ne zaman yolumu kaybetsem senin benim yönüm, pusulam olacağını bilirdim ama sonra birbirimizi geri dönülmez bir şekilde kaybettik. yönüm yok, pusulam da kırık artık.
Sevdiğimiz biri bir hata yaptığında ya da bizi kırdığında onun ceza çekmesini isteriz. Suç cezayı arzular. İşlediği bu suçta onun ceza çekmesini arzulamamız onu sevmeye devam etme arzumuzun tercüme hali. "Seni sevmeye devam etmek istiyorum, n'olursun bedelini öde" serzenişidir.
Beynim bir süre sonra insanları kötü hatırlamamı engelleyerek üzüldüğüm şeyleri siliyor. onlara hiç kızmamış gibi oluyorum. Sanki beni hiç üzmemişler, kalbimi yerinden sökmemişler de öylesine basit bir kırgınlıktan ibaretmiş gibi oluyor, bu yüzden ben nefret etmeyi bilmiyorum.
Vazgeçmek ve bırakmak aynı şey değildir. İnsan bazen bıraktığından vazgeçemez, bu vazgeçememe nesnel olmayabilir, zihinde bir düşünce zerresi dahi vazgeçilmediğini gösterebilir. Vazgeçmek ise tümüyle hiçliğe indirmektir. O artık yoktur, ne nesnel, ne zihinsel, hiçtir artık.
kizilcik serbeti kurban ozel bolum yok mu ya aponun ailedeki herkes adina dana kestigi, nilayin dogalara aldiginiz dana daha buyuk diye krize girdigi, pink mommynin kivilcima siz kurban kesmiyo musunuz diye sorup “hayir pembe hanim biz hayvanlari katletmiyoruz” cevabini aldıgi
Regl olmaktan daha kötü bir şey varsa o da regl olmadan önce geçirdiğin bir haftadır son 72 saattir yerlerde sürünerek üzgünlüğümü anlamlandırmaya çalışıyorum...