K.Kılıçdaroğlu, bence hiçbir iddianameyi, itirafçı beyanını, sonradan çark edenleri,ifadesini geri çekenleri okumamış, görmemiş, bunu yapmaya gerek bile duymamış. "Yargı bağımsız değil efendim" diyor ama sonra da bld başkanlarına yönelik yolsuzluk suçlamalarını doğru kabul ediyor. "Neden sadece Chp'li belediyelere yapılıyor operasyonlar" sorusuna verdiği cevapla dolaylı olarak tüm davaların siyasi olduğunu söylüyor ama bunun farkına bile varamayıp komik duruma düşüyor. Cevaplar kaçak, tezleri zayıf, tekrarı çok. Bu şartlarda canlı yayına çıkması bile yersiz bir cesaret örneği.
📍 AKP İktidarının Kadın Düşmanı Kalemşörü, Fuat Uğur’a!
Fuat Uğur denilen insan artığı, seçilmiş Kadın Kolları Genel Başkanımız ve yol arkadaşımız Dr. Asu Kaya’yı, iğrenç diline kadın bedeni üzerinden dolayarak, nasıl onursuz bir zihniyete sahip olduğunu bir kez daha ifşa etmiştir. Bu sefil saldırı bir ifade özgürlüğü yerine, ahlaksızlığın ve haysiyetsizliğin bu müptezelde vücut bulmuş halidir.
Sarayın kırıntılarıyla beslenen bu müsveddeye açıkça söylüyoruz:
● “Alçak” desek az,
● “Şerefsiz” desek eksik kalır!
● “Lağımsın” desek, kanalizasyondan akıp gidenlere ayıp olur!
Sana hangi hakareti etsek bir diğerine haksızlık olur; o yüzden o genişliğine toptan iade ediyoruz tüm hak ettiklerini!
Şunu asla unutma: Kimileri onuruyla yaşadığı hayatın sonunda rahmetle anılır; senin gibi saray dalkavukları ise geberdiğinde, arkasından sadece lanet okunur!
Sen hayattayken de geberdiğinde de bu onursuzluğunla anılacak, o karanlık adın her geçtiğinde; yüzüne de mezarına da tükürülecektir!
Tarih; eşitlik için mücadele edenleri de kaydeder, kadın düşmanlığını normalleştirmeye çalışanları da Seçilmiş Kadın Kolları Genel Başkanımız ve Yol Arkadaşımız Dr. Asu Kaya yalnız değildir!
@FUATUGUR
📍 Ne Oldu Müptezel, İncindin mi?
Hem bir yol arkadaşımızı hem bir kadın milletvekilini, her şeyden öte bir kadını; cinsiyeti ve kimliği üzerinden ahlaksızca taciz etmene sessiz kalacağımızı mı sandın seni gidi pudra şekeri sever onursuz! Önünüze gelene saldırmaya, kadınları aşağılamaya, toplumu kutuplaştırmaya ve canınızın istediğini terörist ilan etmeye alışmışsınız. Ama o devir kapandı! Önünde diz çöktüğün hoca efendinin, sümüklü mendilini yalaya yalaya boynuna tasma olarak takan alçak, sizden korkmuyoruz, yarattığınız o korku düzenine de asla boyun eğmiyoruz!
Senin gibi saray beslemelerinin ruhunu kaça sattığını, bu memlekette bilmeyen yok. Yetimin, garibin hakkına çöken; emekçilerin sırtına basarak servetinize servet katacak, kadınlara en aşağılık imalarda bulunacak ve hiçbir şey olmamış gibi cirit atacaksınız öyle mi? Seni gidi ucuz kalemşör, seni gidi lağım faresi...
Söz konusu müptezele ve zihniyetine karşı duruşumuz nettir:
● Sokaktaki kanalizasyon, senin o lağım ağzından ve olmayan karakterinden çok daha temizdir!
● Senin gibi pudra şekercilerin anladığı dil, tam olarak budur. Bundan sonra o dilden konuşulacaktır!
