tam 2 senedir suçsuz yere hapis yatıyor bu köpek.
uysal, sevecen. gözleriyle al beni diye yalvarıyor adeta
koca türkiyede bu köpeğe yuva olacak elbet birisi vardır
Ağrı Karakazan İlk Ortaokulu müdürü Melahat İleri, Irmak Koparan öğretmene her türlü işkenceyi yaparak intihar etmesine sebep olan okul müdürü. Tutuklanmalı.
#IrmakÖğretmenİçinAdalet
Gözleri görmüyor , erkek , çipi yok muhtemelen üretim için kullanıldı . Çipe bakan veteriner 4 yaş civarı demiş , karnı şiş ve oldukça bakımsız olduğu söyleniyor . Karşıdan karşıya geçemeye çalışırken bir beyefendi bulmuş fakat barınağa bırakılmaya gidiyor . Kafesler tıklım tıklım dolu bu hayvan barınakta yaşayamaz yuva bulabilir miyiz hep birlikte ? İst - Kağıthane 05317322935 ( Aramadan önce whatsapptan yazarsanız çok sevinirim yoğunluğum sebebiyle )
Tüm yaşam hakkı savunucularına ve vicdan sahibi herkese çağrımdır.
Kamuoyuna yansıyan görüntülerde, hastanenizde görev yaptığı belirtilen doktor Adem Çatak’ın bir köpeği çekiçle vurarak öldürdüğü görülmektedir. Yaşamı korumakla yükümlü bir mesleğin mensubunun böylesi bir şiddet eylemiyle gündeme gelmesi kabul edilemez.
@OzelOdak hastanesi’ni sessiz kalmamaya, kamuoyuna açıklama yapmaya ve gerekli kurumsal adımları atmaya davet ediyoruz.
Bir canın yaşam hakkı hepimizin sorumluluğudur. Paylaşın, duyurun, kamuoyu baskısını büyütün arkadaşlar.
@ttborgtr@DenizliValiligi@DENIZLIBARO@saglikbakanligi@DenizliTabipOda@abakingurlek
#AdemÇatakTutuklansın
Barınağa çok net bir planla gitmiştim. Genç bir köpek istiyordum. Belki bir yavru. Belki bir yaşında bir köpek. Kolay olacak, ağır bir geçmişi olmayan, gözlerinde acı taşımayan ve geçmişi yüzünden sonunda beni de üzmeyecek biri.
Kulübelerin arasında yürüyordum. Genç köpekler havlıyor, zıplıyor ve ziyaretçilere doğru uzanıyordu. Neredeyse yavru köpeklerin bulunduğu bölüme ulaşmıştım ki birden durdum.
En arkadaki kulübede Bruno vardı. Altı yaşında, iri bir rottweiler kırmasıydı. Yüzünde yara izleri vardı, kulaklarından biri garip bir şekilde düşüktü ve burnunun etrafındaki tüyler çoktan beyazlamaya başlamıştı. Havlamıyordu. Zıplamıyordu. İlgi istemiyordu. Sadece durup geçen insanlara bakıyordu.
Durduğumu fark ettiğinde aniden ayağa kalktı ve kulübenin arka tarafına koştu. Uzaklaştığını düşündüm. Ama ağzında bir şeyle geri döndü.
Bu eski, mavi bir battaniyeydi. Ya da daha doğrusu, battaniyeden geriye kalan şeydi: Deliklerle dolu, yıpranmış, kenarları sökülmüş bir kumaş parçası. Bruno onu dikkatlice parmaklıkların yanına bıraktı ve bana, sanki sahip olduğu en değerli şeyi veriyormuş gibi baktı.
Gülümsedim ve görevliye sordum:
“Benimle oynamak mı istiyor?”
Kadın başını salladı.
“Hayır. Bunu herkese yapıyor. Battaniyesini paylaşmayı sevmez. Ama onun elinde kalan tek değerli şeyin bu olduğuna inanıyor. Eğer onu verirse, birinin sonunda onu eve götüreceğine inanıyor.”
Kalbimin sıkıştığını hissettim.
