşımlarına itibar etmeyin, ayrıca artık televizyon kanallarında, haber bültenlerinde çıkan haberlere de itibar etmeyin, çünkü televizyon kanalları da son dönemde malesef popülist, dayanağı olmayan, sırf ilgi çeksin, etkileşim alsın diye haberler vermeye başladılar.
Bunun için bir çalışma yapıyorum, yakın zamanda hangi hesapları takip edilmesi gerektiğini, hangi medya kuruluşlarına itibar edilmesi gerektiğini belirten bir liste yayınlayacağım.
DEM Parti'den infaz paketine tepki!
Sezai Temelli: Dağ fare bile doğuramadı.
Toplumun beklentilerini karşılamayan bir öneri.
Tek kelime ile OLMADI!
@SezaiTemelli
Yaptığımız hiç bir iş tam olmadı!
Milleti duymuyorsunuz!
Polatlar candan kardeşler
Mafyalar baronlar ışıt hizbullah militanları
Bir şekilde salındı!
Kızılay eski başkanı Kınıgın kızına
Bir gün ceza yatırmadınız!
Af istiyoruz
Sn @yilmaztunc@adalet_bakanlik
31 Temmuz Covid yasası mağdurları...
"Covid mağdurları için verdiğimiz kanun teklifinin Genel Kurul'da görüşülmesi için dilekçe verdim. Kamuoyu beklentisi boşa düşürülmesin, kanun teklifi bayramdan önce Meclis'e gelsin."
#SerkanRamanlı | Batman Milletvekilimiz
10. Yargı Paketi’yle alakalı olarak, vatandaşın taleplerini öncelemeden sadece bu müzakere süreci içerisinde bir kısım siyasi partilerle iş birliği yaparak onların talebi gelirde vatandaşların talepleri gelmezse, karşınızda biz varız!
"Terör" de 31 Temmuz Covid yasasına eklenebilir ve adli, siyasi onbinlerce mahpus Cezaevlerinden çıkabilir.
Umarım ki Türkiye artık bir nefes alsın.Cezaevleri kaldıracak halde değil, en önemlisi mahpus ve yakınları dayanacak halde değil!
Türkiye bayramı, barışı konuşsun artık:)
10. Yargı Paketi özelinde, ivedilikle ele alınması gereken düzenleme önerilerim:
1.⚖️İnfaz Yasasının 110. Maddesi (Özel infaz usulleri) olarak bilinen hapis cezalarının daha hafif ve özel şekilde infaz edilerek uygulanması kolaylığını sağlayan yasada geçen geceleri infaz, hafta sonu infaz ve konutta infaz gibi uygulamalar daha fazla kişi için geçerli hale getirilmeli ve bu kuraldan yararlanmak için yasada belirtilen süreler uzatılmalıdır. Özellikle evde ceza çekme olarak bilinen (konutta infaz) imkânı, kadınlar, yaşlılar ve hasta hükümlüler için daha yaygın hale getirilmelidir.
Konutta infaz usulü kapsamında yapılacak düzenlemelerde maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilen hükümlüler için madde kapsamında belirlenen 5 yıllık süre artırılmalı, 8 veya 10 yıla çıkarılmalıdır.
Aynı şekilde konutta infaz usulü kapsamında doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınlar için öngörülen bu sürelerdeki toplam 3 yıllık süre de artırılmalıdır.
2.⚖️Geçici madde ile getirilen hususlar kapsamında denetimli serbestlik uygulamalarını düzenleyen madde içeriği yeniden ele alınmalıdır. Aynı zamanda, yine geçici maddeler ile düzenlenen 31.07.2023 tarihinden önce ceza almış ve cezası kesinleşmiş kişilere uygulanan Covid iznini düzenleyen maddeler, bu tarihten önce ceza almış ancak cezası kesinleşmemiş kişilere de uygulanmalıdır. Bununla birlikte bu düzenlemelerde yer alan bazı suçların sistematik biçimde dışlanması da ayrımcılığa yol açmaktadır. Bu nedenle ilgili maddelerin kapsamı genişletilmeli, terör suçu da dahil olacak şekilde düzenlenmeli ve hakkaniyetli bir uygulama oluşturulmalıdır.
3.⚖️Mükerrirlere (tekrar suç işleyenlere) yönelik infaz düzenlemelerinde, kapsamın genişletilmesi ihtiyacı açıktır. Ancak kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları gibi ağır ve toplumu doğrudan tehdit eden suçlar, infaz indirimi ya da erken tahliye kapsamı dışında bırakılmalıdır.
4.⚖️Cezasızlık algısı ortadan kaldırılmalıdır. Ancak bu konuda yapılacak düzenlemeler, örneğin denetimli serbestlikten faydalanmak için cezaevinde asgari bir kalma süresi belirlenmesi gibi, bu sorunu ortadan kaldırmayacaktır. Zira, adaletsiz yargılama süreçleri, keyfi ve çift standartlı uygulamalar ve ceza infaz sisteminin etkisiz kalması nedeniyle cezasızlık algısı toplumda yaygındır.