● Aynaya her baktığında, ettiğin o kusmukların, tamamının kendi haysiyetsizliğinde vücut bulduğunu göreceksin!
Şimdi o iğrenç salyalarını da al ve toz ol besleme!
@FUATUGUR
Size, neden CHP’den ayrı parti kurulmasını istemiyorlar, sahtekar medya, iktidardaki çatlaklar ve Kılıçdaroğlu’nun 5’li çete masalıyla birlikte anlatayım mı?
📍Usta gazeteci Memduh Bayraktaroğlu, Alevi dedelerin “düşkün” ilan ettiği Kayyum Kemal Kılıçdaroğlu’na açtı ağzını yumdu gözünü:
“— Sen de ben de moruğuz artık Kemal! Bırak şu partiyi artık gençlere!
— Kesinleşmiş bir karar olmadan yol arkadaşlarına “hırsız” diyemezsin! Sen haysiyetsizsin!
— Senin etrafın tescilli hırsız dolu! Hem de mahkeme kararıyla kesinleşmiş hırsız! İyi ki kazanamamışsın seçimi!
— İnsanlara ‘pavyoncu’ diyorsun, sen de mi pavyoncusun da insanların pavyoncu olup olmadığını biliyorsun! Sen hayasızsın!..”
Memduh dede öyle bir konuştu ki, Kemal Kılıçdaroğlu bunu ömür boyu unutamaz!
Dün butlana da Özgür Özel'e de mesafeli durduğunu, CHP'den yana olduğunu söyleyen bir milletvekili ile görüştüm.
CHP'li belediye başkanlarını eleştirirken "Silivri Belediye Başkanı babasına villa almış, bunun nesini savunayım?" dedi.
Merak ettim yanından çıkınca araştırdım; Silivri Belediye Başkanı babasını 12 yaşındayken kaybetmiş!
Demem o ki;
Bir iktidarın algı yapmak için yaydığı yalanlar var, bir de ona körü körüne inanmak isteyen utangaç butlancılar var!
Ölümcül beyin kanseriyle mücadele eden 7 yaşındaki bir çocuğun son bir dileği vardı.
Ne Disneyland'a gitmek.
Ne ünlü bir oyuncak sahibi olmak.
Ne de bir mucize.
Tek bir dileği vardı:
Kahramanı Ekrem İmamoğlu ile tanışmak.
𝑾𝑨𝑻𝑪𝑯 𝑴𝑶𝑹𝑬 👉 https://t.co/JmFAmjJlhq
Bu mesaj Ekrem İmamoğlu'na ulaştığında, o bir basın toplantısı düzenlemedi. Sosyal medyada paylaşım yapmadı. Televizyon kameralarını ya da gazetecileri davet etmedi.
Bunun yerine programında sessizce yer açtı, hastaneye gitti ve küçük bir odanın kapısından içeri girdi. İçeride genç çocuk ve ailesi onu bekliyordu.
Ne siyasi konuşmalar vardı.
Ne medya ilgisi.
Ne de spot ışıkları.
Sadece hayatının en zorlu mücadelesini veren bir çocuk ile yıllardır hayranlık duyduğu kişi arasında gerçekleşen samimi bir buluşma vardı.
Görgü tanıklarının anlattığına göre Ekrem İmamoğlu çocuğun yatağının yanına oturdu, elini tuttu ve onunla ailesiyle uzun süre sohbet etti.
Hayallerden konuştular.
En güzel anılarından konuştular.
Küçük çocuğu gülümseten şeylerden konuştular.
Doktorlar, hemşireler ve hastane çalışanları ise uzaktan bu duygusal anlara tanıklık etti.
Kısa bir süreliğine korku, tedaviler ve belirsizlik sanki ortadan kaybolmuş gibiydi.
Çocuğun ailesi daha sonra bu ziyareti hayatları boyunca unutamayacakları bir hediye olarak tanımladı.
"Ailemiz için çok özel bir andı," dediği belirtilen bir aile üyesi. "Oğlumuzun kendisini değerli hissetmesini sağladı. En çok ihtiyaç duyduğu anda ona mutluluk verdi."
