Dün, "caydırıcı etki" (chilling effect) tehlikesine dikkat çekerek mizahın sesinin kısılmak istendiğini haykırmıştık. Bugün ise korktuğumuz o karanlık eşik aşılmış; yurt dışından kendi isteğiyle yurda dönen Deniz Göktaş kaçma şüphesi gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır.
AİHM, Murat Vural / Türkiye kararında olduğu gibi açıkça vurgular: Şiddete teşvik barındırmayan haksız cezalandırmalar ve özellikle tutuklama gibi ağır tedbirler, bireyler üzerinde kamusal tartışmalara katılmaktan hukuken caydıran bir "Chilling Effect" (Caydırıcı Etki) yaratır.
İfade özgürlüğü, demokratik bir toplumun en önemli temellerinden birini oluşturur; demokratik toplumun gelişmesi ve her bireyin kendi kişiliğini gerçekleştirmesinin temel koşuludur. Sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız veya ilgilenmeye değmez görülen “haber” ve “düşünceler”e değil, aynı zamanda aleyhte olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden “haber” ve “düşünceler”e de uygulanır; bunlar, “demokratik toplumun” olmazsa olmaz unsurları olan çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirliliğin gerekleridir (bk. 23.04.1992 tarihli Castells – İspanya kararı, § 42 ve 26.09.1995 tarihli Vogt –Almanya kararı, § 52).
Mizahi içerikler AİHS'nin 10. maddesi kapsamında daha güçlü koruma altındadır. Bu tutuklama kararı; düşünen, yazan, çizen ve en önemlisi gülen herkesi sindirmeyi amaçlayan sistematik bir gözdağıdır. Amaç, toplumu oto sansürün karanlığına gömmektir.
Ancak biliyoruz ki zorbalığınızın karşısında kahkaha, her zaman en güçlü direniş olmaya devam edecektir.
Mizah, İzahı olmayan hareketleri dile getirme sanatıdır. Mizah, iktidar otoritesinin saçmalıklarına söylenecek söz bulunamadığı yerde dillendirilen neşedir.
Deniz Göktaş'ın Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda yapmış olduğu gösterisi sebebiyle gözaltına alınmasının hukukla bağdaşan bir yanı yoktur.
Bireylerin gözaltına alınarak, gözaltı sürecinin normalleştirilmesi AİHM içtihatlarında tanımlanan Chilling Effect (Caydırıcı Etki) kavramının tezahürüdür.
Her şeyi ben bilirim diyen bir iktidar; bu ülkede mizahı da ben yaparım demektedir.
#İzahıOlmayanŞeyinMizahıOlur
⚖️ Gelenekselleşen BAROBAHÇE BULUŞMALARI’na hazır mısınız?
🌟 Meslektaşlarımızla bir araya gelip keyifli bir akşam geçirmek, dostlukları pekiştirmek ve gündemi değerlendirmek üzere bu hafta da bir aradayız.
🗓 03/07/2026 Cuma
📍 Baro Bahçe, Bayraklı
🕦 18:30
🔗 Detaylar için QR kodu taratabilirsiniz.
📌 Bu buluşmada sizleri aramızda görmekten mutluluk duyarız!
İzmir Avukat Hareketi adına Av. Tuğçe IRGATOĞLU CİNBAŞ tarafından, T.C. Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü’ne resmi başvuru gerçekleştirilmiştir.
Mevcut sistemde, UYAP Avukat Portalı üzerinden yapılan soruşturma sorgulamaları sadece ilgili adliye ile sınırlı kalmaktadır. Avukatların, müvekkillerine dair Türkiye genelindeki başka bir adliyede soruşturma olup olmadığını tespit edebilmesi için tüm adliyeleri tek tek sorgulaması gerekmektedir. Bu durum fiilen zaman alıcı, verimsiz ve hak arama hürriyetini kısıtlayıcı bir süreç yaratmaktadır.
Talebimiz:
Avukatların vekâletnameli veya kanuni yetkili olduğu kişiler hakkında, T.C. kimlik numarası ile Türkiye genelindeki tüm Cumhuriyet Başsavcılıklarında derdest olan soruşturma dosyalarını tek bir ekranda görebileceği teknik altyapının kurulmasıdır.
Savunma makamının teknolojik imkânlardan tam ve eksiksiz yararlanması, adil yargılanma hakkının vazgeçilmez bir parçasıdır. Meslektaşlarımızın işlerini kolaylaştıracak bu düzenlemenin hayata geçirilmesi için sürecin takipçisiyiz.
Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi tarafından hazırlanan Avrupa Komisyonu'nun 2025 Türkiye Raporu'na İlişkin Karar Tasarısı yayınlandı.
Karar tasarısında temel hak ve özgürlüklerin yanı sıra avukat haklarına ve savunma makamına yönelik yargısal tacize de değinilmiştir.
Türkiye’nin AB ortak dış ve güvenlik politikasına uyum oranının %4 ile tarihi bir düşük seviyeye gerilemesi belirtilerek mevcut yapısal gerileme tersine çevrilmedikçe AB ile ilişkilerin ilerleyemeyeceği açıkça vurgulanmıştır.
Trafik sigortası (ZMSS) genel şartlarında önemli değişiklikler yapılarak 12/06/2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan Değişikliklerin Bir Özeti
⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️
1. Temel Tanımlardaki Güncellemeler
Sigortalı: Poliçeye konu olan aracı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre işleten konumundaki kişi olarak yeniden tanımlanmıştır.
Kalıcı Veri Saklayıcısı: Bilgilerin güvenli bir şekilde depolanmasını ve gerektiğinde aynen erişilmesini sağlayan; SMS, e-posta, internet, mobil aplikasyonlar, e-Devlet, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM), disk ve hafıza kartı gibi tüm dijital ortamlar bu tanımın kapsamına alınmıştır.
İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu hakkında, cezaevlerindeki hak ihlallerini raporlamak ve 19 Mart eylemlerine katılmak gibi kaynağını Avukatlık Kanunundan alan eylemler nedeniyle soruşturma açılmıştır.
Soruşturmaya konu eylemlerin meşruiyeti, İzmir Avukat Hareketi adına açılan idari davayla tescillenmiştir. İzmir Valiliği’nin her türlü toplantı, gösteri yürüyüşü ve basın açıklamasını yasaklama kararı, İzmir 6. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve kesinleşmiştir.
Yargı kararıyla hukuka aykırılığı kesinleşen bir idari işleme ve hukuksuz idari işlemden kaynaklanan hak ihlallerine karşı durmak anayasal bir haktır ve Avukatlık Kanunu ile Barolara yüklenen sorumluluklardandır.
Önemle belirtmek isteriz ki, başlatılan soruşturma aslen tüm avukatlara ve tüm barolara karşı bir müdahale girişimidir.
Tecrit ve işkenceyi raporlamak, antidemokratik yasaklara direnmek suçsa; İzmir Barosu avukatları olarak hep birlikte bu "suçu" işlemeye kararlılıkla devam edeceğiz!
İZMİR AVUKAT HAREKETİ olarak, 18.05.2026 (YARIN) saat 12:30'da, yapacağımız basın açıklamamıza çağrıdır:
15.05.2026 tarihinde Türk Kızılay Kayseri Şube Başkanı Cafer BEYDİLLİ, X sosyal medya platformunda kendisine ait hesabında kadınların çalışma ve toplumsal yaşama katılım hakkını hedef alan, cinsiyet temelli ayrımcı ve düşmanlaştırıcı içerik barındıran bir video paylaşarak TCK'nın 122 ve 216.maddelerinde düzenlenmiş olan suçları işlemiştir.
İZMİR AVUKAT HAREKETİ adına İzmir Barosu Başkan adayımız Av. Volkan Gültekin ve Kadın Hakları alanında çalışma yapan grubumuz üyesi Av. Mürvet Elif Denizli tarafından 18.05.2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacaktır.
Suç duyurusu sonrası saat: 12:30’da İzmir Bayraklı’da bulunan merkez Adalet Sarayı önünde bu konuda basın açıklaması yapılacaktır. Siz değerli meslektaşlarımızı kamuoyunda infial yaratan ve
• Kadınların çalışma hakkını hedef alan,
• Toplumsal cinsiyet eşitliğini aşağılayan,
• Kadınları toplumsal yaşamdan dışlamayı teşvik eden,
• Toplum içerisinde cinsiyet temelli ayrımcılığı körükleyen
mahiyetteki suç eylemi hakkındaki başvurumuz hakkında bilgilendirmek ve açıklamamıza katılmanız için davet ediyoruz.
Özgür Özel:
İmamoğlu siyasete girdiğinde zengindi. Siyasetten sonra fakirleşti.
Aksini iddia eden varsa ıspatlasın
Ben memuriyetten zengin olanı ıspatladım
Asteğmen Kubilay, yalnızca bir öğretmen ve asker değil; aklın, aydınlanmanın ve Cumhuriyet değerlerinin simgesidir.
