Bir kimse hacizden ya da vergi borcundan kaçınmak için taşınmazını eşine veya kardeşine "geçici olarak" devreder; risk geçince geri alacaktır. Ne var ki ilişki bozulur, devralan iade etmez. Ortada çoğu zaman tek bir belge bile yoktur — yalnızca güven vardır.
Yargıtay'ın 05.02.1947 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı bu boşluğu seksen yılı aşkın süredir dolduruyor: inançlı işlem iddiası şekle bağlı değildir, ama mutlaka yazılı delille kanıtlanmak zorundadır. Kural sadedir; sınırları davanın kaderini belirler.
Delil başlangıcının kapsamı, belgenin tarihi ve hâkimin nitelendirme yetkisi:
https://t.co/rLMiBkUAI3
KISMÎ DAVAYA İLİŞKİN GÜNCEL BİLGİ NOTU
(12. YARGI PAKETİ DİKKATE ALINARAK HAZIRLANMIŞTIR)
Avukat Hakan DİMDİK
12.08.2026
1. Alacağın tamamının değil de bir kısmının talep edildiği eda davası kısmî davadır.
2. Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekmektedir.
3. Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez. Fakat HUMK döneminden kalma olan fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak alacağın bir kısmını talep etme alışkanlığımız devam etmektedir. Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması durumunda kısmî davanın açıldığı sonucuna varılır (HGK 2021/485 E. 2021/971 K.).
4. Manevî tazminat talebi bölünemez nitelikte olduğu için kısmî dava olarak talep edilemez.
5. 7589 sayılı Kanunun 20. maddesi ile HMK’nin 109. maddesine eklenen 4. fıkra uyarınca dava açıldıktan sonra talep edilmeyen kısmın arttırım yoluyla talebi mümkündür.
6. Davanın açılması ile birlikte alacağın talep edilmeyen kısmî için de zamanaşımı kesilir.
7. Davada talep edilen kısım için faiz, dava tarihinden itibaren başlamakta iken talep edilmeyen kısım arttırım yapılıp talep ediliği tarihten itibaren başlar.
Dava açma hakkı doğmadan yapılan arabuluculukta, arabuluculuk görüşmeleri dava açma süresinden sonra tamamlanmışsa arabuluculuk yapılmış kabul edilir.
Yargıtay 3. HD, E. 2026/2725, K. 2026/3805, 15.06.2026
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
“Davacı ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanarak iadesini açıkça talep etmese de, emsal bir arsa verilmesini talep ettiğinden çoğun için de az da var kuralı gereği, ödenen satış bedelinin satış tarihinden dava tarihine kadar enflasyon, üretici ve tüketici fiyatları endeksleri, ALTIN VE DÖVİZ KURLARINDAKİ ARTIŞLAR, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücünün belirlemesi ve bu miktara hükmedilmesi gerekirken, bu yönler gözardı edilerek, yanılgılı değerlendirme yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”
T. 15.01.2026
E. 2025/3317
K. 2026/169
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi:
İşçinin görev yerinin sık sık değiştirilmesi ve işçiye kariyeri ile bağdaşmayan görevler verilmesi mobbing olarak değerlendirilmelidir.
2022/17806 E.
2023/403 K.
Usulsüz tebliğ şikayetinde Uyap işlem kütüğüne göre borçlunun uyapa girmesi veya ödeme emri dışında evrak görüntülemesi tebliğden haberdar sayılması için yeterli olmayıp uyapta ödeme emrine eriştiği tarihte takipten haberdar olmuş sayılır.
Yarg.12.HD
2025/519 E 2154 K. 11.3.2025
⚠️ZORUNLU ARABULUCULUK BAŞVURULARI İÇİN ÖNEMLİ KARAR!
📌 Anayasa Mahkemesi: İşverene yönelik zorunlu arabuluculuk eksikliğinin sonradan tamamlanmasına rağmen davanın usulden reddedilmesi, katı ve şekilci bir yaklaşımla mahkemeye erişim hakkını ihlal etmektedir.
