Bir seydadan dinlemiştim: Eskiden köyde, köy halkından biri, bir ilim TALEBESİNE edepsizlik ederse köydeki molla herkesin içinde o kişiyi döverdi, demişti.
Bir de şu dallamanın kıymetli bir İslam alimi ile konuşurkenki üslubuna bakın. Siz dümdüz protestansınız.
@vasifsizmuh Tamam o zaman bunları birbirinden ayıran şeyler neler? Tamamen apayrı şeyler mi? Oturup bunu konuşuruz. Alakülli hâl bu adam haksız çıkar. Şeytani bir hassasiyet bulamaz çünkü.
Uzun vadede sıkıcı bir adam olabiliyorum. Ben 17 yıl sonra kendimden sıkıldığımı farketmiştim. Bu birlikteliğe ara veremediğim için de gitgide çoğaldı kendime olan bıkkınlığım.
İyi olmuş tabiiki. Ama bir adamı haklı çıkaracağınıza direkt sadece kadın doktorların hizmet verdiği konseptte hastaneler mi açsanız acaba TC devleti? Hem Tıp okuyan dindar kadınlar, erkek hastalarla ilgilenmek zorunda kalmaz hem de hastaların mahremiyeti daha iyi gözetilir.
Güvenlik kameraları hastayı haklı çıkardı.
Haklarında beyaz kod verildi. Savcı da hasta ve eşini haklı buldu.
Karşı dava açan hastanın kocası Burak U. Şehir Hastanesindeki doktorların kurduğu düzenin iç yüzünü ifşa etti:
“Raziye N. isimli doktordan özellikle kadın olduğu için randevu aldık. Eskiden erkek doktorlarla ilgili bir problemimiz yoktu. Ancak son zamanlarda çıkan bazı sapkınlık haberleri, Balcalı Hastanesi'nde tüp bebek tedavisi sırasında bir doktorun spermini yüzlerce kadın hastaya enjekte etmesi iddiası ve erkek asistanların haberlerde yer alan WhatsApp yazışmaları bizde ciddi bir güvensizlik oluşturdu.
Bu nedenle Adana Şehir Hastanesi'nde kadın hastalıkları bölümünde Raziye Hanım'a randevu aldık. Ancak hastaneye gittiğimizde, her zaman olduğu gibi doktorların odalarında olmadığını gördük. Kadın doktordan randevu almamıza rağmen içeride erkek asistanlar vardı.
Bunun üzerine Hasta Hakları birimine çıktık. Hassasiyetimizi tekrar dile getirerek yasal hakkımızı kullanmak istediğimizi söyledik. Bize Raziye Hanım'ın işi olduğu, muayeneyi asistanı Sibel Hanım'ın yapacağı söylendi. Kadın olduğu için ve sonuçların her şekilde Raziye Hanım'a gideceği belirtilince, kadın doktor olması ve mahremiyet şartıyla bunu kabul ettik.
Daha sonra aşağı indik. Randevu saatinde eşim içeri çağrıldı. Ancak içeri girdiğinde kim olduğunu bilmediğimiz erkeklerin de içeride olduğunu gördü.
Jinekolojik muayenenin doğası gereği mahremiyet hakkı olduğunu düşünüyoruz. Doktorlar bunu ne kadar inkâr etse de kanunen hastanın mahremiyet hakkı var.
Eşim bu durumdan rahatsız olduğunu ve kadın doktor tarafından muayene edilmek istediğini söyledi. İçeride bulunan erkek doktorlar ise laubali bir şekilde, 'Sadece tedavi amacıyla buradayız' şeklinde konuştu.
Bunun üzerine ben de devreye girerek eşimin mahremiyet hakkını kullandığını, erkeklerin dışarı çıkmasını istediğimi söyledim.
Bizim iddiamız şu: Doktorlar hastanede kendi kurallarını oluşturarak kanunun dışında hareket ediyor. Biz de yaşananları ispat ettik.
Muayenenin ardından hakkımızda Beyaz Kod verildi ve tehdit ve hakaret suçlamalarıyla karakola götürüldük. Ancak kamera kayıtları çok uzun süre incelendi. Savcı bizi doğrudan serbest bıraktı.
Biz de bunun üzerine karşı dava açtık.
Sonrasında, kanunen hakkımız olduğunu düşündüğümüz şekilde Raziye Hanım'ın gelmesi gerekti ve kadın asistanla birlikte muayene gerçekleştirildi. Ancak yine Beyaz Kod verilerek tehdit ve hakaret iddiasında bulunuldu.
Fakat hastanenin kamera kayıtları olayın en başından sonuna kadar vardı. Görüntüler incelendiğinde bizim hakkımızdaki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.”
Bu tıp işlerinde bari yapın şu mahremiyet işini ya. Parası olan bir şekilde hallediyor ama gariban adam eşini mecbur devlete götürüyor. Abi bir erkek kadın doğum uzmanlığı yapıyor mesela. Ananı avradını s' senin ya ne işin var oewladı? Bırak kadınlar yapsın o işi.