Gizli Gerçekler • Derin Konular • Deşifre • Yapay Zekâ • Teknoloji • Jeopolitik • Yatırım • Bilim • Gelecek Trendleri • Analiz • Haber • Sağlık • Öngörü 🇹🇷
🔴 NAMUSSUZLAR‼️
Baba Oğuz Tezmen zamanında Milli Piyango’da büyük ikramiyeleri ekibiyle birlikte götürdü, sonra Türk Telekom’u dolandırdı ve yargılanırken vekil yapılarak kurtarıldı, oğlu Emre Tezmen tüm Türkiye’yi dolandırdı onuda kurtarmak için formül aranıyor.
He bu arada baba oğul 1.5 milyar dolarlık adam başı servetleriyle zenginler listesindeler.
Ayrıca Sabetayistler.
#TeraFonMağdurları #fonmağdurları #thf #tly #tp2 #SPKSkandalı
🔴 Şu video geçmişte neden önümüze hiç düşmedi‼️
Borsa üzerine yorumlar yapan bir Yusuf Benli isimli vatandaşın, Tera Yatırım ile ilgili yaklaşık 1 yıl önce uyarılarda bulunduğu ortaya çıktı.
25 Ekim 2025 tarihinde yapılan yayında Tera ile ilgili ifadeler dikkat çekiyor:
- Tera çok kişinin canını yakacak, haberiniz olsun.
- Bazen sizi suni bir şekilde büyütürler.
- Bu giderek saadet zincirine dönüşüyor.
- Ortada üretilen bir mal ya da ürün yok.
- Tera, fonlarda topladığı paralarla dandik hisseleri yükseltiyor, sonra sen daha çok para aktarıyorsun. Gün gelip parayı çekmek istediğinde sorun yaşayabilirsin.
❌ HARAMZADELER ❌
Savcı’nın tespitlerine göre:
Pusula Portföy ve KatılımEvim sahibi Serdar Turhan Yunanistan’dan oturum izni ve bir malikane almış.
Ayrıca Dubai'den bir villa, bir jet ve bir tane de yat alınmış.
Serdar Turhan’ın hesabından İsviçre’ye Rosthchild’in bankasına 15 milyon dolar, Muhammed Yarız’ın hesabından ise 25 milyon Euro gönderildiği belirlendi.
#SPK #Tera #Pusula #Hedef #Atlas #A1 #Pardus #Bulls #TEFAS #fon #portföy #yatırım #pusulaportföy
Böyle yüzbinlerce insan var.
Ulan haramzadeler yatacak yeriniz yok.
Tüm fon yöneticilerinin, onlara siyasi olarak yol verenlerin, bu işten nemalanan bürokratların hepsi tespit edilip donlarına kadar alınsın.
Özel fonlarda paralarını 10 kat artıran o haramzadeler kimse tespit edilip aldıkları paralar kusturulsun.
Bu şerefsizlerin hepsi içeri atılsın ve tüm yurt dışındaki paraları nerdeyse itiraf ettirilip geri getirilsin, söylemezlerse örgütlü suçlar kapsamına sokup hapishanede çürütülsünler.
Bu mesele hükümet götürür.
Belki de bunun için yaptılar kim bilir?
Devletimiz şu anda çok büyük bir sınavdan geçiyor. Devletin her kademesinde aç köpekler cirit atıyor. Bu namussuzları tespit etmek için devlet planlama teşkilatı devreye girsin.
Faizsiz bankacılık adı altında dini bütün masum insanlarımızın paralarını alıp siyonizmin kurucu ailesi Rothschild’in bankalarına yatıran bu şerefsiz vatan hainlerini görsün milletim.
Annesinin elde çamaşır yıkayarak yıllardır biriktiği parayı tasfiye edilen fonlara yatırdığını gözyaşlarıyla anlattı:
"O dünyanın en iyi annesi. Yüzüne bakamıyorum. 40 m2 evde yaşıyoruz. Hayatta kimsemiz yok."
#TeraFonMağdurları #fonmağdurları #SPKSkandalı @RTErdogan
🔴 Türkiye finans tarihinin en büyük kara deliklerinden biri, tüm uyarılara ve göz göre göre gelen risklere rağmen patlak veren devasa bir borsa ve fon skandalıyla şekilleniyor.
