-Bir Ak Parti'li hata yapar mı?
+Yapabilir!
-Bir Ak Parti'li suç işler mi?
+İşleyebilir.
-Peki Ak Parti bu suçu işleyene imtiyaz tanır mı?
+Tanımaz!
-Bunu 24 saat geçmeden ispat etti mi?
+Etti!
Suçlu suçludur.
Ak Parti'li olması ona ayrıcalık vermez.
-Bir CHP'li hata yapar mı?
+Yapabilir!
-Bir CHP'li suç işler mi?
+İşleyebilir!
-CHP buna imtiyaz tanır mı?
+Evet, tanır,hatta onu kutsar,kahraman ilân eder ve Cumhurbaşkanı adayı yapar.
Aramızdaki fark bu!
Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır.
Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum. #UNGA81
"Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak tarih susmayacak, tarih sussa hakikat susmayacak."
Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız, Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan
“100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde Türk-Amerikan toplumunun kıymetli üyeleriyle, Türk ve Amerikan iş dünyasının değerli temsilcileriyle bir araya geldik. 🇹🇷🇺🇸
Türkiye-Amerika iş birliğini çok daha ileriye taşımaya yönelik çabalarımıza bugün bir arada bulunduğumuz Kongreden, iş ve akademik çevrelerden, kültür-sanat dünyasından Amerikalı dostlarımızın katkılarını takdirle karşılıyoruz.
Amerika’da yaşayan vatandaşlarımızın bir yandan ülkemizle bağlarını korurken diğer yandan Amerika’nın toplumsal dokusuna güçlü biçimde entegre olmalarından memnuniyet duyuyoruz.
Değerli dostum Başkan Trump ile samimi ve istisnai diyaloğumuzun katkısıyla münasebetlerimizin her alanında önemli ilerlemeler kaydettik, kaydediyoruz.
Türkiye ile Amerika arasındaki güçlü bağların ve müttefiklik hukukunun diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında daha da güçlenmesini temenni ediyorum.
Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu marjında düzenlenen etkinlikte “İklim Eylemi” ve “Adil Geçiş” konularını ele almak üzere bir toplantı gerçekleştirdik.
İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri, başarısızlığa mahkûm olacaktır.
Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların, kendi şartları, imkânları, kalkınma öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi gerekiyor.
Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken bütün ülkelerden aynı hızda ilerlemelerini beklemek gerçekçi değildir.
İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hale getirebiliriz.
Eğer Birleşmiş Milletlere olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir:
Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil, özgürce süzülen uçurtmaları görecek. #UNGA81
Lübnan’da çocuklar, gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.
Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.
Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.
Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.
190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.
Güvenlik Konseyi, dünya 5’ten büyüktür ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.
14 yıllık zulmün ardından Suriye, 8 Aralık Devrimi’yle birlikte yeni bir yola girdi.
Cumhurbaşkanı Şara’nın liderliğinde Suriye’nin, her türlü iç ve dış tahrike rağmen güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz.
Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.
Bir diğer komşumuz Irak’ta devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın tahkim edilmesi çabalarına desteğimiz tamdır.
Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere bölgemizin refahını artıracak stratejik ulaştırma ve enerji projelerinde Irak’la iş birliği içinde çalışıyoruz. #UNGA81
Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmamız gerekirken diğer yandan daha adil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıyoruz. #UNGA81
Bu noktada bazı temel prensipleri paylaşmak istiyorum:
Evvela uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz.
Unutulmasın ki yapanın yanına kâr kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkûmdur.
İkinci olarak uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız.
Türkiye olarak Karadeniz Tahıl Koridoru gibi bu ilkeyle hareket ettiğimiz her konuda netice aldık, hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk.
Üçüncü olarak iş birliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz.
Dördüncü olarak dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.
Son olarak insan merkezli teknoloji anlayışını hâkim kılarak teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz.
Bilinmelidir ki teknokutuplaşma ve dijital hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.
Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık hâlen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.
Geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a 250 bin insan hayatını kaybetti.
Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.
Yalnızca Gazze’de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz, İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu.
Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.
ABD Başkanı Sayın Trump’ın gayretleri ve bizim de dâhil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1.500’ü aşmıştır.
TÜRKPOL KURULUYOR 🇹🇷🇰🇿🇦🇿🇰🇬🇺🇿
Kül Tigin Abidesi’ne 1300 yıl önce kazınan “Gece uyumadım, gündüz oturmadım” anlayışını bugün de yaşatıyor; milletlerimizin huzuru için omuzlarımızdaki sorumluluğun bilinciyle çalışıyoruz.
Kazakistan’da gerçekleştirdiğimiz Türk Devletleri Teşkilatı 3. İçişleri Bakanları Toplantısı’nda, Türk devletleri arasında güvenlik ve suçla mücadelede iş birliğimizi daha ileri taşıyacak önemli başlıkları ele aldık.
Teklif ettiğimiz Suçla Mücadele Konseyi’nin kurulması ortak bildiriye girdi. Konsey; yeni nesil suç örgütleri, terör, uyuşturucu, düzensiz göç, yasa dışı bahis ve kumar suçlarıyla mücadelede ortak hareket kabiliyetimizi güçlendirecek.
Önümüzdeki ay Ankara’da, Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi’nde Konseyin Kurucu Anlaşması’nın imzalanmasını hedefliyoruz. Konseyin hayata geçirilmesinin ardından da icra organı olarak Türk Devletleri Kolluk İş Birliği Ajansı TÜRKPOL’ün oluşturulması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Böylece suç ve suçlularla mücadelede bilgi paylaşımımızı, koordinasyonumuzu ve ortak hareket kabiliyetimizi daha güçlü ve kurumsal bir zemine taşıyacağız.
Toplantımızda ayrıca Türk devletleri vatandaşlarının kimlikle seyahat edebilmesi ve havalimanlarında ortak pasaport kontrol noktalarının oluşturulması konularını da değerlendirdik.
Kazakistan’taki toplantımız, aynı zamanda önümüzdeki ay Türkiye’de gerçekleştirilecek Liderler Zirvesi’nin hazırlık sürecine katkı sundu.
Son derece verimli geçen toplantımızda aldığımız kararların Türk Dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
@TC_icisleri@EmniyetGM@jandarma@Gocidaresi