Utku'nun babası, Psikiyatri Doktoru, Altay'ın hastası, Altay Sosyal Dayanışma Derneği geçmiş başkanı, BİR TEK SEN ANLA romanı yazarı, Haber Ekspres Gazetesi
Deniz Göktaş:
“Sabah, Kemal Bey’in burada olduğu ve benimle görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim.
Sulh Ceza Hâkimliği’ne çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. ‘Geçmiş olsun’ dedi, ben de teşekkür ettim.
‘Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu.’ Ben de ‘Yok’ dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi de söyledim.
‘Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var: Lütfen CHP’yi salın’ dedim. Bunu söyledikten sonra başını salladı ve gitti.
2023’te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026’da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu.
Avukatımın söyledikleri doğrudur.”
(Fatih Altaylı)
Böyle bir tivit atacağım hiç aklıma gelmezdi.
Bizim meal yasaklanıca ilahiyatçı arkadaşlardan tepki için imza vermekten çekinenler olunca böylesi bir durum olmuştu.
Şimdi sırada komedyenler var.
Sınav yine çetin.
Genç arkadaşınız için bir şey demeyecek misiniz ustalar?!
Herkes haddini bilecekmiş, dini değerlerle alay edilemezmiş...
Peki madem öyle neden bakara-makara diyen adama haddini bildirip ters kelepçe takmadınız ve üstelik büyükelçilikle ödüllendirdiniz?
Hava bedava, su bedava amq... Dünya yansa bir avuç otunuz yanmaz
Gencecik meslektaşınız, tutuklanacağını bile bile ülkesine aslanlar gibi döndü ve ayağının tozuyla ters kelepçeyle gözaltına alındı.
Acaba iki kelam mı etseniz ?
#DenizGöktaş
Mizahın tamamen yasaklanacağı ve kabul görmeyeceği günlere doğru koşar adım gidiyoruz.
Plastip şovlardan, Soyut Padişah gibi oyunlardan geldiğimiz noktaya bakın.
Deniz Göktaş gibi korkmayan ve olması gerektiği gibi mizah yapanın başına gelenleri görün.
Yarın arkadaşlarınızla kendi aranızda bir siyasetçiyle ilgili konuştuğunuz zaman bile sesiniz içinize kaçtığında, fısır fısır ve korkarak konuştuğunuzda hatırlarsınız.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Terörist dediler, hırsız dediler, FETÖ’cü dediler… Tutmadı!
İftira listesi uzun ya… Şimdi de “dış mihrak” diyorlar.
Ben iki öğretmenin evladı, bir bahçıvanın torunuyum. Beni bu devlet parasız yatılı okuttu.
Devlet üniversitesinde okudum, askerliğimi Mavi Vatan’da uzun dönem yaptım. Ailesi Balkanlardan göç etmiş bir Balkan Türküyüm.
Devletin varlığının ne demek olduğunu Erdoğan’dan çok daha iyi bilirim.
Bize dış mihrak tarif edecek adamın da alnını karışlarım!
Milletin gönlünden düşen, iktidarda olsa da yalnızdır.
Milletin gönlüne giren, yolda olsa da menzile çoktan varmıştır.
Yolun sahibi millettir.
Milletle yoldayız, milletin yolundayız.
İktidara yürüyoruz!
📍İzmir
@06melihgokcek Özgür Özelin her durumda ve koşulda içinizden geçeceğini biliyor ama boş yapıyorsun. Teklif edin bakalım çıkıyor mu çıkmıyor mu? Hain Kemal’e kaldığınıza göre şükür ki sonunuz yakın. O sonda neler olacak hep birlikte göreceğiz.Sana hesap sormazsa Özgür o zaman bizim için korkak
Biz bu memleketin sevdalısıyız.
Gerekirse Burdur’da bir domates kasasını çevirir, üzerine çıkar yine milletimizle buluşuruz.
Binalar sizin olsun. Biz milletin bağrında, bir kahve sandalyesindeyiz!
📍Denizli Serinhisar, Burdur Çavdır │ Yeşilova
Binalardan çıktık, milletle yürüyoruz.
Bugün Tarihi Ulus Hali’nde esnafımızla, vatandaşlarımızla bir aradaydık. El sıktık, yüz yüze baktık, umut gördük.
Millete sırtını dönenin yolu daralır. Yönü şaşar.
Bizim yolumuz açık, yönümüz millettir.
Millet bizimledir!
Bazı yoklukların yerine hiçbir şey konmuyor.
Yük ağırlaştığında,
omuz verecek bir dost aradığında,
dönüp bakınca eksikliğini hissettiğinde…
Birlikte yürüdüğümüz yollar burada. O yollardan çok daha fazlasını yine seni yanımızda hissederek aşacağız.
Hatıran da hayallerin de bize emanet…
Kılıçdaroğlu'nun bugün CHP genel merkez bina önündeki konuşması -tek kelimeyle- ibretlik:
Öncelikle "tweet"inde, CHP genel merkez yöneticileri için, "topyekün halk ayaklanması yapanlar..." diyor.
