Ahlaki çöküntü sınır tanımıyor.
Sabık CHP il Başkanı ve sabık CHP’li Özgür Çelik.
Yalan söylemede dünya markasısınız be.
Öncelikle 10 milyar dolar değil 10 milyar lira.
Trump gelecek diye yapılmadı.
Zaten yapılacaktı.
Ama öte yandan NATO toplantısı gibi çok önemli bir toplantı Ankara’da olması bakımından son derece iyi oldu ama bunu sen anlamazsın.
Veee bu para İBB’den, Antalya ve Beliktaş Belediyesinden hortumlanan paraların yanında devede kulak kalır ve üstelik faydalı bir yatırıma gitti.
Hırsızların cebine değil.
Bunlar konuşunca cehalet prim yapıyor.
Emekli vekil neden business class uçuyor ? Devlete yazık değil mi ? Emekli milletvekillerine tanınan ayrıcalıklar tartışılmaya devam ediyor. Daha önce emekli milletvekillerinin çocukları, gelinleri ve damatlarının VIP hizmetlerinden yararlanmasının doğru olmadığını ifade etmiştim. Şimdi ise yurt dışı seyahatlerinde ekonomi sınıfı biletiyle uçmaları gerekirken business class yani ayrıcalıklı sınıfa yükseltiliyorlar.
Kamu kaynaklarının verimli kullanılması gereken bir dönemde, görevde olmayan kişilere bu tür ayrıcalıkların sürdürülmesi kamu vicdanını rahatsız etmektedir. Business sınıfta ayrılan bir koltuk, normal şartlarda ücret ödeyerek seyahat edecek bir yolcuya satılabilir ve havayolu şirketine gelir sağlayabilir.
Ayrıcalıklar görev süresiyle sınırlı olmalı; emeklilik sonrasında kamuya ek maliyet oluşturan uygulamalar gözden geçirilmelidir. Eşitlik ve adalet duygusunu güçlendirmek için VIP ve business sınıfı gibi imtiyazların kapsamı yeniden değerlendirilmelidir. #SONDAKİKA
📌Dikkatle okuyun ibretlik Eskiden bu ülke çok gelişmişti.
45 yasindan küçükler bilmez.
Demokratik bir ülke idi. Aylarca hükümet kurulamıyordu. Demirel gider, Ecevit gelirdi. Ecevit gider, Demirel gelirdi. Arada bir Necmettin Erbakan çoğunluk sağlasa da hükümet kurma görevi ona verilmezdi çünkü en iyiyi bilenler başkalarıydı. Erbakan çok itiraz ederse partisi kapatılırdı. Adalet iyi çalışırdı. Altı ayda bir hükümet değişirdi. İki yılda bir seçim olurdu.
On yılda bir askeri darbe olurdu.
Ne güzel günlerdi.
Hukuk bağımsızdı adalet vardı.
Yüksek yargı üyeleri emekli olunca CHP'ye üye olurdu.
İş bankasında mütevelli heyeti üyesi olurlardı.
Ne güzel günlerdi..
Üniversiteler bağımsızdı, özgürdü. Rektörler CHP üyesi idiler.
Üniversitelere baş örtülü kızlar alınmıyordu. Okuldan atılıyordu.
Ne güzel günlerdi.
Ekonomi çok güzeldi. Çok zengindik. Halkta para çoktu, onun için yağ bulunmuyordu. Kuyrukta yağ alırdık. Pirinç ve çayı bile kuyrukta alırdık.
Bir gecede %4000 faiz alırdık. Kur bir anda devalüe edilirdi.
Ne güzel günlerdi.
Yollarda araba ile gittiğini bilirdin. Herşey doğaldı.
Yollar topraktı. Çukurlar vardı arabanın içinde zıplardın mide, bağırsak, böbrek çalışırdı.
Dağların etrafından, üstünden dolaşmak, viraj almak büyük bir emek şoförlük isterdi. Bol Oksijen alırdık.
Ne güzel günlerdi.
