☀️Balıkesir'deki mitingimizden dönen Edirne teşkilatımızın @iyiparti_edirne otobüsünün,
👉Susurluk Efe Park Dinlenme Tesisleri'ne alınmadığı, kendilerine "İYİ Parti" otobüsünün giremeyeceğinin" söylendiği,
👉Bilgisini aldım.
☀️İYİ Parti Balıkesir Milletvekili olarak, işletmenin yetkililerinden acilen bir izahat vermelerini ve teşkilatımızdan özür dilemelerini bekliyorum.
👉Aksi halde;
➖Tüm hukuki ve demokratik haklarımızı kullanacağız,
➖Yetkilileri göreve davet edeceğiz ve bu işletmeye güçlü bir tüketici boykotu yapılması için çağrıda bulunacağız.
@ticaret@HMBakanligi@TC_Balikesir@TC_Susurluk@balikesirbld@bdalgin@iyiparti_blk_il@hhakanshn@hfehmiyoruk
@smartus001 Acilde muayene etmeden acil olduğuna karar veremeyiz bu nedenle acilde yapılan işlemlerde konulan tanılar acil değilse ilaç ve tetkik ücretleri hastaya fatura edilmeli, uygulama öncesi 15 gün halk eğitimi ve acillerde yoğun bilgilendirme sorunu çözer
1.Kamuya daha fazla diş üniti ve diş hekimi ataması.
2.Aynı anda kamucu anlayışla özelden hizmet alımı.
3.Aynı anda 1.basamak veya aile diş hekimliği ile koruyucu hekimlik.
4. Diş hekimi özlük haklarında iyileşme.
Başka yol yok...
@saglikbakanligi@HMBakanligi@tcbestepe
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
Bir insanın kedisi köpeği hayvanı için o benim yavrum, kızım, oğlum demesi, ben onun annesiyim - babasıyım demesi kişiyi “deli, anormal, psikolojik olarak rahatsız” yapmaz. Kişinin o canlıyla bir bağ, bir sevgi, şefkat, merhamet, bakım ilişkisi kurduğunu gösterir ve bu hitaplar bu ilişkinin sözlü ifadesidir.
İnsanlar zaten evlerine aldıkları, bakımını üstlendikleri canlılara böyle bir yakınlık duydukları için bunu yapıyorlar. Bu insanlar delüzyonda değil, bu hitapları bir başka canlıya bir bakım - sorumluluk ifadesi olarak söylüyorlar.
Biri ben köpek annesiyim deyince kendini köpek sanmıyor. Ya da biri sen benim çocuğum var deyince cevap olarak benim de köpeğim var deyince senin çocuğuna köpek demiş olmuyor. Benim de bir bağ - bakım verme ilişkisinde olduğum bir varlık var diyor. Bu senin çocuğunla ilişkini değersizleştirmiyor, çocukla köpeği bir hiyerarşiye koymuyor.
İnsanların çocuk yapacağı varsa yaparlar, köpekleri kedileri var diye çocuk yapmamazlık etmezler zaten. Yok ben zaten çocuk istemiyorum kedi köpekle mutluyum diyene de zorla hayır kedi köpekle olmaz diye çocuk yaptırmayın zaten?
Ben evdeki kedime köpeğime oğlum - kızım demesem, müdür desem ne yapacaksınız çalışma bakanlığından inceleme mi başlatacaksınız o müdür değil, müdürse nerde iş kontratı diye. İdrak seviyemizi 7 yaş üstüne çıkarmaya gayret edelim. İnsanları rahat bırakalım.
Süpürge reklamını izleyip "aa köpek annesi de olunabiliyormuş, ben en iyisi insan annesi olmayayım" diyen kimse olacağını sanmıyorum. Ama bunun bile yasaklandığını, şeytanlaştırıldığını görüp "özgürlüğün bu kadar baskı altına alındığı yerde çocuk sahibi olmayayım" diyen var.
