Milli Eğitim Bakanımız @Yusuf__Tekin doğru yolda ilerliyor. Allah yar ve yardımcısı olsun:
"Ben Haçlı Seferleri kavramını tarih müfredatından çıkardım. Sefer değil o, Haçlılar bize saldırmışlar. Bunu çıkardık müfredattan niye itiraz ediyorsunuz?
Osmanlıyla Cumhuriyet'i barıştırmamız lazım. Eski Türk devletleriyle Cumhuriyet'i barıştırmamız lazım.
Çocuklarımız Osmanlı'yı da ataları olarak bilmesi lazım. Osmanlı'ya da sahip çıkması lazım. Bunun için tarih müfredatında değişiklikler yapmamız lazım diyorum ben ve bunu yapıyorum.
‘Yok onlar kötü biz onu almıyoruz’ dersek eğer atalarımıza saygısızlık yapmış oluruz."
Bulgar Yazar Sophia Proneikos:
▪️Tarih beni asla şaşırtmaktan vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiçbir zaman kaybolmaz.
▪️Sadece kendini öyle zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki modern insanlar ona törensel protokol demeye başlar.
▪️İşte bu yüzden Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masasının etrafında değil, ilk tokalaşmadan önce yaşandı.
▪️Yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dünyanın en eski askeri bandosu olan Mehterin sesleriyle karşılandı; önlerinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi kıyafetler içindeki askerler duruyordu.
▪️Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: 1949’da savaş sonrası dünyanın sembolü olarak kurulan bir askeri ittifak, kökleri 13. yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına girdi. Mehter hiçbir zaman sıradan bir askeri bando olmadı, o bir silahtı.
▪️Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a veya Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa kös davullarının gümbürtüsüydü; ardından zurnaların keskin sesi, sonra borular ve çarpan ziller…
▪️Çünkü bu müzik yalnızca orduya eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı. Amacı askerleri eğlendirmek değil, savaş başlamadan çok önce düşmana bir imparatorluğun üzerlerine doğru geldiğini hissettirmekti.
▪️Avrupa’nın Osmanlı İmparatorluğu’yla karşılaşmalarından sonra Batı ordularının yavaş yavaş Osmanlı davullarını, zillerini ve “Türk tarzı”nı benimsemesi tesadüf değildir.
▪️Bu tarz daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziğine bile girmiştir. Çünkü bazen tarih bir uygarlığı kılıçla fethetmez. Bir ritim yeterlidir.
▪️İşte bu yüzden bu töreni büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaya çalıştığı için değil, Türkiye büyük uygarlıkların her zaman anladığı bir şeyi anladığı için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir. Ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini yalnızca konuşmalarla anlatmaz; bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir.
Birlik Vakfı Balıkesir Şubemizin yeni hizmet binasının temel atma törenine Kurucular Kurulu Başkanımız, Mütevelli Heyeti Başkanımız ve MTTB Genel Başkanımız ile katıldık.
Yapılcak yeni binanın eğitim, kültür ve gençlik çalışmalarına önemli katkılar sunmasını temenni ediyorum.
📍Balıkesir
Birlik Vakfı Balıkesir Şubesi’nin temel atma törenine Balıkesir teşkilatımızla birlikte iştirak ettik.
İnşa edilecek binanın hayırlara vesile olmasını, uzun yıllar boyunca nice hizmete ev sahipliği yapmasını temenni ediyorum.
Ardından Karadeniz Folklor Ekibi içerisinde sergilediği başarılı performansla geceye ayrı bir renk kattı.
Evladımızı gönülden kutluyor, başarılarla dolu bir gelecek diliyorum.
Sakarya Üniversitesi Vakıf Koleji’nde eğitim gören torunumuz Ahmet Asım’ın yıl sonu mezuniyet gecesinde Fatih Sultan Mehmet Han’ı canlandırdığını görmek bizler için büyük bir gurur ve heyecan kaynağı oldu.
++
Birlik Vakfı’nın Çemberlitaş’ta düzenlediği bayramlaşma programında; milletimizin gönlünde müstesna bir yere sahip olan TBMM önceki dönem Başkanı, Birlik Vakfı Kurucusu ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Sayın İsmail Kahraman ile birlikte kıymetli dostlarımızla bir araya geldik.
