İnsanların televizyona gördükleri acıları kendi yaşamlarında olma ihtimaline göre önemsedikleri bir noktaya geldik. Biz kayağa gitmiyoruz. Geceleri sokaklarda gezmiyoruz. Düşmanımız yok. Muhakkak yaşlanıp hastalıktan öleceğiz. Onlar da bizim gibi yapsaymış demek istiyorlar.
3 yaşındaki kızım “Ben Aslan burcuyum. Ablam Koç, annem Oğlak, babam Yay” diye baştan sayabiliyor. Evde bu burç işlerini biraz fazla mı konuşuyoruz acaba?
Normalde 4-5 atama alan bir ilin bir anda devlet hizmet yükümlülüğünde 173 doktor talep etmesi… Rönesans cehenneminin kahredici etkisi değil de nedir..
Evi Malatya’da yıkılan trend garden residance idi. O gece başka bir arkadaşının evinde kaldığı için sağ çıktı. Gece ilk mesajıma cevap gelene kadar ne yaşadığımı bir ben bir Allah bilir. Evinin yıkıldığını ben haber verdim ona. Sonraki cevabı ne evim kaldı ne arabam oldu.
Randevusu olmadığı sırası gelmedği halde bağırıp çağıran kavga etmeye çalışan hastanın özürü: “Kusura bakmayın sizi hemşire sandım” #saygısılıkhadsizlikdizboyu 🌝
“Tahini çıkmış diyorlar ama doktor daha gelmemiş” yorumunu gördüm az önce. Belki mehir müddetini bekliyordur. Ya da çkys “çay kahve yönetim sistemi” bekliyodur. (Evet bu yorum yüzünden acıktım)
17 yaşındaki Ayşeciğin, Barış Manço’nun vefatına ağladığı günü hatırlamadan Barış Manço dinleyemiyorum. Ekranda Unutamadık yazısı tüm gün müzik dinletisi olmuştu televizyonlarda. İkisine de sevgiyle, dinleyemediği, söyleyemediği kadar daha dinliyorum.