09.06.2026 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığımız tarafından düzenlenen Çalıştay'a katıldık.
Bu verimli toplantıda, oturuma liderlik eden Mustafa KILINÇ başkanımıza, Personel Daire Başkanımız Sadık Demirbaş’a, Grup Başkanımız Kadir Çiçek’e, bu organizasyon için emek harcayan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve bu şeffaf bakış açısı için Gelir İdaresi Başkanlığımıza, toplantıya katılan tüm sendikalarımızın değerli yöneticilerine ayrı ayrı teşekkür ederim.
Toplantıda ele alınan konular gerçekten Gelir İdaresi Başkanlığında görev yapan çalışma arkadaşlarımız için önemli ve öncelikli konulardı.
· Vergi Dairesi Müdür Yardımcılarına, Gelir Uzmanlarına, Devlet Gelir Uzmanlarına inceleme yetkisi verilmesi
· Kreş ve gündüz bakımevi imkanının sağlanması
· Servis ya da ulaşım kartı imkanının sağlanması
· Denetim fazla mesaisi ile ilgili hususlar
· Uzlaşma-Takdir Komisyonları huzur ücretleri
· Diğer kariyer mesleklerde bulunan yabancı dil eğitim desteğinin Gelir Uzmanlarına da sağlanması
· Teşkilatın kullandığı araçların kasko sorunu
· Avukatların vekalet ücretlerinin daha hızlı ödenmesi
· BAŞUZMANLIK modelleri
· Personel istihdam politikası
Konularının da yer aldığı pek çok konu tartışılıp, istişare edildi. Bazı öncelikli konularda; *İnceleme Yetkisi *Kreş ve Gündüz Bakımevi *Ulaşım çok daha hızlı adım atılmasında mutabık kalındı.
BAŞUZMANLIK modelleri ve Gelir Uzmanı için ayrı bir çalıştay takvimi de yapıldı.
Bu şeffaf istişare kültürü için atılan adımı kıymetli buluyor, tekrar organize eden ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. @gibsosyalmedya
@Hugo__mboy@RustCohleFB 7 sezon Fenerbahçe tarihinin en kötü dönemiyse saygı hikaye ! Al birini vur ötekine barçadan oyuncu alıcaz , oyuncu havuzumuzda yüzlerce oyuncu var , hocayla anlaştık diyip seçilen ali neler yaptı yüzyıllık Çınara gördük . Hakanın ondan farkı ne ? Al işte Maldini gitmiş !
"Barcelona, Tottenham, Juventus, City gibi takımlarla olan iyi ilişkilerimiz oyuncu kiralamada fayda sağlayacaktır. 6 kişilik scout ekibimizle 100 kişilik futbolcu havuzu belirledik"
"Büyük bir ekibimiz var. Hocamız belli. Scout ekibi tarama yapıyor. 100 oyuncudan oluşan bir havuzu taradık. Herkesin gurur duyacağı bir Fenerbahçe izleteceğiz, bunun sözünü veriyoruz. "
"Siz benim hayalimdeki Fenerbahçe'yi anlayamamışsınız"
Biz bu filmi daha önce izledik. Hem de daha yüksek bütçelisini. Aynı kuyuya sürekli düşmek, hata değil bir tercih olur. Ve o tercihin sonu da yine aynı hüsran olur.
KARİYER BÜRO SENDİKASI büyümeye, güçlenmeye ve etkisini artırmaya devam etmektedir.
Kuruluşunun henüz 2. yılında, Gelir İdaresi Başkanlığında Türkiye genelinde üçüncü büyük sendika konumuna ulaşan sendikamız; kısa sürede ortaya koyduğu bu büyümeyi, sahadaki samimi mücadelesi, ilkeli duruşu ve üyeleriyle kurduğu güçlü bağ sayesinde gerçekleştirmiştir.
📌 Defterdarlık birimlerinde Bursa, Düzce, Eskişehir, Giresun, Hakkâri, Kayseri, Kocaeli ve Samsun’da yetkili sendikayız.
📌 İl Göç Müdürlüklerinde Yalova, Antalya, Denizli, Manisa, Kayseri ve Kahramanmaraş’ta yetkili sendika konumundayız.
