Ayakkabı fazla cilalanınca derisi çatlar; insan fazla övülünce rayından çıkar. Ölçüsüz bakım da, ölçüsüz övgü de özünü bozar.
- Uğur GENCER
#ugurgencer
Niyeti gerçekten hizmet almak olan için belediye başkanının hangi partili, kim olduğunun pek önemi yoktur. Dikkat edin; makamdan beklentisi olan taraf olup sürekli ön ilikleyen, yeri gelince savunan olur. Hele ki menfaati varsa, susmak zorunda kalan olur.
Bu hayatta ya aslan olup noktayı koyan olursun; ya da beklenti içinde olup kapılarda sinek misali, virgül olursun;.”
- Uğur GENCER
Meteoroloji uyarıyor ama mesele sadece duyuru yapmak değil; asıl sınav, belediyelerin altyapı hazırlığıdır. Sel, su baskını, rüzgâr ve fırtına gibi afetlerde vitrin projeler değil, altyapı yatırımları hayat kurtarır. Gösterişli açılışlar, konserler, süslü parklar ya da reklam panoları bir balon gibi söner; ama sağlam kanalizasyon, yağmur suyu drenajı ve düzenli bakım kalıcıdır.
Önceden alınan tedbirler, sonradan yapılan açıklamalardan çok daha değerlidir.
Bakalım hangi belediye ibret alıp gerekli tedbirleri almış bunu hep birlikte göreceğiz.
- Uğur GENCER
#yağmur #belediye
Belediye Başkanları: Gerçek Anket Sonuçlarınız Altyapınızda Gizlidir
Her yağmurda aynı tablo: sokaklar göle dönüyor, arabalar suya gömülüyor, vatandaş çamura saplanıyor. Belediyeler ise sosyal medyada ışıl ışıl vitrinler açıyor; yeni tesisler, eğlenceli etkinlikler, şatafatlı klipler… Ama gerçek hayat, vitrinlerin arkasında gizlenmiş bir altyapı çöküşünden ibaret.
Belediye başkanları, “vatandaşı dinliyoruz” diyerek övünüyor. Dinlemek yetmez; çözmek gerekir. Çünkü mesele sadece “muhatap alındım” demek değil, “çözüm gördüm” diyebilmektir. Vatandaşın mutluluğu kaydırakta kaymakla değil, yağmurda suya batmamakla ölçülür.
Muhtarlar da belediyeleri alkışlarken kendi sokaklarına bakmalı. Fazla övgü, fazla gösteriş sistemi hantallaştırır. Sorulması gereken asıl soru hep unutuluyor: Bu su neden hâlâ evlere, iş yerlerine giriyor?
“Belediye başkanlarını ön plana çıkarmak için belediyelerin basın yayın organları tarafından sosyal medya sayfalarında vitrin haber paylaşımlarına, servis edilen haberlere değil; yağmur yağdığında ayağına giren, evine, iş yerine, arabana giren suya bakacaksın.”
Belediyeler… Gösterişi bırakın, altyapıya dönün. Sosyal tesisler değil, sağlam borular; klipler değil, işleyen drenaj sistemleri; vitrin değil, çözüm. Yeni haftaya poz vererek değil, yüzünüzde mahcubiyetle başlayın. Çünkü mahcubiyet çözümün ilk işaretidir.
Vatandaşlar mağduriyetlerini sosyal medya üzerinden duyurmaya çalışıyorsa, orada eksik olan bir şeyler vardır. Çünkü unutmayın: haykırış, insanın taştığı en son noktadır.
Partiler içinde belediye başkanlarını vitrine çıkaran genel merkezler… “Bu olsun” diyenler, referans gösterenler, talih kuşunu başkanlık koltuğuna konduranlar… Hepiniz bu başarısızlığın ortağısınız. Çünkü sadece başkan değil, onu oraya getiren sistem de sorumludur.