Kâğıt üzerinde milyarlarca dolarlık hacimlere ulaşan bu yapı, gerçekte sanal değerler üzerine kurulmuş devasa bir sistemik çöküşü barındırıyor. Borsa İstanbul bünyesindeki bazı fonlarda ve halka açık şirketlerde yaratılan suni baloncuklar patladığında, kâğıt üzerindeki yüksek rakamlar hızla taban serilerine dönüşerek sıfırlanma noktasına geldi.
Bu durum, birikimlerini koruma sevdasıyla sisteme dâhil olan binlerce küçük yatırımcının ana parasını dahi tamamen kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açtı.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) duyurduğu üç aylık tasfiye ve devir takviminin pratik bir karşılığı bulunmuyor.
Süreci sırtlanan kamu ve özel bankacılık yapılarının iş yükü ve fonlardaki hisselerin elden çıkarılma zorluğu göz önüne alındığında, bu tablonun altı aydan fazla bir zamana yayılacağı aşikâr. Satış emirleri verildikçe derinleşen zararlar, fon içindeki şirketlerin değerini her geçen gün eritirken, mağdur olan kitlelerin paralarını alıp alamayacağı büyük bir belirsizlik taşıyor.
İşin arka planına bakıldığında, kriz resmi olarak görünür hale gelmeden hemen önce sistemden sessizce çekilen "balina" olarak adlandırılan büyük aktörlerin varlığı dikkat çekiyor. Ağustos ayında Ticaret Sicil Gazetesi'ne yansıtılan fon izahname değişiklikleriyle erkenden çıkış yapan, yurt dışındaki ve özellikle İsviçre'deki banka hesaplarına transfer gerçekleştiren bu yapılar, yaklaşan dalgayı önceden haber alarak kendilerini korumaya aldı.
Nitekim yürütülen soruşturmaların standart piyasa dolandırıcılığı maddeleri yerine "terörün finansmanı" ve "kara para aklama" gibi ağır suçlamalar üzerinden yürütülmeye çalışılması, zanlıların basit kefaret ve yatarı olmayan cezalarla serbest kalmasını engelleme amacını taşıyor.
Bu tablonun kökleri yeni değil; 2020-2022 yılları arasındaki halka arz furyasına ve portföy yönetim şirketlerinin kontrolsüz büyümesine dayanıyor. Gerçek değeri 100 milyon lira dahi etmeyen küçük ölçekli şirketlerin borsa manipülasyonlarıyla 10 milyar liralık piyasa değerlerine ulaştırıldığı, ardından bu hisselerin fonlar üzerinden piyasaya sürüldüğü bir çark kuruldu.
Bu çarkın dönmesine göz yuman, geçmişten bugüne bürokrasi ve SPK yönetim kademelerinde görev alan isimlerin ve siyasi bağlantıların rolü ise en çok tartışılan konuların başında geliyor. Odak noktası sadece birkaç bilinen aracı kuruma çekilmek istense de, arka planda onlarca fon ve daha derin bağlantılar yer alıyor.
Finansal boyutun vahameti vergi ve bilanço kayıtlarında da net biçimde görülüyor. Yıllık bazda %20.000 gibi akılalmaz oranlarda büyüyerek milyarlarca liralık hacme ulaşan bazı aracı kurumların, yıl sonunda matrahsız beyanda bulunarak sıfır lira vergi ödemesi, sistemdeki denetimsizliğin ve ayrıcalıklı yapının ne boyuta ulaştığını gözler önüne seriyor.
Öte yandan, krizin kamu kaynaklarına ve ülke ekonomisine getireceği toplam maliyetin 50 milyar doları bulabileceği hesaplanıyor. Türkiye’nin brüt dış borcunun 600 milyar dolara yaklaştığı bir konjonktürde, bu büyüklükteki bir finansal deliğin kapatılması yine kamu yükü ve toplumsal maliyet olarak halkın sırtına biniyor.
