Müfettiş maaşlarına yönelik bir iyileştirme gündeme geldiğinde meydana çıkıp "istemezzük" diye bağıran kesim yine meydanlara çıkmış. Emeğin değerinin verilmediği yer vasata teslim olur. Sayın Cumhurbaşkanım @RTErdogan Devletin A Takımının sesine kulak vermenizi bekliyoruz.
Özlük hakları baltalanmadan önce genel müdür yardımcısı seviyesinde maaş alan müfettişler, gelinen noktada kurum maaş sıralamalarında sondan 3. seviyelere kadar düşmüştür. Denetledikleri il müdüründen dahi düşük maaş alan müfettişlerin denetim hizmetini sağlıklı bir şekilde yürütmesi beklenemez.
@_cevdetyilmaz@avabdullahguler@efkanala@hasandogan
Memleketin herhangi bir yerinde bir vatandaş "Ankara'da müfettişler var" diye düşünerek iç huzuru buluyorsa, müfettişlerin iş huzurunu sağlamak da devletimizin görevidir. Müfettişin özlük hakkı, halkın denetim hakkıdır.
@_cevdetyilmaz@efkanala@avabdullahguler@tcbestepe
Bu kıyaslamayı yapmak bile canımızı yakıyor!!
Merkez kariyer uzmanları ile devlet denetim elemanları maalesef kat görevlisi ile aynı maaşları alıyor.
@_cevdetyilmaz@mehmedmus@TBMMresmi@avabdullahguler
Ne zaman Merkez Kariyer Uzmanları ve Müfettişlerin hakkı konuşulsa, malum sendikalar(!) hemen "tüm kamuya düzenleme" maskesiyle ortaya dökülüyor.
Başka ünvanlara sessizce tazminat zammı koparırken adaletiniz neredeydi?
Dertleri eşitlik değil, liyakat düşmanlığı!
Diğer meslek gruplarına maaş zammı yapılırken müfettiş ve merkez uzman kadrolarına hep beklemeleri söylenmiştir. Tablo ortadadır, özlük iyileştirmesi Meclis kapanmadan gerçekleştirilmelidir.
@TBMMGenelKurulu@_cevdetyilmaz@efkanala@avabdullahguler
Müfettiş kökenli, milletvekili ve yönetici üstatlarımızı özlük haklarımızın iyileştirilmesi için göreve çağırıyoruz. Bu artık sadece müfettişlerin meselesi olmaktan çıkmış, bir memleket meselesi haline gelmiştir.
@resulkurt34@MKalayci42
“Teraziyi Kim Tuttu?”
Güzel bir ülkede, kimsenin çok konuşmadığı ama herkesin sırtına yük bindiren bir meslek grubu vardı.
Onlar sayıları saymaz, sayılmayanları bulurdu.
Gece ışıklar kapandığında çalışır, gündüz herkes uyanıkken hesap verirdi.
Uzun zamandır bir beklentileri vardı:
Yaptıkları işin ağırlığıyla orantılı bir karşılık.
Ne fazlası, ne eksiği.
Sadece hak edilen.
Bu beklenti konuşulmaya başlandığında, iki farklı ses yükseldi.
Birincisi sakindi.
“Elbette herkes değerlidir,” diyordu,
“ama emeğin değeri, yapılan işin sorumluluğuyla ölçülür.
Eşitlik, herkese aynı vermek değil;
hak edene hakkını vermektir.”
Bu ses teraziyi tutuyordu.
Bir kefede liyakat,
diğer kefede adalet vardı.
İkinci ses ise daha gürdü.
Kalabalıkların arasından konuşuyor,
mikrofonu elinden bırakmıyordu.
“Durun!” diyordu,
“Birine fazla verirsek düzen bozulur.
Herkes aynı olmalı.
Fark oluşursa adalet zedelenir.”
Bu sözler,
normalde hakkı savunması beklenen bir yerden gelince
herkes bir an durup düşündü.
Çünkü garip bir mantık vardı ortada:
Çok çalışanla az çalışan arasındaki farkı yok etmek,
adalet sayılıyordu.
Kalabalıktan biri fısıldadı:
“Demek ki bu ülkede adalet,
kimsenin rahatsız olmamasıymış.
Rahatsız olanlar zaten yıllardır sayılmıyormuş.”
Hikâye burada biraz komikleşti.
Çünkü hak almak için kurulan yapı,
hak verilmemesi için( @_aliyalcin_ )gerekçe üretmeye başlamıştı.
Teraziyi tutan ses yeniden konuştu:
“Biz kimsenin önüne geçmek istemiyoruz.
Sadece görünmez olmaktan çıkmak istiyoruz.
Liyakat adaleti bozmaz;
liyakat yok sayılırsa adalet çoktan bozulmuştur.”
Mikrofonu tutan ses bir an sustu.
Ama kalabalık artık susmuyordu.
O günden sonra herkes şunu fark etti:
Bir ülkede adalet,
teraziyi kimin tuttuğundan çok,
kimin tartıldığıyla ilgilidir.
Ve bazen,
en çok yük taşıyanlar,
en hafif sayılanlardır.
Ve artık mesele terazinin bozulması değildi.
Mesele, bozuk olduğunu bilenlerin susmasıydı.
Adalet, herkes rahat etsin diye eğilmez.
Eğiliyorsa, orada artık adalet yoktur.
Teraziyi tutamayanlar,
onu devirmekten söz etmeye başladığında
en ağır yük yine
en çok taşıyanların omzuna biner...
@avabdullahguler@mehmedmus@MKalayci42@ifarukaksu
#SayınCumhurbaşkanım
Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, devletimizin merkez teşkilatında görev yapan kariyer uzmanları ve denetim elemanları; Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesiyle verilen sözlerin hayata geçmesini saygıyla beklemektedir.
📌666 sayılı KHK'dan bu yana, kariyer mesleklerde (müfettiş, denetçi, uzman) görev yapan 30 bini aşkın personelin maaşlarına ayrı bir iyileştirme yapılmadı.
📌 Enflasyon, kira, yaşam maliyeti arttı; özlük hakları yerinde saydı.
📌 Bu yapısal adaletsizlik artık giderilmeli.
📌 Yıllardır vaat edilen, iki kez TBMM genel kuruluna kadar gelip iptal edilen denetim camiası ve kariyer mesleklere düşünülen zam artık bir kez daha ertelenmesin.
📌 Hak edilen tutarlara meslek grupları artık erişsin.
#SözMecliste
@TBMMGenelKurulu@HMBakanligi@mehmedmus@memetsimsek@avabdullahguler@_cevdetyilmaz@tcbestepe@vergimufder@DenetdeBasin@maliyeuzmander
Bu düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda tüm partilerin oy birliğiyle kabul edildi.
Bu, siyasi değil vicdani bir mutabakattır.
#imtiyazdeğilliyakat
Plan ve Bütçe Komisyonu’nda oy birliğiyle kabul edilen ve popülist söylemlerle amacı saptırılan düzenleme yeniden geri çekilirse, kariyer meslek #nasıliyileşecek?