@muskibasin Güllük 163. sokakta oturuyorum 36 saattir sularımız yok, depomuz da olmadığından yaz sıcağında resmen çile çektik, hiç bir aciklama yaomuyorsunuz, telefonla muskiyi arıyorum ne zaman geleceğini bilemeyiz diyorlar, tek bilgi kaynağımız dedikodular, rezilsiniz @arasahmetmugla
FotoHaber - AKP'nin ''Bakın kendi adamımıza da dokunuyoruz'' propagandası için Zehra Taşkesenlioğlu yerine Melih Gökçek'i seçmesi, cinsiyet ayrımcılığı sorununu tekrar gündeme taşıdı: ''Kadının hala adı yok...''
https://t.co/z0BUltXdcF
1990 yılında Türkiye elektriğinin yüzde 40,4'ünü yenilenebilir kaynaklardan üretiyordu. Aynı yıl Almanya yüzde 3,5, Danimarka ise yüzde 3,2 seviyesindeydi. Bugün Danimarka yüzde 91,2'ye ulaştı, Almanya yüzde 59,1'i buldu. Türkiye ise yüzde 43,3'te.
Peki ama nasıl? Türkiye'nin 90'lardaki o yüksek oranı yeni bir rüzgâr veya güneş atılımı değil, köklü hidroelektrik mirasıydı. Danimarka ve Almanya ise rüzgâr ve güneşi neredeyse sıfırdan kurarak tırmanışa geçti. Danimarka 2005'te, Almanya 2014'te bizi geride bıraktı.
Türkiye'nin oranının 35 yılda yüzde 40'tan 43'e gelmesi, hiç yenilenebilir santral kurmadığımız anlamına gelmiyor. Elektrik talebi o kadar büyüdü ki, eklenen kapasite pastadaki payı ancak sabit tutabildi. İşin özeti şu: Yüksek bir başlangıç noktası tek başına kalıcı bir üstünlük sağlamıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayınlamış.
"Bu genelgede, Türkiye Yüzyılı vizyonu ve devletimizin hedefleri doğrultusunda, Gazi Meclisimizin ortak iradesiyle kabul edilen 'Millî Dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine dair kanunla ortaya konulan millî duruş…"
Sayın yetkililer, Sayın Bakan, yasa bu.
Çocuklara bu yasayı niye öğretiyorsunuz? Bu yasa PKK affı yasası.
Bakın, maddelere bakalım. Birinci madde, 'Bu kanunda geçen örgüt, PKK, KCK terör örgütünü ve bağlı bütün oluşumlarını, kurul bu kanunun yedinci maddesi uyarınca oluşturulacak kurulu ifade eder' diye devam ediyor.
İnanılır gibi değil.
Ne yaptığınızın farkında mısınız? Atatürk'ü unutturmak için elinden geleni yapan Milli Eğitim Bakanlığı, İstiklal Harbi'nin, Kurtuluş Savaşı'nın adını bile yasaklayan bakanlık, şimdi bizi burada Atatürk'e dayanarak diyor ki: 'Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, gerektiğinde vatan için tek bir kişi gibi, tek vücut olmuş olmak lazım, azim ve kararlılıkla çalışmasını bilen bir millet elbette büyük geleceğe layık ve aday olan bir millettir sözleriyle temeli atılan maarif vekâletinin’. Evet, maarif vekâletinin temeli bu düşünceyle atıldı. Ama bugün gelmiş olduğu noktada bu düşünceden tamamen koptuğu, tarikat ve cemaatlerin denetimine girdiği, millî eğitimi terk ettiği açık bir gerçektir.
"Sadece menfaat peşinde koşan yöneticiler esaslı bir devrim yapamaz. Bugünkü sefalet ve rezalet içinde kimseyi memnun etmenin imkânı yoktur. Memleket kalkındığında, millet zengin olduğunda herkes memnun ve mutlu olur."
Mustafa Kemal Atatürk.
Zafer Partisi iktidarında
1. Ülkemizde bir tane bile sığınmacı kaçak olmayacak!
2. Başıboş Hırt sorunu kökünden çözülecek!
3. Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanlarına asla Taviz verilmeyecek!
