Eğer hapsediliyorsanız, bilin ki bunu arkadan birileri emir verdi, birileri bunu baskıyla yaptı ve bu Allah'ın taktiridir.
Yapılan baskıları da edilen zulmü de Allah’a (A.C) havale ediyoruz
#harishocasuçsuzdur#DijitalKelepçeyeHayır#natosansürü
Narin’in acısı, bir çocuk cinayeti olmaktan bilinçli olarak koparıldı; Türkiye'nin inanç değerlerine ve aile yapısına karşı sistematik bir yıpratma savaşına dönüştürüldü.
#NarinİçinUmut#HêvîJiBoNarînê
Yeni mushaf düzeni şimdi Tevhid Meali web sitesinde!
Kur’ân-ı Kerim’i, alıştığınız gerçek mushaf düzeniyle dijitalde okuyun. 📖
💻 Web sitemize eklenen yeni özelliklerle:
• 4 farklı tema
• Tek veya çift sayfa görünümü
• Satır hizasında Türkçe meal
Ayetleri dinleyin; yer imine ekleyin, kopyalayın, paylaşın veya tefsirini okuyun.
Hemen başlayın: https://t.co/Cf1oA2S6jm
📍 GAZZE - EKMEK İHTİYACI
Gazze’de ateşkes olduğu söylense de sahadaki acı gerçek değişmiyor. Bombaların gölgesinde süren hayat mücadelesi, açlığı ve yokluğu her geçen gün daha da derinleştiriyor.
Bugün Gazze’de bir parça ekmek, binlerce aile için ulaşılması en zor nimetlerden biri. Anne ve babalar, evlatlarına bir lokma ekmek ulaştırabilmek ümidiyle uzun saatler bekliyor; ancak çoğu zaman yuvalarına mahzun ve eli boş dönüyor.
Ecir Kapısı Derneği olarak, emanetlerinizi Gazze halkına ulaştırmak için çabalıyor; sofralarına bir lokma, gönüllerine umut olmak için gayret ediyoruz.
Sürekli toplanıp içi boş kınama metinleri yayımlamak caydırıcılık değil, acziyetin ilanıdır.
Sahada tetiğe basan irade, sizin yuvarlak cümlelerinizi değil, somut yaptırımları anlar. Kınamaktan başka kozu olmayanların bu yüzden bir karşılığı yoktur!
#SizeYalanSöylediler
Bilmeyen veya duymayan varsa diye ben de söylemek istedim: Gazze'de ateşkes yok.
Ateşkes adı altında ve garantör ülkelerin sessizliğinde, Aksa Tufanı sonrasında yaşanan katliamın bir benzeri yaşanıyor.
#SizeYalanSöylediler
Gazze için "ateşkes" ilan edildiğini söyleyenler, önce şu soruya cevap vermelidir:
Eğer gerçekten ateşkes varsa, neden çocuklar hala öldürülüyor?
Neden siviller hala bombaların hedefi oluyor?
Neden insanlar bir lokma ekmek için çıktıkları yoldan tabutlarla dönüyor?
Gerçekler, yapılan açıklamalardan daha yüksek sesle konuşuyor.
Ateşkes, basın toplantılarında kurulan cümlelerle değil; sahada akan kanın durmasıyla ölçülür. Füzeler düşmeye, siviller hayatını kaybetmeye ve insani yardım engellenmeye devam ediyorsa, ortada kutlanacak bir başarı değil, sorgulanması gereken ağır bir tablo vardır.
Kendilerini garantör, arabulucu ya da çözümün mimarı olarak tanıtan ülkeler ve aktörler, verdikleri mesajlarla sahadaki gerçeklik arasındaki çelişkiyi açıklamak zorundadır. Diplomasi, sivilleri koruyamadığı ve saldırıları durduramadığı sürece yalnızca fotoğraf karelerinden ibaret kalır.
Lüks salonlarda atılan imzalar, Gazze'de yıkılan tek bir evi ayağa kaldırmıyor; toprağa verilen tek bir çocuğu geri getirmiyor.
Dünya kamuoyuna "her şey kontrol altında" izlenimi verilirken Gazze'de insanlar yaşam mücadelesi vermeye devam ediyorsa, bu durumun sorgulanması gerekiyor.
Vicdan sahibi herkesin görevi, sahadaki acıyı görünmez kılan söylemleri değil, yaşanan insanlık dramını konuşmaktır.
#SizeYalanSöylediler
Dünya kameraları başka yöne çevirdiğinde acılar bitmiş olmuyor.
Gazze, unutulduğu için değil; unutturulmaya çalışıldığı için daha fazla konuşulmalı.
