2026 YILININ SON MEB KİK TOPLANTISINA KATILDIK
Milli Eğitim Bakanlığı Kurum İdari Kurulu’nun (MEB-KİK) Ekim 2026 toplantısında;
•Güvenli okul politikası, öğrenci disiplin hükümleri, rehberlik hizmetleri
•Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümleri çerçevesindeki ilçe grupları
•Norm kadro yönetmeliğinin güncellenmesi
•Eğitim kurumları yöneticiliğinin asli görev olarak tanımlanması
•Uzman ve başöğretmenlik ünvanı için aranan süreler
•İl içi yer değişikliği talepleri
•Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavları
•Alan değişikliği
•Mazerete bağlı yer değişikliği
•Resen atamalara karşı açtığımız davaların MEB aleyhine sonuçlanması dikkate alınarak resen atama uygulanmasından vazgeçilmesi
•Ek ders ücretlerinin kapsamı
•Yarım zamanlı çalışma hakkı
•Süt izni ve kreş ihtiyacı başta olmak üzere
eğitim çalışanlarının sorunlarını, talep ve beklentilerini kurul gündemine taşıdık.
Haberin tamamını okumak için: https://t.co/Pr8jh6KVjo
Dün Antalya’da ve İstanbul’da yaşanan yoğun yağıştan, sel ve su baskınlarından etkilenen kardeşlerime geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
AFAD başta olmak üzere devletimizin tüm kurumları koordinasyon içinde çalışmakta, vatandaşlarımıza gerekli ikazları yaparken eş zamanlı olarak sahada tüm tedbirleri almaktadır.
Sağanak yağışların ülkemizin farklı bölgelerinde bugün ve yarın da devam edeceği anlaşılıyor.
Yeni sıkıntıların önüne geçilebilmesi için halkımızın resmî kurumlarımızın uyarılarını dikkatle takip etmesini istiyoruz.
Savunma sanayinde işgücünün durumu nedir?
Savunma sanayinin millileşmesinde hangi aktörler var?
Geleceğin meslekleri ve sektörde istihdam durumu nedir? @cnnturk
HÜZNÜMÜZ DERİN, SORUMLULUĞUMUZ AĞIR!
Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Manisa ve şimdi İstanbul...
Sözün bittiği yerdeyiz.
İstanbul Başakşehir'de bir okulumuzda öğrencilerimize yönelik yaşanan saldırı haberiyle yüreklerimiz bir kez daha kavruldu. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Bir öğrencinin, kıyafet değiştirerek başka bir okul kapısından girmesi ve 8 çocuğumuzu yaralaması, artık münferit olaylardan söz edemeyeceğimizi açıkça göstermektedir. Karşımızda ertelenemez, bütüncül çözüm bekleyen ciddi bir okul güvenliği meselesi vardır.
22 Nisan'da düzenlediğimiz "Eğitim Ekosisteminde Şiddet" çalıştayımızda da ifade etmiştik: Şiddet okulda başlamıyor. Ailenin ilgisizliği, sosyal çevre, akran ilişkileri ve dijital dünyada biriken risklerin okula yansıdığını görüyoruz.
Yaşanan olaylar, riskleri önceden tespit ederek zamanında müdahaleyi mümkün kılacak bir erken uyarı ve müdahale sisteminin kurulmasını zorunlu hale getirmiştir. Okullarda rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, çocuklarımızı etkileyen ve yönlendiren dijital bataklıklarla mücadele edilmesi, okul çevrelerinde düzenli ve görünür kolluk devriyelerinin yer alması, ailelerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurabilmeleri için desteklenmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, okul güvenliğine katkı sağlamak amacıyla istihdam edilen bahçe ve güvenlik görevlilerinin geçici uygulamalar yerine kalıcı ve sürdürülebilir bir istihdam modeliyle güçlendirilmesi, bu personele düzenli olarak eğitimler verilmesi ve değişen ihtiyaçlara cevap verecek etkili bir disiplin mevzuatının oluşturulması acil olarak önümüzde duran başlıklardır.
Başakşehir'de yaşanan acı olay, işaret ettiğimiz bu ihtiyaçların ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. Her olaydan sonra yeni bir tedbir konuşulmakta, her vakada süreç yeniden başlamaktadır.
Kötüye giden bu tabloyla mücadele için Milli Eğitim Şurası, "Okul Güvenliği" gündemiyle acilen toplanmalıdır.
Toplanacak 21. Milli Eğitim Şurası'nda, Milli Eğitim, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Gençlik ve Spor, Sağlık ve Adalet Bakanlıkları yanında eğitim sendikaları, diğer sivil toplum örgütleri, veliler, öğrenciler, öğretmenler, akademisyenler ve dijital alanın düzenleyicileri yer almalıdır. Şura'dan, takvimi, bütçesi ve sorumluları belli bir Okul Güvenliği Eylem Planı çıkmalıdır.
