KAYSERİ’de Eskişehir Bağları* mahallesinde
-Suriyeli bir sığınmacı, 5 yaşındaki başka bir Suriyeli kız çocuğuna tecavüz eder.
-Tecavüzcüyü almak isteyen Polise karşı, tecavüzcünün yakınları zorluk çıkarır ve olaylar büyür.
-Mahallede yaşayan Türkler olayı duyunca polise direnen Suriyelilere tepki gösterir. Diğer mahallelerden gelen Türkler de sokağa çıkar ve Suriyelilere tepki gösterirler.
-olaylar bir anda büyür. Polis sayısı yetersiz kalır. Valilik talimatıyla istirahatli tüm polisler acil göreve çağırılır
-Valilik Polislere suriyelileri koruyun talimatı verilir.
Suriyeli nüfusun yoğun olduğu *Danişmend Gazi* Mahallesinde de Kayseri halkı sokağa çıkarak gösterilere başlar. O mahalleye de Polis sevk edilir. Olayların bu noktaya gelmesinin nedeni hiç şüphesiz şımartılan Suriyelilerin tecavüzcüyü polise vermeyip, direnmesidir.
Sevgili Kayserililer, polis güçlerine yardımcı olarak evlerinize dönün. Tepkinizi gösterdiniz. Olayların büyümesi Türkiye’nin düşmanlarının işine yarayacaktır. @zaferpartisi
1-) “Ben de bir insanım be birader…”
Yıl 1930…
Ata, yurt gezisinde. Bir ara Umumi Katibi Hasan Rıza Soyak ile dertleşiyor;
- Bunalıyorum çocuk, büyük bir ıstırap içinde bunalıyorum. Görüyorsun ya, her gittiğimiz yerde mütemadiyen dert, şikayet dinliyoruz. Her taraf derin bir yokluk, maddi, manevi perişanlık içinde. Ferahlatıcı pek az şeye rastlıyoruz… ⬇️
Depremin ardından eleştirilerin odağı olan Kızılay'ın başkanı Kerem Kınık'ın, vatandaşların gönderdiği bağışları ENSAR Vakfı'na aktarıldığının ortaya çıkmasının ardından kendini savunduğu sözler yeniden gündem oldu: "Vergi kaçırmak başkadır, vergiden kaçmak başkadır..."