#SizeYalanSöylediler
Yıllarca algı ve medyayla size #sizeYalanSöylediler ve bu bozuk sistem yalan söylemeye zulme ortak olup zalim olmaya devam edecektir
Allah(C.C) oradaki mazlumlara yardım etsin🤲
Gerçek bir ateşkes;
çocukların güvenle uyumasıdır.
Gerçek bir ateşkes;
annelerin evlatlarını toprağa vermemesidir.
Gerçek bir ateşkes;
insani yardımın engellenmeden ulaşmasıdır.
#SizeYalanSöylediler
SANSÜR MEKANİZMASINA DÖNÜŞEN ERİŞİM ENGELLEMELERİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ YOK ETMEKTEDİR!
Son dönemde sosyal medya hesaplarına, haber içeriklerine ve çeşitli dijital mecralara yönelik erişim engeli kararlarında belirgin bir artış yaşanmaktadır. Özellikle siyasi gündemlerin yoğunlaştığı süreçlerde yaşanan bu engellemeler, temel bir insan hakkı olan ifade ve haber alma hürriyetine yönelik açık bir sansür niteliği taşımaktadır.
En son NATO Zirvesi döneminde, NATO’ya ve zirveye yönelik protesto çağrıları yapan ya da muhalif görüş bildiren sosyal medya hesapları engellenmiş; gazeteci Canan Coşkun'un vize aracı şirketlerindeki usulsüzlük iddialarına dair yaptığı haberlere, Halis Bayancuk ve devletçe radikal bulunan dini görüşleri ifade eden bazı kullanıcıların sosyal medya hesaplarına, aktivist Hüseyin Kılıç, şair Ali Emre, bir sivil katılım platformu olan https://t.co/IAjFMpDxNY (bir süre sonra erişime yeniden açılmıştır) gibi çok sayıda içeriğe erişim engeli getirilmiştir. Uygulama somut bir suç unsuruna dayandırılmamakta, toptancı bir yaklaşımla hareket edilmektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8/A maddesi, erişim engeli kararlarının pek çoğuna dayanak olarak gösterilmektedir. "Milli güvenlik", "kamu düzeninin korunması", "genel sağlık" gibi son derece muğlak, sınırları belirsiz, keyfiliğe açık ve yeterince gerekçelendirilmemiş şablon kararlar, hukuk devleti olmanın en temel şartlarından olan "hukuki belirlilik" ve "öngörülebilirlik" ilkelerini açıkça ihlal etmektedir.
İfade Özgürlüğü Derneği'nin "Dijital Sıkıyönetim: Kamu Düzeni Gerekçesiyle Kamunun Susturulması" başlıklı raporuna göre geride bıraktığımız yıl bu madde dayanak gösterilerek 179 erişim engeli kararı verilmiştir. Bu kararlarla 2118 habere, 995 X hesabına, 1592 tweete, 379 Instagram adresine ve 706 YouTube videosuna erişim engeli getirilmiştir. Durum o kadar vahim bir hal almıştır ki, bazen bir habere erişim engeli getirildiğine dair haberlere dahi erişim engeli uygulanabilmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi'nin 5651 sayılı Kanun kapsamındaki sistematik erişim engeli kararlarına ilişkin verdiği pilot ihlal kararları, bu uygulamanın istisnai bir yasal sınırlandırmadan ziyade ifade hürriyetini hedef alan bir mekanizma haline geldiğini ortaya koymaktadır.
Unutmamak gerekir ki ifade hürriyeti sadece hoşa giden fikirleri değil, aynı zamanda idareyi rahatsız eden ve eleştiren görüşleri de güvence altına almaktadır. Hukuk, idarenin konjonktürel reflekslerine göre değil, temel hukuk normlarına göre işlemelidir.
MAZLUMDER olarak;
- İfade özgürlüğünü hedef alan hukuksuz uygulamalara son verme,
- "Milli güvenlik" ve "kamu düzeni" gibi genel geçer ve soyut kavramlar ileri sürerek; dijital mecralara, gazetecilere, aktivistlere ve sivil platformlara uygulanan keyfi erişim engeli ve sansür politikalarından vaz geçme,
- 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi başta olmak üzere, internet yayıncılığını düzenleyen tüm mevzuatı ifade özgürlüğü standartlarına uygun hâle getirme çağrısında bulunuyoruz.
-Bu arkadaşlarımız neden tutuklu ?
+Düzenin kendilerine dayattıkları dini reddettikleri için.
Vallahi bunlar ve bunlar gibi cezaevindeki binlerce selefi arkadaşlara zulmediyorsunuz, Allah’tan korkmaya davet ediyorum sizi.
@abakingurlek@mustafaciftcitr