Bugün yüreğimi dağlayan bir haber aldım.
Adana Sanat Fuarı’nda yanıma genç, mütevazı ve çekingen bir ressam gelmişti. Adı Dilvin Ali’ydi. Rojavalı olduğunu söylemişti.
Beni bilen bilir; toprağımın kokusunu taşıyan herkesi bu camiada sahiplenmeye çalışırım. Fuar boyunca elimden geldiğince yanında oldum. Ayrılırken de, “Herhangi bir sıkıntın olursa, Hakan abin burada.” demiştim.
Birkaç gün sonra Adana’daki galerime geldi. Sanatı, hayatı ve hayalleri üzerine uzun uzun konuştuk. Ona, sanatın zor ama onurlu bir yol olduğunu; ne olursa olsun vazgeçmemesi gerektiğini söyledim.
Bugün öğrendim ki, Mem Ararat konseri çıkışında Adana’da bir motosikletin çarpması sonucu, hayatının en güzel çağında aramızdan ayrılmış.
Toprağından koparılmış genç bir sanatçının hikâyesi, gurbette yarım kaldı.
Çok üzgünüm…
Sevgili Dilvin Ali, bu kısa tanışıklıkta bile geride güzel bir iz bıraktın.
Ailene, yakınlarına ve seni seven herkese sabır diliyorum.
Işıklar içinde uyu güzel kardeşim. Seni unutmayacağız. 🖤🎨
Deniz Zeyrek, AKP’ye geçen Nimet Özdemir hakkında şu iddiayı dile getirdi:
“Geçen gün Meclis’te dolaşırken bir milletvekili bana, ‘O kadın neden AKP’ye geçti biliyor musun?’ dedi.
Kendisinin çok büyük bir vinç ve iş makinesi filosu var. Kısa süre önce şirketine çok ağır bir ceza kesilmiş. Üstelik ikinci bir cezanın da yolda olduğu söyleniyormuş.
‘İkinci ceza gelmeden AKP’ye geçti. En azından bu cezadan kurtulmak, daha önce kesilen cezayı da kaldırttırmak gibi bir beklentisi var.’ dedi.”
#MazlumErenci taş atan çocuklardandı. İşkence gördü, 9 ay cezaevinde kaldı.
Çıktı gazeteci olmayı denedi. Taş atmaktan bir kamyon ceza istenince dağa gitti. 19'unda vuruldu.
15 yıl olmuş. Kürt olmak, Kürt gazeteci olmak bir de böyle bir şey.
Bu cinayet aydınlandığında en çok feodal sistem, koruculuk sorgulanacak. Bu yüzdendir kimsenin sorumluluk almaması, çünkü hepsi biribirinin beslemesi.
İki insan, anne baba, iki Süryani öldürülmüş kimin umurunda?
Nasıl mutluyuz burada, her şeye rağmen..Sene 2002, Ankara Ulucanlar Hapishanesi, yıllardan sonra ilk açık görüş ve ilk fotoğraf imkanıydı, meğer son olacakmış... Daha kaç aile, kaç eş, kaç çocuk gerekiyor “bir daha asla” demek için...#OrhanDoğan
Fabián Vargas 🗣️: “ I was playing for Almería and we were facing Barça. Before the match, some friends called me asking for my jersey to auction and raise money for victims of the severe floods in Colombia.” 🇨🇴
“So I decided to speak to Messi before the game, explain the situation, and ask if I could have his shirt after the match.” 👕
“But we lost 8–0, I was upset, and I forgot to go get it at full time.” 😔
“Then Almería’s kit manager came into the dressing room and said someone wanted to see me.” 👀
“I went outside and saw Messi standing there with a small bag. He said, ‘Here are some shirts for your fundraiser.’” 🐐
“I hugged him and thanked him. When I opened the bag, I saw not only his shirt, but also shirts from Iniesta, Piqué, Alves, Xavi, and Puyol.” ❤️
“I will never forget his incredible gesture.”
