Allah'ın ezeli ve ebedi kelamı, ne ironinin ne siyasetin konu kapsamında değerlendirilemez.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Av.Bekir Demircioğlu
(Kur'an Hafızı )
Gösteri Sanatçısı Deniz Göktaş;
"Son kitap, niye son kitap, yazarı daha sonra başka kitap yazamaz mı, bırakın domuz da yemeyiversinler"
şeklinde kur'an üzerine soru şeklinde ironi içeren değerlendirmeler yapmış.
Kur'anın ironi kapsamına konu edilmesi ne kadar yanlış ise,ondan bin derece daha yanlış olan ise ,siyasetçilerin kur'anı güncel, karşılıklı menfaat ve üstün gelme davasına dayal�� siyaset kapsamına konu etmeleridir.
Aksi durum, hukuk dışı keyfi bir alanın oluşması sonucunu doğurur ki, bu uygulamanın yerleşmesi Hukuk dışı KEYFİ bir alanın zemin bulması sonucunu doğurur.
Siyaset sahasının kendi doğası da keyfi olmaktan uzak Hukuk içinde bir alan olması gerekir.
Bu anlamda, bir partinin Kurultayının Hukuk denetimine tabi tutulması, verilen kararın isabetli veya isabetsiz, doğru veya yanlış olmasının dışında, Anayasal Hukuk Düzeninde Kamu yararına uygun olan durumdur.
-Aynı durum Avukatlara ve Savunma makamına yapılan fiili müdahale için de geçerli.
-Bunun sevinilecek hangi yanı var!
-Bunun övünülecek hangi yanı var!
-Hakimlik teminatı ve bağımsızlıgı ihlal edilerek Hakimlere yapılan fiili müdahale ile görevinden uzaklaştırılan Hakimlere, somut delile dayalı yargılama ile oluşturulan ve dereceli denetimden geçen kararları nedeniyle, bir kısım suç şüphelilerine ulufe olarak verilen bedelleri ödettirmek;
yargı bağımsızlığına yapılan fiili müdahalenin ötesinde, yargı faaliyetinin ve yargı faaliyetini yapan hakimlerin, ve adalet hakikatının cezalandırılması anlamına gelir.
-Aihm kararı, suçun kişiselleştirilmesi değil, kişinin suçsallaştırılması anlamına geliyor.
Çünkü ortaya konan somut bir suç yok, suçlu arayışı var.
-Niyet okuması demek, kişinin zorla suçlu gösterilmesidir.
- Eğitim hakkı, masumiyet karinesi, Hukuk önünde kişi olarak tanınma hakkı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, gibi temel hakları korumakla yükümlüdür, Aihm.
-Toplu cezalandırmaya kriter belirleme, Aihm dahil hiçbir mahkeme ve kurumun yetkisi dahilinde değildir.
-Aihm'in görevi, toplu cezalandırmaya kriter mi belirlemek yoksa temel hakların cezalandırma konusu yapılamayacağını tesbit ve tescil mi etmek.
-Aihm 'in görevi temel hakları korumaktır, toplu cezalandırmaya kriter belirlemek değil.
-Yargılama ile niyet araştırması yapılıyorsa, bu durumda kişi'nin "Hukuk önünde kişi olarak tanınma hakkı"yok edilmiştir.
-Hukuk önünde kişi olarak tanınma hakkı yok edilen bir kişiye suçlu denilmez, mağdur denilir.
-Maddi unsur yoksa suç da yoktur.
-Suç yoksa suçlama yapılamaz.
-Suçlama yapılamayınca yargılama da yapılamaz.
-Yargılama yap��lmaması gereken bir durumda yargılama ile niyet araştırması da yapılamaz.
Aihm "yasak" kararında, suçlamanın maddi unsuru yerine , manevi unsur yani niyet üzerinden değerlendirilmesi; "Hukuk önünde kişi olarak tanınma hakkının" zedelenmesi sonucunu doğurma tehlikesi taşımaktadır.
-Bir eylem yasal ise suç olmayan bu eyleme dayalı olarak suç kastı araştırılamaz.
-Suç tiplerinde, ancak yasal olmayan bir eylem varsa yani suç tipine uygun bir eylem ,ancak bu durumda manevi unsur tartışılabilir.
Medeni ve Siyasi haklar sözleşmesi 16 maddesinde; "Kişi olarak tanınma hakkı" başlığı altında;
"Herkes her yerde, hukuk önünde kişi olarak tanınma hakkına sahiptir."
denilmektedir.