Cehennemin ortasında gelecek öngörüsü yapmak kolay değil. Belirsizlik az değil. Ama bizim bazı öngörülerde bulunmamız gerekir ki yolumuzu aydınlatalım.
Özgür Özel yönetimindeki CHP’nin verdiği haklı mücadelede onun yanında olacağımız kuşkusuz. Ve o mücadeleyi tamamıyla toplumsallaştırıp doğru siyasal hedefe yönlendirmek de zorundayız.
Ama CHP artık kayyumun, kayyumun ipleri Saray’ın elinde.
Özgür Özel ve kendisine gönülden bağlı olanlar partilerinden vazgeçmeyecek belki, önümüzdeki günlerde böyle olması da doğal. Ama öyle görülüyor ki uzun zaman içinde CHP’nin Saray’ın kuklalarının elinden kurtarılması çok zor. Olanaksız diyemeyiz ama çok zor.
O zaman yeni parti, yeni bir CHP mi kurulacak? Özgür Özel ve arkadaşlarının bunu görmesi gerekiyor.
Bana kalırsa bu zorunluluk kendini dayatacak. Eğer böyleyse bunun vaktinin doğru seçilmesi de yaşamsal önemde olur. Ne erken ne geç.
Belki çok ilerde, kim bilir, kayyumun elinden alınacak CHP ile yeni parti birleşebilir, yeniden tek CHP olur.
Zor kararlar… Verilmek zorunda kalınacak gibi görünüyor.
• Evet, CHP Genel Merkezi’nin polisin gazlı, mermili baskınıyla kapıları kırılarak teslim alınıp “Kayyum”a verilmesi, yani bugünkü ana muhalefet partisinin, birinci partisinin bir anlamda kapatılması, Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarındandır.
• Bu, siyasal hayatın önemli bir dönüm noktasıdır.
• Bu bir Saray planıdır ve “Kayyum” şahısla birlikte uygulanmıştır.
• CHP’nin tarihinde ilk kez, Özgür Özel’in demokrat tutumuyla 1973’teki Ecevit çıkışından siyasal olarak daha nitelikli bir muhalefet partisine dönüşmesi kesin olarak engellenmek istendi. Çünkü seçimleri CHP ve Cumhurbaşkanı adayı kazanacaktı.
• Daha önce de benzerleri yaşandı, partiler kapatıldı deniyorsa bu doğru değil. Çünkü öncekiler asıl olarak askeri faşist darbelerden sonra yaşandı. Bu sefer, sözde sivil yönetim, bir cunta tutumuyla kendisinden büyük partiyi kapattı. Özellikle önemli.
• Bu son darbeyle birlikte, 86 milyonun yarısının seçme hakkı, iradesi tamamıyla ortadan kaldırıldı. O zaman son seçim yapılmamış demektir.
• Üstelik hukuku uygulama süreci tamamlanmadan, kesinleşmiş kararlar olmadan yapıldı. O zaman öteden beri çiğnenen Anayasa, yasalar ve hukuk teamülleri ve hukuk düzeni artık tamamıyla yok edilmiş oldu.
• Deniyor ki, ister ana muhalefet partisinin seçilmiş genel başkanı ol, ister sade yurttaş, hiçbir hakkın yoktur, bütün hakların iki dudak arasındadır.
• O zaman genel seçim yapmanın anlamı kalıyor mu? Birkaç adım daha atıldığında seçimin anlamı kalmayacak, zaten şimdiden, Yok, deniyor.
• O birkaç adım nedir? Kim bilir, Özgür Özel ve arkadaşlarının dokunulmazlıklarının kaldırılması ve haklarında açılacak davalar gerekçe gösterilerek tutuklanmaları.
