@karagozilker Bedelini vergilerimizle ödediğimiz binalar depremzedelere neden bedel karşılığı veriliyor öyleyse deprem vergisi neden toplanıyor bana anlamlı bir açıklama yapabilecek ak partili yetkili var mıdır acaba
280.000 TL TUTARA KADAR BORÇLARIN SİLİNMESİ DURUMU MECLİS GÜNDEMİNDE
Hazırlanan yeni torba yasa teklifine göre; 280.000 TL tutara kadar icralık ve birikmiş borçların faizinin tamamen silinmesi gündemde olup, mevcut ana para borçlarının 48 ay vade ile taksitlendirilmesi planlanmak
"Emile Zola’nın “J’Accuse” metni, hukukun mahkeme salonlarının yanı sıra, kamusal alanda da savunulması gerektiği fikrinin kurucu metinlerinden biridir.
Zola; yargıyı, devleti ve toplumsal önyargıları açıkça itham ederek, hakikatin ahlaki ve siyasal bir mesele olduğunu da göstermiştir. Bugün de benzer bir tarihsel eşiğin içindeyiz."
Adil yargılanma, hakikat ve siyasallaşan yargı üzerine @BirGun_Gazetesi için kaleme aldım.
Esenyurt Belediye Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Özer hakkında "kent uzlaşısı" davasında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası kararı demokratik temsil alanında faaliyet yürüten bir akademisyenin cezalandırılmasıdır.
"Terörsüz Türkiye" adıyla kamuoyuna sunulan bir süreç yürütülürken, Ahmet Özer’e soyut ve çok büyük ölçüde beyanlara dayalı isnatlarla ceza verilmesi iktidarın barış ve çözüm iddiasının inandırıcılığını bir kez daha ciddi biçimde zedelemektedir.
Siyasal temasların, temsillerin ve görüşmelerin suç delili gibi değerlendirilmesi, demokratik siyasetin kriminalize edilmesi anlamına gelir. Aynı dönemde devletin en üst makamlarında yürütülen temasların meşru kabul edildiği bir ortamda, Ahmet Başkanımızın benzer temaslar nedeniyle cezalandırılması hukuk devletinin eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır.
Bununla birlikte; seçilmiş bir belediye başkanının tutuklanarak görevden uzaklaştırılması, yerine kayyım atanması ve ardından henüz kesinleşmiş olmasa dahi mahkumiyet kararıyla bu müdahalenin yargısal zemine oturtulması, yerel demokrasinin ve halk iradesinin sistematik biçimde sınırlandırıldığını göstermektedir.
Barış zemini, ancak demokratik temsilin güçlendirilmesi ve siyasal katılımın güvence altına alınmasıyla sağlanabilir. Seçilmiş temsilcilerin cezalandırıldığı bir ortamda barış söyleminin toplumsal karşılık üretmesini beklemek ise mümkün değildir.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hatay’ı birlikte gezme çağrısını biz de il düzeyinde sahiplenmek istedik. Bu nedenle AK Parti İl Başkanı Mustafa Erdoğan’a açık bir davette bulunduk.
Sayın İl Başkanı, bu çağrımıza sosyal medya üzerinden “Biz susar, eserlerimiz konuşur” diyerek yanıt verdi. Bizim itirazımız tam da bu noktadadır:
Ortada mağdur edilmeyen tek bir kesim dahi kalmamışken, hangi eserlerden söz ediyorsunuz?
Hatay’da elektrik yok, su yok, ulaşım aksıyor. Rezerv alan adı altında vatandaşın mülkü elinden alınmış, insanlar kendi mahallesinde yabancıya dönüştürülmüş durumda. Esnaf ayakta kalmaya çalışıyor, depremzedeler belirsizlik içinde yaşam mücadelesi veriyor. Bu tablo ortadayken, “eser” söylemi Hataylıyla alay etmektir.
Son günlerde “Ulu Cami” üzerinden yapılan açıklamalar ise açıkça şark kurnazlığıdır.
23 yıldır siyasi söylemini camiler üzerinden inşa eden bir partinin, restorasyonunu dahi tamamlayamadığı bir camiyi siyasi malzeme haline getirmesi kimseyi şaşırtmamıştır. Bu şehrin kutsallarını oy devşirme aracı olarak kullanmaktan artık vazgeçin.
Hatay’ın cami edebiyatına değil;
elektriğe, suya, ulaşıma, adil konut politikalarına ve insanca yaşama ihtiyacı var.
Ucuz siyaseti bir kenara bırakın, gerçek sorunlara odaklanın.
Ve çağrımız nettir, açıktır, hâlâ geçerlidir:
Buyurun; protokolle, sosyal medya sloganlarıyla değil…
Hatay’ın sokaklarını birlikte gezelim.
Vatandaşın gözünün içine bakarak sorunları yerinde konuşalım.
Cesaretiniz varsa.
@herkesicinCHP@eczozgurozel
CHP Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Gel, Hatay’ın sokaklarını birlikte gezelim” çağrısında bulunmuştur. Bu çağrı; siyasetin konforlu salonlardan çıkıp, depremin gerçek yüzüyle sahada yüzleşmesi gerektiğinin açık bir ifadesidir.
Aynı çağrıyı biz de buradan yineliyoruz.
AK Parti Hatay İl Başkanı’na sesleniyoruz:
Gelin, kameralar eşliğinde değil; vatandaşın gözünün içine baka baka Hatay’ı birlikte gezelim.
Rezerv alan mağdurlarını, hâlâ konteynerde yaşam mücadelesi veren aileleri, yıkılan evlerinin yerine ne zaman, nasıl bir gelecek kurulacağını bilmeyen yurttaşları birlikte dinleyelim.
Depremin üzerinden aylar geçmiş olmasına rağmen;
•Yerinde dönüşüm bekleyen vatandaşların belirsizliği sürüyor,
•Kura sistemleri adalet duygusunu zedeliyor,
•Altyapı sorunları günlük hayatı felç etmeye devam ediyor,
•“Normalleşme” denilerek mücbir sebep yükü esnafın omzuna yıkılıyor.
Hatay, rakamlarla anlatılacak bir tablo değildir.
Hatay, her sokağında ayrı bir yıkımın, her hanesinde ayrı bir sabrın adıdır.
Eğer gerçekten Hatay ayağa kalktıysa,
Eğer süreçler şeffaf ve adil yürütülüyorsa,
Eğer vatandaş memnunsa;
Buyurun, birlikte yürüyelim.
Soruları birlikte dinleyelim, cevapları birlikte verelim.
@DMustafaErdogan