Çalıştay raporumuzdaki tespitler ve öneriler, Şura’ya hazır bir zemin sunmaktadır.
Saptanan şiddet eğilimleri ve ortaya çıkan şiddet eylemleri tüm yönleriyle analiz edilmeli, benzer hadiselerin önüne geçmek için devlet ve toplum seferberliği sağlanmalıdır.
Söylenecek sözler söylenmiş, uyarılar yapılmıştır. Artık harekete geçme zamanıdır.
Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşu olarak tüm sorumlulara bu yöndeki çağrımızı yineliyor ve sürecin takipçisi olacağımızı duyuruyoruz.
GAZZE'DE İNSANLIK KATLEDİLİYOR
(D)uyuyor musun!
Üç yıldır daha da şiddetlenen soykırıma dünyanın gözü kör, kulağı sağır, dili lal.
Gazze'de soykırımı
Gör,
Duy,
Susma.
Çünkü
Sen insansın.
#Gazze#GazzeİçinSusma#StopGenocideInGaza
Ankara’nın Pursaklar ilçesindeki polis uygulama noktasında görev icra eden polis memurlarımıza yönelik menfur saldırıda şehit olan polis memuru Ahmet Türkoğlu’na Yüce Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, Emniyet Teşkilatımıza başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun.
ÖĞRENCİMİZ ESLEM SARE BULUT’U DUALARLA UĞURLADIK
Okulunda uğradığı menfur saldırı neticesinde hayatını kaybeden öğrencimiz Eslem Sare Bulut’u gözyaşları ve dualarla Hakk’a uğurladık.
Genel Başkan Yardımcımız Muammer Karaman, Bartın Şube Başkanımız Muhammed Akça ve şube yönetim kurulu üyelerimiz Bartın Konuklu Köyü’nde kılınan cenaze namazına katıldılar.
Eslem Sare yavrumuza Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına, öğretmenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.
ÜLKELERİMİZ FARKLI ÇAĞRIMIZ AYNI: SOYKIRIM DURSUN, GAZZE’DE İNSANLIK ÖLMESİN
Kadın Komisyonu Başkanımız Sıdıka Aydın’ın, Gazze soykırımının üçüncü yılında yaptığı “Soykırım dursun, Gazze’de insanlık ölmesin!” çağrısına, dünyanın farklı ülkelerinden kadın sendikacılar ses verdi:
🔊 Gazze İçin Adalet
🔊 Soykırım Dursun
🔊 Soykırımcılar Yargılansın
#GazzeİçinTekSes #StopGenocideInGaza
GAZZE’NİN DİRENİŞİ İNSANLIĞIN PUSULASIDIR
Filistin topraklarında 1917’de başlayan işgal, 7 Ekim 2023’ten itibaren Gazze’ye yöneltilen saldırılarla bütün dünyanın gözleri önünde canlı yayınlanan bir soykırıma dönüşmüştür.
Bir asrı aşkın süredir işgale, kuşatmaya, zorla yerinden edilmeye ve sistematik hak ihlallerine direnen Gazze halkının onurlu mücadelesi; dünyanın dört bir yanındaki vicdan sahibi tüm insanların pusulası olmuştur.
https://t.co/Ch9syuijo2
#GazzeİçinTekSes #StopGenocideInGaza
Ahilik müessesesi; İslam inancı ile ticareti, kazanç ile infakı, sanat ile ahlakı buluşturan çok değerli ve müstesna bir medeniyet mirasımızdır.
Bugün bazı ticari çevrelerde görülen ve hemen hemen herkesin şikayetçisi olduğu çürüme ve yozlaşmayı durdurmak, ticareti güzel ahlakla bütünleştiren bu köklü mirası ve diriltici ruhu ihya etmekle mümkündür.
Ahi kültür ve anlayışına uygun ticari faaliyetler yürüten esnaflarımızı, bu yüksek kültür ve yaşamı gelecek nesillere aktarmak için çaba gösteren sorumluluk sahibi insanlarımızı tebrik ediyoruz.
Ahilik müessesesinin banisi Ahi Evran'ı rahmetle yad ediyor; Ahilik Haftasının, bu müessese ve kültürün ihyasına vesile olmasını diliyoruz.
MEB-İMES UYGULAMASI ZORUNLU TUTULMAYACAK
Genel Sekreterimiz Talat Yavuz, Genel Başkan Yardımcımız Ali Deniz ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz’u ziyaret ederek hazırladığımız MEB-İMES (Milli Eğitim Bakanlığı-İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj Mobil Uygulaması) Değerlendirme Raporu’nu paylaştı.