@saglikbakanligi@drmemisoglu@sagliklicozum
Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birinci Basamağın asli görevidir. Aile Hekimleri olarak vatandaşlarımızın sağlığını koruyucu hizmetleri 15 Eylül 2005’den beri her gün 20 yılı aşkın süredir gerçekleştiriyoruz. Yeni uygulama ile eklenen 6 farklı HYP kriteri ile birlikte 18 farklı izlem şeklini, binlerce veriyi her ay hastalarımızdan alarak sisteme girmemiz beklenmektedir. Bu veriler izinli, raporlu olduğumuz günlerde düşüş göstermemekte, çalışma günlerimizde günlük yüzlerce veri sisteme girmemiz beklenmektedir.
Unutulmamalıdır ki bir Aile Hekimi günde ortalama 60-70 ‘e yakın hasta muayene etmekte, vekalet edilen günlerde bu sayı günlük 120-140 ‘lara çıkmaktadır. 140 Hastanın muayene edildiği bir günde hastalara sağlıklı tanı konabilmesi mümkün değildir! Bu günlerde ilgililer bu iş yüküne artı olarak saatlerce bilgisayar başında veri girilmesini istemektedir. Aile Hekimliği birimleri Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Çalışanından oluşmakta olup kamuya ait herhangi bir veri giriş memuru veya tıbbi sekreter Aile Sağlığı Merkezlerinde bulunmamaktadır. Hekim binlerce veriyi giren bir tıbbi sekreter veya veri giriş memuru değildir! Böyle bir düşünceyi tıp etiğinden uzak ve hastalıklı buluyoruz. Elimizde ki imkanlarla bu iş yükünün gerçekçi uygulanabilirliği bulunmamaktadır.
Bahsedilen veriler girilmediğinde %50’yi aşan oranlarda maaş kesinti uygulanmasına gidilmesi durumu ilgililerce pozitif performans şekilde lanse edilmeye çalışılmaktadır. Gerçek ise maaşımızın %65’i belirsiz performans kriterlerine bağlanmıştır.
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak ilgilileri Uyarıyoruz! Angarya benzeri veri giriş işleriyle aile hekimlerini tükenmişliğe sürükleyen, ASM şartlarında zamansal olarak yapılmasına imkan bulunmayan , sahada ki gerçeklerle alakası bulunmayan iş ve işlemlerden artık vazgeçin!
Bizler AHEF ve 79 İl Derneği olarak saha da GERÇEK karşılığı olan, vatandaşımıza daha kaliteli bir hizmet sunacak formüllere hakim bilgi ve donanıma sahibiz . Göstermelik ve popülizmin eşlik ettiği politikalardan vazgeçilerek vatandaşımızın gerçekten hak ettiği sağlık hizmetine erişimini istiyoruz. Bu gerçekleri halkımıza anlatmak da dahil, her türlü platformda yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz.
Vatandaşımız GERÇEK sağlık hizmetini her zaman hak eder. Vatandaşımızın sağlığını korumak, sistemde çalışan Aile Hekimlerinin haklarının savunulması için, GERÇEKLERİ anlatmaya ve çabalamaya devam edeceğiz!.
Saygılarımızla …
AHEF Yönetim Kurulu .
📍Ülkemizin gelecekte ki 4 yılda ki sağlık sisteminde ki sorunu hekim sayısı olmayacaktır, fakültelerin vereceği mezun sayısı ile asıl problem hekimlerin verimli, adil şekilde iş yükünün dağıtılması sorunudur.
📍2026 sonu itibari ile 300.000 e yaklaşan Hekim sayısına rağmen toplam hekimlerin %10 nunu ( 29.750 Aile Hekimi) oluşturan Aile Hekimleri, yapılan muayene sayısının %40 ı gibi devasa bir iş yükünü sırtlanmış durumdadır.
📍Aile Hekimlerinin asli görevi birinci basamakta koruyucu sağlık hizmetlerine yoğunlaşabilmekken, verilen ve planlanan yeni iş yükleri ile nefes alamayacak duruma getirilmiştir.