📌 İzmir, Batman, Antalya, Denizli, Sakarya, Trabzon ve Malatya’da Defterdarlık birimlerinde ikinci büyük sendikayız.
📌 İstanbul, Ankara, Yalova, Kahramanmaraş ve Sivas’ta ise Defterdarlık birimlerinde üye sayısı bakımından üçüncü büyük sendika konumundayız.
Üye sayımızdaki bu güçlü artış; gerçek sendikacılığın ne olduğunu gören, emeğin karşılıksız bırakılmaması gerektiğine inanan ve her zaman sahada olan bir mücadele anlayışını destekleyen üyelerimizin ortak iradesidir.
Bizler; üyelerimizin özlük haklarını savunmaya, mali ve sosyal haklarını geliştirmek için mücadele etmeye, çalışma hayatında karşılaşılan her türlü haksızlıkta dimdik durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Başta teşkilatlarımızda büyük fedakârlıkla çalışan temsilcilerimiz olmak üzere; sendikamıza güven duyan, mücadelemize omuz veren ve büyüyen bu yapının parçası olan tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyoruz.
Birlikte daha güçlüyüz.
Birlikte daha kararlıyız.
Birlikte daha etkiliyiz.
#KariyerBüroSendikası
#KariyerBüroSen
@ahmetunluysafak 👏👏👏 Onur duyduk, üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak için daha da çok çalışacağız.
Ağalık sisteminin hüküm sürdüğü sendikacılık düzenine inat daha büyük, daha başarılı olacağız inşaallah.
📌Bursa
📌Düzce
📌Eskişehir
📌Giresun
📌Hakkari
📌Kayseri
📌Kocaeli
📌Samsun
illerinde defterdarlık birimlerinde,
📌Antalya
📌Denizli
📌Kayseri
İllerinde il göç müdürlüklerinde
yetkili sendikayız.
Hem de promosyonsuz, karalama olmadan, rakiplere iftira atmadan, siyaset yapmadan …
Sadece üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak için mücadele ederek, emek harcayarak, hesapsız, kitapsız çalışarak …
Emeği geçen ve destek veren bütün dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Bu mücadelenin neferi olmaktan onur duyuyorum.
Var ol @KariyerBuroSEN
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği 19 Mayıs; bağımsızlık ruhunun, milli mücadelenin ve geleceğe duyulan inancın simgesidir.
Aziz milletimizin istiklal yürüyüşünün başlangıcı olan bu anlamlı günde; Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Gençliğin azmi, emeği ve kararlılığıyla Türkiye’nin yarınlarının daha güçlü olacağına inanıyor; milletimizin ve tüm gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.
#19Mayıs
#AtatürküAnmaGençlikveSporBayramı
#KariyerBüroSendikası
#KariyerBüroSen
HUKUKİ MÜCADELEYE NEDEN BU KADAR ÖNEM VERİYORUZ?
Sendikaların Anayasadan ve yasalardan aldıkları 2 önemli gücü bulunmaktadır.
📌EYLEM GÜCÜ
📌Üyeleri adına her türlü idari işlem için dava tarafı olabilmesi yani HUKUKİ GÜCÜ
Sendikamız kurulduğu günden bu yana üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak maksadıyla yaklaşık 50 davanın tarafı olmuştur.
İlk dava açan olmak gibi bir gayretimiz de yok.
Her şeye dava açmak gibi bir gayretimiz de yok.
Sendikamız bu hukuki başarısını, üye sayısını artırmak için değil, tespit edilen ancak idareyle yapılan görüşmeler neticesinde çözüme ulaşmayacağına emin olduğu konularda, üyelerimizin menfaatlerini korumak için kullanmaktadır.
Açılan davalardaki başarımız da her konunun ne kadar ciddiyetle ve emekle ortaya çıktığını net bir şekilde göstermektedir.
Muhasebe Uzmanlarımızın, SGK Denetmenlerimizin, bizlere güvenip üye olan bütün meslek mensuplarımızın, meslekleriyle ilgili yapısal sorunların çözümü için taraf olduğumuz davalar bulunmakla birlikte açılan davaların büyük kısmı Gelir Uzmanlarının görevlendirme sorunları, bireysel işlemler ve meslek mensuplarının genelini ilgilendiren mevzuat düzenlemeleridir.
