Sana teknolojiyi kim sattı? Mühendisler, sanayiciler, devlet adamları. Hepsi aynı şeyi söyledi: hayat kolaylaşacak. Peki kolaylaştı mı? Fabrikalar kuruldu, köyler boşaldı. İnsanlar toprağından koparıldı, şehrin kenarına yığıldı, bant başında vida oldu. Sanayi devrimi insanı özgürleştirmedi, onu parçaya çevirdi. Bir ayakkabının tamamını yapan usta vardı, onu yok ettiler. Yerine sadece tabanı ezen, sadece ipliği geçiren, sadece kutuyu kapatan robotlar koydular. İnsan şeklinde robotlar. Şimdi aynısını beyinle yapıyorlar. Yapay zeka senin düşünme kasını köreltiyor, navigasyon yön duygunu öldürdü, otomatik düzeltme ana dilini unutturuyor. Teknoloji engelleri kaldırıyor diyorlar ama asıl engeli kendisi yaratıyor. Dikkat süren üç saniyeye düştü, çocuklar kalem tutamıyor, yetişkinler iki paragraf okuyamıyor. Buna gelişme mi diyorsun? Neo-Luddistler makineleri kırdığında onlara cahil dediler. Oysa o adamlar tek bir şeyi görüyordu: bu makine beni değil, benim insanlığımı öğütecek. Haklılardı. Şimdi elindeki telefona bak. Seni kim kontrol ediyor, sen mi onu yoksa o mu seni? Kültürel hegemonya bombayla gelmedi, ekranla geldi. Amerikan yaşam tarzı senin diline, sofrana, ilişkine, uyku saatine kadar girdi ve sen buna erişim dedin. Erişim değil bu, teslimiyettir. Toplumsal yaşam teknolojiye rağmen değil, teknolojiden kurtulduğu oranda insani kalır.
“Karanlık zindanlar gün olur aydınlanır
İsyan, dalga dalga büyür
Yiğitler pusatlanır, dağlara yürür
Üç bin yıllık, üç bin yıllık mülkümüz kin.”
Türkistan'da cihat türküleri söylenecek elbet.
Bu ülkede huzurun ve barışın hakim olması en büyük dileğimizdir.
Ama bunun yolu terörist başının Gazi Meclisimiz çatısı altında konuşturulması asla değildir.
Millet de tarih de bunu affetmez.
Amerika’da Yahudilere karşı bir eyleme girdiğinde fişlenmeyi ve işsiz kalmayı göze alacaksın. Kampüslerdeki öğrenciler hep bunu göze alıp İsrail’e karşı eyleme başladı. Amerikan polisleri bir de çok serttir. Bu polisten dayak yiyen çocuklar bir de Müslüman değil. İsrail’in zulmüne karşı kendilerini ortaya koydular ama. Bizim üniversiteler neyle gündemde peki ? Zencilerin iri penisine düşkün kızlarla. Ben bir Türküm ama Türklerin bir mevzusu yok oğlum. Hepiniz kendinizi kandırıyorsunuz. Amerika’daki çocuklara bir bakın. Bir de sizin çocuklarınıza.
Önce ABD’linin 8 yaşındaki kızını yetiştirme tarzına bakıyorum. Sonra dünyaya atın, silahın ne olduğunu öğreten Türk milletinin kız ve erkek çocuklarını nasıl yetiştirdiğine. Alışveriş merkezlerinin cafelerinde dudaklarını büzerek konuşan, karınca görse çıglık atan ay,ay viyaklaması, yani ve aynen’ den başka kelime bilmeyen, yoluna yürümekten, ekmek almaya gitmekten aciz çocuklar.
Türk milleti, anneler bu şekilde çocuklarınıza iyilik değil, kötülük yapıyorsunuz…