İşten çıkınca çocukları evden alıp bu akşam lunaparka götürüp eğlendireceğim sonra da beraber avmde yemek yemeye gideriz hayali kurarken o sırada lohusa depresyonunda olan karım evde çocuklarla:
gecen yeni bir ekip ile gorustum, genc girisimci programi kapanmadan yetiselim diyip sirket kurmuslar
birkac ay sonra 'biz zaten o programi durduracaktik' diyip iptal etmisler haklarini, bagkur borcu cikmis, beni arayip 'abi amerikada nasil sirket acariz' diye soruyorlar simdi
bu ulkenin siyasileri bu ulkeden bi sey cikmasini istemiyor, iyi niyetli degiller, gelecege dair bir planlari varsa bu plan bu ulkenin iyiligini icermiyor
Siz adamı zorla oyuna başlatırsınız 😂
Aha 50 yaşından sonra oyuna başlıyorum.
İlk oyunumu aldım.
Milletin VEKİLLERİ sizde deneyin. Ki zararı var mı yok mu test edin.
Sanırım siz oyun sektörü denilince 3-5 göbekli sakallı adam oyun yapıyor, biz de onları oynuyoruz zannediyorsunuz. Ancak şu anda oyun sektörü, eğlence sektörleri içerisindeki en büyük sektör (dizi, film, müzik endüstrisinin toplam değerinden bile büyük).
Haliyle bu kadar büyük bir sektörde bahsettiğiniz yaş sınırlaması gibi basit düzenlemelerin yıllardır yürürlükte olduğunu tahmin edebilirsiniz.
Yine aynı şekilde ebeveyn kontrol araçları da bu platformlarda mevcut durumda.
SMS atmak gibi lokal çözümlerin teknik anlamda mantığı yok. Çünkü çok daha basit çözümler halihazırda var.
* "Oyun yazılımcıları dernek başkanı ben ve bir grup milletvekiline “Oyun çocukları en fazla asosyal ve içine kapanık olur” dedi. Ben de o çocuklar sonra felakete yol açıyor dedim” sustu."
Susmasının sebebi bu açıklamayı trajik bulmasıdır diye düşünüyorum. Zira farklı şekillerde yapılan bir ton bilimsel araştırma, bireylerin şiddete yönelmesiyle oyunların bir alakası olmadığını kanıtlandı. 100 milyonlarca insanın dünya genelinde oynadığı bir şeyden bahsediyoruz. Sizse o insanlar arasından biri vahşice bir şey yaptığında suçu oyuna atıyorsunuz. Bu aynı marka peynir yiyen 1 milyon kişiden biri vahşi davranış gösterince suçu peynir üreticisine atmak gibi garip bir şey.
Bu mantığına göre dünya tarinin en kanlı dönemi olan 2. Dünya Savaşı da oyunlar yüzünden gaza gelinip yapılmış olabilir. Ancak mevzunun politik olduğu aşikar. Ben şimdi çıkıp "politik kişiler insanları şiddete yöneltiyor" desem kulağa nasıl gelir? Bu örneği çoğaltabiliriz. "Arka Sokaklar izleyenler şiddete yöneliyor", "Fenerbahçe maçı izleyenler şiddete yöneliyor" "Meclis konuşması izleyenler şiddete yöneliyor" "Tiktok'ta 1 saat üstü takılanlar şiddete yöneliyor" bakın böyle sabaha kadar bir sürü uydurma örnekleme yaparım.
Oyun dediğiniz şey derya deniz, tıpkı filmler ve dizilerde olduğu gibi daha ağır dram konularını işleyen yapımlar var, daha çocuk dostu olan yapımlar var. Ve yaş etiketleriyle tıpkı film ve diziler gibi bunların sınırları çizilmiş durumda. Sizse burada bir genelleme yapıp tüm oyunlar kötüdüre getiriyorsunuz işi. Maalesef bu durum kulağa komik geliyor.
Eminim ki bugüne kadar başardıklarınızla olsun, bilgi birikiminizle olsun benim fersah fersah ötemde birisinizdir. Fakat üzülerek söylüyorum yazdıklarınızla oyun sektörüyle alakalı 5 yaşındaki bir çocuk kadar bilginiz olmadığı izlenimini ediniyorum.
Söylemlerinize itiraz edenlere de "oyun lobisi" falan gibi garip yakıştırmalar da bulunuyorsunuz. Düz birer insanız hepimiz. Maalesef lobi yapacak bir gücümüz yok. Bizim gücümüz ortak bir kültürü paylaşmamız. Ve bu kültürü yasaklamak isteyenlere karşı birlikte ses çıkarmamız.
