Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Kimse Türk Yargısına Parmak Sallayamaz” demiş…
Doğrudur!
Ama bu ilke yalnızca yurttaşlar, avukatlar ya da muhalefet için değil; Cumhurbaşkanı için de, Adalet Bakanı için de, yürütmenin bütün makamları için de geçerlidir.
İstanbul Barosu, Cumhuriyet’in temel değerlerine ve avukatlık mesleğinin onuruna sahip çıkmak amacıyla bir araya gelen bu güçlü birliktelikle yeniden saygın, güvenilir ve etkin günlerine kavuşacaktır.
Hukukun üstünlüğünü, meslek etiğini ve baronun kurumsal itibarını önceleyen bu ortak irade, İstanbul Barosu’nu hak ettiği konuma yeniden taşıma kararlılığındadır.
@umitkocasakal_@onceilkecag2018@Avukataligurbuz@OnceAvukatGrubu@ist_mag
Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin aday tanıtım toplantısı, 9 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 11.30’da İstanbul Barosu Galata Hizmet Binası Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecektir. Tüm meslektaşlarımıza saygıyla duyurulur.
İstanbul Barosu'nun yeni yönetiminin belirleneceği seçim için Cumhuriyetçi Güç Birliği adayını belirledi. Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal isminde uzlaşan grup yarın aday tanıtım toplantısı gerçekleştirecek. 👇
https://t.co/lH5DfAROXN
KAMUOYUNA DUYURUMUZDUR
Bugün yalnızca mesleğimiz değil; Cumhuriyetimizin kurucu değerleri, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı da ciddi tehdit altındadır. Savunmanın sesinin kısıldığı yerde ne hukuk korunabilir ne de adalet sağlanabilir.
Bu nedenle güçlü, ilkeli ve mücadeleci bir baro yönetimine ihtiyaç olduğuna inanıyoruz.
Önce Avukat Grubu olarak; “Önce Ülke, Önce Hukuk Devleti” anlayışıyla, Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ve İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu ile kurumsal kimliklerimizi koruyarak Cumhuriyetçi Güç Birliği çatısı altında bir araya geldik.
İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda, önceki dönem Baro Başkanı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal etrafında ortak irade oluşturduk.
Cumhuriyet’e, hukuk devletine ve bağımsız savunmaya inanan tüm meslektaşlarımızı bu ortak mücadeleye katılmaya davet ediyoruz.
@umitkocasakal_
#istanbulbarosu
Basına yansıyan haberlerde; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine hukuken son derece tartışmalı bir ihtiyati tedbir kararıyla getirilen ve kamuoyunun geniş kesimlerinin tepkilerine rağmen bu görevi kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından gerçekleştirileceği belirtilen bazı satışlardan elde edilecek gelirin derneğimize bağışlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Derneğimiz, kuruluşundan bu yana Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve hukuk devletini savunan, temel hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele eden ve çalışmalarını partiler üstü sürdüren bir sivil toplum örgütüdür.
37 yıldır kararlılıkla savunduğumuz bu ilkeler gereği; demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin, özellikle de ana muhalefet partisinin yönetimine, olağan demokratik süreçler ve kurultay iradesi dışında kayyum niteliğinde bir müdahaleyle getirilen bir yönetimden gelecek herhangi bir bağışın derneğimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
80 cuntasında siyasi partilere müdür atayan Kenan Evren ve tayfasından sonra saray rejimi de yargıyı siyasallaştırarak CHP yönetimini görevden almış siyasi muhalefeti ve demokrasiyi tamamıyla rafa kaldırmıştır.
Bugünden sonra hiçbir siyasi parti, hiçbir karar, hiçbir yapı güvende değildir. Saray yargısı da buna dahildir. Bugün yıkılan Cumhuriyet Halk Partisi'nin kapısı değil çok partili rejimdir, hukuk güvenliğidir, demokratik özgürlükler ortamıdır.
Ancak Türk Milleti bu karanlıklar sarmalından kurtulmayı bilecektir.
Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
Cumhuriyet Halk Fırkası, Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyetlerinden neşet etmiştir. 80 darbesinde kapatılırken dahi bu muameleleri görmemiştir. Er ya da geç bunun bedeli olur, olacak!
Türk Bayrağı’na, Cumhuriyetin kurucu değerlerine ve milletimizin ortak milli iradesine yönelen her türlü saldırgan, tahrik edici ve provokatif eylem; hukuk devleti ilkesine, anayasal düzene ve toplumsal barışa yönelik ağır bir tehdit niteliğindedir. Milli birlik ve kamu düzenini hedef alan bu tür fiillerin hiçbir surette meşruiyeti bulunmamakta olup, sorumluları hakkında hukukun öngördüğü tüm idari ve cezai süreçlerin işletilmesi zorunludur.
Kamuoyuna yansıyan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti olan, ulusumuzun en büyük Münevverlerinin yetiştiği Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampüsünde bir kısım vandalın ,Türk Bayrağı’nı ve Cumhuriyetin kurucu değerlerini hedef aldığı yönünde ciddi toplumsal infial yaratan görüntü ve iddiaları büyük bir üzüntüyle takip etmekteyiz.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilk dört maddesi devletin şekline, Cumhuriyetin niteliklerine, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, resmi diline, bayrağına ve milli egemenlik esasına ilişkin değiştirilemez temel hükümlerdir. Bu hükümler yalnızca normatif düzenlemeler değil, Kurtuluş Savaşı’nın, Cumhuriyet Devrimi’nin ve toplumsal birlik iradesinin hukuki ifadesidir.
