KAMUOYUNUN DİKKATİNE!!!
Eskişehir’de belediyecilik anlayışı ciddi bir koordinasyon sorunuyla karşı karşıya.
Kısa süre önce yerleştirilen billboardların Büyükşehir belediyesi ekiplerince kaldırılması, süreçteki belirsizlikleri gözler önüne seriyor. Bir ekip kuruyor, başka bir ekip söküyor. Bu sürecin sorumluluğu kimde?
Kamuoyu adına şu soruların yanıtlanmasını bekliyoruz:
🔹 İhaleyi alan firmaya toplam kaç billboard yapma ve işletme hakkı tanındı?
🔹 Tepebaşı’nda şu an aktif olarak kaç billboard bulunuyor? Bu sayı ihale şartlarıyla uyumlu mu?
🔹 Billboardların konumlarını kim belirliyor? Belediye mi yoksa yüklenici firma mı karar veriyor?
🔹 Eğer bu billboardlar kaldırılacaktıysa, neden önce kurulum yapıldı? Bu durumun sorumluluğu kime ait?
🔹 Kurulum ve söküm süreçlerinde oluşan iş gücü, araç ve diğer maliyetlerin kamuya yükü nasıl açıklanacak?
Belediye bütçesi, plansız uygulamaların denendiği bir alan olmamalıdır. Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, şehir yönetiminin temel sorumluluğudur.
Eskişehir halkı artık daha açık, daha planlı ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı görmek istiyor.
@ayseunluce@DtAhmetAtac@eskisehirbb@tepebasibeltr
AK Parti kampımıza ait olduğu iddia edilerek sosyal medyada dolaşıma sokulan bu haberin tamamı kurgu, yalan ve dezenformasyondan ibarettir.
Bahsi geçen toplantıda 500 kişi olmasına rağmen, hiç utanılmadan masa başında üretilen bu asılsız hikaye, içerdiği mantık hataları ve baştan aşağı uydurma diyaloglarıyla niyetin ne olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bizim Sayın Cumhurbaşkanımızla olan hukukumuz da, Türk sporuna ve Eskişehirspor’umuza olan desteğimiz de bellidir..!
31 Mart 2024 seçimleri öncesinde verilen vaatleri ve bugün ortaya çıkan tabloyu değerlendirdik.
Eskişehir artık yeni vaatler değil, verilen sözlerin hayata geçtiğini görmek istiyor.
Takdir kıymetli hemşehrilerimizindir…
Sayın Başkan @ayseunluce GÜNYÜZÜ bir ilçedir siz her ne kadar ESKİŞEHİR i merkezden ibaret görseniz de korkarım ki Dış ilçeler vermediğiz önem ve yapmadığınız hizmetlerden dolayı köye dönüşebilir.
Çok kıymetli hemşehrilerim, büyük Eskişehirspor taraftarı;
Son günlerde Eskişehirspor’umuzla ilgili yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyorum. Gündemle ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim.
Geçtiğimiz sezon play-off finalinde arzu etmediğimiz bir sonuç alarak bir üst lige yükselme hedefimizi gerçekleştiremedik. Bu sonuç hepimizi üzse de ben o gün de kimseyi suçlamadan, birlik ve beraberlik içinde yolumuza devam etmemiz gerektiğini ifade ettim.
Geçen sezon şampiyon olmamız için elimden gelen her türlü desteği vermeye çalıştım. Eskişehirspor’un bir daha borç sarmalına girmeyecek, kendi ayakları üzerinde duran güçlü bir yapıya kavuşması için projelerimizi her platformda dile getirdim. (Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanı ve Sayın Valimiz de şahittir) Sadece konuşan değil, sorumluluk alan tarafta oldum; gerektiğinde elimi değil, gövdemi taşın altına koyacağımı da açıkça ortaya koydum. Bugün de aynı noktadayım.
Sezonun sona ermesinin ardından mevcut başkan ve yöneticilerimizle görüşerek kongrenin vakit kaybetmeden yapılmasını, hatta seçimli bir kongreyle yeni projelerin ve yeni vizyonların yarışmasının kulübümüz adına faydalı olacağını kendilerine ilettim. Ancak mevcut yönetim bunun uygun olmayacağını ifade etti.
Bunun üzerine özellikle takımın iskelet kadrosunun korunmasının hayati önem taşıdığını, Akın ve Jakob başta olmak üzere takımın omurgasını oluşturan isimlerin mutlaka elde tutulması gerektiğini dile getirdim. Bunun yanında, bizi doğrudan şampiyonluğa taşıyacak kaliteli ve nokta transferlerin yapılması gerektiğini, bu süreçte de her zaman olduğu gibi destek vermeye hazır olduğumu söyledim.
Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada yönetim, iskelet kadrosundaki iki önemli oyuncusununu tutamayarak kaybetmiş durumdadır.
Eğer mevcut yönetim görevine devam edecekse, kalan iskelet kadroyu mutlaka korumalı ve şampiyonluk hedefi doğrultusunda gerekli transferleri vakit kaybetmeden gerçekleştirmelidir.
Bu süreçte Eskişehirspor’a yıllarca hizmet etmiş eski başkanlarımızdan Halil Ünal’ın da kulübümüz adına çeşitli projeler geliştirmesini ve sorumluluk almasını kıymetli buluyor, Eskişehirspor için ortaya koyduğu çaba nedeniyle kendisine teşekkür ediyorum.
Şunu herkes bilsin ki; başkan kim olursa olsun, yönetimde kim bulunursa bulunsun ben Eskişehirspor’un yanında olmaya devam edeceğim. Bu büyük camiayı hak ettiği yerlere taşıyana kadar hiçbir fedakârlıktan ve hiçbir sorumluluktan kaçmayacağım.
Çünkü Eskişehirspor hepimizin ortak değeridir.
Ve unutulmamalıdır ki;
Kimse Eskişehirspor’dan büyük değildir.
Tepebaşı Belediye Meclisi’nde yaşanan rezalet hakkındaki görüşlerimdir:
Çok açık söylüyorum: Bir daha 3-5 provokatörü meclise getirip, milletin oylarıyla seçilmiş meclis üyelerimizin üzerine salmaya kalkarsanız, tavrımız da tarzımız da istemeyeceğiniz türden değişir. Bunu herkes böyle bilsin, ayağını da buna göre denk alsın.
Belediye Meclisi çatısı; demokratik konuşma, soru sorma ve denetim hakkının gürültüyle, baskıyla, provokasyonla gasp edileceği bir yer değildir. Buna bir kez daha asla taviz vermeyiz.
Öte yandan Tepebaşı Belediyesi ile ilgili yürüyen soruşturma ve davalarla ilgili şimdilik hukuksal sürece saygı açısından konuşmayacağım.
Ancak geçtiğimiz gün yaşanan arkadaşlarımızın siyasi haklarının gaspı tekrarlanırsa bayramlık ağzımıda açarım ona göre!
Bugün Tepebaşı Belediye Meclisi’nde yaşananlar, aslında bir gerçeğin üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir.
Tepebaşı halkının oylarıyla seçilmiş meclis üyelerimize söz vermeyenler, grup başkan vekilimizin konuşmasını engelleyenler, dışarıdan topladıkları kişilerle hakaret ve küfür ettirenler bilsin ki; bu baskılar gerçekleri değiştirmeye yetmeyecektir.
Tepebaşı Belediyesi hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında belediye başkan yardımcısının ve özel kalem müdürünün tutuklu bulunduğu bir dönemde, kamuoyunun cevap beklediği onlarca soru vardır. Ancak onlar sorulara cevap vermek yerine mecliste sesimizi kısmayı tercih ediyorlar.
Ne kadar bağırırsanız bağırın, ne kadar hakaret ettirirseniz ettirin, ne kadar engellemeye çalışırsanız çalışın; Tepebaşı halkı adına gelen bütçenin nasıl kullanıldığını sormaya devam edeceğiz. Milletin parasının nereye harcandığını, kimlere hangi imtiyazların sağlandığını ve ortaya atılan iddiaların hesabını sormaktan vazgeçmeyeceğiz.
Hakaretle, baskıyla, gürültüyle gerçeklerin üzeri örtülemez. Mecliste susturmaya çalıştığınız her soru, yarın Tepebaşı’nın sokaklarında daha yüksek sesle sorulacaktır.
Tepebaşılı hemşehrilerimiz müsterih olsun; halkın emanetine sahip çıkmaya, her kuruşun hesabını sormaya ve gerçeklerin peşinden gitmeye devam edeceğiz. Çünkü Tepebaşı sahipsiz değildir.
Tepebaşı belediye neclisinde bugün
@tepebasibeltr
⛔️Halkın oylarıyla seçilmiş Cumhur ittifakı meclis üyeleri konuşturulmadı
⛔️ Grup başkan vekiline söz hakkı verilmedi
⛔️ Dışarıdan toplanan parti üyelerine yukarıdan KÜFÜR ettirildi.