4. Harp Okulları gerçekten harp okulu kimliğine kavuşturalacak!
5. Askeri hastahaneler tekrar açılacak!
6. GATA yine askeri sağlık sisteminin akademik merkezi yapılacak!
7. Askeri mahkemeler tekrar açılacak!
8. Köy okulları ve askeri liseler yeniden açılacak!
9. Milli eğitim sistemi sil baştan ele alınacak!
10. Eğitim Müfredatı 21. Yüzyılın gerekleriyle uyumlu olacak!
11. Çocuklarımız yeniden okullarda Andımızı okuyacak!
12. Sokaklarda, Türk devleti bütün gücü ile olacak!
Çeteler ise ait oldukları yerde; hapiste ve mezarda olacaklar.
14. Türk milletinin suyunu, toprağını kurutup, geleceğini karartan iklim mühendisliği oyunlarına boyun eğilmeyecek, izin verilmeyecek!
15. Türkiye Atatürk'ün yönettiği gibi yönetilecek ve Son Uluğ Başbuğumuz kuralları geçerli olacak!
16. Sınır güvenliği sağlanacak!
17. Türk vatandaşlığı yeniden kıymetli olacak!
18. Hukuk ve adalet herkes için eşit işleyecek!
19. Terörle tavizsiz mücadele edilecek!
20. Liyakat esas alınacak, torpil bitecek!
21. Türk gençliği kendi vatanında geleceğini güven içinde kurabilecek!
22. Her üniversiteye, aldığı öğrenci kadar yurt kapasitesi oluşturma zorunluluğu getirilecek!
23. Belediyelere, sınırlarındaki öğrenci ve kamu personeli için yurt yapma yükümlülüğü getirilecek!
24. Bütçeden ayrılan kaynakla (örneğin 3,7 trilyon TL ile 14 bin yurt yapılabilir) acil inşaatlar başlatılacak. Çiftçi desteği gibi, öğrencilere de barınma yardımı desteği verilecek!
25. Yurtlara, fiyat üst sınırı getirilecek ve zorunlu güvenlik standartları oluşturulacak. Cemaat yurtlarından uzaklaşmayı teşvik için devlet yurtları çoğaltılacak!
26. Üretici, aracı ve tüketici zincirini sıkı bir biçimde denetleyecek!
27. Bütün çağdaş dünyada olduğu gibi fahiş fiyat uygulamasına ağır müeyyideler uygulayacak!
28. Akkaya Sınır Kapısı’nın adının “Talat Paşa Sınır Kapısı” olarak değiştirilecek!
29. Silivri siyasetçilerin, belediye başkanlarının, fikir suçlularının atıldığı yer olmayacak. Uyuşturucu tacirlerinin katillerin, çete mensuplarının atıldığı yer olacak!
30. Devlet Planlama Teşkilatını yeniden çalışır hale getirilecek!
—Özetle Türkiye Cumhuriyet ayarlarına dönecek ve Atatürk'ün yönettiği gibi yönetilecek!
#ÖyleDurma sen de Zafer'e katıl!
Bunları söylediğim için söyledikten 12 gün sonra tutuklandım.
5 ay Silivri’de tutuklu kaldım.
Çıkınca sosyal medyam gölgelendi. Paylaştıklarım önünüze düşmedi. Beğenileriniz ve yorumlarınız silindi. Takipçiler kayboldu.
Mücadeleye devam ettim/ettik.
17 ilde paneller düzenleyerek bugünleri ve ötesini anlatmaya devam ettim/ettik
Ve edeceğim/edeceğiz.
Sevgili ve fedakar Zafer Partisi teşkilatları bu mücadele zerre geri adım atmadan yanımda oldu.
Onlar Türk Milletinin cesur ve fedakar evlatları.
Beş senedir il ve ilçe teşkilatlarının bütün masraflarını ceplerinden karşıladılar.
5 ay Silivri’nin önünde karda kışta güneşte yağmurda 24 saat nöbet tuttular. Bu güçlü ve inanmış kadro ile Türk Milletinin hukukunu savunuyoruz.
Sizleri de bu mücadeleye ve Zafer Partisine davet ediyorum:
Zafer Türk Milletinin olacak. @zaferpartisi
Madem siz Sevr'in 106. yıl dönümünde terör örgütünün siyasi taleplerini de kabul eden bir teslimiyet sürecini başlattınız, biz de Atatürk'ün Birinci Meclis'te bütün milli unsurları bir araya getirmesi gibi tarihi bir sorumlulukla bütün milli unsurlarla bir araya geleceğiz.