Hayatında bereketin olmasının bir anlamı da bugününü, geçmişin hüzünleri veya geleceğin kaygılarıyla heder etmeden yaşamaktır. Çoğu insan, geleceğe ertelediği mutluluklar için bugünü heba eder. Çoğu insan geçmişte tutulup kaldığı için bugününe yazık eder. Gün bugündür.
İstanbul Sançaktepe Teknoloji İmam Hatip Lisesi’nde okuyan öğrencilerimizin sloganı:
Biz teknoloji imam hatipliyiz. Roket yapar, besmeleyle fırlatırız🇹🇷
Kahramanmaraş'taki korkunç olayda hayatını kaybeden kardeşlerime Allah'tan rahmet, acılı ailelerine sabırlar niyaz ederim.
Bu olay insan, aile, eğitim, hukuk ve asayiş konusunda derin sorunlarımızın olduğunu gösteriyor. Bu can alıcı konularda ciddi bir özeleştiri yapmamız ve acilen güçlü önlemler almamız şart.
Kurallara uyan, saygılı ve donanımlı insanların mağdur ve mazlum olmadığı bir toplumun yolunu ancak bu şekilde açabiliriz.
Bu uganda ile aramızda nasıl bir ilişki varda her şey biter bak ver mektupları al mektupları kafasına girmiş bu dayı acaba? Birde utanmadan 1 milyar dolar falan verin yoksa görüşmeye bile başlamazmış. Bak kafamızı bozma çok fena şeyler olur, kendi halinde saat satan kardeşlerimizi üzerine bir salarız oturamazsın kıçı kırık tahtında. Hem yarın bir gün saç ektirmeye kalksan yine buraya geleceksin, büyük laflar etme sen.
Davamız; Güzel İnsan, Derdimiz; Sorumluluk Bilinci!
Genel Başkanımız Yusuf Tülün, Bağcılar Belediyesi Başkanlık Sahnesi'nde eğitim ordumuzun neferleriyle buluştu.
Yolumuz ilim, yolumuz irfan.
#İlimYayma#Bağcılar#EğitimSöyleşileri#GüzelİnsanYetiştirme
İLBER HOCA'NIN BİLİNMEYEN HASSASİYETİ ; DUA BEKLEYEN KİMSESİZ CARİYE VE SARAY AĞALARI
Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamızın Müslümanlığına dair bir şeyler yazmayı ayıp ve de yersiz addederim. Fakat hakkında yazılanlar bu yazıyı yazmaya beni mecbur bıraktı. Hoca aleyhinde yanlış zan sahibi olabilecekleri hem aydınlatmak ve hem de tarihe not düşmek için bu yazıyı yazdım. Merhum Ortaylı hocamız samimi bir Müslümandı, fakat bunu birilerine göstermekten hassaten ictinab ederdi. Allah ile kul arasında olan ve başka kulların da haberdar olmasının gerekli olmadığı çok güzel hasletlere sahipti.
Fazla kişinin bilmediği, hocamızın hassasiyetini gösteren aşağıda anlatacağım olay ise ibretlik tarihi bir hadisedir. İlber hocamız 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi müdürü tayin edildi ve bu görevde 2012 yılına kadar kaldı. Göreve geldiğinde ilginç bir âdet başlattı. Müdür tayin edildiği senenin Ramazan ayında Topkapı Sarayı’nda görev yapmış ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için hatim okuttu. Hatim bittiğinde küçük bir katılımcı grubu ile duasını okuttu. Kasım 2005 tarihindeki hatim duasına davet edilen birkaç kişiden biri olan değerli dostum Murat Kargılı o gün yaşananları şöyle anlattı: “2005 Ramazan ayında [5 Ekim-2 Kasım] İlber Hoca beni aradı ve ‘Yarın (Salı) Hırka-i Saadet’i açacağız ve siz de gelir misiniz’ dedi. Ben de severek davete icabet ettim. Saat 11.00 gibi Topkapı Sarayı’na intikal ettim. Salavatlar eşliğinde Hırka-i Saadet açıldı. İlber hoca daha önceden destmâller hazırlatmıştı. Hırka-i Şerif’in açılması töreninden sonra Hocamız bana ‘Murat, akşam iftar yapacağız gelir misin’ dedi ve gelmem hususunda ısrarcı oldu. İftardan sonra Fatih Çollak Hoca bir aşir okudu. İlber Hoca aşir kıraatinden sonra elime ekte fotoğrafını yayınladığımız belgeyi verdi. Fatih Hoca, İlber hocanın listesini hazırladığı ağaların duasını yaptı. Duadan sonra İlber hocanın listesini aldım, hocaya imzalattırdım ve tarih attırdım. Hoca o sırada bana ‘Bu sarayın sahipleri sultanlar değildir, asıl sahipleri bunlardır, bunların adı sanı unutulmuştur ve bazılarının nesepleri kesilmiştir, kimseleri de yoktur' dedi'.