🗒️Anayasa Mahkemesi, 2022/52228 Başvuru Numarası, 18/02/2026 Tarihli Kararı
🔗 https://t.co/v6YiDgqvCX
Istanbul BAM 64. HD 2025/1361
E., 2026/199 K. sayılı kararı ile kiracının yaptığı fazla ödemelerin mahsubunu icra mahkemesinden talep edebilecegine karar vermiş.
Kararda, Fazla ödemelerin mahsubu ve tahliye davasının reddi yönünden önemli değerlendirmeler içermektedir.
👇
ADALET BAKANLIĞI TAZMİNAT KOMİSYONU BAŞKANLIĞINDAN ÖNEMLİ HAK İHLALİ KARARI
Başvuru dilekçesini hazırladığım dosyada,
Başvurucunun 10 YIL 4 AY 12 GÜN SÜREDE sonuçlanan idari dava dosyasında,
Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan MAKUL SÜREDE YARGILANMA HAKKININ İHLAL EDİLDİĞİNE KARAR VERİLEREK,
BAŞVURUCUYA 62.500,00 TL MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERİLMİŞTİR.
Başvurucunun idari davası,
08.06.2012 tarihinde başlamış olup 20.12.2022 tarihinde bitmiştir.
İdari, ceza ve hukuk dava dosyalarında,
Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Adalat Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu'na başvurular yapılmaktadır.
Başvuruların hazırlanmasında ve hukuki destek konusunda yardımcı olurum.
12/01/2026 tarihli karardan.
Kural olarak kısmi davadaki bilirkişi raporu ek dava için kesin delil değil ise de yargısal denetimlerden geçmiş raporlar kesin delildir.
*Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2021/429 E. 2022/1650 K.
*Yargıtay 5.Hukuk Dairesi
2024/8336 E. 2025/633 K.
KISMİ DAVADA ALINAN BİLİRKİŞİ RAPORU HANGİ ŞARTLARIN GERÇEKLEŞMESİ HALİNDE EK DAVADA KESİN DELİL NİTELİĞİNDE SAYILIR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 15.01.2025 tarihli 2024/8336 E., 2025/633 K. sayılı kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.12.2022 tarihli, 2021/429 E., 2022/1650 K. sayılı kararı
Kararların tam metni için bkz.
https://t.co/QsNxDWdUFf
YENİ DÖNEMDE KISMİ DAVA AÇILMASI:
7589 sayılı kanunla yapılan değişiklikle belirsiz alacak davası kalktığından, bugünden itibaren açılacak kısmi davalarda, ileride uygulayıcıların farklı yorumlarından kaynaklı hak kaybı oluşmaması için akla gelebilecek bazı noktaları şu şekilde vurgulayabiliriz:
1-) Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması,
2-) Miktar artırma işleminin bağımsız şekilde yapılması, artırma talebinde;
-HMK m. 109/4’e yer verilmesi,
-Islah etme anlamına gelecek kelimelerin kullanılmasından kaçınılması,
- “ıslah hakkımız baki kalmak üzere” gibi bir ifadeye yer verilmesi,
3-) Zamanaşımına dair getirilen avantajla ilgili tereddüt oluşmaması adına, ıslah hakkı olsa bile miktar artırımının ıslahla değil, HMK m. 109/4’e göre yapılması,
4-) Faizle ilgili ek bir düzenleme olmadığından, işçilik alacakları gibi davadan önce temerrüdün gerçekleştiği hâllerde temerrüt tarihi vurgusunun yapılması,
Farklı yorumlar nedeniyle hak kaybının önüne geçilmesini sağlayabilecektir.
Not: Geçiş hükmü uyarınca, bugüne kadar açılmış davalarda önceki sistem işleyecektir.
Farklı düşünce veya eklemeler yorum kısmında paylaşılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu:
Avukatın haksız şekilde azledilmesi halinde vekâlet ücretinin tamamı, dava lehe sonuçlanıp kesinleşmiş gibi muaccel hâle gelir. Bu vekâlet ücreti “akdi” ve “yasal" vekâlet ücretinin toplamından oluşmaktadır.
2017/634E
2021/59K