Haydi Ankara, el ele omuz omuza...
19 Mayıs ruhuyla, bağımsızlık ateşiyle, gençliğin kararlılığıyla Atamızın huzuruna yürüyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’ın katılımlarıyla; Güvenpark’tan Anıtkabir’e gençlik kortejinde omuz omuza olacağız.
🗓️ 19 Mayıs Salı (Yarın)
🕑 14.00
📍 Güvenpark / Kızılay
Tüm halkımız davetlidir!
Bu ülkenin yarınlarına olan inancımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.
Çünkü biz; zor zamanlarda kenetlenen, dayanışmayı büyüten, milletinin derdini kendi derdi bilen, memleketi için omuz omuza veren büyük bir milletiz.
Artık, ülkemizin kirli siyasetin gölgesinden kurtulduğu, hukukun üstünlüğünün hâkim olduğu, demokrasinin güçlendiği bir geleceği hep birlikte kurmak zorundayız.
Birlikte çalışıyor, birlikte mücadele ediyoruz.
Ve Türkiye’ye hep birlikte umut olacağız.
Çünkü biz birlikte güçlüyüz.
@eczozgurozel@ekrem_imamoglu
Ata Çiftliği (BAKAP) 3,5 milyon metrekarelik alanı, üretim sahaları, meyve bahçeleri, tıbbi aromatik bitkileri, 40 kilometrelik yürüyüş parkuru ve 19 kilometrelik bisiklet yoluyla Başkentimizin yeni yaşam ve üretim merkezi oldu.
Toprağın değerini bilen, üreticiyi destekleyen ve tarımın geleceğine yatırım yapan bir anlayışla; üretimi, doğayı ve sürdürülebilirliği bir araya getiriyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Milletvekilleri Ortak Açıklamasıdır;
Son günlerde kadınların siyasetteki varlığını hedef alan, ahlak ve vicdan sınırlarını aşan saldırılar; sadece belirli kişilere değil, siyasetin onuruna, kadınların kamusal yaşam mücadelesine ve demokratik siyasete yönelmiş organize bir itibarsızlaştırma girişimidir.
Bizler, kadın milletvekilleri olarak; sistematik hale gelen hakaret dilini, yalanı, iftirayı ve kadın siyasetçiler üzerinden yürütülen linç kampanyalarını en güçlü şekilde kınıyoruz.
Türkiye siyasetinde geçmişte de sert tartışmalar yaşanmıştır. Ancak bugün gelinen noktada hakaretin, yalanın ve iftiranın olağanlaştırıldığı; ailelerin, çocukların ve kişisel hayatların hedef haline getirildiği zehirli bir siyasi iklim yaratılmıştır. Kadın siyasetçileri susturmayı, itibarsızlaştırmayı ve toplum önünde yalnızlaştırmayı amaçlayan bu kirli anlayışı kabul etmiyoruz.
Kadın siyasetçilerin namusuna, ahlakına ve kişilik haklarına yönelik alçakça saldırılar hiçbir koşulda kabul edilemez. Kadınların siyaset yapma hakkını baskı altına almak, onları aşağılık ithamlarla hedef göstermek ve kamuoyu önünde itibarsızlaştırmaya çalışmak; demokratik siyasete vurulmak istenen ağır bir darbedir. Çünkü hedef yalnızca bugün görev yapan kadın siyasetçiler değildir; hedef, yarının kadın siyasetçileridir.
Kadınların siyasette daha fazla yer almasını engellemek, genç kadınlara “bedeli ağır olur” mesajı vermek isteyenlere açıkça söylüyoruz: Başaramayacaksınız.
Bir insanın onuruna, ailesine, hayatına ve emeğine yalanlarla saldırmak; yalnızca siyasi bir çirkinlik değil, aynı zamanda büyük bir vicdan ve ahlak sorunudur. İnancı, ahlakı ve toplumsal değerleri dilinden düşürmeyenlerin; iftira karşısında sessiz kalması, hatta bu kötülüğü desteklemesi kabul edilemez.
Yargı eliyle siyaset dizayn edilirken, kadınların siyasetteki varlığını hedef alan bu karanlık dil; bizleri korkutamayacak, susturamayacak ve geri adım attıramayacaktır. Tam tersine, kadınların eşit temsil mücadelesini daha da büyütecek; dayanışmayı daha da güçlendirecektir.