Hiç kimse "halk ayaklanması çağrısı" yapmadı. Ama "CHP'nin butlana teslim olmayacağı, direnileceği" açıklaması yapıldı ki bu, bir hak ve aynı zamanda görevdir ("Halk ayaklanması.." sözü bana kötü bir yerlerden tanıdık geliyor; şimdilik ona girmiyorum).
CHP genel merkez önündeki konuşma çok vahim:
İktidara, AKP'ye, tek adam rejimine tek laf etmeyen -bilakis "Neo-Osmanlı coğrafyası" laflarıyla AKP'nin dış politika avukatlığını yaptı- Kemal bey, -kısa bir süre evvel lideri olduğu- CHP'yi hedef bellemiş durumda. İnanılmaz bir akıl tutulması ya da toptan "karşı safa geçme" hali.
Kemal bey, "CHP'yi arındıracak"mış.
Oysa bu ülkeyi bu hale getiren CHP değil ki, AKP.
Kamuyu yağmalayan, "128 milyar dolar"ı çalan, 5'li Çete'yi yaratan, memleket toprağını yabancı maden şirketlerine peşkeş çeken, her gün ortalama 6 (çocuk, yaşlı) işçiyi katleden AKP rejimidir. Arınacaksa -daha doğrusu yargılanacaksa- AKP'liler yargılanmalıdır.
AKP'den -kendi bakanlığına, hem de 'kovid dönemi'nde- kocasının şirketi üzerinden milyonlarca dolarlık dezenfektan satın alan bakanın yargılanmadığı bir ülkede CHP'liler neden yargılanıyor Kemal bey? Sadece muhalefete "çalışan" bir yargıya, kim/nasıl güvenebilir?
Kemal bey bu basit soruyu dahi vicdanına sormaktan aciz, Saray'a o derece teslim olmuş bir kişidir.
Halk TV'nin sahibi için, "yurda gelemeyen TV kanalları sahipleri var" diyor. Fakat Cafer Mahiroğlu'nun niçin, "memleketine gelemediğini" söylemiyor (Cafer hakkında, AİA adlı namlı işadamı/itirafçının iftiraları sonrası tutuklama kararları verildi. O yüzden gelemiyor).
Kemal bey, AİA'nın itiraflarını "hukuki" bulduğu gibi, soyut itirafçı beyanıyla herhangi bir bireyin tutuklanması kararını da böylece desteklemiş oluyor. Kaldı ki burada tutuklamayla karşılaşan kişi, Türkiye'nin en çok izlenen muhalif televizyon kanalının sahibi. Bir siyasi kararın söz konusu olduğu açık.
Kemal bey, bu sözleriyle Silivri'de şu an yargılanmakta olan tüm CHP'li belediye başkanlarını ve arkadaşlarını da suçlu ilan etmiş oluyor.
Tarih böyle bir şey yazmadı: CHP genel başkanlığı yapmış bir siyasetçi, iktidar partisinin emrine girmiş, 3 yıldan bu yana kendi partisine adeta savaş açmış halde. Ülke ne halde, gençler ülkeden neden kaçıyor, işsizler, emekliler ne halde; hiçbiri Kemal beyin umurunda değil; O varsa yoksa CHP 12. kattaki -kaybettiği- koltuğunu -Saray darbesiyle- geri alma peşinde. Ne utanç verici bir "dava".
Kemal bey, hiç mi utanmıyorsun? (Bak, oğlun bile yaptıklarını onaylamıyor).
Kendini, partini, ülkeni düşünmüyorsun anladık, bari evlatlarını düşün!
"Ayıptır, günahtır, yazıktır."
Bay bay kemal, “İlk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz.” demiş…
✅ “Ekmeleddin’le seçimi kazanacağız”a inanan buna da inanır…
✅ “Kazanamazsam aday olmayacağım… Aday olmayacağım yoruldum… Ben aday olmuyorum ama aday gösteriyorlar”a inanan buna da inanır…
Geçiştirmekten ve zaman kazanmaktan başka bir şey olduğunu düşünmüyorum…
Biz airfryer’a, mutfak dolabına inanmış insanlarız…
Bir daha yer miyiz?
Allah belanı versin airfryer…
Allah belanı versin mutfak dolabı ve granit mermer tezgahı…
İsmail Saymaz: Adam kendi ağzıyla delegelere 100 bin lira dağıttım,bunun 20 bin lirasıyla alem yaptım diyor. Kılıçdaroğlu ne diyor? Arınmalıyız diyor. Arınmalıyız diyen Kılıçdaroğlu, kurultayda şaibe yaratmak için para dağıtan bu adamın oğlunu niye MYK’ya alıyor?
‘Bu işin hiçbir yerinde yokum’ diyorsun ya Erdoğan...
Sen o TOMA’nın şoför koltuğunda oturuyorsun!
Bu mesele CHP’liler arasında değildir.
Bu mesele seninle millet arasındadır.
Müesses Nizam’la Türkiye arasındadır.