Siyasetin ve Devletin kıskacına giren Cemevlerin tavrını kabul etmeyen halk, İnanç merkezi olan Doğaya yöneldi. Muharrem ayı nedeniyle doğada lokmalarını pay edip cem tuttular. Bu sırada Gün batarken diğer tarafta Ay doğması güzel bir rastlantı.
#pertek#gomılgan#doğa#inanç
After years of being banned from entering a stadium in my own country, for no crime other than being a woman, this is how I walked in.
This was the World Cup FIFA 2026 between England and Panama but for me, it was beyond that.
You have to be a woman from Iran or Afghanistan to truly understand this emotion.
For whom this simple act, walking into a stadium, moving with joy, showing my hair, sitting next to men, was not just forbidden. I was beaten for it. Imprisoned for it. Humiliated for it. Exiled for it. And even in exile, I became a target for multiple assassination plots.
And now people lecture me: "Don't politicize football."
I have a question: which part of my body hasn't already been politicized by the Islamic Republic? My hair? My voice? My seat in a stadium?
They turned our entire existence into a political battlefield. Every inch of a woman was a crime scene under their law.
And now I'm supposed to just sit back, eat a hot dog, and enjoy the game?
I did enjoy the game. England won. But walking through those gates, that was the real victory.
Aziz Sancar ile ilgili twitime bolca küfür gelmiş.
Eminim bunların çoğu Aziz Sancar’ın nasıl bir karaktere sahip olduğunu bilmiyor.
Açıklamalarını okumamış.
Bu şahıs kendisine verilen nobel ödülünü bir okula, bir üniversiteye, bir bilim ve eğitim kurumuna değil, genel kurmay başkanlığına hediye etti.
Hiç kimse bu konuyu tartışmadı.
Bir bilim adamı aldığı ödülü hangi mantık ve gerekçeyle genel kurmay başkanına verir.
Aziz Sancar’ın onlarca açıklamasını yazılı olarak okudum.
Batı dünyasından söz ederken onlarca kez “elin gavuru” tanımını kullandı.
Kendisini okutan, kariyer yapmasına yardım eden insanlara “elin gavuru” diyen bir adam aşırı Türkçü ve aşırı İslamcı bir fanatiktir.
Ruh hastası bir ahlaksız ve kültürsüzdür.
Benim bu şahsa olan antipatim onun Türk olmasıyla ilgili değil, ahlaksız ve militarizm hayranı, faşizm taraftarı bir şahıs olduğu içindir.
Nobel komitesinin bu şahsa verdiği ödülü geri almaması başlıbaşına bir skandaldır ve Nobel komitesinin suçudur.
Tepeden tırnağa ırkçı, faşist, militarist ve Hristiyan alemini defalarca “elin gavuru” diyerek aşağılayan bir yobaza Nobel ödülü verilirse olacağı budur.
Erdem Atay,
🗣️Öğretmenlerden ihbar geliyor
📌Okulun kapanmasına 2 hafta kala sınıflarına yeni isimler eklendiğini,
📌Bu isimlerin Suriyeli ve Afgan olduklarını,
📌E-Okuldan bu isimlerin düzenlenemediğini,
📌Türk öğrencilerin emeklerine rağmen 60 puan aldığını
📌Onların 90 puanla okula gitmeden Mezun olduklarını söylüyorlar
"Hüseyin Ağıtı" Ahmet Kaya`nın film müziklerinin en vurucu kısımlarından biri olan bu kayıt, sanatçı tarafından özel olarak seslendirilmiştir.
"Tatar Ramazan" #filmmüziği#Kadirİnanır#AhmetKaya
Anılarına Saygıyla... #ashlajorin
Müzik-Bağlama : Ahmet Kaya
#gültenkayahayaloğlu
"Ömer Yıldırım, Kasım 2025’te 30 yılını tamamladı ancak tahliyesi 6 ay ertelendi ve Mayıs 2026’da ikinci kez 6 ay ertelendi. Tarık Aslan arkadaşımız; Şubat 2026’da cezasını tamamladı ve onun da 6 ay ertelendi. "