⚠️ “Çok bağırıyordu, kafasına sıktım!”
⚠️ Gülistan Doku cinayetinin kilit ismi Umut Altaş, savcıya gönderdiği mektupta Gülistan Doku'yu eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in öldürdüğünü açıkladı:
“Türkay'ların evinde otururken ‘Kanka birini öldürdüm, haberin olsun’ dedi.
‘Ne diyorsun oğlum, saçmalama kimi öldürdün, neden öldürdün?’ diye sordum.
‘Bir kızı öldürdüm, çok bağırıyordu, arabadaydık, dayanamadım kafasına sıktım’ dedi.
‘Baban ne yaptı?’ dedim.
Bana gülerek ‘O halletti zaten, ayarladı bir şeyler’ dedi.
‘Ceset nerede?’ dedim. ‘Gömdük kanka’ dedi. ‘Nereye?’ diye sordum, ‘Bilmiyorum’ dedi.” (Akşam)
Denizler halkındır projesi kapsamında TÜM PLAJLARIN ücretsiz olduğunu unutmayın.
— Denize, şezlong kiralamadan giremezsiniz diyen işletmeleri şikayet etmeyi unutmayın.
🔵 Mersin'de şezlong kiralayan işletme çalışanı, halka açık alanda oturan vatandaşlardan plajı terk etmelerini isteyerek üzerlerine kum fırlattı;
➕️"Kalk baba! Kalkacaksın bu kadar basit ilerle!"
➖️Tamam, kalkacağız, sakin ol!
➕️"3 dakikanız var."
📌Muğla Akyaka Akbük koyu. İşgalciler denizin sıfır noktasına kadar şezlong ve şemsiye yerleştirmişler vatandaşa havlu serip denize girebilecekleri 1 m2 alan bırakmamışlar. Belediyeler, valilikler siz ne işe yarıyorsunuz? Neden görevinizi yapmıyorsunuz? Bu işgalcilere ortak mısınız?
Kıyılar halkındır, kimse bu şekilde işgal edip halkın malını gasp edemez.
olmalıdır.
#Muğla #Marmaris #kıyılarhalkındır #plajlarhalkındır #salı #Akyaka #hırtsorununuçözün #hırtişgali #hırttehciri #HerkeseEşitAdalet #çözümüyokmu
📌Burası Fethiye, Kıdrak Plajı.
Plaj son birkaç gündür kapalıymış.
Neden kapalı olduğunu sorguladık, meğer plajı işleten firma el değiştirmiş, ihaleyi yeni alan firma da plajda tadilat yapacakmış, o yüzden plaj kapalıymış.
Saçmalığa Bakın...!!
‼️Böyle bir şey olamaz, yasalara aykırı.
⏩️Kıyı Kanununa göre işletmeler denize 50 mt yakınından kısa mesafeye hiçbir şey yapamazlar, neyin tadilatı bu?
‼️Kıyılar, Plajlar Halkındır, hiç kimse "bu plaj benim giremezsiniz" diyemez, bununla ilgili daha geçen gün yargıtay kararını paylaştım, insanların plaja girmesini engelleyen, kısıtlayanlara 5 yıla kadar hapis cezası var.
📌Adalet nerede? Adaleti işletecek savcılarımız nerede? Kolluk kuvvetleri, mülki amirler nerede?
Siz ne iş yapıyorsunuz? Halktan yana mısınız, yoksa kanunsuzlardan yana mı?
#Fethiye #Muğla #KıyılarHalkındır #PlajlarHalkındır #HerkeseEşitAdalet #pazartesi #çözümüyokmu
Gelelim asıl konuya. Faizleriyle birlikte 3 Milyar dolara ulaşacak bu tazminata neden olanlar, kimler, özel kararnamelerle korundular mı? Sorumlular ortaya çıkacak mı?
Söylenecek fazla söz yok.
Bunu ödeyeceğiz. İşlemi kim için yaptık bilemedik
Öte yanda nedense S400 satmaya çalışıyoruz
Bu da ayrı mesele
Bu yaşa geldim ben devletimi bu halde hiç görmedim
Yazık...
Türkiye, Irak-Türkiye ham petrol boru hattındaki usulsüzlükler nedeniyle verilen 1 milyar 471 milyon dolarlık tahkim cezasının iptali için Paris'te açılan davayı kaybetti. (ANKA)
AKP, Paris davasını kaybetti!
Gizlenen dava sonucuna ulaştık.
Uluslararası Tahkim Mahkemesi��nin;
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle;
Türkiye aleyhine hükmettiği 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık ceza kararını iptal etmek için başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davanın kaybedildiğini belgeledik.
Artık 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık tahkim cezasının ödenmesi için geri sayım başladı!
Peki süreç nasıl gelişti?