Orada bulunanlar, Ekrem İmamoğlu'nun dikkatle dinlediğini, cesaret verici sözler söylediğini ve küçük çocuğa yalnız olmadığını hissettirdiğini anlattı.
O hastane odasında siyaset önemli değildi.
Kamuoyu tartışmaları önemli değildi.
Manşetler önemli değildi.
Geriye yalnızca nezaket, merhamet ve insanlık kalmıştı.
Bu, çok az kişinin haberdar olduğu sessiz bir iyilik hareketiydi; ancak tanık olan herkes üzerinde kalıcı bir iz bıraktı.
NE ŞİŞ YANSIN NE KEBAP ÖYLE Mİ?
#Butlancılar arasında yeni söylemler türedi. Baktılar halkın öfkesi dinmiyor, baktılar yaptıkları rezilliği halk kabullenmiyor. Yumuşak bir söyleme geçti birkaç kişi. Bu işi hep birlikte çözelim, partimize sahip çıkalım vs İşte bunlar #butlancılar. Koltuk derdine düşmüş, demokrasiyi, ülkenin geleceğini umursamayan yeni bir tür. Yaşam formu olarak trollerle büyük benzerlikler gösteriyorlar. Olayları çarpıtmak, ortamı bulandırmakla görevli bu şahısların dünya yansa umurunda değil.
25 gündür eylemlerini sürdüren #Özşen Madencilik işçileri açlık grevine başladılar. Yerin 1200 metre altında işçilerle düzgün bir iletişim bile sağlanamıyor. #ButlanKemal ‘in umurunda değil.
Özel okul öğretmenleri seslerini duyurmaya çalışıyorlar, meydanda gaz ve cop yiyorlar. #ButlanKemal duymuyor.
Mahkemede #FatoşPınarTürker çıplak aramaya maruz kaldığını ve yaşadıklarını anlattı. Tüm #Türkiye ağladı. #CHP Genel Başkanı olduğunu söyleyen #KemalKılıçdaroğlu lâl olmuş tek kelime etmedi.
Haksız fiyat artışı gerekçesiyle #tavuk firmalarına operasyon yapıldı, #kayyum lar atandı. Kılıçdaroğlu sus pus. Yarın da peynir firmalarına, süt firmalarına mı atanacak kayyum? Soramaz #butlancılar .
Hapsoldukları genel merkez binasından sokaklara çıkamazlar, halkın yüzüne bakamazlar, sorunları konuşamazlar, kurultaya gidemezler. Cumhur İttifakı’nın istediği bir #CHP yaratma peşindeler. Halka #kayyum atayabilseler sorunu kökünden çözecekler. #Barrack ‘la el ele demokrasiden uzak günlere, diye düşünerek ilerlediklerini sanıyorlar.
Gittikçe düşüyorlar. Halkın gözünden düşüyorlar. Gittikçe küçülüyorlar. Halkın gözünde bir zerre bile değiller.
Halka yaşattıkları ihanet gittikçe büyüyor. Halk her geçen gün daha net görüyor olanı biteni.
Bir de ne şiş yansın ne kebap diyen #butlancılar var. Butlancılar, diyorum çünkü bu işin ortası yok. Ya halkın yanındasın ya da #butlancıların. Kimse duruma göre konumlanırım, sert açıklamalar yapmayayım, ortalama cümleler kurayım hevesine kapılmasın. Bizim gözümüzde yok bir farkları, hepsi cumhur ittifakının parçaları.
#ButlanKemal’in kaybettiği koltuğu ele geçirme planları neticesinde tuhaf olaylar oluyor. Bir göz atalım;
#Butlan kararına karşı en ufak bir eleştiride ses akp-mhp trollerinden geliyor. Ne kadar severlermiş Kılıçdaroğlu ‘nu. Bir sevgi bir ilgi, gözlerim yaşardı. Hatta #akp gençlik kollarına görüşümü bildirdim; sizi gidiler sizi kendinize yeni bir genel başkan adayı mı buldunuz? Alın sizin olsun.