Sonuç olarak yaşananlar, münferit bir dolandırıcılık veya birkaç spekülatörün borsadaki operasyonundan ibaret değildir. Devlet düzenleme kurumlarının, vergi denetim mekanizmalarının ve piyasa gözetim sistemlerinin işlevsizleştiği, liyakatsizliğin ve cezasızlık algısının egemen olduğu yapısal bir çöküşün tezahürüdür.
Borsa İstanbul'da işlem gören stratejik şirketlerin değer kaybetmesi ve yabancı sermaye karşısında savunmasız hale gelmesi riski de cabasıdır. Bu kısırdöngünün kırılması, yüzeysel operasyonlarla değil; hukuk devletinin, şeffaf denetim mekanizmalarının ve sistemik reformların eksiksiz biçimde hayata geçirilmesiyle mümkündür.
#TeraFonMağdurları #fonmağdurları #tly #thf #tp2
🔴 SAYIN CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A ÇAĞRIMIZDIR
@RTErdogan#RecepTayyipErdoğan
17 Eylül 2026 TEFAS Skandalı: Zamanında Verilen Fon Satış Emirleri Neden İptal Edildi?
Finansal piyasaların temel direği güven, şeffaflık ve kural bütünlüğüdür. Ancak 17 Eylül 2026 tarihinde, saat 13:30 valör kesim sınırından önce kurallara uygun şekilde sisteme girilen fon satış emirleri, TEFAS sistemine iletilmeyerek iptal edilmiş ve binlerce yatırımcı açıkça mağdur edilmiştir.
Bu durum basit bir teknik aksaklık değil; yatırımcının mülkiyet ve işlem hakkını doğrudan etkileyen sistemik bir risk boyutuna ulaşmıştır.
1️⃣ Operasyonel Aksaklık ve Sorunun Özü
Kurallara Uyan Yatırımcı Cezalandırıldı: 17 Eylül günü saat 13:30 öncesinde emrini sisteme ileten yatırımcılar, mevzuatın gerektirdiği tüm şartları yerine getirmiştir.
TEFAS’a İletim Sorumluluğu: Aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri üzerinden iletilen bu emirlerin TEFAS’a aktarılmaması, sistemin altyapısal güvenilirliğini tartışmaya açmıştır.
Tasfiye Süreci Riski: İptal edilen emirler nedeniyle fon çıkışı yapamayan yatırımcılar, iradeleri dışında gelişen tasfiye veya değer kaybı süreçlerine dahil edilme riskiyle karşı karşıya kalmıştır.
2️⃣ Düzenleyici Kurumların ve Altyapının Sorumluluğu
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Takasbank ve TEFAS başta olmak üzere ilgili tüm otoritelerin acilen müdahil olması gereken süreçte üç temel başlık öne çıkmaktadır:
1. Şeffaflık İlkesi: Piyasada oluşan teknik veya operasyonel aksaklıkların faturası bireysel yatırımcıya kesilemez.
2. Denetim ve İzlenebilirlik: Dijital finansal altyapılarda atılan her adımın milisaniyelik log (kütük) kayıtları mevcuttur.
3. Mevzuat İhlali: Yatırımcının zamanında ilettiği irade beyanının sistem tarafından reddedilmesi veya iletilmemesi, piyasa bozucu eylem ve hizmet kusuru teşkil eder.
3️⃣ Somut Beklenti ve Taleplerimiz
Geriye Dönük Log İncelemesi: 17 Eylül saat 13:30 öncesine ait tüm sunucu, veri tabanı ve emri iletim log kayıtları bağımsız ve tarafsız bir heyetçe incelenmelidir.
Mağduriyetlerin Tespiti: Emir iptali gerçekleşen ve talebi TEFAS'a iletilmeyen tüm yatırımcılar tek tek tespit edilmelidir.
Hak Hakikati ve Tasfiye Muafiyeti: Zamanında satış emri vermiş olan yatırımcılar, sistem hatası yüzünden hak kaybına uğratılmamalı; haksız tasfiye kararlarından ve oluşan finansal zararlardan muaf tutulmalıdır.
Telafi Mekanizması: Olası fiyat kayıpları ve işleme geçmeme zararları ilgili kurumlarca tazmin edilmelidir.
