Bilmemeleri, söyleyememeleri normal Şiiri Abdurrahim Karakoç zamanında Ülkücü Şehitler için yazmıştır. Daha sonra bir dizesi herkes tarafından sahiplenildi. Şiirin Tamamını hatırlayalım:
Gergin uykulardan, kör gecelerden
Bir sabah gelecek kardan aydınlık
Sonra düğüm, düğüm bilmecelerden
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.
Gökten yağmur, yağmur yağacak renkler
Daha hoş kokacak, otlar, çiçekler
Ardından bitmeyen mutlu gerçekler
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.
Vurulup ömrünün ilkbaharında
Kanından çiçekler açar yarında
Cümle şehitlerin omuzlarında
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.
Işıklar dal-budak, her kolu İslâm
Gönüller, yürekler dopdolu İslâm
Tek ölçüsü İslâm, tek yolu İslâm
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.
İzmir’in sağından, Van’ın solundan
Erzurum, Edirne, Hatay yolundan
Kapı kapı tekmil Anadolu’mdan
Bir sabah gelecek kardan aydınlık."
Ruhu şad olsun büyük Şaiirin...
Kuantum laboratuvarı ve motor test merkezi hizmete girdi!
KAAN milli muharip uçağının yerli ve milli motoru TF35000 ile alt sistemlerinin test edileceği TRMOTOR Alt Sistemler Test Merkezi ile birlikte Gebze Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan Kuantum Bilim ve Teknoloji Laboratuvarı’nın (QSTL) açılışı gerçekleştirildi.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Gebze Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan TRMOTOR Alt Sistemler Test Merkezi’nin açılışının gerçekleştirildiğini duyurdu.
@TurkHarptarihi2 Aslında bizansın Türk komutanı Taitikos reis asıl aracıdır. Bu toprakların yabancısına karşı anlaşilmis ve İznik bizansa bırakılarak korunmustur. İznik gölüne karadan gemi yürütülerek Selçukluların ikmal yolu kesilmesi taitikosun isini kolaylastirmistir.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'dan Net Mesajlar: "Rusya ve Türkiye; Filistin Devleti'nin kurulmasını destekliyor."
▪️ Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya ve Türkiye'nin bölgesel krizlerin çözümünde birbirini tamamlayan iki dev güç olduğunu belirtti.
🗣️ Lavrov: "İsrail yönetimi bir Filistin devletinin kurulmayacağını söylese de bu durum BM kararlarının doğrudan ihlalidir."
▪️ "Rusya ve Türkiye olarak bununla hemfikir olmamız mümkün değildir. Anlaşmaların uygulanmasında ısrarcıyız"
@ssysfakb Şöyle kol saatinden büyüyen enerji kalkanı falan yapılsin, vatandaş olarak savaş olunca ben nasıl kendime koruyacağım. Şu şekil bir enerji kalkanı açacaksın, hoop drone devreleri yanacak
A very dangerous new nightmare we are living in Gaza City, and no one in the world is paying attention to it.
Days ago, the Israeli army installed huge military cranes, each about 30 meters tall, on the eastern areas it controls. These cranes are equipped with machine guns and cameras, and they fire randomly and almost continuously at tents, streets, and exposed neighborhoods.
Gaza City is extremely narrow, only 10 kilometers wide. A single crane at that height is enough to expose the entire city from east to west. Every street, every square, every tent, every house has become completely exposed. There is no place to hide, and not a single moment of safety.
In just the past two days, three people were killed by fire from these cranes. One of them was sitting quietly with his father in a small café, trying to breathe for a few minutes. Hours later, a 5year old girl was killed while playing near her home.
These cranes have turned the entire city into an open field. The latest military technologies are directed at civilians. We have become an open testing ground for their new weapons. The horror is not just in the sound… it is the constant feeling of being an exposed target at all times, where even children cannot run in the street without fear.
Yavuz Sultan Selim'in ağabeyi Şehzade Korkud'un hacca ve Efendimiz'i ziyarete olan aşkı:
"Ben birçok defa Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'i gördüm. Son görüşümde ise benden yüzünü çevirdiğini gördüm. Dedim ki: 'Niçin (yüzünü çeviriyorsun) Yâ Rasûlellah?'
Buyurdu ki: 'Eğer bizi sevseydin, elbette bizi ziyarete gelirdin.'
Anladım ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem (onu) ziyaret etmemi ve harem-i şerîfi'nin huzuruna gelmemi istiyor. Babama (Sultan 2. Beyazıd) defalarca hac ve ziyaret için izin istediğim mektuplar gönderdim ancak bana cevap vermedi. (Beni) seven, merhametli, en büyük imâm ve en keremli azîz babamın hâlinden bu meselede bana olan fazla merhameti ve sevgisinden kaynaklı izin vermediğini anladım. Özlemim çoğalınca, aşkım (bana) hâkim olunca ve onun nurlarının ve ravzayı zehrâyı şerîfelerinin muhabbeti büyüyünce ve bende huzursuzluk ve sıkıntı artmaya başlayınca ve kendisi için ay'ın yarıldığı zât'ı ziyaretten geri kalmaktan artık sabrım tükenince; hizmetimizde ve maiyetimizde bulunan kimselerin ahvali hakkında düşündüm ve gördüm ki: En iyisi, Allah'a olan korkum ve babam'ın memleketinde -Allah ona yardım etsin, aziz kılsın, hayatını ve saadetini dâimi eylesin- vatandaşın nizâmı bozulmasın diye onlardan hiçbirini almayayım, kimseye haber etmeyeyim ve Antalya diye bilinen şehrin kapılarından da çıkmayayım ki orada ve sâir beldelerde kargaşa ve düzensizlik çıkmasın. Tâ ki hiç kimse benim yüzümden eziyete de uğramasın..."
📚 Şehzade Korkud, Vesîletü'l-Ahbâb
el-Ömeri, Mesalikü’l-Ebsar’da diyor ki:
“Rum kölelerinin güzelliği hakkında söylenenler inkâr edilemez.
Ancak Türkler yüz güzelliği bakımından daha mükemmel, hatları bakımından daha kusursuzdur.
Soy asâleti, yüksek himmet, aklın olgunluğu ve cesaret bakımından ise
Rumların, Allah’ın Türklere bahşettiği meziyetlerin yanına yaklaşması mümkün değildir.
Rum hükümdarlarının, hatta bütün dünya hükümdarlarının en büyüğü sayılan, hikmet ve fazilet sahibi olduğu konusunda da ihtilaf bulunmayan
İskender bile Türklerin üstünlüğünü kabul etmiştir.
Farslardan Türklerle boy ölçüşmeye kalkışacak kimse yoktur.”
#Türk
Koç, koyun başlı mezar taşlarını Karakoyunlu, Akkoyunlu ile açıklamaktan ne zaman vaz geçilecek?
Bu mezar taşları ilk defa Sibirya'da yaşayan Türkler tarafından yapılmış, kullanılmış ve Türk göçleriyle Anadolu'ya gelmiş.
O nedenle bu mezar taşlarına Türk geleneği demek gerekiyor.