Kadınların kamusal yaşamda, karar alma mekanizmalarında ve siyasette eşit biçimde yer alma hakkı; hiç kimsenin karalama kampanyalarıyla engellenemeyecek kadar meşru ve güçlüdür.
Bugün kadın siyasetçilere yöneltilen saldırılar karşısında sessiz kalmayan herkes, aynı zamanda demokratik toplum düzenine de sahip çıkmaktadır.
Bu ülkenin vicdanına, kadınların dayanışmasına ve halkımızın sağduyusuna güveniyoruz.
Kadınları hedef gösterenlerden, nefret dilini büyütenlerden ve iftirayı siyaset yöntemi haline getirenlerden hukuk önünde ve toplum vicdanında mutlaka hesap sorulacaktır.
Ortaya atılan tüm yalanlar, hakaretler ve kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadeler hakkında gerekli suç duyuruları yapılmıştır. Başlatılan yargı süreçlerinin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, kadınların onurunu ve siyaset yapma hakkını hedef alan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
Mansur Yavaş, Belediye Başkanları Buluşmasında konuşuyor.
Baktılar ki belediyeler bu şekilde başarılı olmaya devam ederse kaçınılmaz bir sonuç geliyor, iktidar değişecek.
Ne yapmaları lazım siyaseten yenemiyorlar, silkeleyin dediler.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, BelPlas AŞ’de üretilen organik ve mikrobiyal aktivitesi yüksek sıvı gübreleri, yerel üreticiyle buluşturdu.
Yüzde 50 hibeli desteğin birinci kısmında, 916 üreticiye 177 bin 60 litre sıvı gübre dağıtımı gerçekleştirildi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş'ın yanındayız!
Bütün siyasi faaliyetlerini devlet kaynakları ile yapan, siyasi programlara helikopterlerle giden, seçim kampanyalarını devletin kasasından yapan, valilik ve kaymakamlıkları seçim ofisine çeviren, parti mitinglerine memurları zorla götürenlerin Mansur Başkanımıza kamu kaynaklarını kullanmayı öğretmeye nefesleri yetmez.
Yavuz hırsızın ev sahibini bastırdığı bu çarpıklığa boyun eğmeyeceğiz.
Güzel Türkiye'miz için hep birlikte, kale gibi sapasağlam duracağız!
Adaletin yok sayıldığı bir kara günü daha yaşıyoruz.
Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol, yıllar önce İzmir’de bir kooperatifin yönetim kurulunda yer aldığı için tutuklandı. İmza yetkisi bile yoktu.
Herkes biliyor ki Ümit Erkol, CHP Ankara İl Başkanı olmasaydı, tutuklanmayacaktı.
Verilen karar, partimize yönelen saldırılardan bağımsız değildir.
Ama ne yaparlarsa yapsınlar biz adaleti, hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz.
Mücadeleyi veren millettir, galibi de millet olacaktır!
Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol’un tutuklandığı haberini aldık.
İl Başkanımız adresi belli görevi ortada, kamuoyunun gözü önünde bir isim…
Kaçma şüphesi yok, delil karartma ihtimali yok. Buna rağmen tutuklama kararı veriliyorsa, burada hukuktan söz edilemez.
Çünkü hukukun en temel ilkesi açıktır:
Tutukluluk istisnadır, esas olan tutuksuz yargılamadır.
Ama bugün görüyoruz ki,
istisna olması gereken bu durum bilinçli şekilde kural haline getirildi.
Bu karar, yalnızca bir kişiye değil;
hukuk güvenliğine, adalet duygusuna ve toplumun vicdanına verilmiş bir zarardır.
Kimse “yargılama olmasın” demiyor.
Ama ölçüsüzlüğü, keyfiliği ve yargının bir baskı aracına dönüşmesini kabul etmiyoruz.
Bugün verilen bu kararlar, yarın bu ülkenin karşısına daha büyük bir adalet sorunu olarak çıkacaktır.
DİZ ÇÖKTÜREMEYECEKSİNİZ!
İl Başkanımız Sayın Dr. Ümit Erkol’un gözaltına alınmasına ilişkin basın açıklamamız gerçekleştirilecektir.