Her şeye rağmen salonu terk etmeyerek , Belediye başkanımızın garip şovunu seyrettik
Ama
Merak etme sen . Bundan sonra daha dikkatli olacağız , daha çok inceleyeceğiz , Tepebaşı halkının parasını sağında ki solunda ki adamlara yetirmeyeceğiz ❗️
Eskişehir kültürüymüş , sosyal demokrasiymiş, ifade özgürlüğüymüş
Salona hakim olamayarak garip ve anlamsız hareketler sergileyerek bize KÜFÜR ettirdiğiniz gün bitmiştir. Sayın ATAÇ
Sayın Ahmet Ataç,
@DtAhmetAtac
Tepebaşı Belediyesi'nde yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında belediye başkan yardımcınızın, özel kalem müdürünüzün ve çok sayıda kişinin tutuklandığı bir süreçte, kamuoyunun beklediği şey hamaset değil, hesaptır.
Kendi yönetiminizde ortaya çıkan iddialara cevap vermek yerine konuyu başka makamlara taşıyarak, algı oluşturmaya çalışmanız gerçeği değiştirmiyor.
Önce Tepebaşılı hemşehrilerimiz adına belediyeye gelen kaynakların nasıl kullanıldığını açıklayın. Önce belediyenizde yaşananları açıklayın. Önce tutuklanan yöneticilerinizle ilgili kamuoyuna net bir izah yapın.
Yıllardır yönettiğiniz belediyede ortaya çıkan bu tabloyu; gündem değiştirme çabalarıyla, asılsız ithamlarla ve siyasi polemiklerle örtemezsiniz.
Adalet Bakanımız @abakingurlek ’e dil uzatarak, kendi yönetiminizdeki soru işaretlerini ortadan kaldıramazsınız. Tepebaşı halkı laf değil, cevap bekliyor.
Çünkü gerçek şu ki; dikkatleri başka yöne çekme çabanız, Tepebaşı Belediyesi'nde ortaya çıkan iddiaların üzerini örtmeye yetmeyecektir.
Milletimizin vicdanında da hukuk önünde de herkes yaptığının hesabını verecektir.
@abakingurlek
Tek gündemimiz Eskişehir!
Milletvekilimiz Prof. Dr. Ayşen Gürcan ile birlikte Kocakır Mevkii'ndeki TOKİ proje alanını inceledik, yetkililerden son durum hakkında bilgi aldık.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ve TOKİ iş birliğiyle Odunpazarı Aşağıçağlan Mahallesi'nde şehrimize kazandıracağımız bu güzide yaşam alanı, inşallah 2027 yılının ikinci yarısında tamamlanarak hak sahibi hemşehrilerimize teslim edilecek.
🏡 1796 adet güvenli konut
🏫 Evlatlarımız için 24 derslikli ilkokul
🕌 300 kişi kapasiteli cami
🛍️ 20 dükkânlı ticaret merkezi
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şehrimiz için durmaksızın çalışmaya devam...
Bu çocuktan da utanmaz mısın ey Ataç?
Bayram ziyaretlerimiz sırasında Yeşiltepe’de karşılaştığımız bu manzara, Tepebaşı’nın nasıl yönetildiğinin en net göstergesiydi.
Bir çocuk, belediyenin yapması gereken işi yapıyor; mahallesindeki çukurları kendi imkânlarıyla doldurmaya çalışıyordu.
Tepebaşı’nda yollar köstebek yuvasına dönmüş, vatandaş hizmet bekliyor. Belediyenin adı ise hizmetlerle değil, soruşturmalar ve kamuoyuna yansıyan iddialarla gündeme geliyor.
Tepebaşılı hemşehrilerimiz adına ayrılan kaynaklar nereye harcanıyor? Mahalleler neden kaderine terk ediliyor? Vatandaşın hakkı olan hizmetler neden yapılmıyor?
Çocukların bile rahatsız olduğu çukurları görmeyenler, önce dönüp bu kareye baksın.
Çünkü bu fotoğraf sadece bir çocuğu değil; yıllardır ihmal edilen mahalleleri, ertelenen hizmetleri ve cevabı beklenen soruları anlatıyor.
Tepebaşı hizmet istiyor, mazeret değil. Hesap istiyor, bahane değil.
#merakettikATAÇ
Kaç gündür izliyorum.
CHP çevresinden yapılan yorumlar, dönüp dolaşıp AK Parti ve Cumhurbaşkanımız @RTErdogan ‘a çıkarılıyor.
Hem birbirlerine hem bize laf yetiştiriyorlar.
Madem ‘saray işin içinde’ diyorsunuz.
Madem fotoğrafın büyüğünü gördünüz.
Madem büyük oyunun farkındasınız.
Madem bu bir devlet projesi.
Madem yeni siyasi tasarımı anladınız.
Madem gizli planı deşifre ettiniz.
O vakit bozun şu oyunu.
Başlatan siz, geliştiren siz, sonuçlandıran siz, sürdüren siz ama suçlu biz.
‘Tek parti iki genel başkan’ diyen siz, sorumlu biz.
Hem ayranım dökülmesin hem yoğurdum ekşimesin.
Ne güzel!