5.⚖️Hapis cezasının hastalık nedeniyle ertelenmesi konusunda yaşanan sorunlar nedeniyle, infazın ertelenmesine ilişkin sağlık raporları yalnızca Adli Tıp Kurumu’nun tekelinde olmamalı; Adalet Bakanlığı’nın yetkilendireceği üniversite hastaneleri ve tam teşekküllü devlet hastaneleri de bu süreçte yetkilendirilmelidir.
6.⚖️Ağır hastalık veya engellilik hali nedeniyle cezaevinde kalamayacak durumda olan hükümlüler için aranan “toplum güvenliği açısından somut tehlike” kriteri, keyfi uygulamalara açık bir yapıya sahiptir. Bu kriter nesnel ve ölçülebilir hale getirilmeli, denetime açık bir sistem kurulmalıdır.
7.⚖️Bakıma muhtaç bir yaşta çocuğu bulunan ve babası ölmüş ya da ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü annelerin de özel infaz usullerinden (konutta infaz gibi) ya da infaz ertelenmesi hakkından yararlanması sağlanmalıdır.
8.⚖️İdare ve Gözlem Kurullarının “iyi hal” değerlendirmelerinde nesnel davranmadıkları yönünde ciddi şikayetler var. Bu kurulların yapısı ve iyi hal değerlendirmesine ilişkin ölçütler tekrar gözden geçirilmeli, kurulların kararlarına karşı etkili idari denetim yolları oluşturulmalıdır.
9.⚖️Terör suçlarında uygulanan 3/4 koşullu salıverilme oranı, infaz sisteminde eşitsizlik yaratmaktadır. Bu oran tüm suçlar için eşit olmalı; 1/2 oranı esas alınarak infaz süreleri yeniden düzenlenmelidir.
10.⚖️Terörle Mücadele Kanunu’ndan (TMK) kaynaklanan infaz eşitsizlikleri sona erdirilmelidir. Özellikle TMK’nın 5. maddesinde yer alan yarı oranında otomatik ceza artırımı gibi hükümler kaldırılmalı; suçun bireyselleştirilmiş şekilde değerlendirilmesine imkân tanıyan infaz sistemi tesis edilmelidir.
11. ⚖️Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ayrı bir suç olarak tanımlandığı hâliyle hukuki belirsizlik ve keyfi yorumlara açık bir zemin yaratmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda bu suç tipi kaldırılmalıdır.
Önümüzdeki günlerde meclise sunulacak 10. Yargı Paketi ile temel sorunların çözülmesi imkansız olsa da ağır insan hakları ihlallerinin bazılarının durdurulması bakımınden önemli değişiklikler için fırsat sunmaktadır. Bu fırsatın heba edilmemesi gerekir.
https://t.co/5hTA2vlW79 için acil olarak yapılması gereken düzenlemeleri yazdım. Tamamını okumak için:
https://t.co/3G8GpGhwn7
Siyaset kurumu toplumsal beklentileri doğru okumazsa seçmenle arası açılır. Ak Parti başarılı kabul edildiği yıllarda bu toplumsal beklentiyi en doğru okuyup imkanlar ölçüsünde çözümler üretiyordu ve seçmende karşılığını seçimlerde veriyordu.
Ayrıntıya girmeden ifade edelim. Önümüzde 9. Yargı Paketi var. Toplumsal infiale sebep suçlar hariç; Vatandaşın ciddi bir CEZA AFFI ve SİCİL AFFI beklentisi var.
Herkesin gözü TBMM de #Adalet Komisyonu ve Genel Kurulda bu paket olabildiğince GENİŞLETİLMELİ. Bazı suçların vasfı değiştirilmeli. Adli SİCİL ve Adli Arşiv kayıtlarına bağlı mağduriyetler cesaretle giderilmeli.
Bu noktada @herkesicinCHP Genel Başkanı @eczozgurozel ve @iyiparti Genel Başkanı @MDervisogluTR da ilk ciddi sınavlarını verecekler.
Adalet Bakanı @yilmaztunc da siyasi kariyerinin en önemli sınavını verecek.
Aksi halde ne olur? DAĞ FARE DOĞURMUŞ OLUR.
Biz de yine ADALET SİSTEMİMİZİN BOZUK TERAZİSİNİN DÜZELMESİ İÇİN uğraşmaya devam ederiz.
#GenelAf
Geldi, geliyor, gelecek derken, içinde şunlar olacak, bunlar olacak derken, 9. Yargı paketi nihayet meclise geldi ama tam bir hayal kırıklığı...
Bu paket falan değil, halkın beklediği hiçbir şey yok burada.
Toplumsal barış ve Kardeşlik hukuku affı yok.
Ekmeğini şoförlükten kazananlara ehliyet affı yok.
Çekte hapis cezasının kaldırılması yok.
Ülkeyi yönetenler halkın sesini duymadı. TBMM olarak bu sesi duymamız, af konusunu, ehliyet affını ve çekte hapis cezasını 9. yargı paketine eklememiz lazım. #AffetTürkiye #EhliyetAffı #çekmağdurları