Ziyarette; meslek liseleri ve mesleki eğitim merkezlerinde görev yapan okul yöneticileri, alan öğretmenleri, koordinatör öğretmenler ve sendika temsilcilerinin katılımıyla düzenlediğimiz çalıştayda tespit ettiğimiz sorunlar ve çözüm önerilerimizin yer aldığı rapor etraflıca ele alındı.
Raporumuzda, mesleki eğitimde kullanılacak takip sisteminin öğretmenlere yeni bir bürokratik yük ve yetkileriyle bağdaşmayan sorumluluklar getirmemesi gerektiğini vurguladık.
Bu doğrultuda sistemin;
•İş yükünü taşınabilir hale getiren,
•Sorumluluğu adil biçimde dağıtan,
•İşletmeyi sürecin gerçek bir ortağı yapan,
•Eğitimin niteliğini ölçen,
•En önemlisi öğrenciyi sistemde tutmayı önceleyen
bir yapıda yeniden kurulması gerektiğini ifade ettik.
Görüşmede, işletme ziyaretlerinin mevcut formları doldurarak veya dijital uygulama kullanılarak 2 farklı şekilde de kayıt altına alınmasına imkan verileceği ve koordinatör öğretmenlerin MEB-İMES'i telefonlarına yüklemek ve ziyaretlerde karekod okutmak zorunda bırakılmayacağı bilgisi paylaşıldı.
MEB-İMES uygulamasında sahada karşılaşılan sorunlara çözüm odaklı yaklaşan ve raporumuzda mesleki eğitim ile staj uygulamalarına ilişkin sunduğumuz diğer önerileri de dikkate alacağını ifade eden Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz’a teşekkür ediyoruz.
#İyiKiEğitimBirSenVar
Genel Başkanımız Ali Yalçın, 2026 yılının son Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısında kamu personel sisteminin temel sorunlarını ve çözüm önerilerimizi güçlü bir şekilde gündeme taşıyarak kamu görevlileri adına tarihe not düştü.
2026 yılının son KPDK toplantısı haberimizi okumak için: https://t.co/1aurJYdUEJ
2026 yılının son KPDK toplantısı!
Hangi sorunları gündeme taşıdık?
Ne konuştuk?
📌Birinci dereceye yükselmiş kamu görevlilerine verilen 3600 ek gösterge sözü hayata geçmek zorunda. Bugün 3600 ek gösterge hakkı teslim edilmeyen memurun ayda 9 bin TL kaybı var.
📌Yardımcı hizmetler sınıfı personelinin görevlerine ve mezuniyetlerine uygun hizmet sınıfına geçirilmesini teklif ettik ve ısrarla devam ediyoruz.
📌Disiplin affı için adım atılmalı.
📌Gelir vergisi oranı yüzde 15’e sabitlenmeli, matrahlar adil belirlenmeli.
📌Kamu görevlisine bayram ikramiyesi verilmeli.
2026 yılının son KPDK toplantısı!
Hangi sorunları gündeme taşıdık?
Ne konuştuk?
📌En düşük ücret alan memur 66 bin lira, taşerondan geçenlere tediye ikramiye dahil 96 bin lira… Gözümüz yok ama memura neden verilmediğinin izahı hâlâ yok. Bu sistem böyle yürümez.
2026 yılının son KPDK toplantısı!
Hangi sorunları gündeme taşıdık?
Ne konuştuk?
📌Kurum içerisinden görevde yükselme sistemi kurgulansın ki çalışanların motivasyonu artsın.
2026 yılının son KPDK toplantısı!
Hangi sorunları gündeme taşıdık?
Ne konuştuk?
📌 Emeklilerin durumu vahim. Bugün emekli olan bir başöğretmen maaşının yüzde ellisini alabiliyor; bu liste uzar gider. Bu sistemde kim emekli olmak ister? Emekli olan mutlu olabilir mi? Emekli aylığı ile görev aylığı arasında yüzde 75 dengesi yeniden kurulmalı.
2026 yılının son KPDK toplantısı!
Hangi sorunları gündeme taşıdık?
Ne konuştuk?
📌Memura fazla çalışma yaptığında saati 16,55 lira ödeniyor. Memur bu ücretle yemek mi yesin yoksa evine dönmek için dolmuş ücreti mi ödesin? Bu para hiçbir şeye yetmez. Toplu sözleşmelerde bu rakamın belirlenmesi gerekiyor. Bu ücretler, en az kamu görevlisi görev aylığının saatlik ücretine denk gelecek kadar tutar olmalı.