Son Söz: Güven Güvenle Korunur
Sermaye piyasalarımızın gelişimi, ancak ve ancak yatırımcının emeğine ve hakkına gösterilen saygıyla mümkündür. Log kayıtlarının şeffaflıkla incelenmesi ve mağduriyetlerin derhal giderilmesi, piyasalarımıza olan güvenin yeniden tesisi için şarttır.
#fonmagdurları #TeraFonMağdurları #TAKASBANK #SPKCEVAPVER #THF #SPKSkandalı #TLY #TP2
🔴 Ortada öyle bir soygun ve güç savaşı var ki aklınız durur!
17 Eylül Perşembe günü fitili ateşlenen bu "dijital fon krizi", basit bir borsa çöküşü değil; Ankara’nın derin koridorlarından Kıbrıs’ın kumar parasına, mafyadan medyaya kadar uzanan devasa bir saadet zincirinin patlamasıdır.
Sistem nasıl işletildi biliyor musunuz? On binlerce kiralık kamyonu ya da şaibeli maden ruhsatı olan içi boş şirketleri, mesela elinde sadece 150 tane kiralık arabası olan şirketi alıp borsa vitrinine koydular.
Dünya gazetesinin de sahibi olan Bulls, Pusula ve Info gibi aracı yapılar üzerinden Kamu Aydınlatma Platformu’na "Biz bu şirketi alıyoruz" diye alenen spekülasyon ilanları geçtiler.
Hatta hiçbir varlığı olmayan Çitlekçi Holding’e bile SPK’dan ışık hızıyla halka açılma izni çıkarıldı. 5 liralık hisseler bir gecede 500 liraya fırlatıldı, kağıt üzerinde bin katlık hayali servetler yaratıldı. Sonra Tera Yatırım’ın patronu Emre Tezmen gibi isimlerin başını çektiği bu mimarlar, o çöp hisseleri kurdukları fonların içine doldurup tepe noktadan halka kitleyip milyarlarca doları nakde çevirdiler.
Burada tam 1,1 milyon mudi, aileleriyle birlikte 3 milyon insan bir gecede soyuldu
Hazine Bakanı Mehmet Şimşek aslında aylarca önce SPK toplantısında "Ne yaptığınızı biliyoruz, buna müsaade etmeyeceğiz" dedi ama Ankara’daki etten duvar yüzünden 10 ay boyunca parmağını bile oynatamadı. Ne zaman ki uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu MSCI, "Sizin borsanız şaibeli, sizi ligden düşürürüz" restini çekti ve bu yangın Erdoğan’ın kulağına gitti, işte o zaman Ankara’da kızılca kıyamet koptu! Erdoğan apar topar New York’a para aramaya koşarken, İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’e "Ne gerekiyorsa yapın, seçime kadar bu pisliği temizleyin" talimatı verildi.
İşin arkasındaki kirli ağ o kadar geniş ki, nereye elini atsan elinde kalıyor! Sarallar ailesinden Ali Uzun denen itin bu süreçteki operasyonel rolünden tut, TV100’ün arkasındaki karanlık ilişki ağlarına, Muhammed Yakut’un videolarında adı geçen Metin Güneş’e, cezaevine girip parayı basarak elini kolunu sallayarak çıkan Burak Soylu’ya ve Ankara Büyükşehir Meclisi'ndeki avukat Gürkan Demirkesen’e kadar herkes bu çarkın tam merkezinde!
Çalınan milyarlarca dolar ucuz dövizle yurt dışına kaçırıldı; Londra’da caddeler dolusu lüks konutlara, İspanya’da otellere, Malta’da Binali Yıldırım’ın yakınlarının ve çocuklarının üzerine açılan paravan şirketlere, dev filolara ve süper yatlara yatırıldı.
Peki şimdi ne yapıyorlar? Piyasada çöken güveni toplamak için Haziran ayında Selçuk ve Haluk Bayraktar kardeşlerin kurduğu Tuna Portföy’ü sahaya sürüyorlar. Piyasayı toparlamaya çalışırken, batık Tera’nın ve devasa fon krizinin milyarlık faturasını İş Bankası’nın ve kamu bankalarının sırtına yüklüyorlar.