Birlik Vakfı’nın 41. kuruluş yıl dönümünde gerçekleşen bu anlamlı buluşmada; kurulduğu günden bu yana milli ve manevi değerlerimizin yaşatılmasına, genç nesillerin yetişmesine ve medeniyet tasavvurumuzun gelecek kuşaklara aktarılmasına sunduğu kıymetli katkıları bir kez daha yad ettik.
Bugün adeta iki bayramı birlikte yaşıyoruz. Kurban Bayramı’nın manevi huzuru ile İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümünün gururunu aynı gönülde taşıyoruz. Bir yanda teslimiyetin, paylaşmanın ve kardeşliğin bayramı; diğer yanda aziz milletimizin tarih boyunca yazdığı büyük zaferlerin ve medeniyet yürüyüşünün hatırası...
Bu anlamlı günlerde; vatanımızın birliği, milletimizin istiklali, bayrağımızın göklerde dalgalanması ve ezanlarımızın semalarımızda yankılanması uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum.
Birlik Akademi Bahar 2026 dönemi kapanış programını, kıymetli misafirlerimizin katılımıyla gerçekleştirdik.
Dönem boyunca yürütülen eğitim programları, söyleşiler ve akademik çalışmalar vesilesiyle verimli bir süreç geçirildi. Kapanış programı kapsamında dönem sertifikaları ve
41 yıldır aynı inanç, aynı heyecan ve aynı sorumlulukla…
Kurulduğu günden bu yana gençliğe, ilme, kültüre ve medeniyet bilincine katkı sunan Birlik Vakfı; köklü geçmişi ve güçlü vizyonuyla yürüyüşünü sürdürmeye devam ediyor.
Birlik Vakfı’nın 41. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.
🔴 İspanya Başbakanı Sánchez:
— İspanya’nın yalnız kaldığını duymuş olabilirsiniz. Biz yalnız değiliz, biz bir öncüyüz.
— Asıl yalnız kalacak olanlar, savunulması mümkün olmayan zulmü savunmaya devam edenlerdir.
@ShayGal84@IsraelHayomEng טורקיה אינה פלסטין, לא לבנון, לא איראן, לא סוריה וגם לא אף מדינה אירופית.
טורקיה היא בעוצמה של אמריקה שמחזיקה את הרצועה שלכם.
גם אם לא יקרה כלום, 20 מיליון איש ייכנסו לישראל מסוריה מרמת הגולן.
10 מיליון מאיתנו יהיו שהידים, ועם 10 מיליון הנותרים נכבוש אתכם.
פחדו מהטורקי
TİKA Başkanı Abdullah Eren, Arakanlı Müslümanların bulunduğu, Cox’s Bazar’daki Rohingya Mülteci Kampı’nda Türkiye’de eğitim almış bir gençle karşılaştı.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezunu Afzalur Rahman, bugün Türkiye Diyanet Vakfı bünyesinde mazlumlara hizmet ediyor.
Suriye’ye, Halep’e, Şam’a yaptığımız her ziyarette “oralarda ne işimiz var?” diyenlere kısa bir not düşmek istiyorum.
Bugün Kanada’dan, Hollanda’dan, İngiltere’den, Fransa’dan, Almanya’dan kalkınma bakanları, iş adamları Türkiye’ye geliyor, bizden randevu istiyor ve Gaziantep üzerinden Halep’e, Şam’a geçiyor. Çok özet yazayım; onların orada ne işi varsa, bizim çok daha fazla işimiz var!
Çünkü bu sürecin en ağır yükünü yıllardır Suriyeli kardeşlerimizle birlikte biz taşıdık. Başta biz, şehirlerimiz yüz binlerce, milyonlarca mülteciyi misafir etti. Bugün bu insanlar bir kardeşlik hukuku içinde ülkelerine dönüyor.
Tabii ki bizler orada olacağız.
Tabii ki iş dünyamız, iş insanlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız orada olacak.
Tabii ki devletimizin kurumları ve siyasetçileri orada olacak.
Tabii ki yeni Suriye’nin kuruluş sürecinde, kurumları oluşurken tecrübelerimizle kardeşlerimizin yanında olacağız.
Çünkü bu mesele sadece bir dış politika başlığı değil, bir kardeşlik, soydaşlık ve tarih hukuku meselesidir. Türkiye büyük bir ülkedir. Büyük ülkeler sadece izleyen değil, sorumluluk alan, sürece yön veren ülkelerdir.