Evladı alkışlanan hayatlara mahkûm olup iffetsizliğe doğru sürüklenirken BİR KAÇ İFFET YOBAZI "Ne der?" diye susan bir müminin imanı kurtlanmıştır.Çıplaklığın altın çağını resmeden hayatların madalyalarıyla sevinen bir millet Allah Resulüne (as) ümmet,Fatih'e varis olabilir mi?
Serhendi Vakfımız üçüncü hizmet yılını tamamladı, elhamdülillah!
Bu geçen sürede Vakfımız çok önemli bir toplumsal problemin çözümünde öncülük yapmıştır.
Halktan para toplanarak inşa edilen hayır hasenat mallarının emaneten şahıslar üzerinde olması kanayan bir yaraydı.
Emanetçi şahısların vefatlarını müteakip mirasçılarla oraları bağışlarıyla inşa eden halk arasında yaşanan olumsuzlukların örnekleri bolca geçmişte yaşanmıştır.
Seyyid Muhammed Saki elHüseyni hazretleri muhterem babalarının vefatını müteakip bu hususta topluma cesaretle liderlik yapmış ve bu malların vakıf mahiyetinde olduğu görüşünü adeta haykırmış ve üzerindeki emanet tapuları da Serhendi Vakfına devrederek fiilen örneklik yapmıştır.
Kendisi sevenler ve sözünü dinleyenler aynı mahiyetteki taşınmazların yüzlercesini Serhendi Vakfına devrederek vazifelerini yapmışlar ve halen de yapmayı sürdürüyorlar.
Dolayısıyla Milletin malları hukuki ve mali güvence altına alınmış, istismar kapıları kapatılmıştır.
Bu uygulama toplumda ve kamuda büyük bir memnuniyetle karşılanmış ve insanlarımızın güvenle hayırlı hizmetlere desteklerinin devamını temin etmiştir.
Serhendi Vakfının, vakıf mahiyetindeki hayır hasenat mallarını muhafaza gayretinin diğer ilgililere de örnek olması en büyük dileğimizdir.
Bilhassa derneklerin,cemaatlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve sosyal dayanışmayla ilgili tüzel kişiliklerin bu çağrımıza icabet etmelerini temenni ediyoruz.
Aksi takdirde şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin sağlayacağı huzur ve güvenin yerini Sui zan,töhmet, istismar ve iftira karmaşası alacaktır.
Hz. Peygamber’in [sallallahu aleyhi vesellem] sünnetini takip etmekten başka Allah Teâlâ’ya giden hiçbir yol yoktur.
(Seyyid Muhammed Sâkî Elhüseyni [kuddise sırruhû])
Serhend Takvim
Manevi Liderlik kolay değildir.
Kendisini, Hizmetini ve arkadaşlarını sıkıntıya sokmayacak şekilde hareket etmelidir.
Milli olmak,
Yerli olmak,
Mevzuata uymak,
Şeffaf olmak,
Dürüst olmak,
Hesap verilebilirlik
Siyasete müdahil olmamak.
Şahsi menfaat peşinde koşmamak,
Kapı kulları yerine emin, adil ve ehil kimselerle istişare etmek gibi hususlara riayet önemlidir.
Sapla saman birbirine karışmasın!
Hayra çağırmak, Kur’an’a hizmet etmek, gariplere yardım etmek, yanlış yolda olanları düzeltmek islamî ve insanî vazifelerdir. Bu iyilikler organize olarak yapıldığında cemaatler ortaya çıkar.
Vatanın, milletin faydasına çalışırlar.
Yönetim kadrolarının hataları varsa devlet gereğini yapar.
Ancak bu soruşturmaları bahane ederek cemaatlerin masum mensuplarına ve umumen Müslümanlara haksız bir şekilde hücum etmek Din düşmanlığıdır. Başka cemaatlere de operasyon daveti yapmak ise toplum huzuruna suikast yapmaktır. İnsanları iyilikten men etmektir. Onları töhmet altında bırakmak adiliğin zirvesidir.
Allah, bu profesyonel kötülük komitelerinin ve kalemşörlerinin şerlerinden Müslüman halkımızı muhafaza eylesin. Amin!
Allah'ım!
Başta Gazze olmak üzere dünyanın dört bir yanında zulüm gören mazlumlara yardım eyle.
Kardeşlerimize sabır, metanet ve nusret ihsan eyle.
Zalimlere fırsat verme; hak ve adaletin yeryüzünde hâkim olmasını nasip eyle.