Tanrı dağında ülkücü
ANKARA çukur ambarda Devrimci
Marşı okuyan türkücü
Girdiği kapa göre şekil alan
En maharetli siyasetçi
Rüzgar gülünü geçtin be
CEMAL
ZAFER ŞAHİN:
Bu mutlak mutlakın kararı üzerinden efendim demokrasiye darbe yapıldı, şu oldu bu oldu.
Ya geç kardeşim.
Senin partin birtakım odakların,
birtakım şebekelerin eline düşmüştü.
Eline düşmek üzereydi.
Devlet seni oradan çekip aldı.
Çünkü sen bunu kendi başına yapabilecek bir
iradeyi ortaya koyamadın.
Devlet mi dedi sana partinin
ilk kongresinin parayla satın alınmasını?
Devlet mi dedi sana senin genel kurultayında delegelere para dağıtılmasına?
Ne güzel hayat ya.
Cebine 10 milyon dolar koyan gelsin,
Türk siyasetinin asırlık çınarı olan partiyi ele geçirsin
Yarın öbür gün devlet buna sessiz kalacak kardeşim, öyle mi?
Yarın öbür gün cebine parayı koyan bir istihbarat servisi ya da yabancı bir ülke Türk siyasetinde taşları istediği gibi oynatacak, istediği gibi değiştirecek. Türkiye'ye yerli bir Zelenski monte edecek, öyle mi? Bu devlet de buna sessiz kalacak.
Bak, şimdi bunların görmek istemediği şey şu:
Ne dedi Joe Biden 2018'de?
Başkanlık yarışında Amerika'da Türkiye ile ilgili konuştu ve dedi ki Erdoğan için:
"Ondan Suriye'de yaptıklarının hesabını soracağım."
Ne yaptı Erdoğan? Suriye'de Amerika'nın planını bozdu.
Akdeniz'e açılan koridor devlet planını bozdu.
Nasıl soracaksın?
"Bu sefer darbe yapmayacağız." dedi.
"Bu sefer" dedi, "muhalefeti DESTEKLEYECEĞİZ..''
#özgürözel #Ekremİmamoğlu #mutlakbutlan
“Daha birkaç gün önce ‘Tepebaşı’nda parklar bakımsız, hizmet yok’ dediğimizde rahatsız oldular…
Bugün ortaya çıkan tablo ise söylediklerimizin bile ötesinde.
Çocuk parklarında çim yerine adeta mera düzeni oluşmuş durumda. Belediyenin asli işi olan en temel hizmetler bile yapılmıyor. Çünkü Tepebaşı’nda yönetimin önceliği vatandaş değil, başka hesaplar olmuş.
Bir yanda yolsuzluk, zimmet ve usulsüzlük iddialarıyla yapılan operasyonlar…
Diğer yanda kaderine terk edilmiş mahalleler, bakımsız parklar, hizmet bekleyen vatandaşlar…
Demek ki belediye kaynakları hizmete değil, başka işlere harcanınca ortaya böyle bir tablo çıkıyor.
Festival ve reklamla algı yönetebilirsiniz ama vatandaşın gördüğü gerçek değişmiyor.
Tepebaşı bugün hizmetsizliğin değil, kötü yönetimin sembolü haline getirildi.
Vatandaş park istiyor, belediye ise mazeret üretiyor.”
#merakettikATAÇ
Her gün hepimize ahlaksızca küfürler eden, sözlerimizi çarpıtan ve hedef haline getiren sözde haber sitesi görünümlü troll hesapların her biri ayda 300 bin TL alıyormuş genel merkezden..
Yanlış duymadınız…
Her biri ayda 300 bin TL alıyormuş.
Bir TV’ye ayda 14 milyon
Diğerine 8 milyon
Bir gazeteye 4, bir diğerine ise 2.5 milyon ödeniyormuş.
Faturalar bugün yarın ortalığa dökülür.
Bu işlere ayda 46 milyon TL ayrılmış…
Niye?
Sana bana küfredip tetikçilik yapsınlar diye… @farukbildirici@tv100
Mahkemeye başvuranlar CHP’li, delil sunanlar CHP’li, birbirini suçlayanlar CHP’li, kurultay tartışmasının tarafları CHP’li…
Sıra iç hesaplaşmalarının siyasi faturasını ödemeye gelince hedef yine Cumhurbaşkanımız ve AK Parti oluyor.
Kendi içlerindeki kurultay kavgası da koltuk mücadelesi de bizim ve milletimizin gündeminde değildir.
Biz CHP’nin kendi iç meselesinin tarafı değiliz. Ancak Cumhurbaşkanımıza ve partimize yöneltilen her haksız ithama karşı cevabımız nettir:
Herkes haddini bilsin. Kendi krizlerini bizim üzerimizden örtmeye çalışmasın.