İnsanın kendi derdinden bir rahatsızlığı olmuyor. Bir şekilde kabulleniyor ve üstesinden geliyor. Bütün rahatsızlık başkalarının getirdiği dertlerden oluyor çünkü onların çözümünün sizinle ilgisi yok.
Mümkünse yaşamayı unutmadan
Zamanı durdurdun mu hiç.
Kimse durduramaz.
Bazen dursun istersin ama olmaz.
Güzel bir an vardır.
Uzasın istersin, uzamaz.
Belki bir daha öyle bir an olmaz.
Belki vaktin de olmaz.
Şu an yaşıyorsan, yaşamayı unutma.
5 Ağustos Pazartesi 2024
Klasik bir cümle var. Herkes ailesinden duymuştur. Ben çok duydum. Gençliğim bu cümleyle geçti diyebilirim. “Sana güveniyorum ama etrafa güvenmiyorum. Annem değil ama babam çok kullandı bu cümleyi. Çerçeveletip odama asmış olsa daha az kazınırdı aklıma sanki.
Büyüdükçe anlıyorsunuz işte. “İyi” babalar hep haklı. Çevreye ben de güvenmiyorum artık. Her yer kötülük doldu. Kötülüğün de ötesinde bir şey bu. Kötülüğün ötesi de oluyormuş işte. Her geçen gün daha fazlasını yaşıyoruz. Alçaklık, adilik ve insana yakışmayan ne varsa doldu çevremize.
Sokakta kim bilir kaç kötülüğün içinden geçiyoruz. Kötü niyetli kaç varlığın aklından geçen adi düşüncelerin içinden sıyrılıyoruz. Haddinden fazla mide bulandırıcı oldu her şey. Ne güven kaldı ne iyi niyet. Uzaklaştık her şeyden ve maalesef iyilerden bile uzaklaşır olduk. İşte alçaklığın iyiliğe verdiği en büyük zarar da bu oldu.
Birine iyi niyetle yaklaşacak güvenimiz kalmadı. Dilerim iyiler hep daha iyi olsun. Kötüler de, rahmetli anneannemin hep söylediği gibi, sürüm sürüm sürünsün.