• Her şey bitti mi? Hiçbir zaman bitmez. Genel sözler yerine somut sözler edersek: 1 CHP –yani Özgür Özel yönetimi–, ama o da şöyle yanlışlar yaptı gibi sözler etme gafletine düşmeden, cesaretle desteklenmeli. 2 Sosyalist hareket, başta öne çıkan asıl bileşenleriyle asında ilk kez, bozulmayacak bir blok, bir ittifak oluşturmalı ve bundan sonra birbirinden ayrılmadan hareket etmeli. Halka en çok ümit verecek olan güç budur. 3 Sosyalist hareketin birleşik gücü ile CHP arasında sürekli ve sürdürülebilir bir dayanıma ve güçbirliği oluşturulmalı. 4 Saray Rejimine karşı mücadele eden bütün işçi ve emekçi örgütleri, siyasal partiler, demokratik kitle örgütleriyle birlikte, giderek genişleyen bir halk birliği kurulmalı. 5 Kürt Siyasal Hareketi süreci politik becerileriyle sürdürürken halk muhalefetine karşı hayırhah bir tutum almayı bırakmalı, mücadelenin içinde tam boy yer almalı.
• Bizim irademizin yenilmezliği en azından son yetmiş yılda birçok kereler sınandı. İyimserliğimizi de elimizden alamazlar.
Semih Gümüş: Edebiyatın Zenginliği ve Sahiciliği
"Edebiyat başlangıçtaki görevci anlayışı hızla geride bırakırken yalnızca insanlara yararlı olmak ve ahlak ölçütlerini anlatmak, temiz düşünceler iletmek için varolagelmediğini gördü."
https://t.co/pbJeNzNtLg
Semih Gümüş: "Gerilimin izini süren okuma yazarın bıraktığı yere tutkuyla odaklanır ki soyutlamanın metnin bütün gizlerini çözen sihrinin çekimine kapılsın, o çekimin kazanımlarıyla başka okumalara yönelsin."
https://t.co/pbJeNzNtLg
“Hatırlamak bir cesaret işidir.”
Nurhan Şahinkaya’nın yeni öykü kitabı Ona İyi Bak, şimdi https://t.co/abV9eQLEQg'da %35 indirimle önsiparişte.
@Nurhansahinkaya
Afiş’in “Yazıyla Direnmek – Edebiyatın Dünü Bugünü” dosyası son günlerde edebiyatımızın muhalif duruşu bağlamında kendi kendine başlayan tartışma için nitelikli bir zemin oluşturuyor. Okunası beş yazı.
https://t.co/Gcc2bmylTT
Afiş önemli bir dosya çalışması yaptı. Bir ifşa olarak da alınabilir.
Piyasa değeri 111-120 milyar ABD doları arasında olan, içinde 8 milyon sanatçının bulunduğu, 2024 yılındaki geliri 15,6 milyar Euro olan, küresel müzik akış pazarının yaklaşık %31,7’sini elinde bulunduran Spotify arka odalarda neler yapıyor...
Sanatçıların telif haklarını güdük tutan, algoritma oyunlarıyla sahte sanatçılar yaratan, yapay zekâyı kötüye kullanan, cinsiyetçi algoritmasıyla erkek egemenliğini öne çıkaran Spotify...
Dahası da var, Afiş açıklıyor...
M. Barış Gümüşbaş: Eleştiri Kuramları Bize Ne Söyler "Eleştirinin kullandığı kuramlara aşina olmak eleştirel okuma becerilerimizi geliştirir ve bakış açımızı genişletir..." https://t.co/5riZaNyAhw
Afiş'in dördüncü söyleşisini yaptık. "Dilin sesi her şeyin başladığı yerdir" başlıklı söyleşimizin konukları Latife Tekin ve Rober Koptaş'tı. Söyleşinin moderatörlüğünü Semih Gümüş yaptı. Büyük bir ilgi gören söyleşimiz gerçekten harika geçti.
Dergimizin dördüncü söyleşisinde Latife Tekin, Rober Koptaş ve Semih Gümüş ile dil meselesi yanı sıra edebiyatın sorunları içinde birlikte olacağız: Dilin Sesi Her Şeyin Başladığı Yerdir.