95 yıl önce Menemen’de yakılan aydınlanma meşalesi, bugün hâlâ İzmir’in sokaklarında yolumuzu aydınlatmaktadır.
İzmir Avukat Hareketi olarak; Cumhuriyetin temel değerlerine ve “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” nesiller idealine bağlılığımızı kararlılıkla sürdürüyor; laiklik başta olmak üzere Cumhuriyet devrimlerini ve hukukun üstünlüğü ilkesini koruma sorumluluğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.
Şehitlerimiz Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki’yi saygı ve rahmetle anıyoruz.
Anayasa Mahkemesi’nin 22.07.2025 tarihli 2024/24 esas 2025/164 karar sayılı ilamı 01.12.2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı.
Buna göre, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesinin esasına ilişkin incelemesi “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” iptaline karar verilmiştir.
11. Yargı Paketi Neler Getiriyor?
Kamuoyunda çokça tartışılan 11. Yargı Paketi TBMM’ye sunuldu.
İzmir Avukat Hareketi olarak 11. Yargı Paketinde yer alan can alıcı noktaları derledik.
Mehmet Pehlivan Yalnız Değildir!
1136 Sayılı Avukatlık Kanunu m. 34
Avukatın Hak ve Ödevleri
“Yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
İBB iddianamesinde Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’a yöneltilen bir suçlama:
“Müvekkili olan şüphelinin lehine en iyi savunmayı yapmak, sanığın lehine olan delillerin toplanmasına yardımcı olmak...”
Savunmayı suç sayan bu karanlık düzene karşı, biz meslektaşımızla aynı taraftayız: hukukun, adaletin ve onurun tarafında.
Bir avukatı savunması nedeniyle susturmak isteyenler bilsin, biz susmayacağız!
MEHMET PEHLİVAN YALNIZ DEĞİLDİR, HEPİMİZ ÖZGÜR OLANA DEK!
Bir milleti küllerinden yeniden doğuran, aklın, bilimin ve hukukun ışığında çağdaş bir Cumhuriyet inşa eden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı, özlem ve minnetle anıyoruz.
Atatürk yalnızca bir kurtuluşun değil, aynı zamanda bir hukuk devriminin mimarıdır. Onun vizyonunda adalet, devletin temelidir. “Adalet mülkün temelidir” sözü, onun yalnızca bir ilke değil, bir yaşam felsefesi olarak benimsediği bir gerçeğin ifadesidir.
Laik hukuk düzeni, kadınların eşit yurttaşlığı, bağımsız yargı ve özgür düşünce, Atatürk’ün çağdaş bir Türkiye hayalini mümkün kılan bütün bu değerler, artık birer hatıra değil, yeniden savunulması gereken ilkeler haline gelmiştir.
Bugün O’nu ve devrimlerini unutturmaya çalışanlara karşı bizler, asla yolundan vazgeçmeyeceğiz!
Çünkü biliyoruz ki unutturulmaya çalışılan her şey, aslında en çok korkulan; aydınlık, akıl ve adalettir.
Atatürk’ün “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” sözüyle hatırlattığı gibi; bizler de o Cumhuriyetin hukukçuları olarak, O’nun ilke ve devrimlerini yaşatmaya devam edeceğiz.
Bugün, yalnızca bir devletin kuruluşunu değil, hukukun, eşitliğin ve özgürlüğün temelleri üzerine kurulan bir Cumhuriyetin doğuşunu kutluyoruz.
Cumhuriyet; her bireyin hukukun üstünlüğü altında, eşit yurttaşlık bilinciyle yaşadığı bir toplumsal sözleşmedir.
Bu sözleşmenin güvencesi ise bağımsız yargı, adil yargılanma hakkı ve hukuk devleti ilkesidir.
Bizler, İzmir Avukat Hareketi olarak;
hukukun üstünlüğünü korumayı,
demokratik değerleri savunmayı
ve Cumhuriyet’in bize emanet ettiği özgür, eşit ve adil bir toplum idealine sahip çıkmayı görev biliyoruz.
Bu uğurda bir ulusun kaderini değiştiren, Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını sonsuz saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
Onların bizlere bıraktığı bu büyük miras; adaletin, aklın ve bilimin yolunda ilerleyen bir hukuk devleti idealidir.
Cumhuriyet, avukatların kaleminde, savunmanın sesinde ve adaletin terazisinde yaşamaya devam edecektir.
Nice 29 Ekimlere…
Yaşasın Cumhuriyet!