Meğer Bruno neredeyse beş yıl boyunca bir aileyle yaşamış. Onu yavruyken sahiplenmişler. Çocuklarla birlikte büyümüş, evin içinde uyumuş, aileyle seyahatlere gitmiş. Ama sonra aile taşınmış ve büyük bir köpeğin artık onlar için uygun olmadığına karar vermiş. Onu bir torba mama, birkaç belge ve bu battaniyeyle birlikte barınağa bırakmışlar.
Battaniye, yavruluğundan beri onunlaymış. Eski hayatından kalan son parçaymış.
İlk günlerde Bruno neredeyse hiç yemek yememiş. Sadece battaniyeyi bir yerden başka bir yere taşımış, üzerinde uyumuş ve burnunu kumaşa gömmüş. Sonra her ziyaretçi geldiğinde battaniyeyi kulübenin kapısına getirmeye başlamış. Oyun oynamak için değil. Dikkat çekmek için değil. Sanki sahip olduğu her şeyi insanlara sunuyor ve sonunda birinin onu seçmesini umut ediyormuş gibi.
Tam o sırada çocuklu bir aile yaklaştı. Bruno canlandı, battaniyesini aldı ve parmaklıklara doğru koştu. Gözlerinde yeni bir umut ışığı belirdi. Adam kulübenin bilgi kartına baktı, sonra Bruno’ya döndü ve şöyle dedi:
“Daha küçük bir köpek baksak daha iyi olur.”
Ve gittiler.
Battaniye Bruno’nun ağzından düştü. Havlamadı. İnlemedi. Sadece beton zemine uzandı ve başını battaniyenin üzerine koydu. Bu öfke değildi. Reddedilmeye alışmış olmanın verdiği sessizlikti.
Görevli bana sekiz aydır beklediğini söyledi.
Sekiz ay boyunca her sabah eski battaniyesini parmaklıklara taşıyıp beklemişti.
Yavru köpeklerin olduğu bölüme baktım. Gitmeyi planladığım yere. Sonra tekrar Bruno’ya baktım. Beyazlamış burnuna, yara izlerine ve patilerinin altındaki battaniyeye.
Ve bir şeyi fark ettim: Karşımda zor bir köpek görmüyordum. Bir zamanlar kalbi kırılmış ama hâlâ sevmeye çalışan sadık bir yürek görüyordum.
Kulübenin yanına çömeldim.
“Bruno, battaniyeni sakla. Artık onu vermene gerek yok.”
Başını kaldırdı ve kuyruğunu hafifçe salladı.
Görevliye baktım ve dedim ki:
“Onu sahipleniyorum.”
Kapı açıldığında Bruno dışarı fırlamadı. Önce battaniyesini aldı. Sonra yanıma geldi ve hareketsiz kaldı; sanki hâlâ fikrimi değiştirmemi bekliyordu.
Tasmasını taktım ve fısıldadım:
“Eve gidiyoruz, koca oğlan.”
Bu olay üç yıl önceydi.
Bugün Bruno kanepemin yarısını kaplayarak uyuyor, öyle yüksek sesle horluyor ki bütün oda titriyor ve her sabahı hayat yeniden bir armağan olmuş gibi karşılıyor. Bir sürü oyuncağı var ama her akşam yine eski mavi battaniyesiyle uzanıyor.
Sadece artık onu kimseye vermiyor.
Başını üzerine koyuyor ve huzur içinde uykuya dalıyor.
Çünkü artık elinde kalan son şeyi vererek sevgiyi hak etmeye çalışmasına gerek yok.
Ben barınağa sevmesi en kolay köpeği arayarak gitmiştim.
Ama bana sevginin her zaman kolay olmadığını öğreten köpeği buldum. Bazen sevgi; yara izleriyle, beyazlamış tüylerle ve dişlerinin arasında eski bir battaniyeyle gelir.
Ve buna rağmen hayatındaki en doğru karar hâline gelir.
Eğer bu hikâye kalbinize dokunduysa, bir ❤️ bırakın ve geçmişi olan köpeklerin de sevgi dolu bir geleceği hak ettiğine inananlarla paylaşın.
