@canikligil 3 dakika sonra olay yerini ambulansın geldiğini ispatlayabilir misiniz ben size 1 saat boyunca müdahale edilmediğini ve kan kaybından bir ölümün gerçekleştiğini ispatlarsam ne yaparsınız
@canikligil Bir gün sonra şoförü tarafından telefonu arabada bulunup polise teslim edilmiş bir olay karşısında, sizin kurulmuş senaryoya aslında olay böyle olmamış demeniz sadece yanıltmak amacıdır neyin mücadelesini veriyorsunuz.
@canikligil Paylaşımınızı hayretle okudum. Bu olayın böyle olduğunu 2*2:4 edercesine kesin bir dil ile ispatlanmış bir vaka olarak aktarmanızı kınıyorum..
Adaletin temizliği önemlidir.
Yerel yönetimler ve adalet ülkenin önemli erkleridir.Bir ülkeye dış sermayenin gelmesini istiyorsak, insanların kendini güvende hissetmesini istiyorsak, adaletin temizlenmesi gerekir.
TUTDERE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILIR MI?
Ev hapsi verilen Tutdere, cezaevindeki tutukludan farksızdır. Tutuklama da ev hapsi de kişinin görevini ifa etmesini engeller. İtiraz sonucu eğer ev hapsi kaldırılmazsa yerine VEKİL seçimi yapılmalıdır.
Belediye başkanına Fakir biri gelir kiram yok der açım der siz ona yardım etmek zorundasınız ama onunla ilgili bütçeniz yoktur. Bunları çoğaltabiliriz. Hukuka aykırı ama temüllere uygun işlerde tartışılmalıdır.
En büyük sorun şu an belediyelerde yapılmış olan iş ve eylemlerin çoğunun belediyede teamül haline gelmiş olmasıdır. Belediye başkanının düğünlerde takı takması ile ilgili bütçesi yoktur. Peki her hafta gidilen sayısız düğünde takılan altınlar veya hediyeler nereden gelmektedir.
Vatandaşlık ;
Sabah Ü.Kocasakalın yeni anayasa videosunu izlerken şok oldum. Pasaportta Turkısh yazması gerekiyormuş. Eğer T.C. Devleti vatandaşı dersek nasıl olacak. Müthiş bilimsel bir yaklaşım. Prof ya…aBD pasaportunda ne yazıyor bak hoca…
Zamanın Kalbine Saplanan Kılıç
Tarih bir aynadır.
Neye baktığınıza göre sizi yüceltir ya da yüzleştirir.
Ve bazı anlar vardır ki sadece bir çağın değil, insanlığın kaderini değiştirir.
İşte 29 Mayıs 1453 sabahı, güneş doğarken sadece bir şehir düşmedi,bir çağ kapanırken, bir başka çağın ilk nefesi duyuldu.
İstanbul’un fethi, kılıçla yazılmış bir şiir, imanla örülmüş bir irade, akıl ve cesaretle yoğrulmuş bir hakikattir.
Fatih Sultan Mehmet, henüz yirmi bir yaşındayken, yalnızca surları aşmadı.
O, çağların dilsiz bekçiliğini yapan taşlara, insan ruhunun ebedi arayışını haykırdı.
Roma’nın mirası, Doğu’nun kadim hikmetleri ve İslam’ın adalet terazisi, onun sinesinde bir hüküm gibi birleşti.
O, sadece bir komutan değil, hakikatin kapılarını zorlayan bir düşünürdü.
Bilgiyle yoğrulmuş bir irade, çağları dize getirebilir. O gün bunu kanıtladı.
İstanbul, taş değil manadır.
O, gök ile yer arasında asılı bir sır gibi durur. Boğazından geçen gemiler değil, insanlığın kaderidir.
Şehir, bir fatihin yüreğinde tutuşan idealle teslim oldu.
Çünkü o yürek, “Ya ben İstanbul’u alırım, ya İstanbul beni” diyen bir teslimiyetle çarpıyordu.
Bu teslimiyet, dünya nimetlerine değil, ebedi hakikate boyun eğmenin adıydı.
Ey çağdaş zamanların yolcusu!
Bugün baktığında sadece bir harita üzerindeki şehir değil, bir çağrıdır İstanbul.
Kendine sor?
Hangi suru aşmaya cesaretin var?
Hangi zinciri kıracak bilgelik sende mevcut?
Ve hangi sancağı, adaletin ve merhametin rüzgarına emanet edeceksin?