Hastaneye o kadar çok hasta gitmezdi, gittimi eve gelmezdi.
Misafir ederlerdi. İlaç o kadar değerli idi ki, kuyrukta ilaç alırdık. Hasta Ölünce cenazeyi bırakıp eve gelirdik.
Ölümüz bile rehindi
KYK yurtları yoktu burs yoktu ögrenciler ortak ev kiralar zoran okumaya çalışır
Gücü yetmienin çocuğu okuyamazdı
Lise okutmak bile lüks dü şehir nerde eski iki odalı fareli evde yaşardı lise gençliği
Kitapları kimse alamaz bir üst sınıfa geçenin kitapları alınırdı
Ne güzel günlerdi.
Çok güzel heykeller dikilirdi. Okullarda andımız okunurdu. inkılap tarihi ve Atatürk ilkeleri okunurdu. Gerisi önemli değildi. Okullar dediysem, kerpiçtendi. Toprak kokardı, heykeller tunçtandı. Öğretmenler hafta sonu limon satardı.
Ne güzel günlerdi.
Trenler çok yavaş ve tıkır tıkır giderdi. Konya'dan İstanbul'a üç günde giderdik. Seyrede seyrede giderdik. Tabiatı tanırdık.
Otobüslerde ayaklar şişerdi. Yol bitmezdi. Vücudumuzu test ederdik. Uykunun kralını uyurduk.
Trafik polisine Rüşvet vermeden, 50 km yol gidemezdik..
Ne güzel günlerdi.
Ülkenin başbakanını medya patronu Aydın Doğan belirlerdi!..
CHP’nin özeti bu videoda…
CHP’li Tepebaşı Belediyesi Özel Kalem müdürü Tarım arazisine imar verip kendine villa yaptırmış, villaya yol çektirmiş, altına da kaçak bitcoin tesisi kurdurmuş.
398 bin nüfuslu ilçe resmen ayakta uyutulmuş.
Nereden tutsan elinde kalıyor…
ODTÜ’de Türk bayrağına saldırı, karşılıksız kalmadı.
Emniyet, saldırının faillerini topladı.
Bayrakla sorunu olanın, o bayrağın gölgesinde yaşamaya hakkı olmadığını düşünüyorum.
Cezaevine atmaya bile gerek yok, sınırdan gönderin gitsin, hangi bayrağa sarılacaksa sarılsın.
Bu toprakları kirletmesinler.
İBB’deki büyük yolsuzluk davasında gündeme gelen; Murat Gülibrahimoğlu isimli firari şahsın seçim kampanyamıza maddi destek verdiği yönündeki iddialar gerçek dışıdır, açık bir iftiradır.
Söz konusu kişinin seçim kampanyamıza herhangi bir desteği asla söz konusu olmamıştır.
Bu kapsamda kampanyamızın ve şahsımın iftiralarla hedef alınması en hafif tabirle ahlaksızlıktır.
Yaptığı yolsuzluklar ortaya çıkanlar, para kuleleri yıkılanlar, gayriahlaki ilişkilerine bant çekenlerin gündemi değiştirme çabaları nafiledir.
Hangi iftirayı atarsanız atın, yaptığınız yolsuzlukların üzerini örtemeyeceksiniz.
Üzücü sahneler için özür dilerim, ancak bu gerçek unutulmamalıdır. Çocuklarımızın kâfir Batı uluslarının gerçekliğini ve Cezayir'de, Fas'ta, Suriye'de ve diğer birçok Müslüman ülkede halkımıza neler yaptıklarını bilmeleri için nesilden nesile aktarılmalıdır.
Recep Tayyip Erdoğan’ı sevmediğini ve gitmesi gerektiğini söyleyen, muhalif milliyetçiler ve muhalif muhafazakarlar;;
Söyleyin Allah aşkına; Erdoğan gitsin, şu aşağıdaki şebelekler mi gelsin istiyorsunuz?
Koca Türk milletinin kaderini bunlara mı bırakmak istiyorsunuz?!!!