Dava sayılarını şekillendiren şey, yapısal sorunların varlığıdır. Yapısal sorunlara en fazla maruz kalan mesleklerimizin başında da maalesef gelir uzmanlığı gelmektedir.
Gelir Uzmanlığı kanunda sayılan kariyer mesleklerden bir tanesi olmasına rağmen, personel politikası yüzünden itibarı zayıflamış, kariyer mesleğe yakışır bir yapılanma içerisinde değil de memuriyet yapılanması içerisinde eritilmiş bir meslek haline gelmiştir.
Bu nedenle, Gelir Uzmanlarının görev tanımlarının ve hiyerarşik durumunun tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta düzenlenmemesi, idarenin bu sorunların çözümü noktasında istediğimiz adımları atmaması, düzenleyici işlemler için yargıya başvurmayı zorunlu kılmıştır.
Devlet Memurları açısından üst norm olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ve Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte, kariyer mesleklerle görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında ast-üst ilişkisi kurulmaması gerektiğinin çerçevesi çizilmiştir. Bunun temel nedeni, Anayasaya dayanan SINIFLANDIRMA, KARİYER ve LİYAKAT ilkeleridir.
Hiçbir kadro yasaların ve yasalara uygun mevzuatların çizdiği çerçeve dışında sınıflandırılmamalı, idarenin takdir yetkisine göre değerlenip, değer kaybetmemelidir. Şüphesiz idarenin takdir yetkisi sınırsız değil, yargı denetimine tabiidir.
Diğer kariyer uzmanlar gibi Gelir uzmanlarının da elbette sorumlu olduğu amirler olacaktır, ancak her hatalı düzenlemeye itiraz ettiğimizde, dava açtığımızda ‘‘Gelir Uzmanları Amir Beğenmiyor’’ yaklaşımı doğru bir yaklaşım değildir. Bazı hatalar çok uzun süredir yapılıyor diye meşruiyet kazanmaz.
Kazanılan davaların, içeriğinin; hukuki kısmının değil de sistemi zora soktuğunun üst perdeden tartışılması hukuk devleti anlayışı ile de hakkaniyetle de uyuşmaz. Hatalı da olsa, ‘‘alıştığımız bir sistem var’’ dayatması neticesinde meslektaşlarımızın rahatsızlığının yok sayılması ne kadar vicdanidir?
Kariyer mesleğe yakışır yapılanma nasıl olması gerekiyorsa öyle bir hiyerarşik yapılanma istemek Gelir Uzmanlarının en doğal hakkıdır.
Diğer kariyer mesleklerde nasılsa öyle ihdas edilen ve görev yapan Gelir Uzmanlarına "ne yapalım artık memur alımı yapılmıyor" bahanesiyle; veznedarlık, icra memurluğu, yoklama memurluğu, …vb görevlendirmeler yapılması, bu hatalı sistemin devam etmesini sağlayan en önemli nedenlerden bir tanesidir.
Ezilen kendisi olmayınca, haksızlığı olduğundan küçük göstermek beraber çalışan bütün kadroların da itibarını zamanla zedelemiştir.
Nitekim var olan tabloda Gelir Uzmanı ne kadar kıymetliyse amirleri de doğal olarak o kadar kıymetli, teşkilatın en büyük parçası olan Gelir Uzmanlarının itibarı ne kadar zayıflamışsa amirlerinin de itibari o derece zayıflamıştır. BUNU GÖREMEMEK, GÖRMEK İSTEMEMEK ASIL SORUNDUR.
Bazı görevler için özelleşmiş bu kadrolara alım yapılmasına bir engel bulunmamaktadır. Ne Gelir İdaresi Başkanlığı yeni yapılanan bir kurumdur ne de Gelir Uzmanlığı yeni ihdas edilen bir meslektir. (1993) On yıllardır devam eden bu sistemsizlik, çaresizliğin değil bakış açısının eseridir. Pek hala GİB, veznedar, icra memuru, sekreter, yoklama memuru, memur, VHKİ istihdam edebilir. Önünde yasal bir engel yoktur.