13 seçim kaybetmiş başarısızlığın kitabını yazmış, ülkenin umutlarını söndürmeye yemin etmiş #UmutHırsızıKılıçdaroğlu koymuş kafaya genç yaşlı demeden tüm yurttaşların hayallerini yerle bir edecek. #HayallerinKatiliKılıçdaroğlu halk buna izin vermeyecek.
Devlet biziz, aslolan biziz. Sen vekilimiz bile değilsin. Arada hatırlatmak gerekiyor milletvekili bile olmadığını. Elinde #butlan sopası seçmenleri dize getireceğini mi sanıyorsun? Yanılıyorsun! Bu saatten sonra senden kara mizahın figürü olur ancak!
ONUNCU KÖY
O KADAR UZUN DEĞİL
İki emekli parkta karşılaşmış ve sohbete başlamışlar!
Biri diğerine sormuş; Adın ne?
Diğeri yanıt vermiş; Muuuusaaaaa, demiş ve sormuş; Peki senin adın ne?
Biri; Benimki de Musa ama, o kadar uzun değil…
Avrupa Parlamentosu, 17 Haziran’da oylanacak “Türkiye Raporunda” Adalet Bakanımız Akın Gürlek” için “AB Yaptırım listesine alınmasını ve hesaplarının dondurulması/mal varlığına tedbir konulmasının oylanmasını” istedi ya, sert bakışlı Bakanımız, kendisi gibi sert bir açıklama yaptı!
Yeni siyasetçi Emlak zengini Bakan, Avrupa Parlamentosunu ve milletvekili olan raportörlerini, şafakta polis veya jandarma ile evinden aldırdığı İBB İtfaiye şoförü ile karıştırıp, bir de fırça attı!
Bakan Bey; “Biz egemen ve bağımsız bir hukuk devletiyiz! Türk Yargısının kararlarını kimse eleştiremez. Avrupa Parlamentosunun alacağı kararların yaptırımı yoktur. Boşuna uğraşma denir bu işe” diye gürledi!
O iş sizin bildiğiniz gibi değil Sn. Başsavcı Bakan! O kadar uzun boylu değil.
17 Haziran’da Türkiye Raporu oylanıp, kabul edilirse, konu AB Konseyine gelecek. AB Konseyi, üye ülkelerin Bakanlarından oluşur. Yaptırım uygulaması bu konsey tarafından yapılacaktır, verdiği kararlar kesindir.
Siz “Ben bu kararları tanımıyorum” diyebilirsiniz ama bir sabah kalktığınızda, Lüksemburg’daki milyonlarca dolarlık Yatınızı bulamazsınız. Yeni bir villa almak için bankaya gittiğinizde ne paranızı ne maaşlarınızı çekemezsiniz!
Siz istediğiniz kadar “biz Türkiye olarak Hukukun üstünlüğünün” geçerli, yargı kurumlarının bağımsız ve tarafsız olduğunu söyleyin, önünüze WJP’nin raporunu koyuverirler. (World Justice Project-Dünya Adalet Projesi) WJP, her yıl “Hukukun Üstünlüğü Endeksi-Rule of Law Index) yayınlar. Bunlar çok ciddi incelemeler sonunda verilen ve tüm dünyanın itibar ettiği raporlardır.
Türkiye için yapılan son araştırmaya göre;
Türkiye, Hukukun Üstünlüğünde 143 ülke arasında 115’nci sıradadır.
İfade Özgürlüğü-Adil Yargılanma da; 134’ncü sırada!
Yolsuzlukla Mücadele de 143 ülke arasında 73’ncü sıradadır!
Sn. Bakan siz bu karneyle Avrupa’ya giremezsiniz ve inandıramazsınız…
“Temel, ilk kez İstanbul’a gelmiş. Otobüs durağında beklerken, bir de insanların Belediye otobüsüne nasıl bindiklerini izliyormuş! İnsanlar ellerindeki bir kartı şoföre gösterirken “Paso” deyip biniyormuş. Temel, evlilik cüzdanını göstermiş ve paso demiş!
