En ufak bir olayda Memura ne gerek var, yapay zekâ her şeyi yapar. diyen memur düşmanları .
Bakın, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi kapsamında sağlık çalışanları yine görevinin başında olacak.
İdari izinli sayılan günlerde bile hastaneler boş kalmayacak, sağlık hizmeti devam edecek.
Hadi yapay zekâ gelsin de bu işi yapsın görelim.
Pandemide de görevimizin başındaydık. Depremde de sahadaydık. Sel felaketlerinde de sahadaydık.
Herkes evine çekildiğinde, biz görev yerlerimizdeydik.
iş cana, sağlığa ve hayata dokunmaya gelince herkes karşısında bir sağlık çalışanı görmek istiyor.
Yargıtay’ın yıllık ücretli izinlerin hesabına ilişkin verdiği kararın, Kamuoyunca kamu görevlileri bakımından da uygulanacağı yönünde eksik ve yanıltıcı değerlendirmeler yapıldığı görülmektedir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.02.2026 tarihli, 2025/9525 Esas ve 2026/757 Karar sayılı ilamında; yıllık ücretli izin kullanılan döneme rastlayan hafta tatili günlerinin, işçinin yıllık izin süresinden sayılamayacağı belirtilmiştir. Söz konusu karar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesinde yer alan açık düzenlemeye dayanmaktadır.
Karara konu olayda işçinin toplam 28 günlük yıllık izin hakkı bulunduğu, ancak izin kullandığı dönemlere rastlayan 4 hafta tatili gününün de yıllık izinden düşüldüğü tespit edilmiştir. Yargıtay, hafta tatiline denk gelen bu 4 günün yıllık izin olarak değerlendirilemeyeceğini ve işçinin 4 günlük bakiye yıllık izin hakkının bulunduğunu kabul etmiştir.
Ancak önemle ifade etmek gerekir ki bu karar, işçi statüsünde çalışanlar bakımından verilmiştir. Kararın dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi devlet memurlarının yıllık izinlerinin hesaplanmasına doğrudan uygulanması mümkün değildir.
Devlet memurlarının yıllık izin hakları; hizmet süresine göre 20 veya 30 gün olarak 657 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinde düzenlenmekte, izinlerin kullanım usulü ise aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde belirlenmektedir. Memurların yıllık izinleri bakımından, İş Kanunu’nun 56’ncı maddesine benzer şekilde hafta tatili ve resmî tatil günlerinin yıllık izin süresinden ayrıca çıkarılmasını öngören bir düzenleme bulunmamaktadır.
Dolayısıyla söz konusu karar;
işçilerin mevcut yıllık izin haklarının hesaplanmasına ilişkin bir içtihat olup, devlet memurlarının yıllık izin sürelerinde herhangi bir değişiklik meydana getirmemiştir.
@NazifYil@ahmetesmer2121 Hem kendi hakkınızı aramak için bir çabanız yok hemde kendi hakkını aramaya çalışan insanları sindirmeye çalışıyorsunuz burda sizin bir kazanımınızdan bahsedilirken dahi memura saldırıyorsunuz.
@NazifYil@ahmetesmer2121 Bu duruma görede izinden düşülecek gün sayısı eğer sadece pazar izinliyse söz konusu iş yerinde 1 gün düşülür eğer hem cumartesi hem pazarsa 2 gün düşülür. Hakkını mevcutta bulunan kanun üzerinden arıycaksın memura ya da farklı bir zümreye saldırarak değil.
@NazifYil@ahmetesmer2121 Şimdi bak çalışma kanunu sana cumartesi çalışcaksın ya da çalışmıycaksın demiyor haftalık 45 saat çalışcaksın diyor iş yerine göre uygulama farklılık gösterir. İster haftanın 5 günü 9 saat çalışırsın ister cumartesi dahil günde 7.5 saat çalışırsın.