İstanbul’un fethi, yalnızca top gücüyle değil, inanç, strateji ve yüksek bir ülküyle gerçekleşti.
Çünkü hakikat, kaba kuvvetin değil, haklı olanın yanında yer alır.
Ve haklı olmak akıl, sabır, dua ve azim ister.
Bu fethi kutlamak, sadece bir zaferi anmak değil,kendi iç dünyamızın fethini başlatmaktır.
Zira her insan, içindeki İstanbul’u fethetmedikçe, dışarıdaki surlara dokunamaz.
Her bireyin içinde kapanmamış bir çağ, bekleyen bir sabah, yıkılması gereken bir sur ve dikilmesi gereken bir sancak vardır.
O halde, İstanbul’un fethi bize sadece geçmişin ihtişamını değil, geleceğin sorumluluğunu da fısıldar.
Kendini fethetmeyen, hiçbir yeri fethedemez.
Vesselam…
Bir şehir nasıl sevilir?
Elbette insanıyla…
İşte bu sorunun cevabı @AvukatHc dır benim için.
Bugün Adıyamanlıları seviyorsam, bu sevgide Hacı’nın duruşu, sözünün ağırlığı, gönlünün genişliği vardır.
Bir şairle yaşamak, rüzgarla yürümeye benzer.
Hangi yönden eseceğini, ne zaman dinleneceğini bilemezsiniz.
Ama o rüzgar bir kez yüzünüze değdi mi, bir daha asla eski siz olamazsınız.
Hele bu şair oğlunuzsa…
Evladınızın her kelimesiyle yüreğinize dokunduğunu görürsünüz.
Onun suskunluğu bile şiirdir bazen!
Gözleri konuşur, bakışı sitem eder, tebessümü dua gibi iner kalbinize.
Her adımı bir mısra, her derdi bir dize olur.
Ve siz, onu anlamaya çalışan bir baba değil; onun şiirinde yer bulmaya çalışan bir okuyucu olursunuz artık.
Dışarıdan bakıldığında sessiz sanılır şair çocuklar.
Ama bilmezler ki o sessizlik, içindeki alemin gürültüsündendir.
Herkes yaşarken o gözlemler, herkes geçip giderken o kalır, bakar, duyar ve biriktirir.
Kimi zaman bir serçenin kanadında, kimi zaman bir lavantanın kokusunda,kimi zaman bir yetimin duasında bulur kendini.
Sözün değersizleştiği çağda, kelimelere yeniden itibar kazandırmak için yazmaya devam eder.
Bir şair oğul ile büyümek, nar tanesiyle yürümek gibidir.
Kırılmasın diye dua ederken, içindeki özün kıymetini bilmekle geçer ömrünüz.
Siz belki bir kahvaltı masasını düşünürken, o yitik bir ümmeti düşünür.
Siz onun geleceğini planlarken, o milletin vicdanı olmayı hayal eder.
Ve bazen gecenin bir yarısı, odasından tek bir dize gelir kulağınıza:
“Ey kalbim, sus artık,çünkü bu çağda duymak, delirmeye yakındır…”
İşte o an, anlarsınız…
Bir şairle yaşamak, sabretmektir.
Onu anlamaya çalışmak, bir ömre bedeldir.
Ama onun kaleminden dökülen her kelime, sizin yüreğinize kazınan bir ödüldür.
Hele bu şair oğlunuzsa…
Siz her gün yeniden doğarsınız.
SATIŞIN, MADDİ VE MANEVİ ZARARIN BEDELİ. Kayınpederim 50 milyonu beğenmedi siyen Şükriye sen 50 milyonu beğenmişsin. Avukatların aldıklarını da sorgula. Ama sana doğruyu söylemezler. Orada da senin bilmediğin gizli bir anlaşma vardır. https://t.co/fLDl3boG4h
Şükriye ne tuzağa düşmüşsün bir bilsen. Para almak için bizi dolandıran seni dolandırmaz mı? Rezil alacağınız günler yakın. Kanal kanal gezip iftira atın. Görüşeceğiz…
Şükriye, kayınbabam 50-55 i beğenmemiş diyordun. Anlamadın mı kayınpederin derdi para değildi. Sen ucuza gitmişsin. Bu kayınpederinden kalan mirastan az. Gaza geldin Şükriye… yakında bekle.
@muhendisyenn Yalan yalan…
Özer bey bana 2. Gün 3-4-5 milyon dolar al demiş… Özer bey sana benim yanımda bir tazminat olursa ben, eşim,kızım istemiyoruz hepsi senin demedi mi?şahidim…şahidim…