Bizleri mazlumların duasına ortak olan, onların derdiyle dertlenen kullarından eyle.
#SerhendiVakfı
Rabbimizden, kurbanlarımızı katında makbul buyurmasını ve bu bayramı ümmetin selametine vesile kılmasını niyaz ederiz.
Kurban Bayramımız mübarek olsun.
#SerhendiVakfı
*Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Shavkat Mirziyoyev* ’e,
Silsilemizin büyük pîrlerinin diyarı olan ata yurdumuzu ziyaret etmek bizler için son derece kıymetli bir tecrübe olmuştur.
Büyüklerimizin kabirlerinin büyük bir özenle korunuyor olması ve kardeşlerimizin samimi misafirperverliği bizleri derinden memnun etmiştir.
Başta İmam-ı Buhârî Hazretlerinin Medine i Münevvere yi andìran heybetli kabri ve Şah-ı Nakşibend Efendimiz Hazretlerinin cennet bahçeleri misàli tekkesi ve merkadı olmak üzere ziyaret ettiğimiz tüm mekânlarda fevkalade bir ihtimam anlamlı bir manevi yakınlık yaşadık.
Ziyaret süresince sağlanan güvenlik, gösterilen ilgi ve sunulan hizmetler son derece düzenli ve yerinde olmuştur.
Bu güzel ortamın oluşmasına katkı sağlayan *Özbekistan Başkonsolosu Sayın Sherzod Abdunazarov* Beyefendi başta olmak üzere, zat-ı âliniz nezdinde *Özbekistan devletine* en içten teşekkürlerimizi sunarız.
| Pîrân Efendilerimizin bendesi
Seyyid Muhammed Sâki el-Hüseynî
@president_uz
#SherzodAbdunazarov
*Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Kassym-Jomart Tokayev’e,*
Pîran Efendilerimizden Şah-ı Türkistan Ahmed Yesevi Hazretlerinin kabrini ata topraklarına yakışır bir heybet ve ihtişam içinde ziyaret etmek bizler için son derece anlamlı ve duyguluydu.
Türkistan da ata topraklarımıza yaptığımız bu ziyaret, kalplerimizde derin izler bıraktı. Bizleri köklerimizle buluşturdu.
Seyahatimiz süresince Kazakistanlı yetkililerin girişte, ziyaretlerimizde ve ayrılışta gösterdikleri samimi ilgi ve misafirperverlik, ata yurdumuzda olmanın sıcaklığını bizlere güçlü şekilde hissettirdi.
Bu güzel organizasyonda ziyadesi ile emeği geçen *Kazakistan Türkiye Başkonsolosu Sayın Nuriddin Amankul Beyefendi* başta olmak üzere, zat-ı âlileri nezdinde Kazakistan devletine ve yetkililerine en içten teşekkürlerimizi sunarız.
| Pîrân Efendilerimizin bendesi
Seyyid Muhammed Sâki el-Hüseynî
@TokayevKZ
#NuriddinAmankul
*Kırgızistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Sadyr Japarov’a,*
İslâm’ı ilk kabul eden Karahanlı hanlarının kabirlerine ev sahipliği yapan, Hanefî âlimlerinden İmam Serahsi Hazretlerinin medfun bulunduğu, Müceddidî büyüklerinden Şeyh Sirâceddin Hazretleri’nin ve hatta Hz. Süleyman’ın veziri Asaf bin Berhiya’nin kabirlerini barındıran bereketli Kırgızistan topraklarına gerçekleştirdiğimiz ziyarette, fevkalâde bir muhabbetle karşılanmanın şükrünü ifade ederiz.
*Zat-ı âlinizin nazik kabulleri ve bizatihi alakaları , Kırgızistan Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanı Sayın Abdulaziz Zakirov’un zarif mukabelesi* ve halkın içten ilgisi bizleri derinden duygulandırmıştır.
Ata topraklarında gönüldaşlarımızla kurduğumuz bu samimi ve kalbî bağın sâfiyet üzere devamı niyazıyla, başta zat-ı âlileri olmak üzere emeği geçen tüm yetkililere ayrı ayrı teşekkür ederim.
| Pîrân Efendilerimizin bendesi
Seyyid Muhammed Sâki el-Hüseyni
#AbdulazizZakirov
MİT Başkanı İbrahim Kalın, STRATCOM Zirvesi’nde konuştu:
"Türkiye dahil olmak üzere İslam dünyasının temel sorunlarından bir tanesi maalesef kendi hikayesinin farkında olmamasıdır. Kendi kavram setiyle düşünememesidir. Kendi kelimeleriyle konuşamamasıdır. Halbuki ismini koymadığınız şey sizin değildir. Adını koymadığınız hikaye sizin hikayeniz değildir. Başkalarının gramerini kullanarak kendi kelimelerinizi kullandığınız zaman bile kendi dilinizi kullanmış olmazsınız.