13 Şubat 2023’de Uluslararası Tahkim Mahkemesi aldığı kararla;
AKP’nin, 21 Mayıs 2014 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında;
Irak Merkezi Hükümetinin izni olmaksızın⬇️
1.) Irak’a ait petrolü usulsüz olarak taşıdığı,
2.) Ceyhan Limanı’nda yüklemesini yaptığı,
3.) Irak devletinin satış fiyatının altında bu petrolün satılmasına neden olduğu gerekçesiyle,
Türkiye’nin Irak’a net 1 Milyar 471 Milyon Dolar tazminat ödemesine hükmetmişti.
277 sayfalık Nihai Tahkim Kararını ilk kez kamuoyuna belgeleriyle biz açıklamıştık.
AKP ise verdiği yanıtta;
Bu cezayı içeren tahkim kararının iptali için Paris’te dava açtıklarını açıklamıştı.
Yaptığımız araştırma neticesinde;
AKP’nin, uluslararası tahkim kararına karşı Paris İstinaf Mahkemesinde açtığı ‘Kararın İptali Davasını’ kaybettiğini tespit ettik.
Sonuç⬇️
1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki ceza ödemesi için geri sayım başladı!
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
İşte resmi belgeler⬇️
Kaynak: 10 Mart 2026 tarihli Paris İstinaf Mahkemesi Kararı (Fransızca Orijinali, Türkçe Çevirisi)
Şimdi size bana çok garip gelen bir şey anlatacağım. Diyelim hem devlet hemde özel sağlık sigortanız var. Ciddi bir ameliyat geçireceksiniz. Çok iyi bir hekim buldunuz. Ama hekim/hastane size dönüp diyor ki “Yalnız bu hoca da sigorta geçmiyor.” Hastane masraflarına kadar, ameliyata kadar kendi cebinizden ödüyorsunuz. Sigortalar karşılayamıyor. Türkiye’de bazı beyin cerrahları ve kardiyologlar da sigorta, geçmiyormuş. Büyük paralara ameliyatlar yapılıyor, tabi paranız varsa. Yıllarca sigorta veya özel sigortaya para ödüyorsunuz, full poliçe olmasına rağmen o hekimin çalıştığı hastane yok akademisyen bedeli, yok bıçak parası diye paralar isteniyor ve sigorta bunları karşılamıyor. Bunun bilgisine sahip misiniz? @saglikbakanligi
Gazeteci Mustafa Özdemir, Venezuela depreminde Türk firması Summa'nın yaptığı 192 bloklu sitenin 160'ının yıkıldığını, 800 ölü ve 600 kayıp olduğunu duyurdu.
Şirket kurucularından O. Özer Özkan, 5 ay önce CB Erdoğan'dan Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülü almıştı.
Biz bir savaş mı kaybettik? İşgal mi edildik? Parçalandık mı? Federasyon mu olduk? “Resmi dilimiz Türkçedir’ cümlesi Anayasamızdan çıkarıldı mı??? Sormanız gereken soru: kimin parmakları bu kuklaları oynatıyor??
Yaa ben de sevmedim ama benim ki katiyen ve kesinlikle siyasi değil... Mahallerimizin genetiği farklı...O Kasımpaşalı, ben Tophaneliyim...Yıllardır aile büyüklerimiz kapışır kim daha delikanlı diye...Sırf bu yüzden de Beyoğlunda ne pastane bıraktı ne mahalle...Uyardım da kendisini, yapma bak sen de İstanbullusun... Kıyma... Yapma diye... Üstelik birlikte Gökkafes karşı mücadele ettik...
Bak ikimizin de bebekken Gezi parkında mama yemişliğimiz, Taksim Anıtında fotoğraf çektirmişliğimiz vardır...İllaki ben Taşkışla'da okurken İstiklal de yollarımız kesişmiştir... Hatta belki de selamlaşmışızdır... Sen hayırlı sabahlar demişsindir ben günaydın..." Dedim dedim ama...Sonra da çıktı ben İstanbul'a ihanet ettim dedi...Ben de ihaneti üstüme alındım...Şimdi ben nasıl seveyim? Ama ben Denize katılmıyorum bayağı yakışıklı iyi bir eş ve baba olduğunu düşünüyorum...
Hemşerimiz bacımı saraylarda yaşatıyor...Çocuklar Amerikada okudu...Bir de bana bak yedi göbek İstanbullu...Tığ teber...Şah-ı merdan...Emekli bile olamamış...Bir dürüstlük ilke vb. diye tutturmuş...Ne işe yaradıysa...Sevmeyi bırak ta galiba ben hemşerimi kıskanıyorum kardeşim...
Yine de bir uyarayım dedim dedelerimizin hatırına...(Benim ki tulumbacıymış...)
DENİZİ BIRAK MAHALLENİN RACONUNA YAKIŞMAZ...