#ALINTIVEŞİİRSEL
Irmak Öğretmen'i tanıyan birinden mesaj aldım:
"Bu öğretmenle normalde aynı yere atanmıştık. Köy uzak, bir erkek ve kadının kalması uygun olmadığı için Karkazan diye bir okula verdiler. Bundan 2 ay kadar önce okuldaki müdür ile bir tartışma yaşıyor ve ceza olarak tabiri caizse benim okuluma gönderiliyor. Benim okuluma gönderildiği zaman askerdeydim. Mayıs'ın 13'ünde terhis aldım. Öğretmenimiz mağdur olmasın ve eski okuluna geri gitsin diye zaman kaybetmeden okuldaki görevime başladım. Fakat gelmem hiçbir fayda etmedi. İlçe Millî Eğitim Müdürü ve kaymakam, öğretmene resmen mobbing uyguladı. Herkesi araya sokup konuşturduk ama nafile. Irmak öğretmenimiz birçok kere dilekçe verdi ama sürekli geçiştirildi. Bu arada bu öğretmen her gün taksi ile gelip gidiyodu lojmanda kalamadığı için ve 1500, 2000 lira gibi bir para veriyordu. Aynı zamanda okula geldiğinde keyfi hiç yerinde olmuyor, enerjisi düşük ve ağlıyordu. Bütün bunların MEB'e iletilmesi fayda etmedi. Öğretmenimizin dün hayatını kaybettiğini öğrendim."
@tcmeb ilgili kişiler hakkında gerekli işlemleri yapmanızı ve kamuoyunu aydınlatmanızı bekliyoruz.
Ağrı Hamur'da okul müdüründen şiddet görüp mobbinge uğradığı iddia edilen 24 yaşındaki öğretmen Irmak Koparan, evinde ölü bulunmuş.
Bu iddialar ivedilikle soruşturulmalıdır. Kurumlarda, dikey hiyerarşiden güç alarak artan mobbingi durduracak bir düzen inşa edilmek zorundadır.
YUVA İLANI
Bu küçük tatlı kızı bi hafta önce sokakta tek başına ağlarken bulduk. Birisi ilan açmayın ben alıcam diyip çocuğun kısmetini kapattı. Ve tabi ki bugün vazgeçti.. Acil yuvaya ihtiyacımız var.
İSTANBUL
Niğde'de yaşadığı ve isminin İsmet Aydın olduğu iddia edilen @tcismet51 kullanıcı adlı şahsın, bu cana ne içerdiği sorulduğunda "öldü" yanıtını verdiği öne sürülüyor. Bu şahıs hakkında acilen inceleme başlatılmasını talep ediyoruz.
@NigdeValiligi@adalet_bakanlik
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Irmak öğrencimdi. Hayat dolu, idealist ve mesleğini çok seven bir çocuktu. Bir ay önce mezun etkinliğinde öğrencilerimle söyleşi yaptı. Herkese ilham oldu. Bugün her kim onu bu sona sürüklediyse araştırılmalı ve gereken yapılmalı. Çok çok üzgünüm. @tcmeb
Üretim mağduru bu çocuk, özgürce oynadığı mahallesinden alınarak bir daha asla koşamayacağı barınağa götürülecek.
Toplama aracı onu almadan önce son kez yuva arıyor.
Paylaşıp destek olur musunuz…💛
Mersin’de terkedilmis Belgian Malinois ‼️‼️ Lutfen ilgilenebilecek kisiler destek versin, sahiplendirne yapmamiz gerekiyor acil, nakil icin yine destek olacagim 🙏🏼🙏🏼 #BelgianMalinois
Meksika'nın Yucatán sokaklarında, Lalo Eduardo adında bir çocuk, her gün mısır patlağı satarak binlerce kişinin kalbini fethediyor. Onun bu çabası, tek ve vazgeçilmez dostu olan köpeğini beslemek amacı taşıyor. Elinde bir kova ve göğsünde küçük dostunu taşıyarak annesine yardım ediyor ve komşularına sürekli gülümsemesi ve büyük sevgisiyle ilham veriyor. Kocaman bir kalbe sahip bu küçük çocuk herkesi etkiliyor.🙏♥️♥️🙏
SESSİZ YAŞAMLAR&CAN YOLDAŞLARIMIZ
ACILAR İCİNDE BİR CAN
Gözune kuru Pisi pisi otu batmış ve günlerdir bu şekilde acılar içinde dolaşıyormuş..😢😢
Bugün acılarına son verdik, bakımını yaptık...
Artık acilarindan kurtuldu,daha iyi olması için tedavisin3 devam edeceğiz....
♥️SEVGİ İYİDİR GÜZELLEŞTİRİR ♥️