İdarenin bu tercihinin bedelini sadece Gelir Uzmanları çeksin diyebilen herkesin de bu sorunda bir parça payı vardır. Gelir Uzmanlarına yapılan bu haksızlığa ses çıkarmadıkları için zamanla bir virüs gibi yayılan bu haksızlık birlikte çalışan bütün kadroları sarmış ve rahatsızlığı tahammül edilemeyecek seviyelere getirmiştir.
Sonunda Gelir İdaresi Başkanlığının taşra teşkilatında görev yapan bütün kadroların itibarlarının zayıfladığından şikayet edilir hale gelinmiş, özlük hakları da zayıflayan itibarların etkisiyle dayanılması güç bir noktada sıkışmıştır.
Gelir Uzmanları, Avukatlar arasından seçilen, eski adıyla Koordinatör Avukata karşı sorumlu tutulamaz dediğimizde ve yargı bu durumu hukuka aykırı bulduğunda, aslında avukatların itibarı ile ilgili bir tasarruf ortaya koyulmuyor. Avukatlık ciddi eğitim gerektiren ve çok önemli bir meslektir. Gelir Uzmanlığı da … Gelir Uzmanlarının avukatın ya da başka bir kadronun kalem memuru gibi değerlendirilmesi kabul edilebilir mi? Kaldı ki Gelir Uzmanlığı GİB’in en önemli personel kaynağıdır. Bir tek Gelir Uzmanlarını çıkardığınızda GİB çalışamaz hale gelir. Bu GİB’in merkez teşkilatı için de geçerlidir.
Aynı Avukatlarda olduğu gibi Vergi Dairesi Müdür Yardımcılığı ve Vergi Dairesi Müdürlüğünü kadrolarını da ŞEFLİK kadrosunu da değersiz görmüyoruz. Gelir İdaresi Başkanlığı, taşra teşkilatının personel yapısının kariyer mesleğe göre değil de düz memuriyete göre yapılanması nedeniyle, Gelir Uzmanlarına yapılan haksızlığın idarecilerin, takdir yetkisine ve vicdanına bırakılmasına İTİRAZ EDİYORUZ.
Gelir Uzmanlarına diretilen şey şudur; ‘‘kariyer meslek gibi zorlu koşullardan geçeceksiniz ancak düz memur gibi değerlendirildiğinizde sesinizi çıkarmayacaksınız’’
📌Özlük meselesi de bu konunun mütemmim cüzüdür. Vergi Dairesi Müdürlerinin özlüğü şube müdürü özlüğüne sıkışmış, bu durumda Gelir Uzmanlarının kariyer meslek olarak özlük haklarının diğer kariyer mesleklerle denk olmasına engel olur hale gelmiştir.
Kimse kusura bakmasın, Gelir Uzmanlarının özlük haklarına engel olan hiçbir hususa da Gelir Uzmanları sabretmek zorunda değildir.
Herkesin söylediği ancak davranışlarından hissedemediğimiz gerçek; ‘‘AYNI GEMİDEYİZ’’ ifadesidir. Aynı gemideyiz ancak ‘‘benim rahatım bozulacağına sen haksızlığa uğramaya devam et’’, ‘‘ben hakkımı almadan senin hak alma hayalini kurmana da izin veremem’’ bakış açısı artık vicdanlara ağır gelmektedir. Bir haksızlık uzun süre yaşandı diye haklı hale gelmez.
AYNI GEMİDE OLANLAR GEMİ BATMADAN DOĞRU İSTİKAMETE NASIL ULAŞACAKLAR?
📌Önce gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor; Vergi Dairesi Müdürlüğü, Şube Müdürlüğü statüsünden kurtulmadıkça müdürlerin ve yardımcılarının özlük sorunu çözülemez.
Bu statüde iken Gelir Uzmanlarına amirlik yapması da onları değerli kılmaz Gelir Uzmanlığını değersiz kılar ve bu sarmal döngü devam eder durur. Bunu yıllardır görüyoruz.
