Nobel Barış Ödüllü Jody Williams'tan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a mektup:
"Demokrasi, ortak yaşam, kadın özgürlüğüne dair fikirleriniz bize umut veriyor. Liderliğinizin toplumsal değişimde önemli bir rol oynadığına inanıyorum."
Özgürlük, barış ve demokratik çözüm mücadelesine yaşamını adayan sevgili Orhan Doğan’ı, aramızdan ayrılışının 19. yılında saygı, özlem ve minnetle anıyorum.
Yaşamı boyunca halkların eşitliği, birlikte yaşamı ve onurlu barışı savunan Orhan Doğan, geride yalnızca güçlü bir mücadele mirası değil; diyalog, demokrasi ve umutla örülü bir yol da bıraktı.
Onun barışa olan inancı ve demokratik çözüm konusundaki kararlı duruşu, bugün de ortak geleceğimizi kurma arayışına ışık tutmaya devam ediyor.
Anısı önünde saygıyla eğiliyor, emeklerini ve mücadelesini daima yaşatacağız.🙏
#OrhanDoğan
"kanserli modernite yaşamından kurtulmadıkça,zihniyet ve irademizle(düşünce-örgüt-eylem)mümkün kıldığımız özgür yaşamı,kaynağıyla birlikte edindiği tüm zenginlikleri içinde yaşayamayız. Er veya geç 'yanlış kurgulanmış hayatlarımızın doğru yaşanmayacağını' anlayacağız."
"Rêbertî"
44 yıl önce bugün, Amed hapishanesinde vahşet boyutunda işkencelere karşı kendilerini feda ettiler. Ferhat Kurtay, Necmi Öner,Eşref Anyık,Mahmut Zengin unutulmaz.
Sönmeyen sonsuz ateşiniz yolumuzu ayıdınlatacaktır!
Baştan sona her saniyesi SUÇ… Savcıları göreve çağırıyoruz.
“Evde Kalsın Kızlar Ne Olur Reis” diyerek kadınların çalışma hakkını hedef alan zihniyet; kadın emeğini görünmez kılmak, kadınları ekonomik bağımsızlıktan mahrum bırakmak ve kadınları yeniden eve, itaate ve güvencesizliğe mahkûm etmek istiyor.
Kreş hakkını, eşit işe eşit ücreti, güvenceli çalışma koşullarını ve sosyal destekleri tartışmak yerine kadınları eve çağıran bu anlayış; bakım emeğini kadınların “doğal görevi” gibi göstermeye, yoksulluğun ve krizlerin yükünü kadınların omzuna bırakmaya çalışıyor.
Oysa kadınların çalışma hakkı bir lütuf değil, en temel insan hakkıdır. Kreş desteği, sosyal haklar ve kamusal bakım hizmetleri ise eşit yaşamın vazgeçilmez koşuludur.
Kadınların yeri yalnızca ev değildir. Kadınlar fabrikada, tarlada, okulda, hastanede, atölyede, sokakta, mecliste ve mücadelenin tam ortasındadır.
Kadın emeğini değersizleştiren bu gerici ve erkek egemen dile karşı; itaati değil özgürlüğü ve eşitliği, sömürüyü değil yaşamı savunuyoruz.
Kızlar evde kalmayacak. Kadınlar yaşamın her alanında var olmaya, üretmeye, direnmeye ve mücadele etmeye devam edecek.