Elinizi kalbinizin ve vicdanınızın üstüne koyun ve cevap verin lütfen....
Özgür Özel beğenmediği savcı, hakim, sosyal medya kullanıcısı ve haber programcılarına tehditler savurmuş.
Yüreği yetip de bu konuşmanın aynısını sıklıkla ziyaret etmeye çalıştığı Avrupa'da ve Sosyalist Enternasyonal'de yaparsa
onlar da Türkiye'nin nasıl bir ana muhalefetle karşı karşıya olduğunu anlama ve bize acıma fırsatı bulacaklardır.
Hatta bir anda gerçekleri görünce Sosyalist Enternasyonel üyeliğini AKP'ye devretmesini bile teklif edebilirler.
Türkiye askeri darbe dönemlerini büyük bedeller ödeyerek aşmayı başardı.
Gel gör ki
Kendini Türkiye'nin
50 yıl geride bıraktığı askeri darbe dönemlerinde sanan ve darbeyi yapacak general olma hayalini kurarak
kendi vatandaşını tehdit eden sivil politikacıyı Cumhuriyet tarihinde ilk kez gördük.
Çok doğal,
Siyasetin anlamını bilmeyen kişiler siyaset yapınca böyle olur
ve ülkemiz bütün kazanımlarını bir anda kaybederek uçuruma sürüklenebilir.
CHP'li Balıkesir belediyesi tarafından direk dansı yaptırılan çocuklara sırtını dönmeyen aval aval bakan CHP'li kitlesi,
Mehter Marşı çalan çocuklara sırtını dönüyor...
Sizin altın gibi gençlere bakacak yüzünüz yok anlaşılan.
İKTİDARA GELİRSEK:
1- Tabela Partisi olarak iktidara gelirsek köylerdekiler hariç muhtarlıklara son vereceğiz.
2- TİK TOK'u kapatacak, gündüz kuşağı feminist programlara son vereceğiz.
3- Bütün genel müdürler, daire başkanları, müdürler çaylarını, kahvelerini kendileri hazırlayacak. Boşlarını kendileri yıkayacak. Masalarının odalarının temizliğini bizzat yapacak!
4- Tabela Partisi olarak iktidara gelirsek, milletvekili sayısını 300'e indireceğiz. Her milletvekilinin 3 olan danışman sayısını 1'e düşüreceğiz.
5- Tabela Partisi olarak iktidara gelirsek Devlet Opera ve Balesi'ni kapatacağız.
6- Üniversite öğrencisi sayısını kademeli olarak bugünkünün 3'te birine indireceğiz.
7- Tabela Partisi olarak iktidara gelirsek kamunun araç, bina kiralama işlerine son vereceğiz.
8- Kamu kurumlarının otellerde "eğitim? seminer, vs" adı altında etkinlik yapmalarına izin vermeyeceğiz.
9- Bütün ilçe belediyelerini kapatacağız.
10- Kadın istihdam oranını yüzde 10'a düşüreceğiz. En az 20 yıl evli olan kadınları emekli edeceğiz. Emekli olduktan sonra boşananların emekli maaşını keseceğiz.
Türkiye'de ne kadar başarısız siyasi figür varsa Soylu'ya saldırır.
Özgür Özel de bunlardan biri.
Bunun siyasi bir getirisi olduğunu sanıyorlar.
Ama problem şu ki Soylu'ya saldırmak onlara kaybettiriyor.
Özgür Özel'e hatırlatma. Ümit Özdağ bunu çok denedi. Sürekli Soylu'ya iftira ve yalanla sataştı. Ama her seferinde kendi aleyhine döndü.
Özgür Özel'e ikinci hatırlatma. "İnsan etrafındaki 5 kişinin ortalamasıdır" diye bir söz var. Sen Ekrem İmamoğlu, Özkan Yalım, Ali Mahir Başarır, Bülent Arınç ve Tanju Özcan'ın ortalamasısın. Bu yüzden koskoca bir enkazsın.