@aysenurafyon Tavizsiz bir infaz sistemi olmalı. Türkiye’deki en büyük huzursuzluk kaynaklarından biri, kağıt üstünde verilen ceza ile o cezanın cezaevindeki fiili kalış süresi (yatarı) arasındaki uçurumdur.
@emrullaherdinc Caydırıcı cezalar olmadıkça suç işleme potansiyeli olanlar bu cezasızlık algısından cesaret almaya devam edecek. Yargılama sürecinde kritik delil olan kamera kayıtlarının göz ardı edilmesi, geciktirilmesi neden?! Toplumda adalete olan inanç sarsılıyor, verilen cezalar ödül gibi.
@muhasebeburosu Mali müşaviri “her şeyden sorumlu günah keçisi ilan etmek” Türkiye’de bürokrasinin ve yetkililerin meslek tanımlarından ne kadar uzak olduğunun acı bir göstergesi olmuş.Dükkanın hijyen kurallarına uyup uymadığı müşavirin değil Belediye Zabıta Müdürlüğü’nün sorumluluğundadır.
Olay yolda olmak sanırım.
Nazım’ın “yetmişinde bile zeytin dikeceksin.” demesi, meyvesini yemeyeceğini bilsen bile o üretme, dünyaya bir iz bırakma eyleminin kendisine aşık olmaktır.
bilge karasu 63 yaşında japonca öğrenmek için kursa başlamış ve bayağı da ilerlemiş. nazım’ın “yetmişinde bile zeytin dikecek” demesi gibi. hayran olunası bir hayat aşkı. her şeye rağmen yaşama hevesini hiç kaybetmemek lazım.
@enisekcm Gelişmiş ülkelerde çiftçiler devasa kooperatifler kurarlar.Ürünlerini aracıya kaptırmadan kendi kooperatifleri aracılığıyla büyük şehirlere ve marketlere pazarlarlar.Bizde ise çiftçiler genellikle yalnızdır,organize olamazlar ve büyük tüccarlar karşısında pazarlık güçleri yoktur.
@bayrakmedya Emeği veren çiftçi kazanamıyor, parayı ödeyen tüketici ucuza yiyemiyor. Aradaki devasa rant ise hiçir riske girmeyen aracıların cebine kalıyor. Üretici proaktif bir şekilde korunmadığı sürece, sistem yapısal olarak düzelmediği sürece bireysel isyanlarımız devam edecektir.
@aykiri İnsanın hayatının son dönemlerinde,huzur içinde dinlenmesi gerekirken çalışmak zorunda kalması çok ağır bir durum.Umarım bu haber sayesinde amcamıza ulaşılır ve ilaç ve yaşam desteğini sağlayacak biri yada resmi kurumlar harekete geçer. @tcailesosyal@saglikbakanligi@ankarabbld
Saye, Farsçada “gölge” demektir. Sayende ise “senin gölgende” anlamına gelir.
Sayende özgürüz,
sayende karanlıkta kalmıyoruz.
Sayende okuyoruz,
sayende söz hakkımız var.
Her şey senin sayende🇹🇷
Yatırım gizli yapılır, aşk sessiz yaşanır, tatiller ve planlar paylaşılmaz. Her dinleyen dost değildir; dost sandıkların çoğu zaman iyi niyetli izleyicidir. Genelleme yapma, herkes farklıdır ama herkes sana ait değildir. Az görün, çok yaşa. Gizli kal, huzurlu kal.
“Herkesin yeri doldurulabilir düşüncesine dikkat edin. Bazı insanlar gerçekten eşsizdir. Onları kaybederseniz, hayat size bir başkasını vermez; bazı ruhlarla iki kez karşılaşmazsınız.”
Kadınlara ve çocuklara özgürlük getiriyoruz diyenlere bakın lütfen: 5 gün önce, Filistinli mahkûmlar için idam cezasını yasalaştırdı ve şu anda 12.000 civarında mahkumun olduğu tahmin ediliyor. 12 bin! Saymaya başlasak kim bilir kaç dakikamızı alır? Aralık 2024 verilerine göre bunlardan 345'i çocuk. Şimdi kaç olmuştur, varın siz düşünün. Uluslararası hukuk gereği çocuklara idam cezası verilmesi söz konusu değil. Sizce uluslararası hukuku umursarlar mı? Cevabı biliyoruz. Umursamadıklarında bir yaptırımı olur mu? Cevabı biliyoruz. Sabah kendimi çok anlamsız hissediyordum. Ben yazdığımda, söylediğimde ne değişecek ki diye düşünüp yazmaktan vaz geçmiştim çünkü çaresizlik böyle hissettiriyor. Sonra aslında istenilenin tam da bu olduğunu yani tepkisiz kalmamız olduğunu hatırlayıp inadına yazmaya karar verdim. #FilistinİçinSesVer #StandWithPalestine
@AydilgeSarp Sesinize, emeğinize sağlık. Sizin gibi toplumsal duyarlığı yüksek ve etkin bir sanatçıdan bu eseri dinlemek pek kıymetli. Seviliyorsunuz ♥️
Şimdi beraber bir dua edeceğiz:
“Rabbenağfir li…” Allah’ım beni affet…
“Ve li vâlideyye…” Allah’ım anamı babamı da affet…
“Ve lil-mü’minîne yevme yekûmul hisâb…” Allah’ım müminleri de affet; hesapların görüleceği o gün
Anne babalar, dikkatle bir okuyun…
Bir kardeşimiz rüyasında annesini görüyor. Annesi diyor ki: “Evladım, namazlarım biraz eksikti; insanız, hatalarımız vardı… Ama Allah beni affetti. Neden biliyor musun? Çünkü sen her namazda ‘Rabbenağfir li ve li vâlideyye… Allah’ım, hesap günü anamı babamı affet’ diye dua ettin.”
Bir anne baba için, kendisine böyle dua eden bir evlattan daha büyük bir nimet olabilir mi? O hâlde ne yapacağız? Çocuklarımıza namazı anlatacağız ve bu duayı öğreteceğiz. Duayı öğrettik mi, namaza da başladı mı; bir evlat her gün beş vakit anasına babasına böyle dua ederse, Allah öyle bir duayı reddetmez. Rabbim evlatlarımıza namaz nasip eylesin ve hepimizi affeylesin.