Sevgili dostlar, bu fotoğraf üzerinden size bir şey anlatmak istiyorum.
Bundan 20 yıl önce Türkiye’de sokak köpeklerinin sayısı bugünkü kadar fazla değildi. Bir kanun çıkarıldı. Denildi ki: “Bu hayvanları aşılayalım, kısırlaştıralım, yaşadıkları yere geri bırakalım,çünkü dünya bu sorunu bu şekilde çözdü. Böylece zaman içinde popülasyonu kontrol altına alalım.”
Belediyelere bütçeler ayrıldı. Barınaklar yapın, kısırlaştırın, aşılayın denildi.
Aradan 20 küsur yıl geçti. Peki ne oldu? Belediyeler görevlerini yeterince yerine getirmedi. İktidar, muhalefet ayırmıyorum, hepsinden bahsediyorum! Hayvanlar da doğaları gereği çoğalmaya devam etti. Çünkü onlar nüfus planlaması yapamazlar. Bunu yapması gereken biz insanlardık!
Sonra ne dendi? “Bunlar çok çoğaldı, insanlara zarar veriyorlar!”
Bir de sosyal medyada, sohbet odalarında korkuyu körükleyen söylemler ortaya çıktı. Hatta şu korkunç sözler dile getirildi.
“BU OLAYI KÖPÜRTMEMİZ LAZIM. SOKAĞIN KÖŞESİNDE SAKİNCE YATAN KÖPEĞE BİLE TAŞ ATIP KIŞKIRTIN. KAMERAYA ÇEKİN. KUDUZ TEHLİKESİ VAR DİYE HER YERDE YAYIN!”
Ve sonunda bütün hayvanlar aynı kefeye konuldu.
Şimdi şu fotoğrafa bir daha bakın. Sağ tarafta, boynunu bükmüş o yavruyu görüyor musunuz?
Biz insanların yapmadıklarının bedelini bugün o masum canlılar canlarıyla ödüyorlar.
Peki bunun hiç mi vebali olmayacak?
Ben inanıyorum ki olacak. Hem de çok ağır olacak.
Çünkü benim inancımda hiçbir masumun ahı yerde kalmaz.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
'Medeni ülkelerde sokakta mama verilmez, hayvan olmaz! Medeniyet öğreticez size!" diye diye, troll'le, yalanla, devleti, valiyi, belediyeyi seferber ettiniz. Ülkenin en küçük sorununu çözmek için altyapıyı, koordinasyonu, güvenliği, işi gücü bırakıp kedi köpek peşinde koştu koca kurumlar aylarca. Şimdi Atlantis seviyesinde medeniyet olduk. Medeniyet paçalarımızdan akıyor. Açık kablodan çarpılıp ölen bile var. Tam bir Avrupa başkenti artık buralar.
Türksat Kablonet üzerinden almış olduğum internet hizmetim düzenli olarak kesilmektedir. Mütamadiyen kendilerini arayarak bir şikayet kaydı oluşturmaya çalışmaktayım ancak internetimin kesik olduğu anlarda nasıl oluyorsa sistemleri her seferinde ya arızalıdır ya da güncelleme...
@TurksatKablonet Kayıtların incelenmesi, ödediğim faturaların iadesi ve vaadedilen hizmetin sunulmaması ve faturalandırılması nedeniyle kurumun cezalandırılmasını talep etmekteyim.
Bak canım kardeşim din ve vicdan hürriyeti anayasa ile garanti altına alınmış bir şeydir. Seküler aklın Tanrınız için yapabileceği maksimum şey budur. Tanrınızı korumak, gözetmek vb konular kamu görevi değildir. Ülkemizin en klişe hakaretleri inanmayanları hedef alır. Müslüman bir siyasetçi ya da din adamı gavurlar, kafirler, ateyistler diye kafasına göre inancsizligi bir hakaret biçimi olarak kullanabiliyor. Kullansın da gerçekten en rahat biçimde Kullansın! Sadece şiddete davet etmesin madımak da olduğu gibi yakın gavurlari seviyesine gelmediği sürece sorun yok. Aynı şekilde senin Tanrın senin icin kurtuluş bileti anlıyorum, saygı da duyuyorum inanmana. Fakat o tanrı aynı zamanda benim hayatıma zorla müdahale eden bir toplumsal olgu. Dolayısıyla elestirebilirim bu mizah yoluyla olur, kitap ya da Twitter yoluyla olur. Buna oturup müsamaha göstereceksin. Inanclisin diye anayasa sana iltimas geçmiyor ha keza bana da. Seküler bir dünyada laik bir ülkede yaşıyoruz yüzde 99.99 Müslüman olsa bile o 001'in hakkını savunmak demokrasidir Seküler aydınlanma aklının hukugudur. Tam tersi durumda yani ateist çoğunluk 0.1 Müslüman için de geçerlidir. Artık haklı çıkmak için Tanrınızı kullanmayı bırakın. Bence o da bu duruma hoş bakmaz. Koca Tanrı sana mi muhtaç.