Conor nakavtla geri dönüyor evet evet conor nakavtla dönüyor İNANILMAZ
Bende hiç beklemiyordum Yücel bunu resmen bu spordan büyüğüm diyor
Haha bende hiç beklemiyordum Mert
Somewhere in your 20s or 30s you'll get the opportunity to rebuild your life after a negative loop, heal from what broke you, live in your own space, reconnect with your discipline, and learn to love yourself again. It's very important that you see that journey through.
Hayat başımıza ne getirirse getirsin, asla pes etmeyeceğiz.
Hiçbir şeye de küsmeyeceğiz.
Çok sevdiğimiz aşkımızdan ayrılabiliriz bir süre sonra onu da atlatır, yeni aşklara yelken açarız.
Çok sevdiğimiz dostları kaybedebiliriz onların yokluğunu da bir şekilde taşır, yolumuza devam ederiz.
"Olmazsa olmaz" dediğimiz iş olmayabilir başka kapılara bakar, yine ilerleriz.
Çünkü şu bir gerçek.
Hayatta, ölüm hariç, bana "bu son" dedirtecek hiçbir şey yok.
Evet, hepimizi öfkelendiren, hayal kırıklığına uğratan, umudumuzu kıran birileri ya da bir şeyler oldu ve olmaya da devam edecek.
Bu, hayatın kanunu.
Buna karşı yapabileceğimiz bir şey yok.
Yağmura kızamazsın, deprem olmasın diye dua edemezsin. Bazı şeyler sadece olur.
Olgunluk tam burada başlar.
Değiştiremeyeceğin şeye direnmeyi bırakmak.
Ne olacaksa olsun deyip, o gerçeği kabul etmek.
O insanın senin hayatındaki hikayesi o kadarmış.
O işten sana nasip yokmuş.
Her şey olabilir ve sen her şeye "tamam" diyebilecek kadar sağlam olmalısın.
(Çünkü acıyı büyüten, çoğu zaman olayın kendisi değil ona karşı koyduğun dirençtir. "Bu olmamalıydı, bu haksızlık, neden ben" dedikçe, o acıyı elinle büyütürsün. Ama "oldu, gerçek bu, buradan devam" dediğin an, acı küçülmeye başlar. Kabul etmek, teslim olmak değil enerjini değiştiremeyeceğin şeyle dövüşmekten çekip, yürüyebileceğin yola vermektir.)
Şunu asla unutma.
Bu oyun, dışarıdaki hiçbir kayıpla bitmez.
Bu oyun, sadece sen zihnen yıkıldığında, kendi kendini çıkmaza soktuğunda biter.
Gidişler, gelişler, kazançlar, kayıplar hiçbiri son değil.
Tek son, senin pes ettiğin andır. Ve o an, senin elinde.
O yüzden en değerli şeyini koru.
Psikolojik ve ruhsal sağlığını.
Bundan daha kıymetli hiçbir şeyin yok.
Para gider gelir, insanlar gelir geçer ama sen zihnen ayakta kaldığın sürece, her şeyi yeniden kurabilirsin.
Zihnin çökerse, elindeki her şey varken bile bitmişsindir.
Kendine sahip çık.
Kendini, başkaları için değil, kendin için yetiştir.
Ve şunu iyi dinle, çünkü çoğu yaranın kaynağı buradadır.
Kimseden moral bekleme.
Sırtını okşamasını, seni anlamasını, gelip seni kaldırmasını bekleme.
Beklenti, bu hayatta insanı en çok yaralayan şeydir.
Neden?
Çünkü bir insana ya da bir şeye içten içe umut bağladığında ve o umut karşılık bulmadığında işte o an seni yıkan darbe gelir.
Yıkan, olayın kendisi değildir senin ona yüklediği beklentidir.
Beklentin ne kadar büyükse, hayal kırıklığın o kadar ağır olur.
Hiç beklemeyeni, hiçbir şey yıkamaz.
Bu, insanlardan vazgeç, kimseye güvenme demek değil.
Sev, bağlan, paylaş ama ayakta durmanı bir başkasının eline verme.
İnsanlar yanında olursa ne güzel olmazsa da sen yine ayaktasın.
Çünkü tek sağlam dayanağın, tek şaşmaz umudun, her zaman kendin olmalı.
Dışarıdaki her şey sarsılabilir.
Sen sarsılmadığın sürece, oyun bitmez.