Hikayesini anlatmadığınız şey ise hadise olmanın ötesine geçmez. Yaşanan hadiseler ancak hikayeleştirildikleri zaman kalıcı birer anlatı haline gelirler. O yüzden bizde eskilerin tabiriyle tahkiye sanatı, hikaye anlatma sanatı çok kıymetlidir.
Hikaye anlatmak sıradan bir iş değildir. Hikaye anlatmak hikayeden bir iş değildir. Hikaye anlatmak ciddi bir iştir. Bir hikayeniz varsa söyleyecek sözünüz varsa bir anlatınız var demektir.
Bu anlatının dilini inşa ederken kendi hikayenizi anlatırken hangi kavram setini kendinize referans aldığınız son derece önemlidir. O yüzden biz kendi hikayemizi anlatmak için kendi kavram setimizi, kendi kelime dünyamızı yeniden keşfetmek ve inşa etmek zorundayız. Bunu da bilginin doğru tanımı, hakikatin doğru tasviri, anlatının doğru temeller üzerinde inşa edilmesiyle mümkün olduğunu ifade etmeliyim.
Tam da bu noktada biz karanlık aydınlanmanın bütün saldırılarına, kapitalist tüketim modellerini ve teşhir kültürünün bütün saptırmalarına rağmen ve onlara karşı aklımızı ve kalbimizi korumaya ve özgürleştirmeye devam edeceğiz.
Donukluğa karşı içtihadı, ifsada karşı ıslahı, duraklamaya karşı tecdidi, dağılmaya karşı tevhidi, statükoculuğa karşı yenilikçi geleneği, atalete karşı da devrimci değerleri öne çıkartarak kendimize yeni bir anlatı yeni bir gelecek inşa edeceğiz. Düşman yaratma oyunlarına karşı her an teyakkuzda olup onların oyunlarını boşa çıkartacağız.
Türkiye olarak biz bilgiyi hakikatten, hakikati varlıktan, gücü hak ve adaletten, hikayeyi ve anlatıyı anlam ve istikametten ayırmadan yolumuza devam edeceğiz.
Temel çabamız, gayretimiz hikayemizi evrensel bir dille anlatmak ama hikayemizin sadece şu grubun, bu hizbin, bu bölgenin, bu şehrin değil bütün coğrafyamızın, bütün insanlığın da bir hikayesi olduğunu fark ederek, kavrayarak bize kulak vermeye gönlü olan, aklı olan, kulağı olan herkesle paylaşmak olacaktır.
Bu yüzden de biz hikayemizi inşa edeceğiz, anlatacağız, paylaşacağız ki başkalarının hikayeleriyle bizim hikayemiz de zenginleşsin."
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun Ankara'daki cenazesine gitmek üzere İstanbul'da havaalanındaydım. Maalesef uçak gecikti ve ben yetişemedim. Ben de havaalanında şu mersiyyeyi yazdım. Mevlâ rahmet eyleye.
Vardı Muhsin Bey şitâdan fasl-ı Rahmân’a bugün
Binle hamd, erdi şehâdet ile Yezdân’a bugün.
Lâyık olmuş sîretiyle hulka ol insân-ı tâmm
Kahramânlıkda da timsâl oldu ihvâna bugün.
Eyle eyvâh ki yitip gitdi yiğitler yiğidi
Yine Haydâr gibi dimdik vardı meydâna bugün.
Remz-i sâfvet, mâh-ı gayretdi o sûfî-yi safâ
Yakdı firkat, düşdü âteş böyle her câna bugün.
Ey Zerefşân dil-i hicrâna tesellîdir şu kim
Erdi Muhsin Bey büyük lutf ile ihsâna bugün.
Bir ideoloji, parti, vakıf, dernek, cemaat veya tarikat mensubu olabilirsiniz. Ama taassup ederseniz kör ve sağır olursunuz!
Bizim için dert dava, hatta manadır; o da İslam'dır.
Türkün değerlerine ve o değerlerin savunucusu müslüman Türke düşman. İş siyonist yardakçılığına gelince en önde. Lafa gelince de güya Türkçü.
Vs
Şu dedelerin mental. Kazanmaları kabil değil.