📍Yıllık izinlerini kullandıklarında yan birimlerinde olan Aile Hekimi günlük 140-150 Hasta Muayenesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu hizmet sunumu hasta ve hekim için ideal olmaktan çok uzakta, hekimi yıpratıcı hastanın sağlıklı hizmet almasının önünde en büyük engeldir.
📍Halen yeni iş yüklerinin sistemin en verimli çalışan hekim grubu olan Aile Hekimlerine yüklenmeye çalışıldığını duyuyoruz, görüyoruz.
📍14 Mart Tıp Bayramında soruyoruz, sistemin kurbanları aile hekimimidir? Klinisyen midir?.
📍İş yükünü ve sağlık sistemini sayıları %10 olan Aile Hekimlerine her işi yüklemeye çalışarak çözemezsiniz. Hastanın daha kaliteli hizmet almasını ancak hekimlere adil, eşit yükü pay ederek çözebilirsiniz. Üzerimize yeni iş yükleri getirecek uygulamalardan derhal vazgeçin! Üzerimize getirilecek yeni iş yükleri sistemi çıkmaza sürükleyecektir.
📍Hiç bir Oecd ülkesinde Türkiye de ki Aile Hekimine yüklenen iş yükü katsayısı kadar yüksek kat sayıda bir iş yükü yoktur. Bazı ülkelere göre bu iş yükü 3 katından fazladır.
📍Konu-Sorun hekim sayısı değil hekimler arası iş yükünün adaletli, adil dağıtılması ve verimlilik sorunudur. Bu yönde çalışmaların AHEF ve sahayı bilen STK’lar tarafının dinlenerek çözülmesi şarttır. Her işi yükü altında çalışan Aile Hekimi çözsün fikri sağlıksız, kolaycılığa kaçan bir fikirdir. İş yükü altında tükeniyoruz, Bu 14 Mart da Sesimizi Duyan Var Mı?
#14Mart #AileHekimi #Ahef #Doktor #Hekim #SaglıkBakanlığı
Acil serviste doktor nöbeti devir alır.
Sarı alan müşahadede yatış bekleyen en az 30 hastaya vizit yapar, tedavilerini düzenler.
30 hasta… kimi kalp krizi, kimi solunum yetmezliği, kimi zehirlenme, trafik kazası kimi.
Hemen yanıbaşında yeşil alan. Kapının önü tıklım tıklım.
Kırmızı alanda kardiyak arrestle gelen hasta bir saatlik müdahale sonrası geri dönmüş, solunum cihazına bağlı, monitörize, anlık takip edilmesi gerekiyor. Yakınları telaşlı, gözüne bakıyorlar olumlu bir cümle için.
Bu arada ambulansla hasta üstüne hasta geliyor.
Mide kanaması; hemen damar yolu açılması, kan tetkikleri, vitallerine bakılması gerekiyor. Sonrasında endoskopi için konsülte edilmesi lazım.
Nefes darlığı geliyor; akciğer ödeminde hasta, müdahale etmesen kaybetmen an meselesi. Hastanın anamnezi, kullandığı ilaçlar, muayenesi ve ilgili bölümle konsültasyon…
Bu arada yan ağrısıyla gelen bir hasta. Vitalleri stabil, tetkikleri istiyor doktor. Taş olabilir diye de tomografi istiyor.
Günlük 800 başvurunun olduğu acilde, kardiak arrestler, solunum yetmezlikleri, trafik kazaları, kurşunlanmalar arasında yan ağrısıyla gelen hastanın sonuçlarına da bakıyor. Ağrı kesicisini yapıyor ve idrar yolu enfeksiyonu düşünüp tedavisini düzenliyor. Tomografide acil müdahaleyi gerektirecek bir bulguya rastlamıyor. Hastaya poliklinik öneriyor.
Ve güya tomografideki böbrek taşını göremediği için 1.5 ay sonra doktor ‘dandik’ ilan ediliyor! 800 hasta içinde yan ağrısıyla gelen hastanın iki gün sonra raporlanan tomografisini takip edip hastaya bildirmesi gerekiyormuş!