@NazifYil@ahmetesmer2121 Konu işçilerle alakalı memurla alakası yok 4857 sayılı iş kanununun 56. maddesi uyarınca hafta sonuna denk gelen süreler izinden düşmemeli yanlış bir uygulamaya karşı açılan davada yargıtay aldığı bu kararla kanun’u desteklemiş oldu işçilerin hakkı olanı hatırlattı.
@ahmetesmer2121 Memurların izin hakları 657 sayılı kanunun 102. ve 103. maddelerinde kıllanış şekliyle açıklanmıştır. 657 ye tabi memurların izin hakları iş günü üzerinden değil takvim günü üzerinden hesaplanır. İşçinin memura, memurun işçiye saldırması gibi anlamsız diyaloglar yine patlamış.
@ahmetesmer2121 Konu işçilerle alakalı memurla alakası yok 4857 sayılı iş kanununun 56. maddesi uyarınca hafta sonuna denk gelen süreler izinden düşmemeli yanlış bir uygulamaya karşı açılan davada yargıtay aldığı bu kararla kanun’u desteklemiş oldu işçilerin hakkı olanı hatırlattı.
Bir kaptanın en büyük amacı gemisini korumak olsaydı, sonsuza dek limandan çıkmazdı. Cesaret sil baştan başlayabilmektir. Cesaret güvenli limandan fırtınalı denize açılabilmektir…
Asıl başarıda fırtınalı denizin ardındadır.
@osmkya06 Sahanın küçük, büyük, yerel ve genel ölçekte birçok sorunu bulunuyor. Bu sorunlara en doğru şekilde çözüm üreteceğine inandığımız, güvendiğimiz sendikamızda başkanımızla birlikte yola revan olduk. Aynı azim ve kararlılıkla yürümeye, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.
Bugün TÜİK enflasyon rakamlarını açıkladı.
Mayıs Ayı Enflasyonu:Yüzde 1,71
Yıllık Enflasyon:Yüzde 32,61
Ama gelin gerçek enflasyonu bir de memura soralım…
Geçen yıl 15 bin liraya kiralanan evler bugün 35-45 bin lira bandına çıktı. Markete giriyorsunuz, birkaç poşet temel ihtiyaç alışverişi binlerce lirayı buluyor. Çocuğun eğitim masrafı, servis ücreti, kırtasiyesi, ulaşım giderleri derken maaş daha ayın ortasına gelmeden eriyip gidiyor.
Memur artık birikim yapmayı, geleceğini planlamayı değil; ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor.
Bir zamanlar ailesiyle birkaç gün de olsa tatil yapabilen kamu çalışanı bugün bırakın tatili, birkaç günlük konaklama ücretini dahi karşılamakta zorlanıyor. Sosyal hayat lüks, nefes almak bile maliyet hesabına dönüşmüş durumda.
Şunun altını özellikle çizmek gerekir:
Enflasyon farkı zam değildir.
Enflasyon farkı, çalışanların cebinden enflasyonla alınan paranın bir bölümünün gecikmeli olarak geri verilmesidir. Bu nedenle enflasyon farkını bir artış gibi sunmak, yaşanan ekonomik gerçekliği görmezden gelmektir.
Kamu çalışanları lütuf değil, alın terinin karşılığını istemektedir.
Temmuz ayında memurun alım gücünü gerçekten yükseltecek, mutfaktaki yangını söndürecek, refahı tabana yayacak reel bir zam ve refah payı artık kaçınılmaz hale gelmiştir.
Çünkü memur geçinemiyor.
Çünkü memur tükeniyor.
Çünkü memur da insanca yaşamayı hak ediyor.
Cumhuriyet tarihimizin en hızlı büyüyen memur sendikası, Genç Sağlık Sendikası iç-dış, direkt ya da dolaylı her sorununu kendi kendine çözmeye muktedirdir.
3 yıl kadar kısa bir sürede 0’dan 60.000’e gelmeyi başarmış olan sendikamız, konfederasyonumuzla birlikte “tüm ayrılıklara rağmen” bu senede 100.000’i aşarak Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olmuştur.