📍 Yer: CHP Ankara İl Başkanlığı – Güvenpark
🗓️ Tarih: 9 Nisan Perşembe
🕖 Saat: 19.00
Tüm örgütümüzü ve duyarlı yurttaşlarımızı basın açıklamamıza davet ediyoruz.
Hukuka, demokrasiye ve halkın iradesine sahip çıkıyoruz.
Ankara İl Başkanımız Dr. Ümit Erkol, bu sabah İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile ve bir şafak operasyonuyla göz altına alınmış olup, İzmir’e karayolu ile götürülmektedir.
İl Başkanımızın adresi belli olduğu gibi, Ankara İl Başkanlığımızın da adresi bellidir. Savcılık tarafından usulüne uygun bir şekilde, kanunun emrettiği gibi ifadeye çağrılması halinde İl Başkanımız gidip ifadesini verebilecekken, yapılan bu gözaltı işleminin Hukuk Devleti ile bağdaşmadığı açıktır.
Bu gözaltının da, hepinizin bildiği ve artık alışkanlık haline geldiği üzere, Cumhuriyet Halk Partimizin yürüttüğü etkili muhalefeti durdurmak, muhalefete diz çöktürmek hedefli bir operasyon olduğu açıktır.
Biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak hukuk önünde hesap veremeyeceğimiz hiçbir işin içerisinde olmadık; olmayacağız. Bu doğrultuda partimizin, iktidarın operasyonları karşısında diz çökmeyeceğini bir kez daha önemle vurguluyoruz.
Süreci yakından takip ettiğimizi ve gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğimizi saygıyla duyururuz.
@DrErkol
Siyasal rekabeti sandıkta kuramayanların, onu adliye koridorlarında kurma girişimi 102 yıllık partimize yönelik sistematik bir kuşatmaya dönüştü.
Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol’un, İzmir’de yürütülen kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alınması planlı, süreklilik arz eden ve hedefi açık bir müdahalenin devamıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi geçmişte de bu tür uygulamaların hedefi oldu. Biz bu dili, bu yöntemi ve bu niyeti iyi tanıyor yakından biliyoruz.
Dün boyun eğmedik.
Bugün de eğmeyeceğiz!
Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol, 2023’ten yana görevini sürdürüyor. Her gün gözler önünde olan, sabit ikamet sahibi il başkanımızı sabahın köründe evine baskın düzenleyerek gözaltına almak ve İzmir’e götürmek yürüttüğünüz soruşturmaya zaten bir katkı sağlamayacak.
Açık ki davet ettiğiniz anda gelip ifadesini vermekten asla çekinmeyecek il başkanımızı sabahın kör vaktinde evinden gözaltına almanız, basit bir güç gösterisinden ibaret.
Biz Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol ve aynı soruşturmadan tutuklu bulunan arkadaşlarımızın masumiyetlerine sonuna kadar inanıyoruz.
Süreci de çok yakından ve titizlikle takip ediyoruz.
Bağlıca’ya modern bir spor merkezi kazandırıyoruz.
9.770 m² alanda inşa ettiğimiz Bağlıca Spor Merkezi; yarı olimpik yüzme havuzu, basketbol sahaları, fitness salonları, açık spor alanları ve sosyal yaşam alanlarıyla çok yakında kapılarını açıyor.
Sporun herkes için ulaşılabilir olduğu bir Başkent için çalışmaya devam ediyoruz.
Son günlerde belli çevreler tarafından bilinçli biçimde yürütülen bir kampanyayı dikkatle izliyorum. Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor.
Öncelikle şunu herkes bilsin:
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk.
Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık.
Rant düzenine son verdik.
Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık.
“Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım” anlayışını değil,
“İhtiyaç neredeyse oradan başlarım” anlayışını benimsedik.
İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz.
Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz.
Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk.
Şimdi ise yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor.
Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikâyet yapılmıştır.
Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır.
Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır:
Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle,
diğeri ise kamuoyunda “konser soruşturması” olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır.
Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim.
Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam.
Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok.
Şunu açıkça söylüyorum:
Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım.
Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur.
Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz.
Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür.
Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır.
Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır.
Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur.
Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur.
Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır.
Garibanın kapatılan veresiye defteridir.
Eczanede “borcunuz kapandı” denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir.
Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz.
Bugün algı yapanlar şunu unutmasın:
Adalet bir gün herkese lazım olur.