Her yağmurda sokaklar göle dönerken, arabalar suya gömülürken, vatandaş çamura saplanırken; bu tabloyu sadece belediye başkanına yüklemek kolaycılıktır. Oysa başkanları seçen, onlara güç veren, vitrine koyan genel merkezler de aynı sorumluluğu taşır. Başarıyı sahipleniyorsanız, başarısızlığın yükünü de omuzlamalısınız.
Belediye başkanları için gerçek anket sonucu, vatandaşın günlük yaşamındaki memnuniyetten geçer.
Kalın sağlıcakla,
#belediyeler
https://t.co/5xQgdTLL1W
Diplomanın Sahtesi, Liyakatın Çöküşü
Nefes Gazetesi, Haber24 ve Haber41’in Genel Yayın Yönetmeni, radyo ve televizyon programcısı Uğur Gencer’in köşe yazısı. "Diplomanın Sahtesi, Liyakatın Çöküşü"
Sahi ya… Unutmak olmaz, gündemden düşürmek hiç olmaz. Bazı konular vardır ki her zaman gündemde kalmalıdır. İşte onlardan biri: sahte diploma. İnsanın sahtesi, paranın sahtesi, altının sahtesi, kimliğin sahtesi, pasaportun sahtesi, diplomanın sahtesi… Hepsi bir şekilde ortaya çıkar. Ama sahte diploma, toplumun en derin yarasıdır. Çünkü bu sahtekârlık sadece bir kâğıt parçası değil; liyakat, güven ve adaletin maskesini düşüren bir ihanet belgesidir.
Resmî belgede sahtecilik suçtur, evet. Ama mesele sadece mahkeme salonlarında bitmiyor. Asıl sorun, bu kişilerin yıllarca rahatça dolaşabilmesi, görev yapabilmesi ve toplumun gözünün içine baka baka “ben diplomalıyım” diyebilmesidir. Hukukun caydırıcılığı bu alanda hâlâ yetersizdir.
Sahte diplomalıların iş dünyasında varlığı, sadece verimlilik kaybı değil, aynı zamanda kurumsal çürümenin göstergesidir. Şirketler, liyakat yerine sahte belgelerle işe alınan kişiler yüzünden hem ekonomik hem de ahlaki iflas yaşar.
Üniversiteler, öğrenciler, akademisyenler… Hepsi alın teriyle, sabahla geceyi birleştirerek diploma kazanırken; sahte diplomalıların varlığı bu emeğe ihanettir. Eğitim sistemine güveni yerle bir eden bu sahtekârlık, gelecek nesillerin motivasyonunu da çalmaktadır.
Sıkı denetim: Diploma doğrulama sistemleri dijitalleşmeli, her kurumda zorunlu hâle gelmeli. Eski yeni tüm diplomalar süzgeçten geçirilmelidir. Caydırıcı cezalar: Sahte diplomalıların rahat etmemesi için cezalar ağırlaştırılmalı. Toplumsal baskı: Bu kişiler teşhir edilmeli, sahtekârlığın normalleşmesine izin verilmemeli. Bu sahtekarlığı yapanların “kaynağına inilmelidir”
“Dün yediğin hurmalar gün gelir seni tırmalar” derler. Ama o gün hâlâ gelmediyse, her geçen gün yeni bir ihanettir. İşte bu yüzden sahte diploma sorunu gündemden düşmemeli. Çünkü sahte diplomalıların rahat ettiği bir toplumda, gerçek emeğin ve bilginin değeri kalmaz. Bu mesele sadece bir hukuk sorunu değil; aynı zamanda bir vicdan ve ahlak sınavıdır.
