Servis saati ilan edip aracı göndermemek aksaklık değil, hizmetin yerine getirilmemesidir. Bunun bedeli meslektaşlarımızın kaybolan zamanı, aksayan işi ve ek masrafıdır.
Kendi duyurduğunuz hizmeti dahi işletemiyorsanız, sorun yalnızca serviste değil; yönetim anlayışındadır.
Biz, meslektaşını gelmeyecek servisten habersiz durakta bekleten değil; zamanına sahip çıkan, sözünün arkasında duran bir Baro’nun mümkün olduğunu biliyoruz.
Çözümümüz hazır: Araçlarımız ve anlaşmalarımız tamam. Seçimi takip eden ilk pazartesi sabahı Ankara adliyeleri arasında seferler başlıyor.
Sözümüz net, takvimimiz belli. Biz hazırız.
Biz bugün yapacaklarımızı değil; alnımızın akıyla, tırnaklarımızla kazıyarak yaptıklarımızı anlattık.
Davalar açtık, başvurular yaptık, geri adım atmadık; ne zaman bir meslektaşımız yalnız hissetse yanında olmaya gayret ettik. Attığımız her adımda bir meslektaşımızın hakkı, emeği ve umudu vardı.
Biz bu yola seçim takvimleriyle çıkmadık. Dün neredeysek, bugün de aynı kararlılıkla buradayız.
Şimdi yıllardır biriktirdiğimiz bu mücadeleyi ve hiç eksilmeyen çalışma azmimizi Ankara Barosu’na taşımaya hazırız.
🗞️BASINDA AHG ANKARA
Fatih Akkaya, Ankara Ulus’taki “Avukatların Tercihi Ne Olacak?” yazısında adayımız Av. Funda ŞAHİN’in duruşunu kaleme aldı.
Bağımsız, şeffaf, kaynaklarını meslektaşları için kullanan bir baro.
Avukatların Avukatıyız!
ZAMANIMIZ KIYMETLİ, SERVİS ARAÇLARIMIZ HAZIR.
Ankara Barosu yönetiminin ilan ettiği saatte gelmeyen servis, meslektaşımız için yalnızca beklemek değildir. Kaybedilen zaman, aksayan iş ve ek ulaşım gideridir.
Söğütözü’nde icra dairelerinin önünde bekledik. Duyurulan saat geçti, servis gelmedi. Oysa baronun sorumluluğu hizmeti duyurmakla bitmez; o hizmetin zamanında ve düzenli işlemesini sağlamaktır.
Biz meslektaşlarımızın ulaşım ihtiyacı için hazırlığımızı tamamladık. Servis araçlarımız hazır, anlaşmalarımız tamam.
İlk pazartesi servisler yola çıkıyor. Hem de tam zamanında.
Meslektaşının zamanına sahip çıkan, verdiği sözün arkasında duran bir baro için.
Çünkü biz, Avukatların Avukatıyız!
İKİ YILDA NELER YAPTIK?
Meslektaşlarımız için çalışmada seçimi beklemedik.
İki yıl boyunca avukatın dosyaya erişimi, emeği, geliri ve mesleğin geleceği için mücadele ettik. Başvurduk, davalar açtık, iptal kararları aldık. Dayanışmayı büyüttük, açıklanmayan belgelerin peşini bırakmadık.
▪️ UYAP’taki evrak inceleme sınırlamasına karşı dava açtık.
▪️ Avukatların çalışma alanını daraltan veri koruma görevlisi genelgesini iptal ettirdik.
▪️ Stajyer avukatlardan alınan kayıt ücretini iptal ettirdik.
▪️ Bağ-Kur prim desteğinin kesilmesine karşı dayanışma ağı kurduk, uzman görüşü hazırlattık ve davaları takip ettik.
▪️ Karşı vekâlet ücretinden alınan KDV’ye karşı dava açtık.
▪️ 19 Mart sonrasında polis şiddetine maruz kalan meslektaşımızın dosyasını Anayasa Mahkemesine taşıdık.
▪️ ABEM’deki Arabica’nın asma katına ilişkin meslektaşlarımızdan gizlenen süreci paylaştık.
▪️ Gölbaşı tesislerinin kira bedeli ve tadilat faturalarının açıklanması için hukuki mücadele yürüttük.
▪️ Her çarşamba buluştuk, iki haftada bir mesleki eğitim düzenledik.