Dalga mı geçiyor yoksa gerçekten böyle bir sorumluluğun olduğuna mı inanıyor bilemiyorum ama biri birinden vahim.
800 hasta içinde kalp krizi geçiren, trafik kazası geçiren, kuşunlanan ve mide kanamalı hastalara odaklanmak zorunda kalan doktor güya tomografideki taşı göremediği için ‘dandik’ ilan ediliyor ve şikayet ediliyor!
Dandik bir sağlık sistemi yüzünden adeta şamar oğlanına dönmüş doktorlar.
Acil servislerde yeşil alan açarak kaos yaratan sistem mi, yoksa doktor mu dandik?
İnsanların aile hekimini atlayarak kafasına göre branşlara başvurduğu bir sistem mi dandik, yoksa doktor mu?
Kendi e nabızını takip etmeyip, önerilen poliklinik kontrolünü yaptırmayan kişi mi yoksa doktor mu dandik?..
(Böbrek taşının görülemediği iddiası hastaya ait. Böbrek taşı olsa da acil müdahale gerekmeyen hastalar poliklinik önerilerek taburcu edilir zaten.)
Sekreter: Başlayalım mı hocam?
Doktor: Evet
Sekreter: Mehmet Bey buyurun.
Kapı kapanır.
Dr: Geçmiş olsun Mehmet Bey.
Kapı açılır.
…: Hocam randevu alamadım, muayene olabilir miyim?
Dr: İçerde hasta var.
…: Alabilir miyim hocam?
Dr: Gelmeyen hasta olursa alabilirim, şimdi lütfen kapıyı kapatır mısınız?
…: Kaşeli kağıt alsaydım.
Sekreter kapıyı kapatır, kilitler.
Dr: Mehmet Bey şikayetiniz neydi?
Kapı çalınır, çalınır, ısrarla çalınır.
Sekreter kapıyı açar.
…: Hocam sonuç gösterecektim.
Dr: İçerde hasta var.
…: Muayene olmayacam hocam, sadece sonuç gösterecem.
Sekreter: Hasta çıktıktan sonra gelin.
Kapı kapanır.
Mehmet Bey: Doktorum, ben çok hastayım, bende kalp…
Kapı açılır.
…: Doktor Bey randevu alamadım, uzaktan geliyorum. Muayene olabilir miyim?
Dr: İçerde hasta var.
…: Çıkınca muayene olabilir miyim?
Sekreter: Boşluğumuz olursa alabiliriz ama şimdi hasta var, lütfen kapıyı kapatır mısınız?
Dr: Devam edin Mehmet Bey.
Mehmet Bey: Kalp var bende. Geçen gün doktora…
Kapı açılır.
…: İlaç yazdıracaktım, randevu bulamadım. İlaçlarımı yazar mısın?
Dr: İçerde hastam var, bu şekilde giremezsiniz.
…: Muayene olmayacam, sadece ilacımı yaz diyorum, eline mi yapışır?
Dr: Lütfen dışarı çıkar mısınız?
…: Allah belanızı versin! Bizim vergilerimizle maaş alıyorsunuz. İlacımı yazmadan çıkmayacağım.
…..
Basın: İlacını yazdırmak isteyen yaşlı hastayı randevusu yok diye doktor dışarı attı. Vatandaş mağdur!
Sağlık Bakanlığı: Size ulaşabileceğimiz iletişim bilgilerinizi lütfen paylaşır mısınız?
…
Cimer, sarı zarf, soruşturma ve savunma yazısı…
…
Evet Mehmet Bey, devam edin lütfen…
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Motokurye Samet Özgül.
Trafikte uyardığı 3 kişi tarafından boğazından bıçaklanarak katledildi!
🔴20 suç kaydı olan 2 kişi serbest bırakıldı!
🔴19 yaşındaki katilin “pişmanım” sözüyle müebbeti 25 yıla indirildi!
🔴Yargıtay bu adaletsiz kararı onadı!
Bu ülkede adalet suçluyu koruyorsa, biz o adaleti kabul etmiyoruz Alışmayacağız, susmayacağız!
#SametÖzgülİçinAdalet