Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi serbest bırakıldı. 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız hala Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Sevgili dostlar beni merak etmişsiniz, iyi değilim, iyi olmam mümkün mü ? fakat adalet mücadeleme devam etmekten başka ��arem de yok! Düşünün ;herkesin şehri terkettiği dönemde bile ben yavrularımı kaybettiğim enkazda nöbet tuttum,şimdi elimde bu kadar delil varken ,bilirkişi raporu varken ,en önemlisi de “olası kastla “hazırlanmış bir iddianame ve mütalaa varken davamdan vazgeçebilir miyim? Bugüne kadar mahkeme devam ettiği için Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e sadece “sanık “ diyebiliyorduk şimdi açık açık söylüyorum ; Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel SUÇLUDUR aldıkları ceza asla yeterli değildir , tahliye edilmelerini kabul etmiyorum , bu kararı veren heyetten şikayetçiyim.
Ben yapı olarak her zaman “neler yapabilirim “ diye düşünürüm ve mücadeleden asla kaçmam. Beni tanıyanlar bilir ;Kenara geçip ağlayan bir yapım yoktur.Şimdi de ayağa kalkıp mücadeleme devam etmek zorundayım.
“Evladımı yetiştirmek için 30 yılımı verdim ,gerekirse bir 30 yıl da onun “adaleti “ için mücadele ederim” diye yola çıkmıştım. Yol uzun,yol taşlarla döşeli ama bu anne adalet mücadelesinden asla vazgeçmeyecek. Ben söylüyorum , sizler de söyleyin ; Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel SUÇLUDUR!
Üstteki çocuk zamanında bir dilim baklava çalmıştı, 9 yıl ceza aldı çocuk cezaevinde tam 3 yıl 9 ay yattı, sakız çiğneyen yaratık ise Ankarayı sattı, hırsızlıktan milyarlarca dolar serveti var, sakız çiğneyerek adliyeye gelip efendi gibi çıkıyor.
BU DÜZEN YERLE BİR EDİLMELİ,
Mahsa Amini’nin ölüm yıldönümüne günler kala bu görüntü hâlâ çok şey anlatıyor:
Şeriatı savunan mollanın kızı Amerika’da duvaksız, öpüşerek evleniyor.
Aynı düzen, başörtüsünü “uygun” bağlamadığı için 22 yaşındaki bir kızı öldürtüyor.
Kendi evladına cennet, halkın evladına cehennem.
Bunun adı siyasal İslam.
@fevrisosyologg Salon Eda Erdem'i dinlerken TRT ara verip kaptanı göstermek yerine bu sakız gibi uzayan röportaja devam etti ve ekran başındaki sporseverleri güzel bir anıdan mahrum bıraktı...
KİM BU KADIN DİYECEKSİNİZ?
Bildiğimiz o Melih Gökçek' in oğlu Osman Gökçek'in şikayetiyle akıl hastanesine kapatılan
#AvDİLEKEKMEKÇİ
26 gündür zorla akıl hastanesinde tutulan avukat-akademisyen #DilekEkmekçi'nin tutulduğu ortamı, avukatı @PSanri anlattı:
''80 yaşındaki annesi bugün görüşmek için Bakırköy Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne gitti. Çok zor koşullarda, saatlerce bekletildikten sonra bir binada üst katta ufak bir pencerenin arkasında Dilek dururken, annesi ise binanın dışında 45 dakika boyunca başını yukarı kaldırarak yaklaşık 1,5 metre yükseklikteki pencereye bakarak Dilek ile konuşmaya çalışmış.
Koridorlarda farelerin, böceklerin gezdiği bir yerde tutuluyor. En doğal hakkı olan annesi ile görüşmesi bile adeta işkence haline getirilmiş.
Bütün bunları Melih Gökçek'in oğlu Osman Gökçek'in şikayeti nedeniyle yaşıyor. Dilek acilen oradan çıkarılmalı, tüm duyarlı insanların ve kurumların bu yaşananları gündemde tutması gerekiyor.''
( Cafer Doğan sayfasından)
🔴 Arkadaşlar, Ankara’daki eczane skandalında olay aynen şöyle gelişiyor:
Kadın müşteri eczaneye giriyor. Aldığı ilacın parasını ödemek için kasaya gidiyor.
Bu sırada erkek eczacı, telefonunu eline alıp kadın müşterinin eteğinin altından gizlice fotoğraf çekiyor. Bunu iki kez yapıyor.
Kadın, o sırada bacağına bir şey değdiğini hissediyor ancak üzerinde durmuyor ve eczaneden ayrılıyor.
Eczaneden ayrılıyor.
Daha sonra kafasına takılıyor ve “Cüzdanımı unuttum” bahanesiyle eczaneye geri dönüyor.
Tacizci erkek eczacının, kendisi gibi eczacı olan eşine durumu anlatıp kamera görüntülerini izlemek istediğini söylüyor.
Sonrasında yaşananlar anbean videoda⬇️
(Videoda hıçkırarak ağlayan kadın, sapık erkek eczacının eşi)
Garanti Bankası’nın mobil uygulaması üzerinden dolandırıcılık yapan bir ekip var.
Bugün sabah saatlerinde +90(312)7110208 numaralı telefondan aranarak Eureko Sigorta’da biriken para iadem olduğu oltasıyla hesabıma yönlendirildim.
Oltaya takılmamın nedeni dolandırıcıların Garanti uygulamasından bana “onay” kodu göndermeyi başarması! Ve bu sayede şifremi ele geçirmeyi başardılar.
Başka bankadaki hesabıma para transferi yaptırmaya sonra onu kendilerine göndermemi sağlamaya çalıştılar. Diğer banka şüpheli işlemi fark edip uyarı telefonu açınca uyandım.
Garanti ise kendi uygulaması üzerinden bana defalarca kod gönderildiğinin ve işlem yaptırılmakta olduğunun farkında dahi değildi.
Diğer bankanın uyarısı üzerine Garanti şubesine başvurduktan sonra öğrendim ki son dönemde “Eureko’dan arıyoruz” diyerek çok insan üzerinde aynı yöntem kullanılmış.
Bana para iadesi için bir iban ve Zehra Polat ismi verildi. Dekont elimde. Eminim ki yüzlerce sahte isim ve iban kullanıyorlar.
Garanti açısından çok büyük güvenlik açığı söz konusu. Bankanın bir an önce bu işi çözmesi lazım.
Aman dikkat!
Marmara depremi olduğunda, Nasuh Mahruki’nin annesi İstanbul’da hayatını kaybeder. Nasuh düşünür, annem zaten hayatını kaybetti, ona yapabileceğim bir şey yok ancak burada daha kurtaracak çok hayat var deyip, deprem bölgesinde kalıp hayat kurtarmaya devam eder.
Nasuh Mahruki bugün 31 gündür tutuklu
@nasuhmahruki #marmaradepremi
#17Ağustos1999