▪️ Desteğe ihtiyaç duyan meslektaşlarımızın yanında olduk.
Adliyeler arası servis için de gerekli anlaşmaları yaptık, araçları hazır hâle getirdik. Göreve gelir gelmez, takip eden ilk pazartesi hizmeti başlatacağız.
Bu videoda izledikleriniz, iki yıllık emeğimizin yalnızca bir kısmı.
Şimdi aynı kararlılığı Ankara Barosu’nun yönetimine taşımaya hazırız.
Çünkü biz, Avukatların Avukatıyız!
Tek bir avukat yalnız kalmayana dek.
#AHGAnkara #AvukatlarınAvukatıyız #AnkaraBarosu
Adliye koridorlarında, meslektaşlarımızın yanında, her zamanki kararlılıkla!
İş Mahkemeleri ve Dışkapı Adliyesi’nde meslektaşlarımızla buluştuk, projelerimizi anlattık.
Tek bir avukat yalnız kalmayana dek!
#BuSuHiçDurmaz#AHGAnkara
Hak ihlali yaşandıktan sonra açıklama yapmakla yetinmeyeceğiz. Meslektaşımızın ihtiyaç duyduğu anda ulaşılabilir olacak, gerektiğinde sahada yanında duracak, süreci sonuç alıncaya kadar takip edeceğiz.
Saha ekipleri ve etkin destek hatlarıyla hiçbir meslektaşımızı yalnız bırakmayacağız.
Çünkü güçlü bir baro, meslektaşının en zor anında yanında olan barodur.
BARONUN GÜCÜ, SAHADAKİ VARLIĞIDIR.
Hak ihlalinden sonra açıklama yapmak yetmez. Olay anında ulaşılabilir olacak, müdahale edecek, sonuç alıncaya kadar takip edeceğiz.
Saha ekipleri ve destek hatlarıyla meslektaşımızın yanında olacağız.
Tek bir avukat yalnız kalmayana dek.
KAMU AVUKATLARI BARODA SÖZ SAHİBİ OLACAK.
Özlük hakları, vekâlet ücretleri ve mesleki bağımsızlık için doğrudan temsil sağlayacağız.
Sorunları raporlaştıracak; çözümü TBMM, bakanlıklar ve ilgili kurumlar nezdinde takip edeceğiz.
Avukatların Avukatıyız!
Kamu avukatları baroda söz sahibi olacak.
Sorunlarını kendilerinden dinleyecek, taleplerini birlikte belirleyecek ve çözüm için TBMM’den bakanlıklara kadar takipçisi olacağız.
Kamu avukatlarının sesi de gücü de baroda karşılık bulacak.
1 tane proje, 1 tane yapılacak iş yazamıyorlar ama güya çalışma var.
Neden?
50 yıldır zaten kendi ekipleri, 4 yıldır zaten kendileri yönetimde görevli oldukları için.
Baronun memurluğu da bu galiba. Kolay gelsin.
YARGITAY VE İSTİNAF KARARLARI AVUKATLARA ÜCRETSİZ AÇILMALI!
Kararların tamamına ücretsiz ve eksiksiz erişim için Yargıtay Başkanlığına ve 9 Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığına başvurduk.
İçtihada erişim, meslektaşın maddi imkânına bırakılamaz.
Çünkü biz, Avukatların Avukatıyız!
4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde, Ankara Sakarya Caddesi’nde yaşam hakkı savunucularıyla bir araya geldik, sözümüzü birlikte yükselttik.
Hayvanların yaşam hakkı bir lütuf değil; vazgeçilemez bir haktır. Şiddeti, toplatmayı ve öldürmeyi çözüm olarak gören anlayışın karşısında; yaşamı ve birlikte yaşamayı savunmaya devam edeceğiz.
Katliama alışmayacağız, sessiz kalmayacağız.
Bir gün değil, her gün yaşamı savunacağız. 🐾
#4EkimHayvanlarıKorumaGünü
AVUKATLIK YASASI AVUKATSIZ YAZILAMAZ!
Mesleğe girişimiz, çalışma koşullarımız, ekonomik haklarımız ve mesleki yetkilerimiz hakkında yeni bir yasa hazırlanıyor. Peki, bu mesleği her gün adliye koridorlarında, duruşma salonlarında, karakollarda ve haciz mahallerinde sürdüren avukatlar sürecin neresinde?
