Kariyer uzmanları ve müfettişlere zam yapılacağı sıralarda çalışma barışı bozuluyor diye tweet atıyordunuz, şimdi bozulmayacak mı pek hevesli görünüyorsunuz???
Uzunca süredir polis teşkilatımız özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesini bekliyordu.
Bakanlık ve kadrolardaki değişime paralel olarak olağanüstü gündem nedeniyle emniyet reformu beklentilerin aksine gecikti.
Meclis çalışma takvimi de hayli yoğun geçiyor.
Bu konudaki çalışmaların son aşamaya geldiğini, İçişleri ve Maliye arasındaki görüşmelerin tamamlanmak üzere olduğunu söyleyebilirim.
Şu aşamadaki planlamaya göre: Emniyet reformu Kasım ayında meclis gündemine getirilecek, özlük haklarıyla ilgili düzenlemeler Ocak 2027’den itibaren yürürlüğe girecek.
Son şekli verilmediği için detayları yazmıyorum, ancak edindiğim bilgiler yasa önerisine yansırsa 360 bin civarındaki polis ve bekçinin beklentilerinin büyük ölçüde karşılanmış olacağını düşünüyorum.
Umarım, planlandığı gibi olur.
Sosyal medyada yer alan aşağıdaki bir işçi maaşı bordrosu ister istemez memur işçi maaşlarını tekrar gündeme getirdi. Bu durum elbette işçilerin kusuru değildir.
Daha vahim olan durum ise bu maaşların emekli maaşında daha da artacak olmasıdır.
Yıllardan beridir ortaya çıkan sistemsel sorunun nelere yol açtığı ve çalışma barışını zedelediği ortaya çıkmaktadır.
Birtakım siyasilerle bazı görüşmeler var bu görüşmelerin sadece 1 -2 dernek aracılığıyla yapılması doğru değil. Bu işe taraf olanların hepsinin randevularını alması ve taleplerini yinelemesi önemli. Zaman hızla ilerliyor herkes üzerine düşeni yapmalı ve elini taşın altına koymalı
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım Cevdet Yılmaz, @_cevdetyilmaz
Size ulaşabilmek adına sosyal medya gibi gayri resmi bir kanal kullanmak zorunda kaldığım için beni affedeceğinizi umuyorum. Bu, biz müfettişlerin alışkın olduğu bir usul değildir. Ancak biz son 5 yıldan bu yana alışkın olmadığımız bir sürü şeye alışmak zorunda bırakıldık. 35 senelik başmüfettiş ağır iş yükünün altında ezilirken, yakın gözlüğünü takarak planlı tweet atmayı öğrendi, sahte hesaplar üzerinden kendisine ve mesleğine atılan iftiralara, kişisel hakaretlere cevap vermek zorunda kaldı.
Her biri en az bir yabancı dil bilen müfettişler, bilmedikleri bir dili öğrenmek zorunda kalıyor son dönemde. Muhataplarından bir şey istemek zorunda kalmak müfettişlerin dilini yaralıyor. Oysa bize hep kalemde kavi, kelamda kibar olmamız öğütlenmişti. Biz istemeyi çok zor öğrendik. Kendimizi ve yaptığımız işin önemini, aldığımız sorumluluğun ağırlığını izah etmek zorunda kalışımız da ayrıca kalp kırıklığı ve umutsuzluk yaratıyor.
Mesleğe ilk başladığımız yıllardan son on yıla gelinceye kadar, kalemimiz ve mührümüzden başka bir aracımız olmadan, 81 ilde milletimizin çocuklarının hakkının peşinde ömrümüzü tüketirken, turne dönüşü bakkala giderken bile arkamızdan ağlayan çocuklarımızın hakkını da devletimizin koruyacağını bilirdik.
Böylesine yüksek fedakârlık gerektiren mesleklerde çalışanlar, meslekleriyle, hizmet verdikleri kitleyle ve kendilerini görevlendirenlerle bir bağ kurmak zorundadırlar. Bu bağ ne kadar sağlamsa, o kadar azimle ve huzurla çalışırlar. Müfettişler de, yılın 6 ayını ailelerinden ve sevdiklerinden ayrı, son derece kötü koşullarda konaklayarak geçirip, milyonlarca liralık yolsuzluk soruşturmalarını yürüttükleri için tehdit edilirken, günün sonunda kendi evlatlarından önce hizmet etmekle mükellef hissettikleri tüyü bitmemiş yetimin hakkını korudukları, devletin kendilerine verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde devletin kör kuruşunun takibini yaptıkları, katlandıkları zorlu koşullara rağmen yaptıkları işin önemli ve değerli olduğunu hissettikleri için azimle çalışmaya devam etmekteydiler. Ancak devletimizin müfettişine verdiği önem ve değerin azalması, kamu denetim sistemini, sureti soldurulmuş bir resme dönüştürmüş, mührümüz silikleşmiş, kalemimiz kırılmıştır. Müfettişler, devletle kaybolan bağlarının yasını tutmaktadır.
“Müfettiş yalnız insandır” derken üstatlarımız, muhataplarımızla mesafeli olmamızı öğütlerlerdi. Son zamanlarda gördük ki, müfettişler gerçekten yalnızdır.
10 sene öncesinde denk maaşlar aldığımız meslek grupları, şu an neredeyse iki katımız tutarında maaş alırken bizim yoksulluk sınırına mahkûm edilmemiz bir tercih olarak göze çarpmakta ve artık en ön safa en iyileri gönderme zemini sarsılmaktadır. Açılan müfettiş yardımcılığı sınavlarına yeterince başvuru alınamamakta, adayların niteliği gittikçe düşmektedir. Müfettişlik tercih edilen bir meslek olmaktan çıkmıştır.
Geçtiğimiz Aralık ayında yalnızca mesleki itibarımızı değil, umudumuzu da kaybettik.
Mühürlerle beraber, kalpler de umutlar da kırıldı. Sabır taşı çatladı, eti geçti artık bıçak kemikte.
Daha milyon liralık kamu zararı tespitinin mürekkebi kurumadan, bu defa kalemimizden hüzün ve düş kırıklığı damlıyor.
Arz ederim.
Yıllardır mecliste bekletilen A grubu kariyer meslek zammı sendika baskısıyla engellenirken, başka ünvanlara çat diye tazminat zammı yapılıyor.
Devletin nitelikli personeli üvey evlat mı?
@RTErdogan@_cevdetyilmaz@memetsimsek@MemurSenKonf@Kamu_Sen
@ahmetunluysafak Noldu, istediklerine ansızın zam yapıyorlar ve kimseden ses çıkmıyor. Söz konusu müfettiş/uzman olunca ülke ayağa kalkıyor yeter artık be