Şoför, hop dur bakalım dayı, bu ne, diye sormuş! Temel yine paso deyince, şoför; “Dayı, sen bununla ancak Fadime Yengeme binersin, otobüse değil” deyip Temel’i indirmiş…
Bakan Bey; Siyaset otobüsünden indirilmek istemiyorsanız, 16 mı 4 adet mi Villaları nasıl aldığınızı, Lüksemburg’daki milyonlarca dolarlık yatı, ve alın teri ile kazandığınız tüm yatırımlarınızı, belgeleriyle açıklayın ve Avrupalıların karşısına “Fatih’in Fedaisi Kara Murat” gibi çıkıp, belgeleri de yüzlerine çarpın.
Ya Fatih’in Fedaisi gibi, ya da karşısında esas duruşta durduğunuz Bilal Oğlan’ın yamağı gibi anılacaksınız! Cesur olun, tercih de karar da sizin…
Sağlık ve başarı dileklerimle 15 Haziran 2026
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı
BUTLANCI VEKİLE DERSLİK PAYLAŞIM
CHP'de mutlak butlan kararının ardından yaşanan tartışmalar sürerken, bu kez tepki Sinop'tan geldi. CHP Sinop İl Başkanı Avukat Aykut Cem Yalçınkaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç'ı hedef aldı.
Yerel seçimler öncesinde Sinop'ta çekilen bir fotoğrafı paylaşan Yalçınkaya, fotoğrafı çeken kişinin Sevda Erdan Kılıç olduğunu belirterek, o dönemde Kılıç'ın Gökhan Günaydın hakkında övgü dolu sözler söylediğini hatırlattı.
Yalçınkaya paylaşımında, "Sevda abla; hatırlıyorum 2 gün boyunca Gökhan abinin ne kadar iyi ne kadar dürüst bir insan olduğunu anlatmıştın bize" ifadelerini kullandı.
Günaydın'ın görevden alınmasını ve parti içinde yaşanan süreci "tarihi bir haksızlık" olarak niteleyen Yalçınkaya, Sevda Erdan Kılıç'ın sessiz kaldığını savunarak şu sözlerle tepkisini sürdürdü.
"Bugün çok sevdiğini söylediğin Gökhan Günaydın tarihi bir haksızlığa uğruyor ve sen perdenin öbür tarafında sessizce izliyorsun."
Paylaşımında doğrudan Sevda Erdan Kılıç'a seslenen CHP Sinop İl Başkanı, "Söylesene vekilim, değer miydi?" diye sorarken, örgüt ve sokak vurgusu da yaptı.
Patron Bekir Kiremitçi’nin adamları tarafından işletme içerisinden direnen işçiler ve aileleri üzerine silahla üç el ateş edildi. Yaralımız yok. İşçiler ve ailelerle madeni işgal ettik. Buradan dönüş yok ölümse ölüm!
Kadın dövmek için BAKAN yapıldınız!
-Siz, bir Vatan Haini Yunan Ajanına, Atatürk düşmanı bir yobaza inandığınız için Bakan yapıldınız.
-Siz, Türk Devletinin başına dert açacak beyanatlar verecek kadar durgun bir zekaya sahip olduğunuz için Bakan yapıldınız.
-Siz, Anayasal Haklarını kullanan ve gösteri yapan Türk Milletinin üzerine, ateş açma emri verecek kadar, demokrasiden, kişi hak ve özgürlüklerinden hukuk devletinden habersiz bir Ümmetçi olduğunuz için Bakan yapıldınız.
-Siz, Öğretmenleri, üstelik KADIN ÖĞRETMENLERİ kemiklerini kırdıracak kadar dövdüren, orantısız güç kullanma emri verebildiğiniz için Bakan yapıldınız.
-Türk Milleti huzurunda söz veriyoruz ki, siyasi sorumluluk aldığımızda sizi KADIN YARGICIN Başkan olduğu bir mahkemede yargılatacağız...