İlber Ortaylı hocamız müdür olduğunda başlattığı bu âdedi sonraki yıllarda da devam ettirdi. Her Cuma muhakkak ağalar ve cariyeler için hayır yapar, Kur’an okur ve okuturdu. 2005-2012 yılları arasında hiç ara vermeden Ramazan aylarında Topkapı Sarayı’nda ağalar, cariyeler, Enderun hizmetlileri ve diğer hizmetlilerin ruhu için hatim duası okuttu. Bunu özellikle Osmanlı teşrifatına uygun bir şekilde Hırka-i Saadet ziyaretlerinden sonra yaptırırdı. Hatim duasına davet edilenler arasında muhakkak Saray’ın o dönemdeki “çalışanları da” bulunurdu. Bu hadiseye şahit olanlardan biri de hocam Prof. Dr. Mehmet İpşirli’dir. İpşirli Hocamız şahit olduğu töreni şöyle anlattı: “İlber, Saray’a müdür tayin edildiğinde Ramazan ayında bir gün beni aradı. Akşam hatim duası yaptıracağını ve duayı da benim yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de hukukumuza binaen kabul ettim. Akşam yaklaşık on kişinin katıldığı bir iftar yemeği verildi. Yemekten sonra bizzat İlber’in okutturduğu hatimin duasını okudum. Katılımcılar farklı meslek gruplarından idi. İlber, hatimi Saray’da hizmet etmiş ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için yaptırdığını, çünkü bunların arkalarında kendilerine dua edecek ve Kur’an okuyacak kimselerin bulunmadığını söyledi. Duadan sonra tatlı bir sohbet oldu ve daha sonra dağıldık”.
Ekte bu hadiseye dair ilginç bir belge yayınlıyorum. Belgeyi değerli dostum Murat Kargılı gönderdi. Merhum Hocamız, Topkapı Sarayı Müzesi müdürü olduğu 2005 yılı Ramazan’ın da ağalar ve cariyeler için hatim indirttiği gibi kendisi de 50 Yasin-i Şerif adamış. Fotoğraftaki listeyi bizzat İlber Hocamız, Murat Bey’e bir hatıra olarak vermiş. Listede kimler için dua edildiği yazıyor. İlber hocamız bizzat kendisi “50 Yasin-i Şerif adadım” yazmış.
@birincimucahit Valla benim gibi bu tarz şeyleri garipseyenler var demek ki. Vekiller ellerinde iftariyelik sokakta iftariyelik dağıtıyor, bu vekillerin seçim bölgesinde yoksul, yetim, yol,sağlık ocağı, okul vs böyle ihtiyaçları takip etmesi gerekmiyor mu bende hep merak icerisindeyim
Ciddi sayıda evsiz, şarapçı, tinerci var. Bu insanlar hayatın sıradan akışı içinde görülmüyor, fark edilmiyor, önemsenmiyorlar. Açık konuşalım, sokak köpekleri onlardan daha fazla önemseniyor, gündem oluyor. Görülmeyen, görülmek istemeyen bu insanlar da bazen kendilerini işte böyle gösteriyor. Maalesef olan ecdad yadigârı eserlerimize oluyor. Bu ateşin sönmesini istiyorsak önce mevcut insani ayıbı, ateşi söndürmeliyiz.
Japonya’da dil eğitimi alan Ömer Faruk Kalkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü için 6 farklı dilde hazırlanan bir kutlama videosu yayınladı.