Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi bu davadan serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Tedbir kararı yüzünden kurultaya gidemiyorsun ama,
Partinin parasını harcayabiliyorsun.
Partiden istediğini ihraç edebiliyorsun.
Partiye istediğin kişiyi alabiliyorsun
Parti toplantılarını yapabiliyorsun.
Partide karar alabiliyorsun.
Üstelik bunların hepsini mazbatasız yapıyorsun.
Sen bizim aklımızda alay mı ediyorsun @kilicdarogluk
Bugün sabah saatlerinde gerçekleştirilen ev baskınlarında aralarında bir arkadaşımızın da olduğu sosyalistler gözaltına alındı.
Gençliğin iradesine yönelik gözaltı ve tutuklama saldırıları nafile. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın.
#İsmailArı#5Haziran
İsmail Arı’dan mektup var:
“…Mektubumu tamamlarken bir çağrım var. Bir süredir 5 Haziran’daki duruşmama, savunmama hazırlanıyorum. Çok büyük bir hukuksuzlukla ve eziyetle karşı karşıyayım. 5 Haziran’da haber alma hakkınıza, gazeteciliğe ve demokrasiye sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın. Sadece kendimi savunmayacağım, aynı zamanda gazeteciliği savunacağım. Bu süreçte sesime ses olan herkese kucak dolusu teşekkürler, sevgiler. Hangi dağ efkarlıysa orada olmaya devam edeceğim.”
⚠️ “Yolsuzlukları ortaya çıkarmayayım diye 70 gündür cezaevinde tutuluyorum.”
👉🏻 Tutuklu gazeteci İsmail Arı, cezaevinden seslendi:
• Bugün Sincan zindanındaki 70’inci günüm. 70 gündür gazetecilik yapamayayım, yolsuzlukları ortaya çıkarıp hukuksuzlukları anlatamayayım diye cezaevinde tutuluyorum.
• Ne kadar başarılı oluyorum bilmiyorum, görmüyorum ama 70 gündür sesim duvarları aşsın diye çırpınıyorum.
• Sincan Cezaevi, Silivri kadar popüler olmasa da burası da aslında Türkiye’nin aynası durumunda. Dışarıda olup bitenler bu zindana yansıyor.
• Bu hafta koğuşumuza yeni bir ‘misafir’ geldi. Koğuşun yeni üyesi 50 yaşındaki bir CHP delegesi.
• İki kez seçilmiş. Önce halk meclisi üyesi olarak seçmişler, bir de partilileri parti delegesi olarak seçmiş.
• Koğuşun bir diğer üyesi ise söz ve ses sanatçısı. İşte bu yüzden ‘cezaevi Türkiye’nin aynası’ dedim.
• Peki soruyorum: Akademisyenin, siyasetçinin, sanatçının ve gazetecinin cezaevinde ne işi var?
• Avrupa’nın kıskandığını iddia ettikleri Türkiye bu mu? Çok yakınımızda, Sincan F Tipi Cezaevi’nde ise bir başka seçilmiş Belediye Başkanı Tanju Özcan var.
• Bizim yaşadıklarımız ‘büyük bir çöküşü’ kesin olarak gösteriyor. Bu süreçte tarihin doğru tarafında durup durmayanlar da ortaya çıkıyor.
• Önceki bayramı gözaltında, bu bayramı cezaevinde geçirdim. Ben 70 gündür yerde yatıyorum. CHP delegesi de yerde yatıyor.
• Payımıza bedel ödemek düştü. Burada çok sevdiğim ailemden, dostlarımdan, gazetemden uzağım. Kalın duvarların ardındayım.
• Çok büyük bir hukuksuzlukla ve eziyetle karşı karşıyayım.
• 5 Haziran’da haber alma hakkınıza, gazeteciliğe ve demokrasiye sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın.
• Sadece kendimi savunmayacağım, aynı zamanda gazeteciliği savunacağım.
Hukukçulara göre Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin kasasına dokunmaya yetkisi yok.
Personeli işten çıkartma yetkisi yok.
Çıkarttığı işçilerin tazminatını kendi cebinden vermek zorunda.
Çünkü CHP'nin genel başkanı halen mazbatası olan Özgür Özeldir.