Kısaca özetlemek gerekirse şöyle hayal edin: Tüm filmleri yasaklamak istiyormuş gibi hayal edin kendinizi. Çocukların hiçbiri çocuk filmi dahil hiçbir filmi, diziyi izleyemeyecekmiş gibi hayal edin. Yapmaya çalıştığınız şey bu.
Bunu yaparsanız Türkiye'nin çok büyük potansiyel gösterdiği bir üretim alanını elinden almış olacaksınız. Oyun sektörü sadece vakit geçirdiğimiz bir alan değil, milyar dolarlık bir sektör haline geldi. Ve her geçen gün güçlenmeye devam ediyor. Dünyada belki de en önde koşabileceğimiz nadir alanlardan biri oyun sektörü. O kadar ciddi bir üretim hacmi var. Potansiyeli var. Siz farkında olarak ya da olmadan burada da bizi dünyanın gerisine itmeye çalışıyorsunuz.
Oyun dışında kalan kısmında bahsettiğiniz şeylerin bir kısmı zaten bizim de yıllardır söylediğimiz şeyler. Çocuklara alan açmak, aileleri dijital dünya hakkında eğitmek, bunlara kimsenin bir itirazı yok. Aksine defalarca kez söylendi bu konu. Çünkü özellikle yaşça büyükler anlamadıkları şeylerden korkuyorlar. Halbuki gerekli bilgilendirmeyle aslında bu işin hiç de sanıldığı gibi olmadığını çok daha iyi anlayacaklar.
Eğtim amaçlı kullanılan oyunlarla tanışacaklar, çocuk gelişimine her yaşta katkı sağlayabilecek, analitik yeteneği arttıracak yapımları bilecekler. Tüm dünyanın bu oyunları nasıl kullandığını görecekler. Bizim de istediğimiz bu, bilimin ışığında ailelere bu konuyla ilgili eğitimler verilmesi.
Çocukları korumanın yolu onları tüm dünyadaki yaşıtlarının faydalandığı bir şeyden alıkoymak değil. Onları nasıl doğru kullanabileceklerini eğitim yolulya gösterebilmek.
✅ Steam, Epic gibi kalelerin "toptan erişime engellenmesi" riski kalktı.
✅ Sınıflandırılmamış binlerce bağımsız (indie) oyun yasaklanmaktan kurtuldu, otomatik 18+ sayılacak.
✅ Genç kardeşlerimizin oyun sürelerine kısıtlama getiren teknik dayatmalar iptal.
✅ Yaş doğrulaması e-devlet token'ı ile güvenli şekilde çözülecek.
İlk taslağa göre devasa bir faciadan döndük, evet. Ama, tehlike tamamen geçmiş değil.
Yasadaki "%30-50 bant daraltması" cezasını çoğumuz sadece oyunlarımız yavaş indirilecek sanıyor ama bant daraltması demek Steam, Epic ve oynadığımız tüm online/rekabetçi maçlarda ping, anlık droplar ve packet loss demek.
Üstelik tam da Türkiye'ye yeni 5G teknolojisi geliyor, pinglerimiz düşecek, bağlantımız şahlanacak diye hep birlikte sevinirken sırf bir ceza mekanizması yüzünden suni bir lag'a, çağ dışı bir yavaşlatmaya mahkum edilme ihtimali bizi üzüyor. 5G hızına geçerken, %50 bant daraltmasıyla internetin fişinin çekilmesi büyük bir ironi.
Bizler #Oyunumadokunma derken sadece kütüphanemizi değil, ağız tadıyla, adil bir bağlantıyla oyun oynama özgürlüğümüzü savunduk. Kütüphanemizi kurtardık diye sevinirken, ping batağına düşürülmeyi kabul etmiyoruz!
Siz gerçeklikten bu kadar mı koptunuz? Bu teklifi hazırlayanlar hayatında hiç internet kullanmamış mı?
16 yaşındaki bir gence "günde 55 dakika" sınırı koymak, dalga geçmektir. Ebeveynlerin iradesini yok sayıp, çocuk yetiştirme görevini BTK'ya devretmek hangi akla hizmet? Türk gençliğini dünyadan izole etmeye yemin mi ettiniz?
Yasakçı zihniyetin rengi olmuyormuş, onu gördük.
#OYUNUMADOKUNMA #OyunYasasınıReddediyoruz