📌Bu döngüyü sona erdirecek çözüm yolu, idarecilerin kariyer bir unvana amirlik yapacak bir statüye sahip olacakları yeni bir unvan elde etmeleridir. Ancak tek başlarına yani sadece onlar özelinde yapılacak bir düzenleme ile bunu elde etmeleri hukuken mümkün değildir.
Anayasa Mahkemesi, sınıflandırma, kariyer ve liyakat temel ilkeleri gerekçesiyle bu geçişi hukuka aykırı bulmuştur.(Bkz. İŞKUR İl Müdürünün istihdam uzmanlığa atanması ile ilgili karar)
Bu sorunun yeni bir teşkilat yapısı içerisinde yeni unvanlarla çözülmekten başka çaresi kalmadı.
Bu gerçeğe göre değil de yirmi yıl önceki gerçeklere göre hareket edilirse Vergi dairesi Müdürleri sadece kendi sorunlarını çözememekle kalmayacak, Gelir Uzmanlarının da işini zorlaştırmaya devam edeceklerdir.
Ancak Gelir Uzmanları için tek yol bu değildir. Aylardır ülkemizin en önemli hukukçularıyla tartıştığımız ve bir iki ay içerisinde açacağımız Merkez Taşra ayrımına ilişkin davamızdan da ümitliyiz, yaptığımız görüşmeler neticesinde seçim öncesinde siyasetin bir kararı ile daha önce denk olunan diğer kariyer mesleklerle denk özlük haklarına sahip olabileceğimizden de ümitliyiz.
Aynı gemideysek tek yol ‘‘BAŞUZMANLIK MODELİ’’
Birlikte başka bir çıkış yolu var ancak biz bilmiyorsak dinlemeye de hazırız. Acı gerçek, zamanın daraldığıdır.
Ezcümle, Gelir Uzmanlığı, Muhasebe Uzmanlığı, SGK Denetmenliği, Muhasebe Denetmenliği, İl Planlama Uzmanlığı, İl Göç Uzmanlığı, Vergi İstihbarat Uzmanlığı, Milli Emlak Uzmanlığı, Milli Emlak Denetmenliği, Ticaret Denetmenliği ... kanunda sayılan kariyer mesleklerdir ve kariyer mesleğe uygun çalışma koşullarına ulaşana kadar Kariyer Büro Sendikası mücadele etmeye devam edecektir.
Birlikte mücadele etmeye de
Tek başına mücadele etmeye de
Haklı olduğumuz konularda herkesle mücadele etmeye de HAZIRIZ.
Antalya’da saha denetimi görevini yerine getiren Gelir Uzmanına yönelik, yürüttüğü denetim sırasında gerçekleştirilen fiziki saldırı ve hakareti şiddetle kınıyoruz.
Kamu adına görev yapan, kayıt dışılıkla mücadele eden ve mali düzenin sağlanması için sahada özveriyle çalışan Gelir Uzmanlarına ve tüm kamu çalışanlarına yönelik bu tür saldırılar asla kabul edilemez.
Kamu personeline yönelik her türlü şiddet ve tehdit; yalnızca bireylere değil, kamu düzenine ve hukukun üstünlüğüne yönelmiş açık bir saldırıdır.
Sorumluların gerekli cezayı almasını bekliyor, meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Benzer olayların yaşanmaması adına saha denetimlerinde görev yapan personelin can güvenliğini sağlayacak etkin güvenlik tedbirlerinin ivedilikle artırılması gerekmektedir.
Kamu görevlisinin güvenliği ertelenemez.
#GelirUzmanınaSaygı
Antalya’da saha denetimi sırasında Gelir Uzmanı meslektaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırıyı kabul etmiyoruz.
Gelir uzmanlığı; sınav, liyakat ve yoğun bir yetişme süreci gerektiren bir kariyer meslek olup, vergi adaletinin sağlanması ve kamu gelirlerinin güvence altına alınmasında kritik bir rol üstlenmektedir. Bu görevi sahada icra eden meslektaşlarımıza yönelen her saldırı, yalnızca bireylere değil, kamu düzenine ve devlet otoritesine yönelmiştir.
Bu tür eylemler cezasız kalmaz.