Şunu hiç unutmayın! Yarın, sizi kanunsuz emirleri uygulamanız için zorlayan, sonradan görme Türk Düşmanları var ya, siz yargılanırken hiçbiri yanınızda olmayacak...
👉Çok sayıda maden işçisi yerin tam "1200 metre" altında bu gece.
👉Kendilerini madenin derinliklerine kilitlediler ve açlık grevine başladılar.
❌Şirket de iletişimlerini kesti, telefon ve internet bağlantıları yok.
👉Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde faaliyet gösteren Kiremitçiler Grup bünyesindeki Özşen Madencilik’te çalışan yüzlerce madenci, aylardır maaşlarını alamıyor.
👉Çok sayıda işçinin fazla mesai alacakları, emekli olanların ise kıdem tazminatları ödenmemiş.
👉Günlerdir süren hak arama mücadelelerinde işçiler, Edirne’ye gelen Erdoğan’la görüşebilmek için yollara düştü.
❌ Ancak bu talepleri güvenlik güçleri tarafından engellendi, bazı işçiler gözaltına alındı, bazıları ise yerlerde sürüklendi.
👉Yer üstünde işçilerin aileleri ve sendika üyelerinin endişeli bekleyişi sürüyor.
👉Öte yandan konkordato ilan eden şirket, dışarıdan getirdiği işçileri madende çalıştırmaya devam
ediyor!
👉İŞKUR ise işveren tarafından yapılan başvurunun hatalı olduğunu öne sürerek "Ücret Garanti Fonu" kapsamında yapılması gereken ödemeleri gerçekleştirmiyor.
💡Bütün bunlar "işçinin alın teri kurumadan emeğinin hakkını verin diyen bir anlayıştan geliyoruz" diyerek oy alan ve iktidara gelenlerin Türkiye Yüzyılı’nda yaşanıyor.
👉Madencilerimiz bu gece buz gibi toprağın yüzlerce metre altında, aileleri ise yerin üzerinde, kaygıyla, korkuyla ve acıyla onlardan gelecek bir haberi bekliyor.
👉Ve emeklerinin karşılığını alıp tencerelerini kaynatabilecekleri günün hayalini kuruyorlar!
#Maden #Madenci
#UzunköprüMadenDirenişi
AKP’ye geçen Özlem Çerçioğlu,gerçekleri savunarak dik duruş sergileyen CHP’li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’i hukuksuz şekilde tutuklattı.
Özlem Çerçioğlu ise yargılandığı tüm davalardan beraat etti !
Bunu yurttaşlar görmüyor mu zannediyorsunuz ?!!!
AKP’li Mehmet Ali Çelebi, emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz’a, “TELE1 Paşası Ahmet Yavuz” diye seslendi.
Çelebiye yanıt emekli Tümamiral Naim Babüroğlu’ndan geldi:
“Emekli bir askerin, kendisinden yaşça büyük emekli bir komutanına böyle hitap etmesi utanılacak bir durum!
Eskiden askeri terbiye vardı ve olgunlaşmanın ölçüsüydü.
Çürüme tahmin edilenden çok daha üst düzeyde. Yazık…”
Arkadaşlar herkes bir kere #KiremitçiyeHuzurYok yok yazıp @bagimsizmadenis ‘i etiketleyebilir mi bir de az çok demeden dayanışma madenciler ve aileleri için 👇
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası TR45 0006 4000 0013 5260 841437
Gazetecilik suç değildir, Umut Taştan madencilerin dostudur!
Özşen direnişimizi 2 gündür alandan takip eden gazeteci dostumuz Umut Taştan, kendini yeraltına kapatıp açlık grevine başlayan madencilerle röportaj yapmak için yeraltına inmesi üzerine hakkında soruşturma başlatıldı. Patron Bekir Kiremitçi'nin yeraltı ile haber olanaklarını kesmesi üzerine değerli bir gazetecilik pratiği sergileyen ve madencilerin sesi olmaya çalışan Umut'un yanındayız.
Madencinin sesi olan basını susturamazsınız!