“Barolarla istişare ediliyor” deniliyorsa soruyoruz:
Taslak nerede?
Hangi maddeler değişiyor?
Barolar ve Türkiye Barolar Birliği hangi görüşleri sundu?
Meslektaşlarımızın görüşü ne zaman, nasıl alınacak?
Avukatlar, kendi mesleklerinin geleceği hakkında kararlar verildikten sonra haberdar edilecek kişiler değildir. Baroların ve Türkiye Barolar Birliğinin sorumluluğu, meslektaşın sözünü karar süreçlerine taşımaktır.
Ankara Barosu yönetimine geldiğimizde açık toplantılar düzenleyecek, meslektaşlarımızın görüş ve taleplerini ortak bir rapora dönüştüreceğiz. Bu raporu Türkiye Barolar Birliğine, Adalet Bakanlığına ve Meclise sunacak; sürecin her aşamasını meslektaşlarımızla paylaşacağız.
Çünkü baro, avukatlar hakkında karar veren değil; avukatlarla birlikte söz kuran bir meslek örgütüdür.
Bizim hakkımızda, biz olmadan karar verilemez.
Bu kez söz avukatların olacak.
Avukatların Avukatıyız!
MESLEKTAŞIMIZ, YANINDAYIZ.
Ordu’da 1 Ekim’de meslektaşımıza yönelik gerçekleştirilen saldırıyı kınıyor, kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Avukata yönelik şiddet, savunma hakkına yöneliktir. Hiçbir meslektaşımızın tehdit ve saldırı karşısında yalnız bırakılmasını, şiddetin sıradanlaştırılmasını kabul etmiyoruz.
Ordu Barosu’nun açıklamasında bildirilen iki şüphelinin tutuklanması, adli süreçte önemli bir adımdır. Saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi talebinin yanındayız.
AHG Ankara olarak meslektaşımızla ve Ordu Barosu’yla dayanışma içindeyiz.
Tek bir avukat yalnız kalmayana dek.
Baronun taşınmazları yönetimin değil, avukatlarındır!
Taşınmazlarımız nasıl kullanılıyor, kiralar nasıl belirleniyor, milyonlar hangi gerekçeyle ödeniyor?
Sözleşmeleri, faturaları ve mali işlemleri bağımsız dış denetime açacağız.
Tek kuruş karanlıkta kalmayacak.
Avukatların Avukatıyız!
Baronun gücü, meslektaşın bilgisi ve emeğidir.
Merkez ve kurullarda liyakati esas alacak, gerçek çalışma özgürlüğünü sağlayacak, raporları kamuoyuyla paylaşacağız.
Kararlar ortak akılla alınacak, meslektaşın sözü yönetime yansıyacak.
Avukatların Avukatıyız!
Bir avukatı tutuklamak yetmedi; şimdi savunmasını yapmasını dahi güçleştiren koşullar yaratılıyor.
Gece yarısı apar topar sevk, saatler süren nakil, uykusuzluk ve hemen ardından duruşma…
Savunma hakkı yalnızca mahkeme salonunda söz vermekle sağlanmaz. Avukatın savunmasını insan onuruna uygun koşullarda hazırlayabilmesi ve yapabilmesi de bu hakkın ayrılmaz parçasıdır.
Savunma cezalandırılamaz. Avukatlık faaliyeti suç değildir.
Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan’ın yanındayız. Hukuka, insan onuruna ve savunma hakkına aykırı her uygulamanın karşısındayız.
Genç meslektaşlarımız büro kirasını ödemekte zorlanırken, baronun taşınmazlarının ve bütçesinin nasıl yönetildiğini sormak zorundayız.
Gölbaşı Sosyal Tesisi’nin kira ve tadilat belgelerini sorduk; “ticari sır” denildi. Eğitim Merkezi’ndeki işletmeyle ilgili ise bize aktarılan bilgiler, 3 milyon TL’yi aşan bir cezai şart ödemesine işaret ediyor.
Bu paralar nasıl ve neden harcandı?
Göreve geldiğimizde taşınmazlarımızı meslektaşlarımızın kullanımına kazandıracak, mali işlemleri bağımsız denetime açacağız.
Şeffaflık vaat değil, yönetmenin şartıdır.
Çünkü baronun malı da bütçesi de avukatlarındır.