Anayasa’nın 66. maddesinde düzenlenen Türk vatandaşlığı bağı, etnik, mezhepsel veya ideolojik ayrımları değil, ortak vatandaşlık hukukunu esas alan anayasal bir aidiyet tanımıdır. Türk Bayrağı ise bu ortak iradenin, bağımsızlığın ve milli egemenliğin simgesidir.
Cumhuriyetin temelini oluşturan devrim kanunlarını ve laik hukuk düzenini hedef alan anlayışların, üniversiteler başta olmak üzere kamusal alanlarda meşrulaştırılmaya çalışılması kabul edilemezdir. Üniversiteler şiddetin, nefretin ve ayrıştırıcı ideolojik provokasyonların değil, bilimsel düşüncenin ve özgür tartışmanın mekânı olmak zorundadır.
Demokratik toplum düzeninde ifade özgürlüğü elbette anayasal güvence altındadır. Ancak hiçbir özgürlük, ortak milli değerlere yönelik aşağılayıcı, tahrik edici ve toplumsal barışı zedeleyici fiillere meşruiyet sağlamaz. Hukuk devleti, hem temel hakları korumak hem de kamu düzenini ve anayasal değerleri savunmak zorundadır.
Bu çerçevede, Türk Bayrağı’na, Cumhuriyetin kurucu değerlerine ve toplumsal birlik duygusuna yönelik her türlü saldırgan ve provokatif tutumu kınıyor, yetkili makamları olayın tüm yönleriyle, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ve şeffaf biçimde soruşturmaya, bu tip olayları meşrulaştıran hatta teşvik eden bölücü siyaseti barış kisvesiyle gündeme sokan siyaseti bu tutumlarından vazgeçmeye davet ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu
Bursa’da meslektaşımız Av. Hatice KOCAEFE, yürüttüğü bir icra takibi nedeniyle hedef alınarak gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir. Bu saldırı, bir avukata yönelmiş bireysel bir şiddet eylemi değil, savunma hakkına, hukukun üstünlüğüne ve yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlık mesleğine yönelmiş ağır bir saldırıdır. Kuşkusuz ki failler bu cüreti Avukata kinini her koşulda gösteren siyaset ve aynı sıralarda yetiştiğimiz kürsünün öbür yanında oturan “meslektaşlarımızın” tutumlarından almaktadır.
Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef haline getirilmesi; cezasızlık algısının, kutuplaştırıcı dilin ve mesleği itibarsızlaştıran söylemlerin doğrudan sonucudur. Yargının tüm unsurları ve kamu otoriteleri, avukatların güvenliğini sağlama ve mesleki faaliyetlerini baskı ve tehditten uzak yürütmelerini temin etme yükümlülüğü altındadır.
Bu dosyada yürütülecek soruşturma ve kovuşturmanın etkili, hızlı ve şeffaf şekilde yürütülmesini, fail ya da faillerin, varsa azmettirenlerin en ağır şekilde cezalandırılmasını, Avukatlara yönelik şiddeti önleyici yapısal tedbirlerin derhal hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
Avukatlar, görevlerini ifa ettikleri için hedef alınamaz. Savunma susturulamaz.
Meslektaşımızı saygıyla anıyor, ailesine ve tüm meslektaşlarımıza başsağlığı diliyoruz.
Müdafii olduğu dosyada görevini yaptığı için özgürlüğü elinden alınan meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan İBB davası olarak bilinen dosyanın 22.04.2026 (YARIN) yapılacak duruşmasında ifadesini verecek. Meslektaşımızı ve mesleğimizi savunmak için bütün meslektaşlarımızı dayanışmaya davet ediyoruz.
Meslek içi eğitim seminerleri programımız kapsamında yedinci eğitimimiz Sigorta ve Tahkim Uygulamaları alanında ve Av. Gönül Kapağan eğitmenliğinde;
Sigorta Tahkim Başvuru Usulü,
Sigorta Tahkim Komisyonunda İncelenen Uyuşmazlıklar,
Sigorta Tahkim Alanında Güncel Değerlendirmeler
Konularına ilişkin gerçekleştirilecek olup eğitim programımıza tüm meslektaşlarımız davetlidir.
Eğitim programımız zoom üzerinden yapılacak olup katılım ücretsizdir.
Zoom linki sosyal medya hesaplarımızdan paylaşılacak olup toplantı kimliği ve parola bilgileri de ayrıca afişimizde mevcuttur.
🗒️ 27.04.2026
🕖 20:30
Savunmanın bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkesine olan inancımızla, adaletin tesisi için kararlılıkla mücadele etmeye devam ediyoruz. Avukatlık mesleği; yalnızca bir meslek değil, hak arama özgürlüğünün en güçlü teminatı, demokratik toplumun vazgeçilmez unsurudur.
Savunmayı susturmaya yönelik her türlü baskının karşısında, mesleğimizin onurunu ve sorumluluğunu taşıyarak; hukukun evrensel ilkelerinden, çağdaş değerlerden ve adaletten asla taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
Bu bilinç ve sorumlulukla, savunmanın gücünü temsil eden tüm meslektaşlarımızın Avukatlar Günü’nü saygıyla kutluyoruz.
Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu
Cumhuriyetin aydınlık yarınlarını emek, cesaret ve eşitlikle kuran, hayatın her alanında bütün zorlukları göğüsleyen tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun…
#8MartDünyaKadınlarGünü