Mısır’a, Bangladeş’e fabrikalarını kaçıran tekstilcilerin kulağından tutup "O fabrikaları tıpış tıpış Mersin Limanı'na indirip Kayseri’de yeniden açacaksınız" diye tehdit sallıyorlar. Çünkü 2028 seçimlerine kadar bu 10-15 milyar dolarlık devasa kara deliği bir şekilde kapatmak zorundalar. Plan net: 2 milyon lira altında alacağı olan küçük yatırımcının parasını kamu kaynaklarıyla ödeyip, "Bakın Reis sizi dolandırıcılardan kurtardı" diyerek sandıkta oy toplamaya çalışacaklar.
Önümüzdeki günlerde MASAK raporları çarşaf çarşaf döküldükçe, "dava adamı" geçinenlerin dev fon hesapları, Londra’daki mal varlıkları tek tek patlayacak. Fırtına daha yeni başlıyor!
#TeraFonMağdurları #SPKSkandalı #fonmağdurları #thf #tly #tp2
🔴Milyarlarca liralık fon vurgununun ardından dün gözaltına alınan Tera Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'in adı, uyuşturucu ve fuhuş partileri ile gündem olan ve hakkında yakalama kararı bulunan firari Kasım Garipoğlu ile aynı dosyada çıktı.
❌Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianameye göre iki isim, 2021 ve 2022 yıllarında Kapalıçarşı'da 350 milyon dolara yakın kayıt dışı dövizi 'yatırım fonları' ve 'finansal aracı şirketler' üzerinden aklayarak sisteme soktu.
❌Kasım Garipoğlu kokain içmekten beyni yanmış biri, asıl bu işlerin organizasyonu kimde biliyor musunuz?
❌Hayyam Garipoğlu.
1954 Ceyhan doğumlu, şu an 72 yaşında. Kasım Garipoğlu’nun babası, Garipoğlu Şirketler Topluluğu’nun başı. Monaco’da takılır.
❌Bu ailelerin hepsi Sabetayist’tir yani kripto siyonist yahudi. Ad soyad Türkçe ama köken olarak siyonist yahudilerdir.
❌Sabetay Sevi’nin müritleridirler. Kabalaya inanırlar. Sapkınlardır.
❌Kendileri haricinde herkesi (goyim) sığır hayvanı olarak görürler ve işgalciler olarak yaftalarlar.
❌Onlara göre goyim’in parasını çalmak, öldürmek, köle olarak kullanmak, mallarını elinden almak şarttır.
❌Tüm mafyalar bunlardan çıkar acımadan insan öldürürler.
❌Tezmen ailesi ve diğer fon yöneticilerinin neredeyse tamamı sabetayist’tir. Türkiye Masonları da bunlardan oluşur.
❌TÜSİAD’ın neredeyse tamamı, sanat dünyası, yazarlar, gazeteciler, şarkıcılar, sosyete, tiyatro ve sinema oyuncuları içerisinde neredeyse tekeldirler.
❌Pakraduniler de bunlar gibidir. Onlar ise 3 kimliklidir. Asıl kimlik Yahudi- Ermeniliğe sızmışlardır-Ülkemizde de Kürt-Laz kimliklerinde içimizde yaşarlar. Gerçek Ermeni, Rum ve Kürt olan milletler bunlardan çok çekmiştir.
❌Ermeni dedim çünkü asıl Ermenistan da bulundular daha sonra Trabzon ve Rum krallıklarında çok etkin oldular.
❌Bu kriptolar başa beladırlar. Şu son fon dolandırıcılık olayı da aslında planlıdır (infiali gördünüz).
❌Toplumun sinir uçları ile bunlar oynarlar. Her ideolojiye bukalemun gibi girerler.
❌Tarikat dahi kurarlar. Her yerdeler. Bürokrasi ve Siyaset bunlarla kaynar.
❌Öz milletleri birbirine kırdıran bunlardır.
#TeraFonMağdurları #SPKSkandalı #fonmağdurları #thf #tly #tp2 #TeraParamızıVer #sabetayist #pakraduni #sabetaysevi
16-17 tarihlerinde 13:30 a kadar satış talimatı veren bazı yatırımcıların emirleri neden sayılmış o zaman?