Bu denli büyük bir camiada dönem dönem çeşitli anlaşmazlıklar ve yol ayrılıkları hayatın olağan akışındadır. Yanımızda yol yürüyen mevkidaşlarımız ile yaşanan ayrılıklardan sonra ya da karşımızda rekabet ettiğimiz sendika yöneticilerini yıpratmak adına herhangi bir söylemde, iddiada ya da eylemde bulunmak bugüne kadar yöntemimiz olmadı, olmayacak.
Hedefe giden her yolu meşru kabul edemeyiz, bizler adına önemli olan tüm bu mücadeleyi verirken “insan” kalabilmektir.
Bugün açıklanmasını beklediğimiz, ancak Kurban Bayramı gerekçe gösterilerek veri toplama sürecindeki değişiklik sebebiyle 5 Haziran 2026 tarihine ertelenen Mayıs ayı enflasyon verileri, sadece teknik bir takvim değişikliğinden ibaret değildir. Bu veri; milyonlarca memurumuzun, emeklimizin, evine ekmek götüren çalışanımızın Temmuz ayındaki yaşam standardını, mutfağındaki huzurunu ve geleceğe dair umutlarını belirleyecek olan en kritik virajdır.
Buradan açıkça ifade ediyorum: Bizim için enflasyon, soyut rakamlardan ya da istatistiki tablolardan ibaret bir veri değildir! Bizim için enflasyon; çarşıda, pazarda, markette her gün yüzleştiğimiz hayat pahalılığının, alım gücümüzün erimesinin ve adil bölüşüm çığlığımızın ta kendisidir.
5 Haziran günü gözlerimizin çevrileceği TÜİK’ten beklentimiz ve talebimiz nettir: Açıklanacak resmi rakamlar, sokağın gerçekleriyle ve çalışanımızın bizzat kadar hissettiği enflasyonla tam manasıyla uyuşmak zorundadır!
Devletimizin omurgasını oluşturan memurlarımızın ve ömrünü bu ülkeye hizmetle geçirmiş emeklilerimizin refah payı bir lütuf değil, büyümeden adilce alması gereken hakkıdır! Enflasyon farkı zam değildir. Her ay maaşlara yansıtılması gereken geçmiş kayıplardır. Gerçek zam, memuru ve emekliyi enflasyon canavarına ezdirmeyecek olan adil refah payıdır.
Devlet Memurları Konfederasyonu olarak; alın terimizin enflasyona kurban edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz! 5 Haziran’dan Temmuz ayındaki son veriye kadar, memurun taleplerini en gür şekilde duyuracak, hakkımız olanı alana kadar bir çalışmalarımıza devam edeceğiz.
Tüm teşkilatlarımızla, milyonların hakkını savunmak üzere üstümüze düşeni yapmaya devam ediyor ve sürecin anbean, en sıkı şekilde takipçisi olduğumuzu beyan ediyorum! 🇹🇷
Bazı tarihler vardır… Sadece bir gün değildir. Bir milletin yeniden ayağa kalktığı, umudun yeniden filizlendiği gündür.
19 Mayıs 1919’da Samsun’da yakılan o meşale; aradan geçen onca yıla rağmen hâlâ yüreğimizde yanmaya devam ediyor.
Çünkü bu millet, en zor zamanda bile umudunu kaybetmemeyi o gün öğrendi. İnandığında neleri başarabileceğini o gün tüm dünyaya gösterdi.
Bugün bizlere düşen ise; bu ülkeye inanmak, gençlerimize güvenmek ve bize bırakılan emanete sahip çıkmaktır.
Ben inanıyorum ki; Vicdanını kaybetmeyen, vatanını seven, mücadeleden korkmayan gençler olduğu sürece bu ülkenin yarınları her zaman güçlü olacaktır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kurtuluş kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Aziz milletimizin ve geleceğimizin teminatı gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.