Meslektaşlarımızın yanındayız.
#GelirUzmanınaSaygı
@HMBakanligi@memetsimsek@gibsosyalmedya
Antalyada vazifesini yerine getirmeye çalışan Gelir Uzmanı meslektaşlarıma yapılan saldırıyı şiddetle KINIYORUM.
GELİR UZMANLARI YALNIZ DEĞİLDİR.
#kabullenmedestekver@KariyerBuroSEN
Bir tebessümün çoğaldığı, bir selamın gönülleri yakınlaştırdığı, paylaşmanın anlam kazandığı günlerdir bayramlar…
Ramazan Bayramı’nın herkese huzur, sağlık ve mutluluk getirmesini temenni ediyoruz.
#RamazanBayramı
2025 yılı bütçe verileri önemli bir gerçeği ortaya koyuyor. Türkiye’de merkezi yönetim gelirlerinin yaklaşık %87’si vergi gelirlerinden oluşuyor. Başka bir ifadeyle eğitimden sağlığa, güvenlikten altyapıya kadar kamu hizmetlerinin büyük bölümü doğrudan vergi sistemi tarafından finanse ediliyor.
Ancak vergi sistemi yalnızca kanun metinlerinden ibaret değildir. Kanunlar çerçeveyi belirler; o çerçevenin gerçek bir kamu gelirine dönüşmesi ise sahadaki kurumsal kapasite sayesinde mümkün olur.
Vergi idaresinde yürütülen analiz çalışmaları, saha tespitleri, mükellef hizmetleri ve denetim faaliyetleri bu kapasitenin günlük işleyişini oluşturur. Bu süreçlerin önemli bir bölümü kamuoyu tarafından görünmezdir. Oysa yapılan bir veri analizi ya da bir saha tespiti çoğu zaman milyonlarca liralık vergi kaybının önlenmesine katkı sağlayabilir.
İşte bu noktada Gelir Uzmanları vergi sisteminin sahadaki en önemli uygulayıcı kadrolarından biri olarak görev yapmaktadır. Vergi sisteminin fiilen çalıştığı alanların büyük bölümünde Gelir Uzmanlarının bilgi birikimi, saha deneyimi ve emeği bulunmaktadır.
Buna rağmen vergi sisteminin ürettiği trilyonlar konuşulurken, bu sistemi sahada ayakta tutan kadroların kurumsal konumu ve özlük hakları çoğu zaman aynı ölçüde gündeme gelmemektedir.
Oysa modern devletlerde güçlü vergi sistemleri yalnızca mevzuatla değil, o mevzuatı uygulayan nitelikli insan kaynağı ile ayakta durur.
Türkiye’nin vergi kapasitesinin artırılması, kayıt dışı ekonomi ile mücadele ve kamu maliyesinin sürdürülebilirliği açısından Gelir Uzmanlarının kurumsal konumunun ve özlük haklarının güçlendirilmesi yalnızca mesleki bir beklenti değildir. Bu aynı zamanda kamu maliyesinin geleceği açısından kurumsal bir gerekliliktir.
Çünkü güçlü vergi idaresi güçlü kamu maliyesi demektir. Güçlü kamu maliyesi ise bu sistemi sahada ayakta tutan insan kaynağına hak ettiği değerin verilmesiyle mümkündür.
@tcbestepe@HMBakanligi@gibsosyalmedya
Verginin her aşamasında emeği, alın teri olanların hakkı teslim edilmedikçe vergi haftası sembolik bir hafta olarak kalacaktır.
📌 Muhasebe ve Gelir Uzmanlarının özlük hakları 375 sayılı KHK’ya eklenmelidir.
📌 Fazla emeğin karşılığı sadece denetimlerde değil, tüm birimlerde adil ve hakkaniyetli bir şekilde uygulanmalıdır.
Kamu hizmetlerinin sunulması için vergi toplayarak sunulan her hizmete katkı sunan gelir uzmanları ve kamu personelleri hak ettiği değeri görmelidir.
@RTErdogan@_cevdetyilmaz@avabdullahguler@mehmedmus@memetsimsek@ilhan_hatipoglu@aerdemcantimur
#vergihaftası