Nereden çıktı demeyin; milyonlar LGS, YKS sınavına girip gelecek hayaliyle ter dökerken, üniversitelerde dirsek çürüterek emek vererek mezuniyet mutluluklarını yaşarken, çakma diplomalarla keyif sürenler kanıma dokunuyor. Ne olacak demeyin “Ben yazarım, o yazar kartopu olur, kartopu yuvarlanır çığ olur”
Kalın sağlıcakla,
#diploma
https://t.co/87YmdpByuf
Gebze Belediyesi bu soruna ne zaman çözüm bulacaksınız...
Gebze OSB kavşağındaki köprünün tek şeride düşürülmesi, zaten yoğun olan sanayi trafiğini adeta bir “dar boğaz”a çevirmiş durumda. Araç arızası veya trafik kazası yaşandığında tek şeritli akış tamamen kilitleniyor. Sabah ve akşam saatlerinde trafik yükü kaldırılamaz hale geliyor. Bu düzenleme geçici bir çözüm değil; bölge kalıcı tedavi bekliyor. Sanayi yoğunluğu nedeniyle OSB’nin üretim ve lojistik yükü bu kavşaktan geçiyor. Tek şerit daralması akışı yavaşlatıyor, riskleri artırıyor. Yol düzenlemesi sadece günü kurtarıyor, uzun vadeli çözüm sağlamıyor.
Çözüm: Köprü genişletme veya yeni bağlantı yolları,Alternatif güzergâhlar ile yükün dağıtılması gerekiyor. Bu tablo, sorunun “pansumanla değil, ameliyatla” çözülmesi gerektiğini açıkça gösteriyor.
- Uğur GENCER
@kocaelivaliligi@41GebzeKaymakam@kocaelibld@tahirbuyukakin@hasansobatr@zinnurbuyukgoz
#kocaeli
#gebze
#gosb
Kocaeli Darıca’da Mucize Sanat Atölyesi’nin ev sahipliğinde açılacak “Sanatla Dayanışma” Sergisi, kadınların el emeği çini eserleri ve Çayırova Çocuk Evleri Sitesi’nde kalan çocukların resimlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Elde edilecek gelir sosyal sorumluluk projelerine aktarılacak. #darıca
https://t.co/qmYt0vWxCx
Türkiye Tek Yürek
Ay-yıldızlı formalarıyla 2026 Dünya Kupası’nda ilk maçına çıkacak Bizim Çocuklar’a başarılar diliyoruz.
Kalbimiz sizinle, dualarımız sizinle.
Haydi Türkiye! 🇹🇷
#MilliTakım#FIFADünyaKupası2026#BizimÇocuklar
Gerçekten etkileyici bir ekip çalışması olmuş: söz ve bestesi Ali Yasin Bozkara’ya ait, yorumunu Furkan Şahin’in yaptığı ve düzenlemesini aranjör Mesut Özsahin’in üstlendiği bir eser… Bu üçlü, müziğin farklı damarlarını bir araya getirerek ortaya güçlü bir bütün çıkarmış. Emeğinize sağlık
#BizimÇocuklar vurduğunuz gol olsun 🇹🇷
İş Bankası: 5 Haziran Cuma günü yaptığım (ISBN26060587364) referans numaralı başvuruma, aciliyetini iki kez telefonla iletmeme rağmen hâlâ dönüş yapılmaması ciddi bir iletişim aksaklığı ve müşteri mağduriyetidir. Bankalar, özellikle “acil” olarak bildirilen müşteri taleplerinde makul süre içinde geri dönüş yapmakla yükümlüdür.
@isbankasi@IsBankasiDestek
Bir ENTER’lık Gerçek
Makamından dolayı her zaman beğeni tuşlarıyla yol alacağını sananlar, rüzgârın gücüyle sarhoş olanlar bilmez ki; bazen tek bir ENTER tuşu insanın feleğini şaşırtmaya yeter.
https://t.co/bmQ1oo9IA8
“İşine hâkim olamayan, oturduğu masada yarım kalan yöneticinin sessizliğini fırsat bilen suistimalciler, durumdan kendine vazife çıkarır.”
- Uğur GENCER