"GELİNİZ, ÖLDÜRÜNÜZ!.."
📍Bundan tam 107 yıl önce Tokat'ın Niksar ilçesinde düzenlenen ve emperyalist işgale karşı bu bölgedeki ilk miting olan "Telin Mitingi" ile Niksarlılar, vatana ve millete bağlı olduklarını göstermişlerdir. Mustafa Kemal Paşa Amasya'da iken Niksar'da 20 Haziran 1919'da yapılan mitingde, Reddi İlhak Cemiyeti Reisi Hacı Mahir Bey'in imzası ile İtilaf Devletleri temsilcilerine bir telgraf çekilerek, şu tarihi ifadeler yer almıştır:
🇹🇷 "Niksarlılar olarak hukukun hamisi olduğunu iddia eden Wilson'a ve diğer devletlere müracaat ediyoruz. Artık bizim feryadımıza kulak tıkamayınız. Bizim tamamiyeti mülkiyemize, mevcudiyeti milliyemize tecavüze devamı kastediyorsanız en kısa yol bizi öldürmektir. Geliniz, öldürünüz. Biz Türkler olarak en küçük vatan parçasının Türk kalmasını istiyoruz, siz de buna söz vermiştiniz. Şimdi ise sözünüzde durmadığınızı görüyoruz. Anadolu'ya uzatılacak bir tecavüz bizi öldürmek için uzatılan bir adımdır."
❤️ Bu vesile ile bir kez daha ülkemizi düşman işgalinden kurtaran başta Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları olmak üzere, o dönemde mücadele eden halkımızı ve yurtsever Niksarlı hemşerilerimi, rahmet ve minnet ile anıyorum.
"GELİNİZ, ÖLDÜRÜNÜZ!.."
📍Bundan tam 107 yıl önce Tokat'ın Niksar ilçesinde düzenlenen ve emperyalist işgale karşı bu bölgedeki ilk miting olan "Telin Mitingi" ile Niksarlılar, vatana ve millete bağlı olduklarını göstermişlerdir. Mustafa Kemal Paşa Amasya'da iken Niksar'da 20 Haziran 1919'da yapılan mitingde, Reddi İlhak Cemiyeti Reisi Hacı Mahir Bey'in imzası ile İtilaf Devletleri temsilcilerine bir telgraf çekilerek, şu tarihi ifadeler yer almıştır:
🇹🇷 "Niksarlılar olarak hukukun hamisi olduğunu iddia eden Wilson'a ve diğer devletlere müracaat ediyoruz. Artık bizim feryadımıza kulak tıkamayınız. Bizim tamamiyeti mülkiyemize, mevcudiyeti milliyemize tecavüze devamı kastediyorsanız en kısa yol bizi öldürmektir. Geliniz, öldürünüz. Biz Türkler olarak en küçük vatan parçasının Türk kalmasını istiyoruz, siz de buna söz vermiştiniz. Şimdi ise sözünüzde durmadığınızı görüyoruz. Anadolu'ya uzatılacak bir tecavüz bizi öldürmek için uzatılan bir adımdır."
❤️ Bu vesile ile bir kez daha ülkemizi düşman işgalinden kurtaran başta Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları olmak üzere, o dönemde mücadele eden halkımızı ve yurtsever Niksarlı hemşerilerimi, rahmet ve minnet ile anıyorum.
Son günlerde adım kullanılarak telefon aramaları yapıldığı ve özellikle SMA hastaları adına yardım ve bağış talebinde bulunulduğu yönünde tarafıma bildirimler ulaşmaktadır.
Adım kullanılarak yapılan hiçbir yardım veya bağış talebine itibar etmemenizi önemle rica ederim.
Türk siyasetinin #KHK meselesini görmezden gelmesi, toplumda oluşan #GenelAf beklentisini duymaması, şoför esnafının dört gözle beklediği #EhliyetAffı’nı bilmiyormuş gibi davranması ve #Bağkur esnafının taleplerine kulak tıkaması, toplumsal barışın önündeki büyük engellerdir.
Tokat OSB’de Seçim Krizi:
Gazeteci ve siyasetçi Hüseyin Alpay’dan memleketi #Tokat için dikkat çeken başvuru
#Tokat@ahmetsamiulku
https://t.co/8huteZLsP3
DOĞRU OTURUP,
DOĞRU KONUŞALIM MI?
📍Yaşadığınız coğrafyaya ait sorunları siyasi saiklerle değerlendirirken adaletten uzaklaşırsanız, orası cehennem olur. Sorunların muhataplarının siyasi kanaati, dili, dini, inancı ya da inançsızlığı çözüm ararlarken karşılarına bir “engel” olarak görülürse, işte orada daha derin mevzular ortaya çıkar.
📍Kur’an-ı Kerim’de “Allah, hak ve adaletle idare edenleri sever.” buyrulur. Yine Kur’an’da Allah, “Bir kavme olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın.” der. Aziz Peygamber ise “Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.” demiştir. Adil olmanın ve adaletle hükmetmenin önemi başka nasıl anlatılabilir ki?
📍İnanıyorsanız, hüküm budur. İnanmıyorsanız, vicdanınız en iyi hükmü verir.
📍Bugün bu ülkede yaşanan adaletten uzak tutum, davranış ve uygulamalar insanların hayatlarını zorlaştırmakla kalmıyor, toplumsal yaşantımızı da derinlemesine etkiliyor.
📍Komşunun komşusuna, ev sahibinin kiracısına, velinin öğretmene, hastanın doktora düşmanlığının altında işte bu adaletten uzak yönetim anlayışı yatıyor. Şiddetin ve nefret dilinin hayatlarımızı zindana çevirdiği şu günlerde toplumsal barışa, empati yapmaya ve sevgiye olan ihtiyacımız her zamankinden daha fazla.
📍Bunu sağlayacak olan da devlettir.
📍Ülkemizde CHP’deki “Butlan Kararı” olmak üzere adaletin verdiği hükümler tartışılıyorsa, yargının siyasallaştırıldığına inanılıyorsa, yurttaşların adalete olan güveni kalmadıysa, birçok hükümlü adil yargılanmadığını düşünüyorsa, ortada büyük bir mesele var demektir. Adalete olan güvenin azaldığı bir ülkede ekonomik refah da olamaz elbette.
📍”Devlet” yurttaşlarının arasında sevgi ve muhabbet iklimini sağlamakla mükellef olmakla birlikte, adaleti kayıtsız-şartsız tesis etmek zorundadır. Kanuni Sultan Süleyman “Kılıcın yapamadığını adalet yapar.” derken, yüzyıllar öncesinden “korku iklimine” gerek olmadığının altını çizmiş.
📍Asgari ücretli, emekli, esnaf, işçi, memur, çiftçi, sanayici, bütün mesleklerin hak ettiği kazancı aldığı, mahkemelerde davası olan herkesin adalete güvendiği bir ülkeyi hiçbir “dış güç” yıkamaz.
📍Ve işte o zaman gerçekten, “dünya bizi kıskanır” ve Türkiye hakiki manada “lider ülke” olur.
Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Fakat sen buna karşı direneceksin, önüne sonsuz engeller de yığacaklardır; kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana 'büyüksün' derlerse, bunu söyleyenlere gülüp geçeceksin.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk