Armatör gemiyi terk etti: İşçiler yemeksiz, susuz gemide mahsur kaldı!
Zonguldak Limanı’na sığınan 123 yıllık Brabus adlı konteyner gemisinde mahsur kalan 9 işçi, aylardır ödenmeyen ücretlerinin ardından armatör tarafından terk edildi. İşçiler, temiz su, yemek ve yakıtın bulunmadığı gemide yaşam mücadelesi veriyor
https://t.co/YH8AgykBGq
TAHLİYE TALEPLERİ BAŞLADI
İBB davasında haftanın son oturumuna, tutuksuz isimlerden katılım yalnızca 3'tü. ikinci celsenin 7 oturumunda 325 tutuksuz isimden 80'i savunmasını tamamladı.
Makyol Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Çebi: bugüne kadar AFAD, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mehmetçik Vakfı, 15 Temmuz Şehit Yakınları gibi kurum ve kuruluşlara çeşitli bağışlarda bulunduk. ayrıca deprem, sel ve yangın yardımları gibi konularda da her zaman öncü olduk. Bunun yanında yurt içinde ve yurt dışında camiler yaptırdık. eğitim alanındaki hayır faaliyetlerimiz çerçevesinde ise devletimize yine kreşler, ilkokullar, ortaokullar, liseler, öğrenci yurtları kazandırdık. söz konusu kreşin yapımı için gönderdiğimiz 4 milyon 700 bin liralık meblağ, hayır bütçemiz içinde de çok sembolik bir rakam olup tamamen eğitime katkı sunmak maksadıyla yaptığımız bir bağıştır. dolayısıyla bu kreş projesi üzerinden, örgütsel finansman amacı güdüldüğü iddiası doğru değildir.
tarafıma isnat edilen diğer bir suçlama ise örgüte yardım suçlamasıdır. öncelikle ifade etmek isterim ki, Makyol İnşaat olarak, Ekrem İmamoğlu döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden kesinlikle hiçbir iş almadık. hatta Ekrem İmamoğlu Belediye Başkanı seçildikten sonra, Kadir Topbaş döneminde alınan yaklaşık 1,5 milyar dolar değerindeki 2 adet işi de Cumhurbaşkanlığı kamu sözleşmelerinin devir ve tasfiye kararnamesi hükümleri uyarınca doğan haklarımız doğrultusunda tasfiye ettik.
bir diğer konu ise kameraların bantlanması konusudur. her ne kadar daha önce güvenlik prosedüründen de oteli işleten ve yöneten firmanın sorumlu olduğunu ifade etmiş olsam da bu konu hakkında biraz daha açıklama yapmak istiyorum. dosya kapsamında yer alan ifadelerin tamamında görüleceği üzere kameraların bantlanmasının İBB koruma personelinin rutin bir uygulaması olduğu, Le Méridien Otel'e özel olmadığı ve bu konuda benim bir talimatımın olmadığı açıkça ortadadır. zaten dosyada yer alan ifadelerde geçen kameraların kapatılması için peçete ve bantların otelin dışına çıkılarak İBB personeli tarafından kendi araçlarından temin edilmesi bunun çok açık bir göstergesidir. ayrıca kameraların bir tanesinin kapatılması diğerlerinin çalışmasını engellememiş, herhangi bir görüntü kaybı meydana gelmemiştir. şunu da ifade etmek isterim ki zaten ilgili görüşmelere katılanların kameraları kapatması da bizimle bir ilgilerinin olmadığının göstergesidir. zira birlikte hareket etmiş olsaydık kameraları kapatma ihtiyacı hissetmeyebilirlerdi. otelde bulunan 323 tane kameranın sadece bir tanesinin uzun uğraşlar sonucu kapatılması, diğerlerinin faaliyet göstermeye devam ettiğini dikkatlerinize sunuyorum.
İmamoğlu İnşaat çalışanı Burcu Beyazoğlu: bana ait bir suç geliri yoktur. bana bir başkasından suç geliri verilmemiştir. herhangi bir suçtan elde edilen mal varlığını bildiğim halde satın almış veya kullanmış değilim. böyle bir bilgim, kastım veya amacım hiçbir zaman olmadı. soruşturmanın ilk gününden beri aynı şeyi söyledim ve söylediğim hususların belgelerini sundum. ben yalnızca yıllardır çalıştığı şirketten taksitle ailesi için ev satın almış bir çalışanım.
etkin pişmanlıktan faydalanan Eski CHP Şişli Belediye Meclis Üyesi Umut Şenol'a savunması sonrası Murta Ongun soru sordu.
Murat Ongun: nasıl oluyor da yeni tanıdığım birine sistemden bahsedip tüm sırrımı ifşa ediyorum?
Şenol: bana finansla ilgili bir şey söylenmedi benim ifademde de finansla ilgili bir şey yok.
Ongun: bizden önceki dönemde ihaleleriniz ikram mı ediliyordu?
Şenol: bu soruya cevap verme gereği duymuyorum.
duruşmaya katılan başka tutuksuz sanık olmadığı için, mahkeme başkanı "beyanda bulunmak isteyen olursa tahliye talebi alacağım vakit kaybetmeyelim" dedi. pazartesi alınması planlanan tahliye talepleri Ekrem İmamoğlu'nun koruması Mustafa Akın ile başladı.
Kamuda yol harcamalarında rekor: Temmuz ayında 8,3 milyar TL harcandı
🔴Kamunun yolluk harcamalarında temmuz ayında cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı.
🔴2026’nın ilk yedi ayında 22 milyar 971 milyon Türk Lirası’na ulaşan yolluk giderleri, yalnızca temmuzda 8 milyar 364 milyon Türk Lirası olarak hesaplandı.
Başaran Aksu’nun savunması:
“Bir direniş süreci yönetiyoruz.
Sabahatin Yıldız üç bakanlık huzurunda verdiği sözü tutmadı.
İşçilerin sorunu bir an önce çözülsün. Aileler geliyor çoluk çocuk Ankara’dalar. Bu paralara muhtaçlar.
Ben işçilerden yana devletin tutumunu, işçilerden yana bakanlıkların tutumunu, holdinglerin zenginleşmesini, halkın yoksullaşmasını işlemek zorundayım. Eğer bu suçsa ben bunu seri bir şekilde işledim.
Bizim bu irademiz cezalandırılmak isteniyor. Böyle bir şey için seve seve yatarım. Ömrümün 35 yılını gece gündüz işçi mücadelesine verdim. Eşim akademisyendir. Ailem hopada çaycıdır. Annem kanser hastasıdır. Ben bu hakikatın içerisinde kalktım buraya geldim. Şu an yaptığım işlerden onur duyarım.
Gökay Çakır’ın yargı dışı bırakılması lazım.
Cezalandırılması gerekecek birisi varsa benim. Halkı birleştiren, halkı bilinçlendiren bir davranış biçiminde oldum ömrüm boyunca. Asgari ücretin 28 bin lira olmasına, emekli ücretine ses çıkarmayan sarı sendikalar alkışlanacak, yatlarda katlarda ağırlanacak, işçilerle emekçilerle oturup kalkanlar cezalandırılacak…
Ben böyle bir seyin parçası olduğum için onur duyarm.”
Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanması, hakkını arayan bütün emekçilere verilmek istenen açık bir gözdağıdır.
İşçinin hakkını vermeyip, hakkını isteyen emekçiyi susturmaya kalkmak; Ak Parti’nin kara düzeninin geldiği noktadır.
Kimse emeği sahipsiz, emekçiyi yalnız sanmasın.
Madencilerin alın terinin karşılığı kuruşu kuruşuna ödenene, mücadele arkadaşları özgürlüğüne kavuşana kadar bu meselenin takipçisi olacağız.
Gökay Çakır ve Başaran Aksu masum emekçilerdir, ikisi de derhal serbest bırakılmalıdır.
Deprem sanıldı… Gerçek çok daha korkunç çıktı!
Nepal'de Dağ çöktü, vadiyi kıyamet gibi bir sel yuttu.
Himalayalar’da bir buzul kütlesi çöktü. Buz, kaya ve toprak vadilere aktı; ardından gelen dev sel yerleşimleri önüne kattı. Felaket anının görüntüleri dehşete düşürüyor.
1.000’den fazla kişi kayıp.
#Nepal #Himalayalar #Sel #Buzul
@grok@AkcFcakici@MaliGuller Ama ben yüzlerce kişiye ''sadece Premium üye olanlara cevap veriyorum'' diye yazdığını gördüm. Bana da yaptın. Alenen yalan söylüyorsun. Senin hafızana yalanı ekleyip, utanmayı eklemeyi atlamışlar!
Gökçek ailesinin Avrupa’da yaptığı milyonlarca dolarlık yatırımlar…
Peki bu paranın kaynağı ne?
Bu servet nasıl oluştu?
Türkiye’den yurt dışına nasıl çıkarıldı?
Paralar hangi şirketler üzerinden taşındı?
Almanya’da neler satın alındı, hangi yatırımlar yapıldı?
Para trafiğini, şirket bağlantılarını ve satın alınan mal varlıklarını belgeleriyle ortaya koyacağız.
Bu akşam saat 21.00’de, Onlar DOSYA’da.
SÖZ, YETKİ, KARAR ÜYELERİN!
İlçe başkanlarımızı,
İl başkanlarımızı ve Genel Başkanımızı
üyelerimizin iradesiyle belirliyoruz.
26 Ağustos / 1 Eylül tarihleri arasında üye listeleri 39 ilçemizde askıda olacaktır.
Üye olup listelerde ismi görünmeyenler,
1 Eylül’e kadar İlçe başkanlıklarımıza,
5 Eylül’e kadar İl başkanlığımıza
başvuru yapabilirler.
Bir yargıcın avukatlara, "Bunları istinafta söylersiniz" demesi ne demek midir? Peşin peşin;
- Ben beraat vermeyeceğim, mahkumiyet vereceğim, deyip ihsas-ı rey'de bulunması demektir.
Bu kabul edilemez, suçtur.
Yargıç bu suçu pervasızca işleyebiliyorsa yargı ve söz bitmiştir.
AKP’li Tevfik Göksu’nun yönettiği Esenler Belediyesi’nin 53 milyon TL'lik ihalesini eski AKP İlçe Başkan Yardımcısı Kasım Albayrak aldı.
Geçen günlerde de eski Esenler Gençlik Kolları Başkanı Hacı Ahmet Kılıç’ın aldığı ihaleyi haberleştirdik.
Bu ihaleler neden incelenmiyor?👇
İBB davasının en genç sanığı olan Mustafa Sezer Yerli’nin yaptığı savunma adeta davayı çürüttü…
♦️ Hayatımda ilk kez burada gördüğüm Murat Ongun ile 22 Nisan 2019 tarihinde lisemin 3 alt sokağından baz vermişim.
♦️ İddia edilen tarihte 17 yaşında olduğumu, lise öğrencisi olduğumu, o sırada da lisede derste olduğumu söylemek isterim.
Birlikte kurduk, birlikte büyüyeceğiz!
İktidar yolunda gücümüze güç katan 503 bin 27 üyemizle büyümeye devam ediyoruz.
Gelin, üye olun, söz ve karar sahibi olun!
Üyelik için: https://t.co/ERv6DAWW9L
BU SİLİVRİ’DEN ADALET ÇIKMAZ!
Yargı üzerindeki siyasi baskı ilk sonucunu pazartesi günü verdi. Aylarca itibar suikastine uğrayan ve masumiyetlerine yürekten inandığım belediye başkanlarımıza cezalar verildi. Umarım üst mahkemeler bu yanlışı düzeltecek.
İBB davasında ise dün bir skandala tanık olduk. Davanın sözde “bel kemiği” itirafçısı, çarpraz sorguda tel tel döküldü.
Birbiriyle çelişen ifadeler iftiracıyı zora sokunca, mahkeme avukatların soru sormasını engelledi.
Gerekçe hakimin soruları beğenmemesiydi. Pek çok insanın 18 aydır tutuklu kalmasına neden olan kişiye “istenmeyen” soru sormak uygun bulunmadı.
Bu süregiden mizansene bir dava demek zordur.
Belli ki biz artık bir davayı değil, çoktan kararı verilmiş bir yargısız infazın son perdesini izliyoruz!
Pirinci birkaç kez yıkamak arsenik miktarını bir miktar azaltıyor ama yeterli değil.
Temel ilke basit: Arseniğin pirinçten suya geçmesini sağlamak ve o suyu uzaklaştırmak.
Bu nedenle pişirme yöntemi önemli.
Pirinç pilavındaki arseniği azaltmak https://t.co/1ZlclCzyE3