Hayat, sürekli küsenleri, şikayet edenleri ve her lafını tartarak kimseyi idare etmek zorunda kalmadığın o 'yormayan' insanları seçmek için var. Sürekli bir şeyleri açıklamak, yanlış anlaşılmaları düzeltmek zorunda kalmadığın insanlarla yola devam et…
Haksızlığa uğradığında o an sessiz kalıp sonradan cevapların aklına gelmesi, sinir sisteminin donma tepkisidir; güvende hissettiğinde düşünce yeniden başlar.
“Güzel bir şey olduğunda kime anlatmak istediğini düşün. Yorulduğunda, sustuğunda, bir ses aradığında kimi arıyorsun. Orası, kalbin kendini güvende hissettiği yerdir.”
"Kendine çiçek al, tek başına kahve iç, biraz yürüyüşe çık. Her şey yoluna girmese de, kendine döndükçe güçlenirsin. Çünkü bazen iyi hissetmenin yolu, en özenli jesti kendine yapmaktan geçer."
Öfkenin sesi yüksektir çünkü hala anlaşılacağına dair bir umut vardır; kırgınlık ise sessizdir çünkü kişi artık anlaşılamayacağını öğrenmiştir ve en derin kopuşlar her zaman sessiz yaşanır.
Aslında mutsuzsun... ama yine de ayrılamıyorsun. Çünkü sen o kişiye değil, o ilişkiye verdiğin emeğe bağlısın.
“Bu, duygusal yatırımın yarattığı bilişsel çarpıtmadır: harcadığın zaman, kalmaya mecbur hissettirir.”"