“Ben gittim, oturdum karşımda bir ekran açık ama 'Adalet mülkün temelidir' yazmıyor. Bir ofis orası böyle gözüm de ısırıyor, en sonunda kırmızı bir tane kahve makinesinden anladım Savcı Beydi o”
+ Savcı: Ya Fatoş, şimdi sen ağlarsın böyle karşımda. Ben sana ne dedim? Ben senin ne olduğunu biliyorum ama sen, bu adamlar sana kumpas kuracak demedin mi? Konuşmadın sen. Verecektin ifadeni, gidecektin.
- Ama Sayın Savcım, ben bildiğim her şeyi anlattım.
+ Bak, şimdi sen git, eşyaları topla. Ben sana Çağlayan'dan araba göndereceğim. Geleceksin, burada bana ifadeyi vereceksin. Çocuklarına gidersin.
- Savcım, ben yine de ifade veririm, vermemi istiyorsanız. Bir avukatıma sorayım.
+ Hâlâ avukat diyorsun bana. Sen bir kafayla daha çocuklarını asla göremeyeceksin. Sen bekarsın, değil mi?
- Evet.
+ Velayetleri sende mi?
- Evet.
+ Senin çocukların reşit de değil, değil mi?
- Değil.
+ E, artık sosyal hizmetler alır senin çocuklarını.
Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarıyla tehdit ettiler. Biraz insanlığınız, biraz vicdanınız kaldıysa bu insanların yaşadıklarına kulaklarınızı kapatmayın.
Allah aşkına neye gülüyorsun Yusuf Tekin?
Sana şaibeli bir şekilde intihar etmiş gencecik bir öğretmenle ilgili soru soruluyor!
Sen neye sırıtarak cevap veriyorsun?
Anlatsana biraz!
Hayatını kaybeden öğretmen Irmak Koparan hakkında mide bulandırıcı gelişmeler yaşanıyor.
Irmak Koparan’ın darp edilmesinin üstü kapatılmak için kişisel sorunları ve yaşadığı problemler yayılmaya çalışılıyor.
Konunun üzerine gittiğimiz için müdürün yakınları tarafından mahkemeye verilmekle tehdit ediliyoruz.
Irmak Koparan’ın kişisel hayatı kimseyi ilgilendirmez ve de darp edildiği gerçeğini değiştirmez.
#SONDAKIKA
Öğretmen Irmak Koparan’a fiziksel ve psikolojik şiddet uygulayan okul müdürü Melahat İleri görevden alındı.
( yetmez tutuklansın istiyoruz!)
Bir öğretmenin ölümünde adı geçen. Resim de görmüş olduğunuz bu yaratık. Okul müdürü yapılmış... Aynı okulda öğretmene tokat atıyor, Çingene diye kendince aşağılayıcı hakaretler ediyor.
Yazıklar olsun! Bu ülkeyi yönetenlere, adaletin çığlığını duyduğu hâlde susanlara, çocuklarımızın canı toprağa düşerken koltuklarını korumayı tercih edenlere yazıklar olsun.
Bir devletin en temel görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. Eğer insanlar her gün korkuyla yaşıyor, aileler evlatlarını toprağa veriyor ve adalet duygusu yerle bir oluyorsa, bunun hesabını vermesi gerekenler vardır.
Bugün bu ülkede insanlar adalet istiyor, güvenlik istiyor, hukuk istiyor. Makamlarda oturanlar ise bu feryatları duymuyormuş gibi davranıyor. Oysa tarih, milletin acısına kulaklarını tıkayanları değil; o acıya çözüm üretenleri hatırlar.
Bu ülke sahipsiz değildir. Evlatlarımızın canı da istatistik değildir. Adalet sağlanana, sorumlular hesap verene kadar susmayacağız, unutturmayacağız ve vazgeçmeyeceğiz.
Rahmi Koç hakkında suç duyurusunda bulunmak ve sayın Bakanın “Adalet statüye,zenginliğe bakmaz” açıklaması tutarlı da;
Rümeysa Eker “Atatürk ve kemalistlere hakaret edince bakanlığın sessizliği neden (biz anlıyoruz da)?
Halka da anlatsa sayın bakan aydınlansak!
Bir kişi hakkında yaptığı mizah nedeniyle soldaki vatandaşı ve röportajı yapan kişiyi şafak operasyonu ile alıp cezaevine atanlar...
Ülkenin yarısına alanen hakaretler saydıran Akp’li Rümeysa Eker’e bi halt yapmadılar
🚨SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUM!
Mustafa Kemal Atatürk’e ve Atatürk’ü seven insanlara “pez….., tefeci, s… shop işleten, pavyoncu…” gibi ibareler kullanarak alenen hakaret eden AKP Terme Meclis Üyesi Rümeysa Eker hakkında gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuyorum!
Bu ülkede kimse Atatürk’e ve aziz hatırasına hakaretamiz cümleler kullanamaz!
Kayyum Kemal Kılıçdardoğlu destekçilerine tek bir sorum var: Ekrem İmamoğlu girdiği her seçimi kazanmanın bedelini 8 metrekare zindanda ödüyor. Peki siz 14 kez kaybetmenin bedelini ne zaman ödeyeceksiniz?