Madenci çocuklarını dinleyin:
"Okulda gösterim vardı ama ben babamın yanına geldim. Babam burada bayıldı, hastalığı var. Kaç gündür yürüyor, açlık grevinde."
#HakkımıVerDorukMadencilik
📢 Lütfen bu mesajı görüp geçmeyin. Bu bir yardım çağrısıdır.
6 Şubat’tan bu yana 3 yıl geçti.
Ama bizim için zaman durdu… Çünkü sevdiklerimizin nerede olduğunu hâlâ bilmiyoruz.
Kapı kapı dolaştık, yetkililere ulaştık, defalarca seslendik.
Ama hâlâ cevap yok… hâlâ bir iz yok. 💔
Bugün Türkiye’nin 81 ilindeki ve dünyanın dört bir yanındaki gönüllülere sesleniyoruz:
Lütfen sesimizi duyun, paylaşın, duyurun.
Belki bir gün biri konuşur.
Belki bir gün biri gerçeği söyler.
Sizin 2 saniyeniz, bizim için bir ömür değerinde. 🙏
📢 Lütfen paylaşın.
#depremkayıplarınerede
Kardeşim Fatih Acacı Ankara’da 15 yaşındaki akranı tarafından 12 kere bıçaklanarak katledildi lütfen Fatih’inde çıkmayan sesi olun paylaşım yapın🙏🏻
📍2.Duruşma 28 Ocak saat 14:30
📍Ankara Adliyesi Söğütözü Ek Hizmet Binası
https://t.co/cHDMosgoO1
Hayat... Yayında...
Tüm izlenme gelirlerini sonsuza dek "Umuttan Çocuklar Derneği" ne bağışladığımız bu video için bana kapılarını, kalplerini açan; ne yapmak istediğim konusunda şüphe duymadan güvenen ve konuşan değerli insanlara teşekkür ederim.
Hayatımda yaptığım en zor ama en değerli şeylerden biri oldu bu video.
Yıllardır hem ülkemizin ortak hafızasında yer alan hem de kişisel hayatlardaki derin hikayelere eşlik etti şarkılarım. Videolarla, görsellerle birlikte yayınlandı. Tarihe öyle mühürlendi birçok şey…
Bu hislere eşlik eden şarkılarım daha da kıymet buldu bende de.
Anladım ki insanlar aslında “herkes bilsin” istiyor.
“Paylaşmak.”
Herkes bilsin ve herkes bu hislerini paylaşsın istiyor. Anlaşılmak istiyor.
Bu insani bir refleks… Benim de şarkı söylememin, yazmamın temel sebebi bu. Herkes bilsin istiyorum.
Bu kez ben eşlik etmek, ben fon olmak istedim. Ben dinlemek ve ben sormak… Ben paylaşmak istedim.
Tüm fikir boyunca her şeye en yüksek seviyede hassasiyet gösterdik. Estetik tüm kaygılardan uzak; hiçbir çekimi, konuşmayı asla tekrar etmeyerek, yönlendirmeyerek, doğal ışık ve doğal mekanda sadece sorduk ve dinledik. Anlattılar… Kaydettik.
“Bir yıldız kayması gibi sihirli ve ölümlüdür hayat
Zülfü Livaneli: "Bu kadar sanatçının arka arka ölmesi tesadüf değil. Hassas kalpler dayanamıyor.
Hayal ettikleri Türkiye'yi göremeden gittiler.
Volkan Konak çok hassas bir insandı. Hemen gözleri dolardı. Hassas kalpler dayanamıyor."
Volkan Konak'ın, katıldığı bir programda Nazım Hikmet'in Vasiyet şiirini kendine has yorumuyla okurken gözyaşlarını tutamamıştı:
“Şair beni bağışlasın, Karadeniz'de, Maçka'da, düz tarlada, babamın yanına gömün beni... Tepemde bir çınar olursa taş maş da istemem ulan.”