Ya bunlar yandaş kanallar kardeşim. İnsanları önden yalanlarına hazırlamak için algı yönetiyorlar. Ben bu salak avukatın karşısına oturdam gak guk ettiririm onu. Geçiniz. Spk’nın kararı var 17 Eylül 13:30 sonrası diyor, öncesine doğru kural işletemez kimse. Burda keyfi bir işlem var ve bunun sorumlusu da TEFAS ve SPK’dır.
🔴 SPK'DAN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASINI BEKLEDİĞİMİZ EN ÖNEMLİ KONU‼️
🔴17 EYLÜL 13:30 ÖNCESİ VERİLEN EMİRLERİN DURUMU
❌SORUN
17 Eylül 13:30 öncesinde verilen bazı satış / iade emirleri iptal edildi ya da gerçekleşmedi. Bu durum, yatırımcı açısından önemli bir belirsizlik yarattı.
❌BEKLENTİ
Yatırımcıların zamanında verdiği emirlerin, kendi iradeleri dışında oluşan teknik / operasyonel nedenlerle mağduriyete dönüşmemesi için net bir açıklama ve çözüm çerçevesi bekleniyor.
❌SPK'DAN TALEP
13:30 öncesi verilen emirlerin hangi statüde değerlendirileceği, TEFAS'a ulaşan ve ulaşmayan emirlerin nasıl ele alınacağı, kamuoyuna açık ve anlaşılır biçimde duyurulmalı.
❌ÇÖZÜM İÇİN NETLİK
17 Eylül 13:30 öncesi emirler konusunda yatırımcı lehine, açık, gerekçeli ve uygulamaya yön veren bir SPK duyurusu bekleniyor.
Talebimiz; zamanında verilen emirler için belirsizliğin giderilmesi, mağduriyetin önlenmesi ve sürecin şeffaf biçimde açıklanmasıdır.
@spkgovtr@Takasbank@MerkeziKayitTur@RTErdogan@memetsimsek
#TeraFonMağdurları #FonMağdurları
16 Eylül 13.00–17.30 arasında VakıfBank, İş Bankası ve bazı aracı kurumlar üzerinden verilen emirlerin başarıyla iletildiğini ve TEFAS’a PKLB olarak işlendiğini gösteren çok sayıda kayıt var.
Yani bu emirler sistem tarafından alındıysa, yatırımcıya “emrinizi aldım” denmiş oluyor.
SPK, Takasbank, MKK, TEFAS ve ilgili tüm kurumlara açık çağrımızdır:
16 Eylül 13.00 sonrası iletilmiş, 17 Eylül 13.30 öncesinde verilmiş tüm emirler tek tek tespit edilmeli; iptal edildiği veya TEFAS’a yansımadığı görülen emirler de incelenerek tasfiye sürecine dahil edilmemelidir.
@abakingurlek@degeryatirim 16 VE 17 EYLUL 13:30 ONCESİ
SATIŞ EMIRLERINİN HAKSIZCA İPTAL EDİLMESİ AÇIKLIGA KAVUŞTURULMALI
Satış iradesini zamanında ortaya koyan yatırımcıların
emir süreci şeffaf biçimde incelenmeli.
🔴 Hepimizin ekran görüntüleri var, ayrıca banka ya da aracı kurumlarda sistemlerde görülebilir. Bu rezilliktir. İş bilmezliktir. İnsanların çoğu 16 Eylül 2026 günü akşamı fonlarının satış emirlerini verdi, sabah uyandıklarında emirlerinin iptal edildiğini gördü. Madem 17 Eylül 2026 saat 13:30 öncesi verilen emirler geçerli, o zaman bizlerinde keyfi şekilde iptal edilen emirleri geçerli olmalıdır. Kimse sizden sadaka istemiyor. Bu yapılan kanunsuzluktur. Sistemlerden 17 Eylül 2026 saat 13:30 öncesi verilen ve iptal edilen fon satış emirleri tespit edilip, hepsinin geçerli yapılması ve hak sahiplerinin fonlardan alacaklı pozisyona geçirilmesi gerekmektedir. Adaletli olmak devletin en temel görevidir. Devlet büyüklerine çağrımdır. Lütfen sesimizi duyun artık ve harekete geçin.
@RTErdogan@memetsimsek@abakingurlek@spkgovtr